<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinan Gürhan ALSANÇ &#8211; Kamu İşçileri</title>
	<atom:link href="https://kamuiscileri.net/author/sinan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kamuiscileri.net</link>
	<description>Kamu İşçileri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Dec 2025 07:12:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/Favicon.png</url>
	<title>Sinan Gürhan ALSANÇ &#8211; Kamu İşçileri</title>
	<link>https://kamuiscileri.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Belediye Şirketlerinin Yöneticileri ve Çalışanları Harcırah Kanununa Tabi Midir?   </title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinin-yoneticileri-ve-calisanlari-harcirah-kanununa-tabi-midir-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinin-yoneticileri-ve-calisanlari-harcirah-kanununa-tabi-midir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 10:48:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[harcırah]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[yurt dışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketlerinin-yoneticileri-ve-calisanlari-harcirah-kanununa-tabi-midir-2/</guid>

					<description><![CDATA[Harcırah, bir kuruluş için devamlı veya geçici olarak asıl görev yeri dışında başka bir yere gönderilen kişilere, bu yere gidebilmelerine, orada yeme ve konaklama gibi yapacakları diğer gündelik giderlere karşılık yapılan ödemelerdir. Mevzuatta harcırahla ilgili düzenlemeler 6245 sayılı Harcırah Kanununda yapılmıştır. Peki, kamu kurum ve kuruluşları ve dolayısıyla belediyeler hakkında uygulanan Harcırah Kanunu, belediyelerin ortağı olduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Harcırah, bir kuruluş için devamlı veya geçici olarak asıl görev yeri dışında başka bir yere gönderilen kişilere, bu yere gidebilmelerine, orada yeme ve konaklama gibi yapacakları diğer gündelik giderlere karşılık yapılan ödemelerdir. Mevzuatta harcırahla ilgili düzenlemeler 6245 sayılı Harcırah Kanununda yapılmıştır.</p>
<p>Peki, kamu kurum ve kuruluşları ve dolayısıyla belediyeler hakkında uygulanan Harcırah Kanunu, belediyelerin ortağı olduğu şirketler için de geçerli midir?</p>
<p><strong>Harcırah Kanununun Kapsamı</strong></p>
<p>Harcırah Kanununa tabi olan kurum ve kuruluşlar, bu Kanunun birinci maddesinde sayılmıştır. Konunun önemine binaen söz konusu hükme burada aynen yer vermek uygun olacaktır. Bu kapsamda, anılan maddede Harcırah Kanununa tabi kuruluşlar;</p>
<p> “a) Umumi muvazeneye dâhil dairelerle ( <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri" target="_blank">genel</a></a> yönetim kapsamındaki kamu idareleriyle) mülhak ve hususi bütçeli idareler (köy bütçeleri hariç) ve bunlara bağlı sabit ve mütedavil sermayeli müesseseler,</p>
<p>b) Hususi kanunlarla kurulmuş banka ve teşekküller,</p>
<p>c) Yukarıdaki (a) ve (b) fıkralarında yazılı daire, idare, banka, teşekkül ve müesseselerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseseler.</p>
<p>şeklinde ifade edilmiştir.</p>
<p>İlgili hükmün (a) bendi uyarınca belediyeler, tereddütsüz olarak Harcırah Kanununa tabidir. Ancak, söz konusu maddede belediyelerin ortağı olduğu şirketler sayılmamıştır. Bununla birlikte, bahse konu maddenin (c) bendinde, belediyelerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseselerin <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri" target="_blank">Kanun</a></a> kapsamında olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, çözümlenmesi gereken belediye şirketlerinin, maddede geçen “teşekkül” veya “müessese” olarak kabul edilip edilmeyeceğidir. Eğer ki, belediye şirketleri teşekkül ve müessese kapsamına giriyorsa Harcırah Kanununa tabi olacak, girmiyorsa olmayacaktır. </p>
<p>Mevzuatımızda “teşekkül” ve “müessese” kavramları, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK’da tanımlanmıştır. Anılan KHK’da yer alan tanımlara bakıldığında, bu ibarelerin KİT’lere özgü olduğu ve belediye şirketlerinin 233 sayılı KHK’da belirtilen teşekkül ve müessese kapsamına girmediği görülmektedir.</p>
<p><strong>Konuya İlişkin Danıştay’ın Görüşü</strong></p>
<p>Öte yandan Danıştay kararlarında da, belediye şirketlerinin Harcırah Kanununa tabi olmadığı açıkça belirtilmiştir.</p>
<p>Nitekim Başbakanlık, 1998 yılında belediyelerin sermayelerinin yarısından fazlasına katılmak suretiyle kurduğu şirketlerde çalışan personelin Harcırah Kanunu hükümleri kapsamında bulunup bulunmadığı hususunda düşülen duraksamanın giderilmesi amacıyla Danıştay’a görül sormuştur.</p>
<p>Danıştay 1. Dairesi, konuya ilişkin 02.11.1998 tarihli ve E.1998/209, K.1998/290 sayılı kararında;</p>
<p>&#8211; Harcırah Kanununun 1. maddesine göre, belediyelerce sermayesinin yarısından fazlasına katılmak suretiyle kurulan teşekkül ve müesseselerde çalışanların yolluklarının Harcırah Kanununa göre belirleneceğini,</p>
<p>&#8211; Ancak belediyelerce sermayelerinin yarısından fazlasına katılmak suretiyle kurulan şirketlerin, özel hukuk hükümlerine göre oluşturulan ve dolayısıyla teşekkül veya kurum (müessese) olarak nitelendirilmesi olanağı bulunmayan özel hukuk tüzel kişileri olduğunu,</p>
<p>&#8211; Bu nedenle de, tüm faaliyetleri ile çalışanlarının yolluklarının belirlenmesi açısından özel hukuk hükümleri kapsamında bulunduğunu, buna bağlı olarak belediyelerce sermayelerinin yarısından fazlasına katılmak suretiyle kurulan şirketlerde çalışanların yollukları bakımından Harcırah Kanunu kapsamında olmadığını,</p>
<p>hükme bağlamıştır.</p>
<p>Danıştay’ın söz konusu kararından hareketle belediye şirketleri, belediyelerin “teşekkülü” veya “müessesesi” niteliğinde değildir. İlgili hükümde “şirket” ibaresi geçmediğinden Harcırah Kanununun lafzı ve Danıştay’ın istişari görüşü kapsamında belediye şirketleri Harcırah Kanunu hükümlerine tabi değildir. Dolayısıyla, belediye şirketlerinin yöneticileri ve personelinin, görev mahalli dışına yaptıkları seyahatler ve bu seyahatlere ilişkin yol, yemek ve konaklama giderleri hakkında adı geçen Kanunun uygulanması zorunlu değildir.</p>
<p>Öte yandan, belirtmek gerekir ki, 696 sayılı KHK kapsamında belediye şirketlerinde <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/isci" class="tag-link" title="Son dakika işçi haberleri">işçi</a> statüsünde <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/istihdam" class="tag-link" title="Son dakika istihdam haberleri">istihdam</a> edilen ve belediyelerin <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/personel" class="tag-link" title="Son dakika personel haberleri">personel</a> çalıştırılmasına dayalı hizmetlerini gören işçilerle ilgili harcırah işlemleri, bu çalışmada belirtilen esaslar çerçevesinde değil, Hazine ve Maliye Bakanlığının konuya ilişkin yazılı görüşleri doğrultusunda yapılacaktır.</p>
<p><strong>Belediye Şirketlerinde Harcırah Uygulaması</strong></p>
<p>Şirketlerde ve dolayısıyla belediye şirketlerinde yöneticilere ve çalışanlara ödenecek yurt içi ve <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/yurt-disi" class="tag-link" title="Son dakika yurt dışı haberleri">yurt dışı</a> harcırah (ulaşım, gündelik, konaklama) tutarları, Harcırah ve Bütçe Kanunlarındaki düzenlemelere bağlı kalmaksızın, şirketin yönetim organı (anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerin yönetim kurulu, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde müdür/müdürler kurulu) tarafından tespit edebilir ve anılan belirleme yapılırken unvan bazında farklılaşmaya gidilebilir. Söz konusu belirleme genel kurul kararıyla da yapılabilir. Ancak, kararı kim verirse versin, harcırah tutarlarının ticaret siciline tescil ve ilan edilmesine gerek yoktur. Ayrıca bilinmelidir ki, belediye şirketlerinde ödenecek harcırah tutarlarına ilişkin mevzuatta asgari veya azami limitler öngörülmemiştir.</p>
<p>Konuyu açıklamak gerekirse, örneğin 1. derece kadrolu bir memura 2019 yılında yurt içinde verilecek gündelik tutarı 39,85 TL’dir. Buna ek olarak, yatacak yer temini için ödenen ücretin belgelendirilmesi halinde, belge bedelini aşmamak üzere gündeliğin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenir. Belediye şirketlerinde ise yönetim organı herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın serbest bir şekilde örneğin, personelin gündeliğini 100 TL, konaklamayı da belgelendirilmesi kaydıyla tamamını ya da belli bir tutara kadar ödenmesini kararlaştırabilir.</p>
<p><strong>Sonuç olarak;</strong></p>
<p> &#8211; Belediye şirketleri Harcırah Kanunu hükümlerine tabi değildir.</p>
<p>&#8211; Şirket yöneticilerine ve çalışanlarına yurt içi ve yurt dışı görev nedeniyle ödenecek ulaşım, konaklama ve gündelik giderlerinin tutarları ve buna ilişkin usul ve esaslar şirketin genel kurulu veya yönetim organı tarafından serbestçe belirlenebilir.</p>
<p>&#8211; Ayrıca, Gelir Vergisi Kanunu kapsamında yurt içi ve yurt dışı iş seyahatleri nedeniyle gerçekleşen giderler şirketin safi kazancından indirilebilir. Bunun yanında yönetim organı üyelerine ve şirket personeline verilen yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatma giderlerine karşılık verilen gündelikler gelir vergisinden istisnadır.</p>
<p><span style="color: #ffffff;">Sinan Gürhan ALSANÇ</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinin-yoneticileri-ve-calisanlari-harcirah-kanununa-tabi-midir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/harcirah.jpg" length="43763" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketleri Ticaret Bakanlığının Denetimine Tabi midir?   </title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-ticaret-bakanliginin-denetimine-tabi-midir-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-ticaret-bakanliginin-denetimine-tabi-midir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2022 11:54:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[denetim]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketleri-ticaret-bakanliginin-denetimine-tabi-midir-2/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye ve büyükşehir belediyeleri, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre anonim ve limited şirketler kurabilmektedir. Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan söz konusu şirketler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Dolayısıyla, anılan Kanunda diğer şirketler için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye ve büyükşehir belediyeleri, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre anonim ve limited şirketler kurabilmektedir. Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan söz konusu şirketler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Dolayısıyla, anılan Kanunda diğer şirketler için öngörülen usul ve kurallar, belediye şirketleri için de aynen geçerlidir.</p>
<p>Öte yandan, Türk Ticaret Kanununun 210. maddesinin birinci fıkrasında “Ticaret şirketlerinin, bu  <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri" target="_blank">Kanun</a> kapsamındaki işlemleri, <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/ticaret-bakanligi" class="tag-link" title="Son dakika Ticaret Bakanlığı haberleri">Ticaret Bakanlığı</a> <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/denetim" class="tag-link" title="Son dakika denetim haberleri">denetim</a> elemanları tarafından denetlenir. Bu denetimin ilkeleri ve usulü ile denetime tabi işlemler Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.” denilmektedir. O halde, her şirket gibi belediye şirketlerinin hesap ve işlemleri de Ticaret Bakanlığının denetimine tabidir.</p>
<p>Belirtmek gerekir ki, söz konusu hükümde bahsedilen  <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/yonetmelik" class="tag-link" title="Tüm yönetmelik haberleri" target="_blank">yönetmelik</a>, Ticaret Bakanlığınca “Ticaret Şirketlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” ismiyle 28 Ağustos 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.</p>
<p><strong>Ticaret Bakanlığı Denetiminin Amacı Nedir?</strong></p>
<p>Ticaret Bakanlığınca yapılan denetimin amacı; şirketlerin Türk Ticaret Kanununa ve bu Kanun kapsamında çıkarılan yönetmelik ve tebliğlere uygun işlem yapmalarını sağlamaktır. Anılan amacın gerçekleşmesi bakımından, Ticaret Bakanlığına tüm şirketlerin ve dolayısıyla belediye şirketlerinin kuruluşundan sona ermesine kadar gerçekleşen tüm işlemlerinin mevzuata uygunluğunu denetleme, uygunsuzlukların giderilmesi için rehberlik etme, cezai sorumluluğu tespit edilenleri yetkili makamlara, hukuki sorumluluğu tespit edilenleri de <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri" target="_blank">genel</a></a> kurul gündemine alınıp görüşülmek üzere şirketin yönetim organına (anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde yönetim kuruluna, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde müdüre, birden fazla müdür varsa müdürler kuruluna) bildirme ve uygulamada ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesine yönelik tedbirler alma görev ve yetkisi verilmiştir.</p>
<p><strong>Belediye Şirketlerinin Denetime Konu İşlemleri Nelerdir?</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinin, Ticaret Bakanlığının denetimine tabi işlemleri şunlardır:</p>
<p>·         Kuruluş işlemleri,</p>
<p>·         Ticaret siciline tescil ve ilan işlemleri,</p>
<p>·         Ticaret unvanına ve işletme adına ilişkin işlemler,</p>
<p>·         Ticari defterlere ilişkin işlemler,</p>
<p>·         Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri,</p>
<p>·         Genel kurulun çağrılmasına, toplanmasına, karar almasına, görevlerine ve yetkilerine ilişkin işlemler,</p>
<p>·         Yönetim organının oluşumuna, toplanmasına, karar almasına, sorumluluğuna, görev ve yetkilerine yönelik işlemler,</p>
<p>·         Bağımsız denetime tabi belediye şirketlerinde denetçinin seçilmesine ilişkin işlemler,</p>
<p>·         Şirket sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin işlemler,</p>
<p>·         Paya ve sermaye koyma borcuna ilişkin işlemler,</p>
<p>·         Menkul kıymet işlemleri,</p>
<p>·         Sermayenin artırılması, azaltılması ve tamamlanması işlemleri,</p>
<p>·         Finansal tablolara, yıllık faaliyet raporlarına ve yedek akçelere yönelik işlemler,</p>
<p>·         Kâr, kazanç ve tasfiye payına ilişkin işlemler,</p>
<p>·         İnternet sitesi kurmakla yükümlü olan belediye şirketlerinde bilgi toplumu hizmetlerine ilişkin işlemler,</p>
<p>·         Sona erme ve tasfiyeye yönelik işlemler,</p>
<p>·         TTK’ya dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve tebliğlere konu işlemlerdir.</p>
<p><strong>Ticaret Bakanlığı Denetiminin Usulü Nedir?</strong></p>
<p>Türk Ticaret Kanunu kapsamında belediye şirketlerinin işlemleri, Ticaret Bakanlığının denetim elemanlarınca denetlenir. Denetim elemanları ise, Ticaret Bakanlığı başmüfettişleri, müfettişleri ve müfettiş yardımcılarıdır.</p>
<p>Ticaret Bakanlığı, belediye şirketlerinin denetimine resen veya ortakların yahut üçüncü kişilerin istem, <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/ihbar" class="tag-link" title="Son dakika ihbar haberleri">ihbar</a> ve şikâyetleri üzerine karar verebilir. Belediye şirketlerinin işlemleri, esas itibariyle şirketin merkezinde ve gerektiğinde şubelerinde veya ticari işletmesinde denetlenir. Diğer taraftan, denetim çalışmaları, belediye şirketine ait teknolojik alt yapının yeterli ve güvenli olması ve denetim elemanınca şirket merkezinde denetim yapılmasına gerek görülmemesi üzerine, kayıt ve belgelere elektronik ortamda erişim sağlanması suretiyle de gerçekleştirilebilir.</p>
<p>Belediye şirketlerinin denetlenmesi sonucunda “teftiş raporu”, “soruşturma raporu” ve “inceleme raporu” olmak üzere üç tür rapor düzenlenebilir. Bu raporlardan soruşturma raporu, belediye şirketinin denetimi sırasında, kamu adına soruşturmayı ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğinin öğrenilmesi durumunda yetkili makamlara bildirilmek üzere düzenlenen rapordur.</p>
<p>Diğer taraftan, denetim çalışmaları sonucunda aşağıdaki hususlara ilişkin yapılan tespit ve önerilere düzenlenen raporlarda ayrıca yer verilir: </p>
<p>·         <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/belediye-sirketi" class="tag-link" title="Son dakika belediye şirketi haberleri">Belediye şirketi</a> yetkililerinin hukuki sorumluluğunu gerektiren durumların genel kurul gündemine alınarak ortakların bilgisine sunulması.</p>
<p>·         TTK’da öngörülen idari para cezalarının uygulanması.</p>
<p>·         Diğer <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/bakanlik" class="tag-link" title="Son dakika bakanlık haberleri">bakanlık</a>, kurul, kurum ve kuruluşların görev alanına giren ve bunlar tarafından tedbir alınmasını veya denetim yapılmasını gerektiren durumların yetkili birimlere bildirilmesi.</p>
<p> <strong>Denetlenen Belediye Şirketlerinin Yükümlülük ve Sorumlulukları Nelerdir?</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinin yönetim organlarının üyeleri, yönetimle görevlendirilen kişiler ve şirket çalışanları; gizli dahi olsa yazılı veya elektronik ortamda tutulan her türlü defter, kayıt, dosya, tutanak ve belgeleri müfettişlerin talebi üzerine uygun süre içinde (iki iş gününden az, on iş gününden fazla olmamak üzere) vermekle, incelemelerine hazır bulundurmakla, onaylı örneklerini vermekle, tutanakları imzalamakla, tüm bilgi işlem sistemini denetim amaçlarına uygun olarak açmakla, elektronik ortamda tutulan kayıtları okunabilir hale getirmekle, sözlü veya yazılı olarak sorulan hususlara ilişkin bilgileri ve cevapları vermekle, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep halinde göstermekle, sayılmasına ve incelenmesine yardımcı olmakla yükümlüdür.</p>
<p>Yeri gelmişken belirtelim ki, TTK’ya göre tutulmakla veya muhafaza edilmekle yükümlü olunan defter, kayıt ve belgeler ile bunlara ilişkin bilgileri, denetime tabi tutulan belediye şirketine ait olup olmadığına bakılmaksızın, Ticaret Bakanlığı müfettişlerince istenmesine rağmen vermeyen veya  <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/eksik" class="tag-link" title="Tüm eksik haberleri" target="_blank">eksik</a> veren ya da müfettişlerin görevlerini yapmalarını engelleyen belediye şirketinin yetkilileri, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 300 günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır (TTK md. 562/4).</p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; Belediye şirketlerinin Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki hesap ve işlemleri, Ticaret Bakanlığının denetimine tabidir. Söz konusu denetim, adı geçen Bakanlığın müfettişleri marifetiyle gerçekleştirilir.</p>
<p>&#8211; Bu denetim kapsamında, belediye şirketlerinin kuruluşundan tasfiye sonuna kadarki her türlü işlemi teftiş edilir ve/veya incelenir.</p>
<p>&#8211; Belediye şirketlerinin ortağının belediyeler olması ve kamu kaynağı kullanmaları nedeniyle, belediye şirketleriyle ilgili şikâyet ve ihbarların Ticaret Bakanlığı tarafından hassasiyetle değerlendirildiği bilinmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-ticaret-bakanliginin-denetimine-tabi-midir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/ticaret-bakanligi-1.jpg" length="80549" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Personeli ve Yöneticileri Birden Fazla Yerden Huzur Hakkı Alabilir mi?   </title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-personeli-ve-yoneticileri-birden-fazla-yerden-huzur-hakki-alabilir-mi-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-personeli-ve-yoneticileri-birden-fazla-yerden-huzur-hakki-alabilir-mi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Sep 2022 12:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi huzur hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[hazine ve maliye bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[huzur hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[memur]]></category>
		<category><![CDATA[Mevzuat]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-personeli-ve-yoneticileri-birden-fazla-yerden-huzur-hakki-alabilir-mi-2/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye çalışanları ve yöneticileri, yürüttükleri birden fazla ek görev için her birinden ayrı ayrı huzur hakkı alabilir mi? Mevzuatta bu hususta yer alan sınırlamalar nelerdir? Belediyelerde, seçimle işbaşına gelenler (belediye başkanı, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyeleri) ile atanmış olarak görev yapanlar (memurlar ve diğer kamu görevlileri), asli görevleri dışında yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Belediye çalışanları ve yöneticileri, yürüttükleri birden fazla ek görev için her birinden ayrı ayrı huzur hakkı alabilir mi? Mevzuatta bu hususta yer alan sınırlamalar nelerdir?</em></p>
<p>Belediyelerde, seçimle işbaşına gelenler (belediye başkanı, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyeleri) ile atanmış olarak görev yapanlar (memurlar ve diğer kamu görevlileri), asli görevleri dışında yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda ek görev icra edebilmektedir. Belediyelerde ek görev deyince akla ilk gelen ise “belediye şirketleri” olmaktadır.</p>
<p>Kamu görevlilerinin ifa ettikleri birden çok ek görev için değişik adlar altında <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/ucret" class="tag-link" title="Son dakika ücret haberleri">ücret</a> alması ve ek görevler dolayısıyla alınan ücretlerde herhangi bir sınırlama bulunmaması, bu konuda bir düzenleme yapılmasını gerekli kılmıştır.</p>
<p>Buradan hareketle, 631 sayılı  <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri" target="_blank">Kanun</a> Hükmünde Kararnamenin 12. maddesinde, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/hazine-ve-maliye-bakanligi" class="tag-link" title="Son dakika hazine ve maliye bakanlığı haberleri">Hazine ve Maliye Bakanlığı</a> yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, anılan hükümle ilgili olarak adı geçen <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/bakanlik" class="tag-link" title="Son dakika bakanlık haberleri">Bakanlık</a> tarafından 162 sayılı Devlet Memurları Kanunu <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri">Genel</a> Tebliği çıkartılmıştır.</p>
<p>Önemle belirtmek gerekir ki, bahsi geçen düzenlemeler, gerek belediyelerde gerekse diğer kurum ve kuruluşlarda görev yapan personelin yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu, komisyon, heyet, komite üyeliği gibi birden fazla görevi aynı anda yürütebilmesini yasaklamamaktadır. Söz konusu düzenlemenin amacı ise aynı kişinin birden fazla ek görev alması halinde bunların her birinden ayrı ayrı ücret almayıp, sadece birinin karşılığında ücret almasını sağlamaktır.</p>
<p><strong>Belediyelerde Görev Yapan Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Açısından Konunun Değerlendirilmesi</strong></p>
<p>631 sayılı KHK uyarınca, belediyede görevli memurlar ve diğer kamu görevlilerinin uhdelerinde birden fazla ek görev bulunabilir, ancak bunlar sadece bir görev için huzur hakkı alabilir. Dolayısıyla, bir belediye çalışanı, birden fazla belediye şirketinde yönetim organı üyeliği görevini yürütebilmekle birlikte, bunlardan ancak birinden ücret alma hakkına sahiptir.</p>
<p>Bunun yanında, yine bir belediye çalışanının hem belediye şirketinde yönetim organı üyesi olduğunu, hem de belediyenin görev alanı kapsamında başka bir ek görevinin bulunduğunu varsayalım. Örneğin, bir belediye personeli, aynı anda belediye şirketinde yönetim kurulu üyesi olmasının yanında, organize sanayi bölgesinde müteşebbis heyet üyeliği görevini de yürütsün. Birden fazla ücretli ek görev ifa eden söz konusu personelin, anılan KHK’ya göre her görev için ayrı ayrı huzur hakkı/ücret alması yasaktır.</p>
<p>Böyle bir durumda yapılması gereken ise ilgili personelin, bu görevlerin hangisinden ücret alacağını tercih etmesi, belediyenin <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/personel" class="tag-link" title="Son dakika personel haberleri">personel</a> birimi ile görev yaptığı birime 10 gün içerisinde bu konuda bildirimde bulunması ve bu ödemelerden sadece birini almasıdır. Doğal olarak söz konusu personel, hangi görevin huzur hakkı yüksekse onu almayı tercih edecektir.   </p>
<p>Öte yandan, unutulmamalıdır ki, 162 sayılı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği gereğince, yönetim organı üyeliği karşılığında ödemede bulunacak belediye şirketinin, ödeme yapılmadan önce ilgiliden, başka bir görev dolayısıyla kendisine herhangi bir huzur hakkı, ücret ve benzeri adlar altında ödeme yapılmadığına dair yazılı beyan alması, bu beyanı vermeyenlere ödeme yapmaması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve Encümen Üyeleri Açısından Konunun Değerlendirilmesi</strong></p>
<p>Belediye başkanları ile meclis ve encümen üyeleri, ifa ettikleri asli görevlerinin yanında, belediye şirketlerinde yönetim organı üyesi olabildiği gibi, bu görevin dışında başka teşekküllerde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve/veya komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alabilmektedir.</p>
<p>Bilindiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediye meclis üyelerine huzur hakkı ödemesi yapılmakta ve belediye encümen üyelerine de ödenek verilmektedir. Ancak, belediye başkanı ile meclis ve encümen üyelerinin ek görev yürütmesi halinde bunlara huzur hakkı/ücret ödenip ödenmeyeceği hususunda uygulamada tereddütler yaşanmaktadır. Örneğin;</p>
<p>&#8211;          Belediye başkanı, meclis ve encümen üyeleri, hem bu görevlerinden dolayı huzur hakkı/ödenek, hem de yönetim organı üyesi olduğu belediye şirketinden huzur hakkı alabilir mi?</p>
<p>&#8211;          Birden fazla belediye şirketinde görevli olan belediye başkanı ile meclis ve encümen üyelerine her şirketteki görevinden dolayı ayrı ayrı huzur hakkı ödemesi yapılabilir mi?</p>
<p>&#8211;          Bir belediye şirketinde görevli olunmakla birlikte, bunun dışında ayrıca başka bir teşekkülde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyesi veya komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alındığı takdirde her görev karşılığında huzur hakkı/ücret ödenebilir mi?</p>
<p>Yukarıda yer verilen sorular esasen İçişleri Bakanlığına Maliye Bakanlığınca verilen 08.08.2012 tarihli <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/gorus" class="tag-link" title="Son dakika Görüş haberleri">görüş</a> yazısıyla cevaplanmıştır. Bu hususta Bakanlığın en temel yaklaşımı, yürütülen görevin seçimle gelinen bir görev olup olmadığıdır. Eğer ki, birden fazla ek görev ifa eden kimse seçimle iş başına gelmişse, hem bu görevler için huzur hakkı/ödenek alabilir, hem de yürüttüğü ek görevin sayısı kaç tane olursa olsun her biri için ayrı ayrı huzur hakkı alabilir. O halde, belediye başkanları, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyeleri, 631 sayılı KHK’daki kısıtlamalara tabi değildir. Başka bir ifadeyle, belediye başkanları, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyelerinin, seçimle göreve gelmiş olmalarından dolayı, bu görevlerinin karşılığında huzur hakkı/ödenek alabilmesinin yanında, yürüttükleri ek görevlerin her biri için ayrı ayrı olmak üzere huzur hakkı alması mümkündür.</p>
<p>Ancak, <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/mevzuat" class="tag-link" title="Son dakika Mevzuat haberleri">mevzuat</a> açısından belediye başkanının, meclis üyelerinin ve encümenin seçilmiş üyelerinin birden fazla yerden huzur hakkı almasında bir sakınca olmamakla birlikte, kamuoyu baskısı ve belediye şirketlerinin hep gündemde olması nedeniyle, belediye yöneticileri genel itibariyle sadece bir yerden huzur hakkı almayı tercih etmektedir.</p>
<p>Diğer taraftan, yeri gelmişken belirtelim ki, bahsi geçen görüş yazısında, seçilmişlerden farklı olarak vali, vali yardımcısı ve kaymakamların, ifa ettikleri meclis, encümen, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlardaki görevler için her birinden ayrı ayrı değil, sadece birinden huzur hakkı alabileceği vurgulanmıştır.</p>
<p><strong>Belediye Encümenindeki Atanmış Üyelerin Durumu</strong></p>
<p>Yukarıda yer verilen Hazine ve Maliye Bakanlığının görüş yazısında, belediye encümeninde üye olan memurların durumu, seçilmiş üyelerden ayrı olarak ele alınmıştır. Buna göre söz konusu memurlar, encümen üyeliği yanında belediye şirketinde yönetim kurulu üyeliği görevini de yürütüyorsa, bu görevlerden sadece biri için huzur hakkı alabilecektir. İlgili memurun hangi ek görevinden dolayı huzur hakkı alacağı hususunda tercihte bulunması gerekmektedir. Bu durumda örneğin, encümende görev yapan mali hizmetler birim amirine, hem encümen ödeneği hem de belediye şirketinden huzur hakkı ödemesi eş zamanlı yapılamayacaktır.</p>
<p>Durum böyle olmakla birlikte bahsi geçen hususta Sayıştay, Hazine ve Maliye Bakanlığıyla aynı görüşte değildir. Nitekim Sayıştay kararlarında, encümenin atanmış <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/memur" class="tag-link" title="Son dakika memur haberleri">memur</a> üyeleri için bu görevin gönüllülük esasına dayanmadığına ve zorunlu olarak ifa edildiğine, dolayısıyla anılan görev ile ek görevin birbirinden farklı olduğuna ve buna bağlı olarak yürütülen her iki görev için de ücret ödenebileceği belirtilmiştir (Sayıştay 7. Dairesinin 26.01.2017 tarihli ve 176/164 sayılı kararı).</p>
<p><strong>Mahalli İdare Birlikleri Açısından İstisna</strong></p>
<p>Kamu kurum ve kuruluşlarında ve dolayısıyla belediyelerde çalışan memurlar, Belediye Kanununda belirtilen esas ve usullere göre mahalli idare birliği genel sekreteri veya diğer üst yönetici kadrolarında görevlendirilebilir. Bu tür görevlendirmelerde ilgili personel, hem söz konusu görev karşılığında ek ödeme alabilir, hem de varsa belediye şirketinden yönetim organı üyeliği için huzur hakkı alabilir. Başka bir deyişle, söz konusu ödemeler, 631 sayılı KHK’daki kısıtlamalara tabi değildir.</p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; 631 sayılı KHK uyarınca, belediyelerde görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, asli görevleri dışında, belediye şirketlerinde veya başka teşekküllerde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu, komisyon, heyet veya komitelerde görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerin sadece biri için huzur hakkı/ücret ödemesi yapılabilir.</p>
<p>&#8211; Ancak, seçimle göreve gelmiş olan belediye başkanı, belediye meclisi üyeleri, encümenin seçilmiş üyeleri, söz konusu KHK’daki sınırlamaya tabi değildir. Dolayısıyla, anılan kişiler, belediye şirketlerinde veya başka teşekküllerde birden fazla ek görev yürüttükleri takdirde, yasal olarak her bir görev karşılığında birden fazla huzur hakkı alabilir.</p>
<p>&#8211; Bu çalışmada belirtilen hususlar, il özel idarelerinde çalışan personel ile il genel meclisi ve il encümeninin seçilmiş üyeleri için de geçerlidir.</p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-personeli-ve-yoneticileri-birden-fazla-yerden-huzur-hakki-alabilir-mi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/para-para-para-1.jpeg" length="31578" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketlerinde Yöneticilerin Görevden Alınması Hangi Usulle Olur?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinde-yoneticilerin-gorevden-alinmasi-hangi-usulle-olur/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinde-yoneticilerin-gorevden-alinmasi-hangi-usulle-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2022 12:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Mevzuat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketlerinde-yoneticilerin-gorevden-alinmasi-hangi-usulle-olur/</guid>

					<description><![CDATA[Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında faaliyet gösteren bu şirketlerin kanuni ve zorunlu organları ise genel kurul ve yönetim organıdır. Belediye şirketlerinin idare ve temsil organı olan yönetim organı; anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde yönetim kurulu, limited şirket [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında faaliyet gösteren bu şirketlerin kanuni ve zorunlu organları ise <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri" target="_blank">genel</a></a> kurul ve yönetim organıdır. Belediye şirketlerinin idare ve temsil organı olan yönetim organı; anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde yönetim kurulu, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde ise müdür, birden fazla müdür varsa müdürler kuruludur. Bu şirketlerin yönetim organı, kanun ve ana sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkilidir.</p>
<p>Peki, belediye şirketlerinde yönetim organı üyeleri görev süreleri dolmadan görevlerinden azledilebilir mi?</p>
<p>Belediye şirketlerinin yönetim organı üyeleri, görev süreleri dolmamış olsa dahi her zaman görevden azledilebilir mi?</p>
<p>Bu şirketlerin yöneticilerini görevden almaya kim yetkilidir?</p>
<p>Görevden alma, hangi hal ve durumlarda olabilir?</p>
<p>Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri en çok üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçilir. Buna bağlı olarak yönetim kurulu üyelerinin görev süresi; bir, iki veya üç yıl olarak belirlenebilir. Ancak, görev süresi, üç yıldan daha uzun olamaz. Bununla birlikte, ana sözleşmede farklı bir düzenleme yoksa aynı kişi yeniden seçilebilir.</p>
<p>Limited şirketlerde ise durum farklıdır. Limited şirket müdürlerinin görev süresiyle ilgili olarak mevzuatta bir üst sınır öngörülmemiştir. Dolayısıyla bu türde kurulan belediye şirketlerinde müdürlerin görev süresi bir, iki, üç yıl olarak veya daha uzun bir süre belirlenebilir. Hatta belli bir süre belirtilmeksizin, müdürlerin görev süresinin “aksine bir karar alınıncaya kadar” devam edeceği de kararlaştırılabilir.</p>
<p><strong>Yönetim Organı Üyelerini Atamaya ve Görevden Almaya Kim Yetkilidir?</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinin kuruluşunda ilk yönetim organı üyelerinin kimler olduğu ana sözleşmede gösterilir. Şirketin kurulmasından sonra ise yönetim organı üyelerini seçme yetkisi şirket genel kuruluna geçer. Söz konusu yetki, münhasıran genel kurula ait olup, hiçbir kişi ya da kuruluşa devredilemez. Dolayısıyla, belediye başkanı veya belediye meclisi, şirket yönetim organı üyelerini doğrudan seçme yetkisini haiz değildir. Bununla birlikte, şirket yönetim organında yer alacak kişilerin, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan belediye başkanınca ismen belirlenmesi uygulamanın doğasına aykırı değildir. Lakin <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/mevzuat" class="tag-link" title="Son dakika Mevzuat haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/mevzuat" class="tag-link" title="Son dakika Mevzuat haberleri" target="_blank">mevzuat</a></a> anlamında geçerli bir seçimin varlığı ve anılan işlemin hukuk âleminde sonuç doğurması için her halükarda bu hususta şirket genel kurulunun karar alması şarttır.</p>
<p>Ancak, yeri gelmişken bir konuyu açıklamak uygun olacaktır. Türk Ticaret Kanununa göre tüzel kişiler de, anonim ve limited şirketlerin yönetimine seçilebilmektedir. Bahsi geçen uygulama, belediye şirketleri için de geçerlidir. Dolayısıyla, belediye tüzel kişiliği, ortağı olduğu şirketlerin yönetim organı üyeliğine seçilebilir. Bu durumda ise yönetim organı üyeliğine seçilen belediye adına hareket edecek gerçek kişi ya da kişilerin, Ticaret Bakanlığının 15 Mayıs 2019 tarihli Genelgesi uyarınca bizzat belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin Görevden Alınma Usulü Nedir?</strong></p>
<p>Türk Ticaret Kanununa göre anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri, ana sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, toplantı gündeminde bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilir.</p>
<p>Bu durumda, gündemde yer verilmek suretiyle anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyeleri, görev süreleri dolmamış olsa bile her zaman görevden alınabilir. Belediye şirketlerinin çoğunluğunun tek ortaklı olduğu dikkate alındığında, bu şirketlerde genel kurul toplantılarının çağrısız yapılması esastır. Dolayısıyla, gündem daha önceden ilan edilmemiş olsa da, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması için genel kurul toplantısı öncesinde gündeme oybirliğiyle madde ilave edilmesi mümkündür.</p>
<p>Öte yandan, anonim şirket genel kurul toplantılarında gündeme bağlılık ilkesi geçerli ise de Kanunda bu ilkeye bazı istisnalar getirilmiştir. Bu ilkelerden biri de, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve bunların yerine yenilerin seçilmesidir. Zira Türk Ticaret Kanunu, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasını, gündemdeki bilanço ve gelir tablosunun müzakeresi maddesiyle doğrudan ilgili olarak kabul etmiş ve bu belgelerin görüşülmesi kapsamında yönetim kurulunun görevden alınmasına rıza göstermiştir.</p>
<p>Ancak, genel kurul gündeminde bulunmasa veya gündeme madde eklenemese yahut gündemde bilançonun görüşülmesi bulunmasa dahi yönetim kurulu üyeleri, haklı sebeplerin varlığına bağlı olarak da her zaman görevden alınabilir. Haklı sebeplere örnek olarak ise; yolsuzluk, yetersizlik, bağlılık yükümlülüğünün ihlali, görevin ifasında güçlük, geçimsizlik veya nüfuzun kötüye kullanılması gibi durumlar gösterilebilir.</p>
<p><strong>Limited Şirketlerde Müdürlerin Görevden Alınma Usulü Nedir?</strong></p>
<p>Limited şirketlerde genel kurul, müdürleri görevden almaya yetkilidir. Dolayısıyla, limited şirketlerde müdürler, genel kurul tarafından her zaman görevden alınabilir. Anonim şirketlerde olduğu gibi, müdürlerin görevden alınmasına dair gündemde bir madde bulunmasa bile müdürlerin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi, bilanço ve gelir tablosunun müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır. Ayrıca, gündem maddeleri arasında yer verilmemiş olsa dahi, genel kurul öncesinde müdürlerin görevden alınmasına dair gündeme oybirliğiyle madde eklenmesi mümkündür.</p>
<p><strong>Genel Kurul Hangi Nisapla Yönetim Organı Üyelerini Görevden Alabilir?</strong></p>
<p>Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri, ana sözleşmede daha ağır bir nisap öngörülmemişse, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanan genel kurul toplantısında hazır bulunan oyların çoğunluğu ile görevden alınabilir ve yerlerine yenileri seçilebilir.</p>
<p>Limited şirketlerde ise müdür ya da müdürler, şirket sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa, genel kurul toplantısında temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile görevden alınabilir.</p>
<p><strong>Yönetim Organı Üyelerinin Görevden Alınmasına ve Yerlerine Yenilerinin Seçilmesine Dair Genel Kurul Kararı Tescil ve İlan Ettirilmeli midir?</strong></p>
<p>Tekrar belirtmek gerekirse, belediye şirketlerinde yönetim organı üyelerinin görevden alınabilmesi için mutlaka genel kurul toplantısı yapılması ve alınan kararların yazılı olarak bir tutanağa bağlanması gerekmektedir. Akabinde, genel kurul toplantı tutanağı, notere onaylatılır ve bir sureti derhâl şirketin kayıtlı olduğu ticaret sicili müdürlüğüne verilir. Yönetim organı üyelerinin görevden alınmasına ve yerlerine yenilerinin seçilmesine dair genel kurul kararı ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.</p>
<p>Son olarak belirtelim ki, Türk Ticaret Kanununda, anonim ve limited şirketlerde görevden alınan yönetim organı üyelerinin tazminat hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. Ancak, bu hakka, dışarıdan seçilen yönetim organı üyelerinin sahip olduğu kabul edilse bile, belediyede yahut organlarında çalışıp da belediyeyi temsilen şirket yönetiminde yer alanların sahip olmadığı değerlendirilmektedir. Keza bu kişiler, belediyede görev ifa etmelerine bağlı olarak, şirkette belediyeyi temsilen görev almaktadır.</p>
<p><strong>Sonuç olarak;</strong></p>
<p><strong>&#8211; Belediye şirketleri, yönetim organı tarafından yönetilir ve temsil edilir.</strong></p>
<p><strong>&#8211; Belediye şirketlerinde, kuruluşta ana sözleşmeyle atanmış ve daha sonraki süreçte genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla gerçek ya da tüzel kişiden oluşan bir yönetim organı bulunur.</strong></p>
<p><strong>&#8211; Yönetim organı üyeleri, tek taraflı ve iradi olarak görevlerinden diledikleri zaman istifa edebilir. Bunun dışında ayrıca, şirketin genel kurulu, görev süreleri dolmamış olsa bile, yönetim organı üyelerini her zaman görevden alabilir ve yerlerine yenisini seçebilir. Ancak, bu yetki münhasıran şirket genel kuruluna aittir.</strong></p>
<p><strong>&#8211; Genel kurulun yönetim organı üyelerini görevden almaya dair kararı tutanağa bağlanır, notere tasdik ettirilir ve sonrasında ticaret siciline tescil ve ilan olunur.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinde-yoneticilerin-gorevden-alinmasi-hangi-usulle-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/belediye-sirketi.jpg" length="20112" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Tüm Belediye Şirketleri Sayıştay Denetimine Tabi midir?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/tum-belediye-sirketleri-sayistay-denetimine-tabi-midir-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/tum-belediye-sirketleri-sayistay-denetimine-tabi-midir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2022 08:31:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediye denetim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kamu zararı]]></category>
		<category><![CDATA[Mevzuat]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sayıştay]]></category>
		<category><![CDATA[sayıştay belediye şirketi denetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/tum-belediye-sirketleri-sayistay-denetimine-tabi-midir-2/</guid>

					<description><![CDATA[Belediyelerin ortağı olduğu şirketler Sayıştay’ın denetimi kapsamında yer almakta mıdır? Sayıştay denetiminin amacı, içeriği, yöntemi ve sonuçları nelerdir? Anayasal bir kurum olan Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ve sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idarelerin, hesap ve işlemlerini denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevlidir. Kent sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediyelerin ortağı olduğu şirketler <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/sayistay" class="tag-link" title="Son dakika sayıştay haberleri">Sayıştay</a>’ın denetimi kapsamında yer almakta mıdır? Sayıştay denetiminin amacı, içeriği, yöntemi ve sonuçları nelerdir?</p>
<p>Anayasal bir kurum olan Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ve sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idarelerin, hesap ve işlemlerini denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevlidir.</p>
<p>Kent sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve ayrıca idari ve mali özerkliğe sahip olan belediyeler Sayıştay denetimine tabidir. Sayıştay denetimi, esasen dış denetim niteliğindedir. Dış denetim ise belediyenin fonksiyonel ve örgütsel hiyerarşisi ile ilgili bulunmayan ve onun dışında kalan kişi veya kurumlarca yapılan denetim faaliyettir.</p>
<p>Peki, belediyeler tarafından kurulan ya da sonradan ortak olunan şirketler de, belediyeler gibi Sayıştay denetimine tabi midir?</p>
<p>Öncelikle ifade edelim ki, <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/belediye" class="tag-link" title="Son dakika belediye haberleri">belediye</a> şirketleri Sayıştay denetimine tabidir. Belediye şirketleri üzerindeki Sayıştay denetimi, 2010 yılında yürürlüğe giren Sayıştay Kanunu ile gelmiştir. Bu tarihe kadar söz konusu şirketler Sayıştay tarafından denetlenmiyordu. Sayıştay’ın belediye şirketlerini fiilen denetimi ise 2014 yılı itibariyle başlamıştır.</p>
<p> Anılan Kanunun kabul edildiği ilk halinde, belediye şirketlerinin tamamının kural olarak Sayıştay tarafından denetlenmesi, fakat belediye payının yarıdan az olması halinde denetimin sadece ortaklık hakları yönüyle yapılması öngörülmüştür.  Bununla birlikte, 2013 yılında yapılan <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri">kanun</a> değişikliği ile Sayıştay’ın belediye şirketleri üzerindeki denetim yetkisi kısıtlanmış ve sadece belediye payının %50’den fazla olduğu şirketlerin Sayıştayca denetlenmesi kuralı getirilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, Sayıştay denetimine sınırlama getiren söz konusu hükmü 2014 yılında iptal etmiştir.</p>
<p>Bu gelişmeler sonrasında hali hazırda yürürlükte olan <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/mevzuat" class="tag-link" title="Son dakika Mevzuat haberleri">mevzuat</a> hükümlerine göre, pay oranı ne olursa olsun (%1 dahi olsa) belediyelerin doğrudan ya da dolaylı olarak ortak olduğu tüm şirketler, başka bir ifade ile belediye şirketlerinin tamamı ve bu şirketlerce kurulan diğer şirketler Sayıştay denetimine tabidir.</p>
<p><strong>Sayıştay Denetiminin Amacı</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinin Sayıştay tarafından denetlenmesinin amacı; belediyelerce bu şirketlere sermaye olarak veya başka yöntemlerle aktarılan kamu kaynağının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun bir şekilde kullanılıp kullanılmadığını ortaya koymaktır.</p>
<p><strong>Denetimin İçeriği</strong></p>
<p>Sayıştay Kanununa göre belediye şirketlerinde Sayıştay tarafından yapılabilen denetimler, “düzenlilik denetimi” ve “performans denetimi”dir. Düzenlilik denetimi ise mali denetim ve uygunluk denetiminden oluşmaktadır.</p>
<p>Düzenlilik denetiminin bir parçası olan mali denetim kapsamında, belediye şirketinin mali <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/rapor" class="tag-link" title="Son dakika rapor haberleri">rapor</a> ve tabloları ile bunların dayanağını oluşturan belgelerin güvenilir ve doğru olup olmadığı tespit edilir. Bunun için; şirketin muhasebe kayıtlarında hata ve hile bulunup bulunmadığı, kayıtların mevzuat hükümlerine ve gerçeğine uygun olarak tutulup tutulmadığı, bilançonun makyajlanıp makyajlanmadığı, gelir tablosu ve bilanço rakamlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, kârın olduğundan daha az gösterilip gösterilmediği araştırılır.  </p>
<p>Uygunluk denetiminde ise belediye şirketinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerin mevzuata uygun olup olmadığı incelenir.</p>
<p>Diğer taraftan, belediye şirketleri nezdinde, belirlenen hedef ve göstergeler ile ilgili olarak faaliyet sonuçlarının ölçülmesi amacıyla “performans denetimi” yapılması, teorik olarak mümkün ise de, pratik olarak olanaklı değildir. Zira belediyelerden farklı olarak belediye şirketlerinin iç kontrol sistemi kurma ve stratejik plan hazırlama zorunluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla, belediye şirketlerinde performans denetimi yapılamamaktadır. Kaldı ki, belediye şirketlerine dair düzenlenen Sayıştay raporlarında da performans denetimine dair bir tespit ve öneri bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>Denetim Sonuçlarının Paylaşılması</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinin denetimi, bu şirketlerin ortağı olan belediyelerle birlikte yapılır.  Denetim sonucunda düzenlenen raporlar, Sayıştay tarafından şirket ortağı belediyeye gönderilir, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur ve ayrıca herkesin erişimine açık olmak üzere Sayıştay’ın internet sayfasında (“Raporlar” sekmesinin altındaki “Kamu İdareleri Denetim Raporları- Belediyeler/Bağlı İdareler kısmında) yayımlanır.</p>
<p><strong>Belediye Şirketlerinde <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kamu-zarari" class="tag-link" title="Son dakika kamu zararı haberleri">Kamu Zararı</a> Olur mu?</strong></p>
<p>Sayıştay denince ilk akla gelen “kamu zararı” ve “bu zararın tazmini” olmaktadır. Sayıştay denetçileri tarafından düzenlenen yargılamaya esas rapor üzerine Sayıştay daireleri, ya ‘hesap ve işlemlerin mevzuata uygunluğuna’ ya da ‘kamu zararının sorumlulardan tazminine’ karar vermektedir. Ancak, Sayıştay Kanunu gereğince “yargılamaya esas rapor” yalnızca <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri" target="_blank">genel</a></a> yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin (5018 sayılı Kanuna tabi merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerin) hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında tespit edilen kamu zararına ilişkin düzenlenebilmektedir.</p>
<p>Belediye şirketleri, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla, bu şirketlerde yapılan denetimlerde, kamu zararına yol açan bir husus tespit edilmiş olsa dahi, yargılamaya esas rapor düzenlenememekte, buna bağlı olarak da belediye şirketleri hakkında Sayıştay dairelerince bu açıdan yargılama yapılamadığından, kesin hükme bağlama ve kamu zararının tazmini kararları verilememektedir.</p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; Pay oranı ne olursa olsun, belediyeler ve bunların bağlı idareleri tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler ile bu şirketlerin hissedarı olduğu şirketler Sayıştay denetimine tabidir.</p>
<p>&#8211; Sayıştay denetimi kapsamında belediye şirketlerinin hesap ve işlemleri Sayıştay denetçileri tarafından denetlenir; denetim sonucunda düzenlenen rapor TBMM’ye sunulur ve aynı zamanda Sayıştay’ın internet sitesinde yayımlanır.</p>
<p>&#8211; Ancak, denetimler sırasında belediye şirketleri hakkında bir zarar tespit edilmiş olsa dahi bu hususta Sayıştay dairelerince yargılama yapılmaz ve kesin hükme bağlama kararı verilmez. Dolayısıyla, belediye şirketlerinde kamu zararı söz konusu olmamaktadır.</p>
<p>&#8211; Bununla birlikte, Sayıştay raporlarında yer verilen bulgu, tenkit ve eleştirilere dair belediye şirketlerinin yöneticileri tarafından gerekli işlem ve düzeltmelerin yapılması uygun olacaktır.</p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/tum-belediye-sirketleri-sayistay-denetimine-tabi-midir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/sayistay-8.jpg" length="16003" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketleri, İşçileri İçin Yardım Sandığı Kurabilir mi?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-iscileri-icin-yardim-sandigi-kurabilir-mi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-iscileri-icin-yardim-sandigi-kurabilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2022 10:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi yardım sandığı]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[yardım sandığı]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketleri-iscileri-icin-yardim-sandigi-kurabilir-mi/</guid>

					<description><![CDATA[Belediyeler, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre anonim ve limited şirket kurabilmektedir. Ancak, belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. Dolayısıyla, anılan Kanun hükümleri, istisna tutulan durumlar hariç, belediye şirketleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediyeler, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre anonim ve limited şirket kurabilmektedir. Ancak, belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. Dolayısıyla, anılan <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri" target="_blank">Kanun</a></a> hükümleri, istisna tutulan durumlar hariç, belediye şirketleri hakkında da uygulanmaktadır.</p>
<p>Türk Ticaret Kanunu, esas itibariyle şirketlerin kuruluşu, ortakları, tasfiyesi, mali işleyişi, organları, bu organların görev, yetki, yükümlülük ve sorumluluklarını düzenlemektedir. Ancak, söz konusu Kanunda, belirtilen hususlar dışında şirket bünyesinde çalışan işçiler için de bazı hükümler yer almaktadır. Bu hükümlerden birisini de, anonim ve limited şirket çalışanları ve işçileri için yardım kuruluşları kurulması ve bunların yaşatılması amacıyla şirket kaynaklarından yedek akçe ayrılması oluşturmaktadır.</p>
<p>Öyle ki, TTK’nın 522. maddesinde, ana sözleşmede şirketin yöneticileri, çalışanları ve işçileri için yardım kuruluşları kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla veya bu amacı taşıyan kamu tüzel kişilerine verilmek üzere yedek akçe ayrılabileceği öngörülmüştür. Bu düzenleme hem anonim hem de limited şirketler için geçerlidir. O halde şirketler, çalışanları ve işçileri için yardım kuruluşu kurabilir ve söz konusu kuruluşlara yıllık kârdan aktarım yapabilir.</p>
<p>Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemenin temel amacı, şirket çalışanları ve işçileri için <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/emeklilik" class="tag-link" title="Son dakika emeklilik haberleri">emeklilik</a>, ilaç ve tedavi yardımları, dinlenme yeri sağlanması, sınırlı oranda avans verilmesi, öğrenim bursu sağlanması gibi ihtiyaçları karşılamak ve vefatları halinde yakınlarına destek olmak; şirketler açısından ise <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri" target="_blank">genel</a></a> itibariyle çalışmayı özendirmek, işgücü verimliliğini ve kârı arttırmak şeklinde ifade edilebilir.</p>
<p><em>Peki, belediye şirketlerinin işçileri lehine yardım kuruluşu kurabilmesinin koşulları nelerdir?</em></p>
<p><strong>Şirket Ana Sözleşmesinde Hüküm Bulunması</strong></p>
<p>Şirket çalışanları ve işçileri için yardım akçesi ayrılabilmesinin öncelikli şartı, buna izin veren bir hükmün ana sözleşmede bulunmasıdır. Yardım akçesi ayrılmasına izin veren hüküm, şirketin kuruluşunda sözleşmeye konulabileceği gibi, daha sonradan ana sözleşmede değişiklik yapılarak da konulabilir. Ana sözleşmede böyle bir hüküm yoksa kural olarak, şirket çalışanları ve işçileri için yedek akçe ayrılamaz.</p>
<p>Durum böyle olmakla birlikte, TTK’nın bir başka maddesinde (md. 523/3) bu uygulamaya bir istisna getirilmiş ve ana sözleşmede hüküm bulunmasa bile genel kurulun, şirketin işçileri için yardım sandıkları ve diğer yardım örgütleri kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla bilanço kârından yedek akçe ayırabileceği ifade edilmiştir. Ancak, Kanunda belirtildiği şekilde bir hüküm olsa dahi, bu yönde uygulamaya gidecek olan şirketlerin, sonradan herhangi bir sıkıntı yaşamaması bakımından konunun ana sözleşmede düzenlenmesi uygun olacaktır.</p>
<p>Öte yandan, belediye şirketinin yardım sandığı oluşturabilmesine dair ana sözleşmede bir hükme yer verilebilmesi için şirket ortağı belediyenin bir karar alması gerekmemektedir. Bu konuda tek yetkili organ şirket genel kuruludur. </p>
<p><strong>İşçilere Yardım İçin Bir Vakıf veya Kooperatif Kurulması</strong></p>
<p>Türk Ticaret Kanununda, yardım amacına özgülenen yedek akçelerin ve diğer malların şirketten ayrılması suretiyle bir vakıf veya kooperatif kurulmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, bahsi geçen amaç için belediye şirketinin vakıf ya da kooperatif kurması gerekir; bunların dışında dernek veya başka bir tüzel kişilik kurulamaz. Diğer taraftan, Türk Medeni Kanununun 110. maddesinde, “işçilere yardım vakfı” konusunun özel olarak düzenlendiğini belirtelim.</p>
<p><strong>Belediye Şirketinin İlgili Yılda Kâr Etmiş Olması</strong></p>
<p>Şirketin, çalışanları ve işçileri lehine yardım akçesi ayırması, esasen şirketin kendi isteği ile ayırdığı ihtiyari yedek akçe niteliğindedir. Yedek akçe ayrılabilmesi için şirketin ilgili hesap yılını kârla kapatması gerekir. Eğer ki şirket, o yılda zarar etmişse doğal olarak hem işçiler hem de diğer amaçlar için yedek akçe ayrılamaz.</p>
<p><strong>İşçiler Lehine Oluşturulan Yardım Kuruluşuna Yedek Akçe Aktarılması Hususunda Şirket Genel Kurulunun Karar Alması</strong></p>
<p>Ana sözleşmede hüküm bulunsun ya da bulunmasın, şirket işçileri için oluşturulan yardım kuruluşuna yedek akçe ayrılabilmesi için şirket genel kurulunun bu hususta karar alması gerekmektedir. Zira kârın ne şekilde değerlendirileceğine karar verme yetkisi münhasıran genel kurula aittir. </p>
<p> Ancak, ana sözleşmede çalışanlar ve işçiler lehine yedek akçe ayrılacağına ilişkin bir hüküm bulunsa dahi genel kurul yardım akçesi ayırmak zorunda değildir. Nitekim <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/yargitay" class="tag-link" title="Son dakika yargıtay haberleri">Yargıtay</a> Hukuk Genel Kurulunun E.1984/220 ve K.1984/665 sayılı kararında; ‘ana sözleşmede işçilere kar payı dağıtılması düzenlenmiş ve uygulama da bu şekilde süregelmiş olsa bile, işçilere ana sözleşme hilafına kar payı dağıtılmamasında, hatta ana sözleşmenin ilgili hükmünün genel kurul tarafından işçiler aleyhine değiştirilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, davacı işçinin genel kurulca alınan kararlara bir diyeceğinin olamayacağı, şirket ortağı olmadığı için kazanılmış hak iddiasında da bulunamayacağı’ ifade edilmiştir.</p>
<p>Yeri gelmişken belirtelim ki, işçiler lehine vakıf kurulması halinde, bu kuruluşlara şirketten yedek akçe ayrılması yanında çalışanlar ve işçilerden aidat da alınabilir. Ancak, bu durumda, iş ilişkisinin sonunda, vakıf senedine göre yapılan ayrımdan yararlanamadıkları takdirde çalışanlara ve işçilere hiç değilse ödedikleri tutarların, ödeme tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte geri verilmesi zorunludur.</p>
<p><strong>Sonuç olarak;</strong></p>
<p>&#8211; Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, diğer anonim ve limited şirketlerde olduğu gibi belediye şirketlerinde de, şirketin çalışanları ve işçileri için yardım kuruluşları kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla yedek akçe ayrılabilir.</p>
<p>&#8211; Çalışanlar ve işçiler için ayrılan yedek akçeler, ilgili kuruluşa devredilmişse artık belediye şirketi bunlar üzerinde herhangi bir hüküm ve tasarrufta bulunamaz ve karar alamaz.</p>
<p>&#8211; Belediye şirketlerinin böyle bir uygulamaya gidebilmesi için; ana sözleşmelerinde bu hususta bir hüküm bulunması, yardım amacına özgülenen yedek akçeleri ve diğer malları aktarmak üzere bir vakıf veya kooperatif kurması, şirketin ilgili yılı kârla kapatması ve şirket genel kurulunun yedek akçelerin işçiler lehine oluşturulan kuruluşa aktarılması hususunda karar alması gerekmektedir.</p>
<p>&#8211; Ancak, şirketlerin işçileri ve çalışanları için yardım sandığı kurma ve böyle bir uygulamaya gitme zorunluluğu bulunmamaktadır.</p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-iscileri-icin-yardim-sandigi-kurabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/yardim-sandigi.jpg" length="24906" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketlerinde Sermaye Artırımı Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinde-sermaye-artirimi-nasil-yapilir-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinde-sermaye-artirimi-nasil-yapilir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jul 2022 08:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye artırımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketlerinde-sermaye-artirimi-nasil-yapilir-2/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye şirketlerinde sermaye artırımının usulü ve koşulları nelerdir? Sermaye artırımı için hangi işlemlerin yapılması gerekmektedir? Belediye şirketleri, zaman zaman finansman ihtiyaçlarını karşılamak, bazı fonları sermayeye dönüştürmek, sermayelerini güçlendirmek, azalan sermayelerini tamamlamak veya belli bir kanuni zorunluluğu yerine getirmek amacıyla sermaye artırımına gitmektedir. Anonim ve limited şirketlerde ve dolayısıyla belediye şirketlerinde sermaye tutarının ana sözleşmede gösterilmesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye şirketlerinde sermaye artırımının usulü ve koşulları nelerdir? Sermaye artırımı için hangi işlemlerin yapılması gerekmektedir?</p>
<p><a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/belediye-sirketleri" class="tag-link" title="Son dakika Belediye Şirketleri haberleri">Belediye şirketleri</a>, zaman zaman finansman ihtiyaçlarını karşılamak, bazı fonları sermayeye dönüştürmek, sermayelerini güçlendirmek, azalan sermayelerini tamamlamak veya belli bir kanuni zorunluluğu yerine getirmek amacıyla sermaye artırımına gitmektedir. Anonim ve limited şirketlerde ve dolayısıyla belediye şirketlerinde sermaye tutarının ana sözleşmede gösterilmesi zorunludur. Dolayısıyla, sermaye artırımı için şirket ana sözleşmesinde değişiklik yapılması gerekmektedir. Belediye şirketlerinde sermaye artırımı, belli kurallara tabi olup, Türk Ticaret Kanununda öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilir.</p>
<p><strong>Peki, belediye şirketlerinde sermaye artırımı hangi şekillerde yapılabilir?</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinde sermaye artırımı, iç kaynaklardan ve dış kaynaklardan olmak üzere iki şekilde yapılabilir. İç kaynaklardan sermaye artırımında, esasen ortaklar tarafından bir ödeme yapılmamakta, şirket bünyesinde yer alan bazı fonlar ve yedek akçeler sermayeye dönüştürülmektedir. Yeni paylar ise kendiliğinden ve bedelsiz olarak payları oranında ortaklara dağıtılmaktadır. Bu yöntemde, şirket malvarlığında bir büyüme olmamakta, sermaye miktarı sadece bilanço kalemleri arasında yapılan muhasebe işlemi ile artmaktadır.</p>
<p>Dış kaynaklardan yapılan sermaye artırımında ise artırılan tutar, ortaklar veya diğer üçüncü kişiler tarafından nakdi veya ayni olarak taahhüt edilmektedir. Uygulamada “sermaye artırımı” deyince kastedilen ve anlaşılan genellikle dış kaynaklardan yapılan sermaye artırımıdır.</p>
<p><strong>Sermaye Artırımının Koşulları Nelerdir?</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinde sermaye artırımına gidilebilmesinin birinci koşulu, payların karşılığının tamamen ödenmiş olmasıdır. Diğer bir ifadeyle, bilançoda ‘Ödenmemiş Sermaye Hesabı’nın bakiyesinin sıfır olması gerekmektedir. Ancak bu şart, iç kaynaklardan yapılan sermaye artırımları için geçerli değildir. Dolayısıyla, pay bedelleri tamamen ödenmemiş olsa da belediye şirketleri iç kaynaklardan sermaye artırımı yapabilir.</p>
<p>İkinci koşul ise mevzuatın bilançoda sermayeye eklenmesine izin verdiği fonların bulunmamasıdır. Söz konusu fonların bulunması halinde bunlar sermayeye dönüştürülmeden dış kaynaklardan sermaye artırılamaz. Ancak, anılan kural, sadece anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketleri için geçerli olup, limited şirketler hakkında uygulanmaz.</p>
<p><strong>Sermaye Artırımı İçin Hangi İşlemlerin Yapılması Gerekir?</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinde sermaye artırımı için yapılması gereken işlemler şunlardır:</p>
<p>&#8211; Öncelikle belediye şirketinin yönetim organı (anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde yönetim kurulu, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde müdürler) tarafından ana sözleşmenin sermaye maddesinde yapılacak değişikliğe ilişkin taslak bir metin hazırlanır. Bu metinde, değiştirilen hükümlerin eski (mevcut) ve yeni hali yan yana veya alt alta gösterilir.</p>
<p>&#8211; Yine yönetim organı tarafından Türk Ticaret Kanununun 457. maddesine uygun olarak yazılı beyan düzenlenir ve imzalanır.</p>
<p>&#8211; Belediye Kanunu gereğince, belediye şirketlerince yapılan sermaye artırımı için belediye meclisinin karar alması zorunludur. Zira sermaye artırımı kapsamında belediyeden şirkete kaynak aktarımı olmaktadır. Meclis tarafından karar alınmadıkça, belediye sermaye artırımına katılamaz. Bu arada, meclis kararında, belediyenin sermaye artırımına katılım tutarı ve bunun ödenme usulü de belirtilir. Sermaye artırımı için belediye meclisinin karar alması zorunlu olmakla birlikte, bu hususta Cumhurbaşkanından izin alınması gerekmemektedir.</p>
<p>Diğer taraftan, sermaye artırımı iç kaynaklardan yapıldığı takdirde belediye meclisinin kararına gerek yoktur. Nitekim bu şekilde yapılan sermaye artırımında belediyenin kasasından herhangi bir nakit çıkışı olmamaktadır.</p>
<p>&#8211; Belediye, sermaye artırımına nakdi veya ayni katılabilir. Anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde, nakdi bedelin en az %25’nin tescilden önce, gerisinin de kararın tescilini izleyen 24 ay içinde ödenmesi zorunludur. Nakdi tutar, bir bankaya şirket adına yatırılır. Limited şirketlerde ise belli bir tutarın peşin ödenmesi zorunlu değildir.</p>
<p> &#8211; Sermaye artırımına belediyenin taşınır veya taşınmaz gibi bir ayınla katılması halinde bunlara mahkemece atanan bir bilirkişi tarafından değer biçilmesi; ayrıca taşınmazlar için tapuya şerh verilmesi, taşınırların ise güvenilir bir kişiye tevdi edilmesi gereklidir.</p>
<p> &#8211; Ayrıca, sermayenin tamamının ödendiğine, karşılıksız kalıp kalmadığına ve şirket özvarlığının tespitine, iç kaynaklardan karşılanan tutarın şirket bünyesinde gerçekten var olduğuna ilişkin YMM veya SMMM ya da bağımsız denetime tabi belediye şirketlerinde denetçi tarafından bir <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/rapor" class="tag-link" title="Son dakika rapor haberleri">rapor</a> düzenlenmesi şarttır.</p>
<p> &#8211; Hem anonim hem de limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde sermaye artırımına karar verme yetkisi şirket <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri" target="_blank">genel</a></a> kuruluna aittir. Genel kurul toplantısı, Türk Ticaret Kanununda öngörülen esaslar çerçevesinde ve Ticaret Bakanlığının 15 Mayıs 2019 tarihli Genelgesine uygun olarak yapılmalıdır.</p>
<p> &#8211; Anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde sermaye artırımının yapılacağı genel kurul toplantısına Ticaret Bakanlığı temsilcisinin hazır bulunması zorunludur. Ancak, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketleri için böyle bir zorunluluk yoktur. Bakanlık temsilcisinin görevlendirilmesi için şirket, adı geçen Bakanlığın İl Müdürlüğüne başvurur. Bakanlık temsilcisinin yokluğunda alınan sermaye artırımı kararları ise geçersizdir.</p>
<p> &#8211; Artırılan sermayenin on binde dördüne karşılık gelen tutar, rekabet payı olarak Rekabet Kurumunun hesabına yatırılır.</p>
<p> &#8211; Sermaye artırım kararının yürürlüğe girebilmesi için genel kurulca alınan kararın ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesi şarttır. Tescil işlemi, anonim şirketlerde genel kurul toplantısının yapıldığı tarihten itibaren en geç 3 ay içinde, limited şirketlerde ise 30 gün içinde yapılması gerekir.</p>
<p> Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; Belediye şirketleri, dış kaynaklardan ve iç kaynaklardan olmak üzere iki şekilde sermaye artırımı yapabilir. Dış kaynaklardan yapılan sermaye artırımında şirket ortağı belediye nakdi veya ayni olarak artırıma katılırken, içi kaynaklardan yapılan sermaye artırımında belediyeden herhangi bir nakit çıkışı olmadan şirket fonları fiktif olarak sermayeye dönüştürülmektedir.</p>
<p>&#8211; Dış kaynaklardan sermaye artırımı yapılabilmesi için taahhüt edilen sermayenin tamamının ödenmiş olması ve bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunmaması gerekir.</p>
<p>&#8211; Sermaye artırımının geçerli olabilmesi ve bu konuda herhangi bir ihtilafın yaşanmaması bakımından, başta belediye meclisince karar alınması olmak üzere, sermaye artırımına dair işlemlerin Türk Ticaret Kanununa uygun olarak yapılması önemlidir.</p>
<p><span style="color: #ffffff;">Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinde-sermaye-artirimi-nasil-yapilir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/sermaye-artirimi.jpg" length="24280" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketlerinin Tutması Gereken Ticari Defterler Nelerdir?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinin-tutmasi-gereken-ticari-defterler-nelerdir-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinin-tutmasi-gereken-ticari-defterler-nelerdir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2022 08:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi defter 2022]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ticari defter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketlerinin-tutmasi-gereken-ticari-defterler-nelerdir-2/</guid>

					<description><![CDATA[Belediyeler tarafından kurulan anonim ve limited şirketler, Türk Ticaret Kanununa (TTK) göre tacir vasfına sahiptir. Dolayısıyla, diğer şirketler gibi belediye şirketleri de tacirdir. Anılan Kanunda tacirler için bazı yükümlülük ve sonuçlar öngörülmüş olup, bunlardan birisi de ticari defterlerin tutulmasıdır. O halde, tacir sıfatını haiz olan belediye şirketleri de, TTK’da öngörülen ticari defterleri tutmakla yükümlüdür. TTK’ya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediyeler tarafından kurulan anonim ve limited şirketler, Türk Ticaret Kanununa (TTK) göre tacir vasfına sahiptir. Dolayısıyla, diğer şirketler gibi belediye şirketleri de tacirdir. Anılan Kanunda tacirler için bazı yükümlülük ve sonuçlar öngörülmüş olup, bunlardan birisi de ticari defterlerin tutulmasıdır. O halde, tacir sıfatını haiz olan belediye şirketleri de, TTK’da öngörülen ticari defterleri tutmakla yükümlüdür. TTK’ya göre tutulması gereken defterler ise şunlardır:</p>
<p>&#8211;          Yevmiye defteri,</p>
<p>&#8211;          Defteri kebir,</p>
<p>&#8211;          Envanter defteri,</p>
<p>&#8211;          Pay defteri,</p>
<p>&#8211;          Yönetim kurulu karar defteri,</p>
<p>&#8211;          <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri">Genel</a> kurul toplantı ve müzakere defteri.</p>
<p>Söz konusu defterler hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse;</p>
<p>&#8211; Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi gereken işlemlerin ilgili belge veya ispata dayanan evraktan çıkarılarak tarih sırasıyla ve madde halinde düzenli olarak yazıldığı defterdir. Yevmiye defteri ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur; ancak değiştirilebilen yapraklı defterler de kullanılabilir.</p>
<p>&#8211; Defteri kebir, yevmiye defterine geçirilmiş olan işlemleri buradan alarak sistemli bir şekilde ilgili olduğu hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir. Defteri kebir ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur; ancak yevmiye defterinde olduğu gibi bu defter de değiştirilebilen yapraklı olarak kullanılabilir.</p>
<p>&#8211; Envanter defteri, şirketin açılışında ve açılıştan sonra her hesap döneminin sonunda taşınmazların, alacakların, borçların, nakit para tutarının ve varlıklar ile borçların değerlerinin teker teker kaydedildiği ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı defterdir. Belediye şirketlerinde envanter, düzenli bir faaliyetin akışına uygun düşen süre içinde ve her halükarda hesap döneminin sonundan itibaren üç ay içinde çıkarılır ve bu deftere kaydedilir.</p>
<p>&#8211; Pay defteri, belediye şirketlerinde ortakların kaydedildiği ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı defterdir.</p>
<p>&#8211; Genel kurul toplantı ve müzakere defteri, belediye şirketlerinin genel kurul toplantısında görüşülen hususların ve alınan kararların kaydedildiği ciltli ve sayfa numaraları teselsül eden defterdir. Bu defter, genel kurul toplantısı yapılırken genel kurulda sorulan sorular, verilen cevaplar, sunulan önergeler, alınan kararlar işlenerek düzenlenebileceği gibi, hazırlanan toplantı tutanağının deftere yapıştırılması şeklinde de tutulabilir.</p>
<p>&#8211; Karar defteri, yönetim organının şirket yönetimi ile ilgili olarak aldığı kararların yazıldığı ciltli ve sayfa numaraları teselsül eden defterdir. Şirketin türünün anonim ve limited olmasına bağlı olarak karar defterinin tutulma usulü de değişmektedir. Buna göre, anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde yönetim kurulu karar defterinin tutulması zorunludur. Limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde ise müdürler tarafından alınan kararlar, genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilebileceği gibi ayrı bir müdürler kurulu karar defteri de tutulabilir. Söz konusu kararları, aynı veya ayrı deftere kaydetme hususunda limited şirket takdir hakkına sahiptir. Müdürler kurulu karar defterinin ayrıca tutulması halinde, bu defter hakkında anonim şirketlerin tuttuğu yönetim kurulu karar defterine ilişkin kurallar uygulanır.</p>
<p><strong>Ticari Defterlerin Açılış ve Kapanış Onayları Nasıl Yapılır?</strong></p>
<p>Belediye şirketleri tarafından fiziki ortamda tutulan ve yukarıda yer verilen defterlerin tamamı açılış onayına tabidir. Bu defterlerin açılış onaylarının, şirketin kuruluşu sırasında, kullanılmaya başlanmadan önce ve ayrıca yeni hesap dönemi öncesinde Aralık ayı sonuna kadar yaptırılması gerekmektedir. Ancak, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin yeterli yaprakları varsa izleyen hesap dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. Açılış onayları, şirketin kuruluşu sırasında ticaret sicili müdürlüğü, diğer durumlarda ise noter tarafından yapılır.</p>
<p>Açılış onayı ticari defterlerin hepsi için öngörülmüşken, kapanış onayı sadece yevmiye defteri ve yönetim kurulu karar defteri için kabul edilmiştir. Bu halde, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayının Ocak ayının, fiziki ortamda tutulan yevmiye defterinin kapanış onayının ise Haziran ayının sonuna kadar notere yaptırılması gerekmektedir.</p>
<p>Öte yandan, gerekli şartları sağlayan belediye şirketlerinin hali hazırda yevmiye defteri ve defteri kebiri e-defter olarak tutması zorunludur. Bu şekilde tutulan defterlerin açılışında ve/veya kapanışında noter onayı aranmaz.</p>
<p><strong>Ticari Defterlerin Tutulma Usulü Nedir?</strong></p>
<p>Ticari defterler ve gerekli diğer kayıtlar Türkçe tutulur. Kısaltmalar, rakamlar, harfler ve semboller kullanıldığı takdirde bunların anlamları açıkça belirtilir. Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtların; eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılması şarttır. Defterlerde kayıtlar arasında boşluk bırakılması ve satır atlanması, bir yazım veya kaydın önceki içeriği belirlenemeyecek şekilde çizilmesi, değiştirilmesi, kayıt sırasında mı yoksa daha sonra mı yapıldığı anlaşılmayan değişikliklerin yapılması yasaktır.</p>
<p>Diğer taraftan, belediye şirketleri, ticari defterleri ve bu defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgeleri 10 yıl boyunca saklamakla yükümlüdür.</p>
<p><strong>Ticari Defterlere İlişkin Türk Ticaret Kanununda Öngörülen Cezalar Nelerdir?</strong></p>
<p>&#8211; Ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarını yaptırmayan ve bu defterleri mevzuata uygun bir şekilde tutmayan belediye şirketleri, 2019 yılı için 7.658 TL idari para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiillerin idari yaptırım uygulanıncaya kadar birden çok işlenmesi halinde ise verilecek ceza iki kat artırılır. Ayrıca, söz konusu onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defterler, görülen davalarda <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/belediye-sirketi" class="tag-link" title="Son dakika belediye şirketi haberleri">belediye şirketi</a> aleyhine delil olur.</p>
<p>&#8211; Sermaye şirketi olmaları nedeniyle belediye şirketleri, Ticaret Bakanlığının denetimine tabidir. Bu denetim kapsamında, şirkete ait defter, kayıt ve belgelerin denetim elemanlarınca istenmesine rağmen verilmemesi veya  <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/eksik" class="tag-link" title="Tüm eksik haberleri" target="_blank">eksik</a> verilmesi halinde belediye şirketinin yetkilileri, 300 günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır.</p>
<p>&#8211; Ticari defterlerin mevcut olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi yahut TTK’ya uygun saklanmaması hallerinde, sorumlu belediye şirketinin yetkililerine 300 günden az olmamak üzere adli para cezası verilir.</p>
<p>&#8211; Ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapan belediye şirketinin yetkilileri, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.</p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; Tacir sıfatına sahip olan belediye şirketleri, yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, pay defteri ve yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri tutmakla yükümlüdür.</p>
<p>&#8211; Ticari defterlerin TTK’da öngörülen süreler için açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve söz konusu defterlerin anılan Kanuna uygun tutulması gerekmektedir.</p>
<p>&#8211; Aksi takdirde, belediye şirketlerinin yöneticileri adli ve idari yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecektir.</p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinin-tutmasi-gereken-ticari-defterler-nelerdir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/ticari-defter-350-yp-yevmiye-kebir-25-35-2263862.jpg" length="37266" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketleri Başka Şirketler Kurabilir mi?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-baska-sirketler-kurabilir-mi-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-baska-sirketler-kurabilir-mi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2022 08:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[696 sayılı KHK]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi yeni şirket]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Mevzuat]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketleri-baska-sirketler-kurabilir-mi-2/</guid>

					<description><![CDATA[Belediyeleri şirketleri, başka şirketin kurucusu ya da ortağı olabilir mi? Belediye şirketlerince kurulacak şirketlerin tabi olduğu usuller nelerdir? Belediyeler ve büyükşehir belediyeleri, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre anonim ve limited şirket kurabilmektir. Ülkemizde 1980’li yılların başından itibaren belediyeler hızlı bir şekilde şirketleşmeye gitmiştir. Günümüzde belediye şirketleri çok önemli görevler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediyeleri şirketleri, başka şirketin kurucusu ya da ortağı olabilir mi? Belediye şirketlerince kurulacak şirketlerin tabi olduğu usuller nelerdir?</p>
<p>Belediyeler ve büyükşehir belediyeleri, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre anonim ve limited şirket kurabilmektir. Ülkemizde 1980’li yılların başından itibaren belediyeler hızlı bir şekilde şirketleşmeye gitmiştir. Günümüzde <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/belediye-sirketleri" class="tag-link" title="Son dakika Belediye Şirketleri haberleri">belediye şirketleri</a> çok önemli görevler icra etmekte ve belediyelerin faaliyetlerini kolaylaştırmaktadır. Ancak, özellikle yönetim yapıları bakımından belediye şirketleri zaman zaman eleştiri konusu olmaktadır.</p>
<p><strong> <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri">Genel</a> Olarak Belediye Şirketleri</strong></p>
<p>Belediye şirketleri bir veya daha fazla ortak tarafından kurulabilir. Ancak, son yıllarda kurulan belediye şirketlerinin tamamı neredeyse tek ortaklıdır. Tek ortaklı kurulan bu şirketlerin sermayesinin tamamı doğrudan bir belediyeye aittir.</p>
<p>Belediyelerin şirket kurabilmesi için bu hususta belediye meclisinin karar alması ve söz konusu şirketin kuruluşuna Cumhurbaşkanının izin vermesi gerekmektedir. Bahsi geçen aşamaların tamamlanması akabinde ise şirketin kuruluşu ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.</p>
<p><strong>Peki, belediyenin ortağı olduğu bir şirket başka bir şirket kurabilir mi?</strong></p>
<p>Medeni  <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri" target="_blank">Kanun</a> gereğince tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler. Bu kapsamda, gerçek kişiler yanında, pay taahhüt eden ve ana sözleşmeyi imzalayan her tüzel kişi de anonim veya limited şirket kurucusu olabilir. Tüzel kişinin, kamu tüzel kişisi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması fark etmemektedir.</p>
<p>Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren belediye şirketlerinin, belediye tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliği mevcuttur. Tüzel kişiliğin sağladığı hak ve yetkiler çerçevesinde bir belediye şirketi, başka bir şirketin kurucusu olabilir. Belediye şirketi, tek başına ve sermayesinin tamamı kendisine ait olacak şekilde bir şirket kurabileceği gibi, bu şirketi diğer gerçek ve tüzel kişilerle birlikte çok ortaklı olarak da kurabilir. Belediye şirketince kurulan şirket ile belediye arasındaki ilişki ise dolaylı ortaklık olmaktadır.</p>
<p>Öte yandan, 2018 yılında belediyelerce kurulan <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/personel" class="tag-link" title="Son dakika personel haberleri">personel</a> şirketlerinin şirket kurmasını yasaklayan bir <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/mevzuat" class="tag-link" title="Son dakika Mevzuat haberleri">mevzuat</a> düzenlemesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bu nitelikteki belediye şirketleri de başka şirketler kurabilirler.</p>
<p><strong>Belediye Şirketlerinin, Şirket Kurarken İzlemesi Gereken Usul Nedir?</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinin aksine bu şirketlerce kurulacak şirketler için belediye meclisinin karar alması ve Cumhurbaşkanından izin almak için anılan Makama başvuruda bulunulması gerekmemektedir.</p>
<p>Her ne kadar, İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 21.04.2008 tarihli Genelgede, belediyelerin sermayesine ortak olduğu şirketlerin sermaye iştiraki ile kuracağı ve ortak olacağı şirketler için de Bakanlar Kurulundan (Genelge tarihi itibariyle izin makamı Bakanlar Kurulu idi) izin alınması gerektiği ifade edilmişse de, Danıştay söz konusu Genelgeyi 2010 yılında iptal etmiş ve sonrasında adı geçen Bakanlıkça yeni bir düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla, hali hazırdaki meri mevzuat hükümlerine göre belediye şirketleri tarafından kurulacak şirketler için Cumhurbaşkanlığına başvurulması ve izin alınması şart değildir.</p>
<p>Bu durumda, belediye şirketlerinin kuracağı şirketler için takip edilecek usul şudur:</p>
<p>&#8211;          MERSİS üzerinden şirket ana sözleşmesinin hazırlanması,</p>
<p>&#8211;          Kurucu sıfatını haiz belediye şirketinin temsilcisinin, ana sözleşmeyi ticaret sicili müdürlüğü personeli huzurunda imzalaması (Anonim şirketlerde bu imza noterde de atılabilir),</p>
<p>&#8211;          Şirket türüne bağlı olarak, asgari sermaye tutarının anonim şirketlerde 50.000 TL, limited şirketlerde ise 10.000 TL olması ve anonim şirketlerde sermayenin en az %25’inin tescilden önce bir bankaya yatırılması (Bu şart limited şirketler için geçerli değildir; limited şirketlerde sermayenin tamamı 24 ay içinde ödenebilir),</p>
<p>&#8211;          Şirkete taşınır, taşınmaz veya başka bir şekilde ayni sermaye konuluyorsa, bu ayınlara değer biçilmesi için bilirkişi atanmak üzere şirket merkezinin bulunacağı yerdeki ticaret mahkemesine başvurulması,</p>
<p>&#8211;          İlk yönetim organı üyelerinin ana sözleşme ile atanması zorunlu olduğundan, kurulacak şirketin yönetim organı üyelerinin belirlenmesi ve bunların görevi kabul ettiğine dair bir beyan imzalaması,</p>
<p>&#8211;          Şirket kuruluşunun ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Belediye şirketinin kurmuş olduğu şirket, tescille birlikte tüzel kişilik kazanmış ve hukuk âleminde doğmuş olur.</p>
<p><strong>Belediye Şirketlerince Kurulan Şirketlerde <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/696-sayili-khk" class="tag-link" title="Son dakika 696 sayılı KHK haberleri">696 Sayılı KHK</a> Kapsamında <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/isci" class="tag-link" title="Son dakika işçi haberleri">İşçi</a>  <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/istihdam" class="tag-link" title="Tüm istihdam haberleri" target="_blank">İstihdam</a> Edilebilir ve Bu Şirketlere Belediye Hizmetleri Doğrudan Gördürülebilir mi?</strong></p>
<p>Söz konusu şirketler, diğer şirketler gibi her alanda ticari faaliyet gösterebilir. Ancak, 696 sayılı KHK kapsamındaki işçilerin, belediye şirketlerince kurulan şirketlerde istihdam edilemeyeceği ve yine belediyelerin personel çalıştırmaya dayalı hizmetlerini doğrudan hizmet alımı suretiyle bu şirketlere gördüremeyeceği kanaatindeyiz. Zira ilgili mevzuatta söz konusu işlemlerin, “birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası belediyelere ait şirketlerce” yapılması öngörülmüştür.</p>
<p>Belediye şirketleri tarafından kurulan şirketlerin ortakları arasında ise belediyeler yoktur ve anılan şirketlerin sermayesinin %1’i dahi belediyelere ait değildir. Daha önce ifade edildiği üzere, belediyelerin bu şirketler üzerindeki ortaklığı doğrudan değil, dolaylı ortaklıktır.</p>
<p>Bununla birlikte, Büyükşehir Belediyesi Kanununun 26. maddesinde yer alan özel hüküm gereğince, büyükşehir belediyesinin mülkiyeti veya tasarrufundaki hafriyat sahaları, toplu ulaşım hizmetleri, sosyal tesisler, büfe, otopark ve çay bahçelerinin işletilmesi, büyükşehir belediyesinin % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketler yanında bu şirketlerin % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketlere, Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın belediye meclisince belirlenecek süre ve bedelle devredilebilir. Ancak, bu yetki sadece büyükşehir belediyelerine tanınmıştır; diğer il, ilçe ve belde belediyeleri tarafından kullanılamaz.</p>
<p>Bu arada, Kamu İhale Kanununda “belediyelerin doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulunduğu şirketler” ve Sayıştay Kanununda da “belediyelerin kurduğu veya doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ortak olduğu her çeşit şirketler” hükümleri yer aldığından, belediye şirketlerince kurulan şirketler, kamu ihale mevzuatına ve aynı zamanda Sayıştay denetimine tabidirler.</p>
<p>Son olarak, Ticaret Bakanlığınca yayımlanan ve kamuoyunda halen tartışılmaya devam eden 15 Mayıs 2019 tarihli Genelgeye göre belediyelerin ortak olduğu şirketlerin genel kurullarında belediyeyi temsil edecek kişinin belediye meclisi kararıyla belirlenmesi zorunlu iken, belediye şirketlerince kurulan şirketlerin genel kurullarına katılacak kişilerin ise belediye şirketinin yönetim organı tarafından belirlenmesi gerekmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; Personel şirketleri de dahil olmak üzere belediye şirketleri tarafından anonim ve limited şirket şeklinde başka şirketler kurulabilir.</p>
<p>&#8211; Bu şirketlerin kuruluşu aşamasında, belediye meclisinin karar alması ve kuruluş için Cumhurbaşkanından izin alınması gerekmez. Kuruluş işlemleri ise genel hükümlere göre yapılır.</p>
<p> &#8211; Ancak, 696 sayılı KHK kapsamına giren işçilerin belediye şirketlerince kurulan şirketlerde istihdam edilemeyeceği ve belediyelerin personel çalıştırmaya dayalı hizmetlerini doğrudan hizmet alımı suretiyle bu şirketlere gördüremeyeceği değerlendirilmektedir. Söz konusu şirketler, bunların dışındaki alanlarda faaliyet gösterebilir. </p>
<p>&#8211; Belediye şirketlerinin ortağı olduğu şirketler, aynı zamanda kamu ihale mevzuatına ve Sayıştay denetimine tabidir.</p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-baska-sirketler-kurabilir-mi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/soru-cevap-1.png" length="322387" type="image/png" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketleri Bağımsız Denetime Tabi midir?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-bagimsiz-denetime-tabi-midir-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-bagimsiz-denetime-tabi-midir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 May 2022 07:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız denetim]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketleri-bagimsiz-denetime-tabi-midir-2/</guid>

					<description><![CDATA[Bazı anonim ve limited şirketler için geçerli olan bağımsız denetime tabi olma yükümlülüğü belediye şirketleri için de geçerli midir? Belediye şirketleri hangi hallerde bağımsız denetime tabi olur? 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmesinden önce her anonim şirkette ve ortak sayısı 20’den fazla olan limited şirketlerde en az bir denetçinin (murakıbın) [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı anonim ve limited şirketler için geçerli olan bağımsız denetime tabi olma yükümlülüğü belediye şirketleri için de geçerli midir? Belediye şirketleri hangi hallerde bağımsız denetime tabi olur?</p>
<p>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmesinden önce her anonim şirkette ve ortak sayısı 20’den fazla olan limited şirketlerde en az bir denetçinin (murakıbın) bulunması zorunluydu. Ancak, bu denetçilerin herhangi bir uzmanlık bilgisine sahip olması gerekli olmadığı gibi uygulamada da denetçiler şirketlerin hesap ve işlemlerini gereği gibi denetlememekte, sadece yılda bir defa <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri" target="_blank">genel</a></a> kurula kısa bir <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/rapor" class="tag-link" title="Son dakika rapor haberleri">rapor</a> sunmaktaydı. Deyim yerindeyse, denetçilerin huzur hakkı alma dışında bir fonksiyonu bulunmamaktaydı.</p>
<p>Yeni Türk Ticaret Kanununda ise “bağımsız denetim” uygulamasına geçilmiştir. Bağımsız denetim esasen, şirketlerin finansal tablolarının, ilgili standartlara uygunluğu ve doğruluğu noktasında defter, kayıt ve belgeler üzerinden yetkin kişilerce denetlenmesi ve rapora bağlanmasıdır.</p>
<p>Ancak, anılan Kanunda bağımsız denetim her şirket için değil, sadece Cumhurbaşkanınca (daha önce Bakanlar Kurulu idi) belirlenen şirketler için öngörülmüştür. Bu kapsamda, Bakanlar Kurulunca ilk belirleme 2013 yılında yapılmış, 2018 yılında da söz konusu belirleme güncellenmiştir.</p>
<p><strong>Peki, belediye şirketlerinden hangileri bağımsız denetime tabidir?</strong></p>
<p>Hali hazırda yürürlükte olan düzenlemeye göre, sermayesinin en az %50’si belediyelere ait olan anonim ve limited şirketlerden;</p>
<p>&#8211; Aktif toplamı 30 milyon Türk Lirası,</p>
<p>&#8211; Yıllık net satış hasılatı 40 milyon Türk Lirası,</p>
<p>&#8211; Çalışan sayısı 125 kişi,</p>
<p>şeklindeki üç ölçütten en az ikisini art arda iki hesap döneminde aşan belediye şirketleri bağımsız denetime tabidir. İfade edelim ki, diğer şirketler için bu ölçütler daha yüksek belirlenmişken, belediye şirketleri için daha düşük şekilde tespit edilmiştir.</p>
<p>Söz konusu ölçütlerin aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde, aktif toplam ve yıllık net satış hasılatı bakımından belediye şirketinin son iki yıla ait finansal tabloları (bilanço ve gelir tablosu), çalışan sayısı bakımından ise son iki yıla ait ortalama çalışan sayısı esas alınır. Eğer ki, belediye şirketinin ortağı olduğu şirketler var ise hesaplamada bu şirketlerin hasılat ve çalışan sayıları da dikkate alınır.</p>
<p>Bu arada önemle belirtmek gerekir ki, bir belediye şirketinin bağımsız denetime tabi olması için sermayesinin en az yarısının bir ya da birden fazla belediyeye ait olması şarttır. Aksi takdirde, şirketin bağımsız denetime tabi olma ölçütleri değişecektir.</p>
<p>Ayrıca, ilgili Bakanlar Kurulu kararında sadece gerekli şartları sağlayan belediye şirketlerinin bağımsız denetime tabi olması zorunluluğu getirilmiş; il özel idarelerinin ortağı olduğu şirketler ise bu denetimden muaf tutulmuştur.</p>
<p><strong>Bağımsız denetime tabi belediye şirketlerinin yükümlülükleri nelerdir?</strong></p>
<p>Bağımsız denetime tabi olan belediye şirketlerinin yerine getirmesi gereken yükümlülükler şunlardır:</p>
<p>&#8211; Bu şirketler, genel kurul kararıyla bir bağımsız denetçi seçer ve bu denetçiyi ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Bağımsız denetçi, Kamu Gözetimi Kurumu tarafından yetkilendirilen yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir ya da bu kişilerce kurulan bir bağımsız denetim kuruluşu olabilir.</p>
<p>&#8211; Bağımsız denetime tabi şirketler, kuruluşlarının ticaret siciline tescili tarihinden itibaren 3 ay içinde bir internet sitesi kurmak ve bu sitenin belirli bir bölümünü gerekli ilanların yayımlanmasına özgülemek zorundadır. Aksi takdirde, söz konusu şirketlerin yönetim organı üyeleri (anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyeleri, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde ise müdürler) adli para cezasıyla cezalandırılır. Ayrıca, internet sitesi yükümlülüğüne uyulmaması, ilgili kararların iptal edilmesinin sebebini oluşturur, kanuna aykırılığın tüm sonuçlarının doğmasına yol açar ve kusuru bulunan belediye şirketi yöneticilerinin sorumluluğuna neden olur.</p>
<p>&#8211; Son olarak, anılan şirketlerin finansal tablolarını (bilanço ve gelir tablosunu), Kamu Gözetimi Kurumu tarafından yayımlanan Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardına (BOBİ FRS’ye) göre düzenlemesi zorunludur.</p>
<p><strong>Bağımsız denetim yaptırmamanın sonuçları nelerdir?</strong></p>
<p>Bağımsız denetime tabi olup da, finansal tablolarını denetlettirmeyen belediye şirketlerin anılan tabloları ile yönetim organının yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir. Başka bir deyişle, söz konusu tablo ve raporlar hükümsüzdür.</p>
<p>Bu durumda, bahsi geçen tablolara dayanılarak genel kurulca alınan kararlar da hükümsüz olur. Dolayısıyla, düzenlenmemiş kabul edilen finansal tablolara istinaden belediye şirketinin genel kurulunca kar dağıtımı kararı alınamaz, sermaye artırımı yapılamaz ve yönetim organı üyeleri ibra edilemez. Ayrıca, bundan dolayı şirketin zarara uğraması halinde oluşan zararın tahsili için yönetim organı üyelerinin hukuki sorumluluğuna gidilebilir.</p>
<p>Ayrıca, bağımsız denetimin yaptırılmaması halinde belediye şirketleri, bankalardan kredi kullanırken ciddi sıkıntılar yaşayabilir.</p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; Sermayesinin en az % 50’si belediyelere ait olan şirketlerden; aktif toplamı 30 milyon TL, yıllık net satış hasılatı 40 milyon TL ve çalışan sayısı 125 kişi şeklindeki üç ölçütten en az ikisini art arda iki hesap döneminde aşan belediye şirketleri bağımsız denetime tabidir.</p>
<p>&#8211; Bağımsız denetime tabi olan belediye şirketleri; bağımsız denetçi seçmek, bilanço ve gelir tablosunu Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardına göre düzenlemek ve ayrıca internet sitesi açmakla yükümlüdür.</p>
<p>&#8211; Bağımsız denetime tabi olduğu halde bu denetimi yaptırmayan belediye şirketlerinin finansal tabloları ve yönetim organı yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir. Dolayısıyla, söz konusu tablo ve raporlara istinaden genel kurulca herhangi bir karar alınamaz, alınsa dahi bu kararlar hükümsüz olur.</p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-bagimsiz-denetime-tabi-midir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/denetim.jpg" length="28664" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketi Çalışanları Kamu Görevlisi Gibi Cezalandırılabilir mi?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketi-calisanlari-kamu-gorevlisi-gibi-cezalandirilabilir-mi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketi-calisanlari-kamu-gorevlisi-gibi-cezalandirilabilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 May 2022 11:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kamu görevlisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[memur]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketi-calisanlari-kamu-gorevlisi-gibi-cezalandirilabilir-mi/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye şirketlerinde çalışan personel ve bu şirketlerin yöneticileri, sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilen suçlardan yargılanabilir mi ve bu suçlardan ceza alabilir mi? Türk Ceza Kanununda bazı suçlar kamu görevlilerine özgülenmiştir. Bu suçlar, örnek olarak; zimmet, rüşvet, irtikâp, görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırların açıklanması şeklinde sıralanabilir. Uygulamada anılan suçlar, memur suçları olarak adlandırılmaktadır. Belirtmek gerekir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye şirketlerinde çalışan <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/personel" class="tag-link" title="Son dakika personel haberleri">personel</a> ve bu şirketlerin yöneticileri, sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilen suçlardan yargılanabilir mi ve bu suçlardan ceza alabilir mi?</p>
<p>Türk Ceza Kanununda bazı suçlar kamu görevlilerine özgülenmiştir. Bu suçlar, örnek olarak; zimmet, rüşvet, irtikâp, görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırların açıklanması şeklinde sıralanabilir. Uygulamada anılan suçlar, <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/memur" class="tag-link" title="Son dakika memur haberleri">memur</a> suçları olarak adlandırılmaktadır. Belirtmek gerekir ki, kamu görevlileri için öngörülen suçlarda, hem ceza miktarı yüksek tutulmuş, hem de birçok göreve atanabilmek ya da seçilebilmek için bu suçların bazılarından hüküm giymemiş olmak şartı aranmıştır.</p>
<p>Bu arada, Ceza Kanunu uygulamasında “devlet memuru” ile “kamu görevlisi” terimleri birbirinden farklı kavramlardır. Her devlet memuru aynı zamanda kamu görevlisidir; ancak her kamu görevlisi devlet memuru olmayabilir.</p>
<p>Peki, yukarıda sayılan suçlardan kimler cezalandırılabilir?</p>
<p>Zimmet, irtikâp, görevi kötüye kullanma gibi suçlardan dolayı bir kimseye ceza verilebilmesi için failin, ya Ceza Kanununda yer alan kamu görevlisi tanımı içinde yer alması ya da kanunla kamu görevlisi gibi cezalandırılan kişilerden olması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Ceza Kanunu Uygulamasında <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/belediye-sirketi" class="tag-link" title="Son dakika belediye şirketi haberleri">Belediye Şirketi</a> Personeli Kamu Görevlisi midir?</strong></p>
<p>Türk Ceza Kanununda kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Ceza hukuku bakımından, bir kimsenin kamu görevlisi olarak kabul edilebilmesi için bu kişinin çalıştığı kuruluşun kamusal faaliyet yürütmesi gerekmektedir. Kamusal faaliyet esasen, Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir.</p>
<p>KİT’lerden farklı olarak belediye şirketleri, kanunla değil, kanunun verdiği yetkiye istinaden kurulmaktadır. Dolayısıyla, bu şirketler için özel bir  <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/kanun" class="tag-link" title="Tüm kanun haberleri" target="_blank">kanun</a> bulunmamaktadır. Belediye Kanununda belediye şirketlerinin ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre kurulacağı öngörülmüştür. İlgili mevzuattan kastedilen ise Türk Ticaret Kanunudur.</p>
<p>Bu halde, belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları şirketlere, kamu tüzel kişiliği kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi, kamusal yetki ve ayrıcalıklar da tanınmamıştır. Dolayısıyla, söz konusu şirketler, kamu tüzel kişisi ya da kamu kurum veya kuruluşu olarak kabul edilemezler.</p>
<p>Belediye şirketlerinin sermayesinin %50’sinden fazlasına veya tamamına belediyelerin sahip olması veya yönetimlerinde belediye başkanı, meclis üyesi yahut belediyede görev yapan devlet memurlarının yer alması bu şirketlerin niteliğini değiştirmez. Ayrıca belirtmek gerekir ki, belediye şirketlerinde çalışanlar iş mevzuatı hükümlerine tabidir. Her ne kadar belediye şirketleri, belediyelerin görev ve hizmet alanlarında çalışmaktaysa da bu durum, anılan şirketlerin kamusal faaliyet yürüttükleri anlamına gelmez ve tacir sıfatına sahip özel hukuk hükümlerine tabi olma gerçeğini değiştirmez.</p>
<p>Dolayısıyla, belediye şirketlerinin yöneticileri ve çalışanları, ifa ettikleri görev dolayısıyla Türk Ceza Kanunu uygulamasında kamu görevlisi olarak kabul edilemezler.</p>
<p>Ancak ifade edelim ki, eski TCK’nın yürürlükte olduğu dönemde Yüksek Yargının verdiği farklı birkaç karar mevcuttur. Bununla birlikte, kamu görevlisi tanımının yeni TCK’da yeniden yapılmasına bağlı olarak yargısal değerlendirmeler de değişecektir.</p>
<p><strong>Belediye Şirketi Çalışanları Kamu Görevlisi Gibi Cezalandırılabilir mi?</strong></p>
<p>Bazı kurum ve kuruluş yöneticileri ve personeli, kamu görevlisi olmamakla birlikte, ilgili kanunlarında kamu görevlileri gibi cezalandırılması öngörülmüştür. Kamu görevlisi gibi cezalandırılma, ceza uygulamasında kamu görevlisi sayılmayan, bağlı olduğu özel kanundaki hüküm nedeniyle, ancak o kanunda gösterilen sınırlar içinde kalan eylemlerin Ceza Kanunundaki kamu görevlilerine özgü suçlardan cezalandırılmasıdır.</p>
<p>Örneğin, kooperatiflerde yönetim kurulu üyeleri ve personeli, suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları ile defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Aynı durum, ticaret ve sanayi odaları ile esnaf ve sanatkâr odalarının organ üyeleri ve personeli için de geçerlidir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.</p>
<p>O halde, bir kimsenin, ceza uygulamasında kamu görevlisi sayılması veya kamu görevlisi gibi cezalandırılması için öncelikle bu hususta bir kanuni düzenlemenin bulunması şarttır. Konu, belediye şirketleri açısından ele alındığında ise herhangi bir kanunda belediye şirketlerinin yöneticisi ve personelinin kamu görevlisi gibi cezalandırılması öngörülmemiştir.</p>
<p>Dolayısıyla, bu şirketlerin çalışanlarının Ceza Kanununda yer alan zimmet, irtikâp, görevi kötüye kullanma gibi kamu görevlilerine özgü suçlardan dolayı yargılanmaları ve cezalandırılmaları mümkün değildir. Bu durumun tek istisnası ise rüşvet suçudur. Zira TCK’nın 252. maddesinin sekizinci fıkrasında, rüşvet suçunun kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. Buna bağlı olarak, bir kamu kurumu olan belediyelerin kurduğu ya da sonradan ortak olduğu şirketlerde de rüşvet suçu işlenebilir.</p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; Belediye şirketleri, özel hukuk hükümlerine tabi sermaye şirketleridir. Bu şirketler, kamu tüzel kişiliğine sahip değildir ve kamu kurumu olarak nitelendirilemez.</p>
<p>&#8211; Belediye şirketlerinin faaliyetleri, kamusal faaliyet olarak kabul edilmediğinden, söz konusu şirketlerin yöneticileri ve çalışanları, ifa ettikleri görev dolayısıyla Türk Ceza Kanunu uygulamasında kamu görevlisi değildir.</p>
<p>&#8211; Herhangi bir kanuni düzenlemede, belediye şirketlerinin yönetici ve personelinin kamu görevlisi gibi cezalandırılması öngörülmediğinden bu kişiler, Ceza Kanununda yer alan zimmet, irtikâp, görevi kötüye kullanma gibi kamu görevlilerine özgü suçlardan cezalandırılamaz. Ancak, bunların belediye şirketiyle ilgili bir suç işlemesi halinde cezalandırma <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Tüm Genel haberleri" target="_blank">genel</a></a> hükümlere (herkesin tabi olduğu kurallara) göre yapılır.</p>
<p>&#8211; Söz konusu uygulamanın tek istisnası, Ceza Kanununda yer alan özel hüküm gereğince rüşvet suçudur. Dolayısıyla, belediye şirketlerinin çalışanları, rüşvet alan olarak bu suçtan yargılanabilir ve ceza alabilir.</p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketi-calisanlari-kamu-gorevlisi-gibi-cezalandirilabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/soru-1-2.jpg" length="21855" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketleri Basiretli Bir Tacir Gibi Davranmakla Yükümlüdür! </title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-basiretli-bir-tacir-gibi-davranmakla-yukumludur/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-basiretli-bir-tacir-gibi-davranmakla-yukumludur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sinan Gürhan ALSANÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 May 2022 08:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevzuat]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketleri-basiretli-bir-tacir-gibi-davranmakla-yukumludur/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye Kanununa göre belediyeler, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabilmektedir. Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Özel hukuk hükümlerine tabi olmaları nedeniyle, Türk Ticaret Kanununda anonim ve limited şirketler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye Kanununa göre belediyeler, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabilmektedir. Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir.</p>
<p>Özel hukuk hükümlerine tabi olmaları nedeniyle, Türk Ticaret Kanununda anonim ve limited şirketler hakkında öngörülen tüm yükümlülükler belediye şirketleri için de geçerlidir. Bu kapsamda, belediye şirketleri, diğer sermaye şirketleri gibi basiretli bir tacir (iş adamı) gibi hareket etmek zorundadır.</p>
<p>Peki, şirketlerin basiretli bir tacir gibi davranması ne anlama gelmektedir?</p>
<p>Ticaret Kanununda her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde “basiretli” terimi; gerçeği görebilen, uzağı görebilen, basireti olan, sağgörülü şeklinde açıklanmıştır.</p>
<p>Bu durumda, basiretli tacir gibi hareket, belediye şirketlerinin hem hukuki hem de ticari işlerinde göstermesi gereken dikkat, ihtimam, tedbir ve ölçülü hareketi ifade eder. Dolayısıyla belediye şirketlerinin, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerekir.</p>
<p>O halde, tacir sıfatını haiz olan belediye şirketleri, tüm ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek, işlemlerini ona göre organize etmek ve şirket menfaatlerini her şeyin üzerinde tutmak zorundadır.</p>
<p>Bunun için de belediye şirketlerinin, devamlı olarak yaptığı işlere dair mevzuatı ve ticari hayatın gereklerini tacir olmayanlara göre daha iyi bilmesi ve daha tedbirli davranması gerekir. Ayrıca, söz konusu şirketlerin, ticari faaliyetlerinde piyasanın durumunu ve ekonomik çalkantıları hesaba katması ve yapacağı sözleşmelerin yerine getirilip getirilmeyeceğini önceden dikkate alması beklenir. Görüldüğü üzere, tacirlerden ve dolayısıyla belediye şirketlerinden beklenen özen, tacir olmayanlara nazaran ortalamanın üstündedir.</p>
<p>Yeri gelmişken ifade edelim ki, belediye şirketleri nezdinde Sayıştay tarafından yapılan denetimlerde, en çok eleştirilen hususların başında bu şirketlerin basiretli bir tacir gibi davranmaması gelmektedir.</p>
<p>Belediye şirketleri basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünden kurtulabilir mi?</p>
<p>Belediye şirketlerinin hukuki sorumluluktan kurtulabilmesi, ancak mücbir sebep veya beklenmeyen bir halin mevcudiyetine bağlıdır. Örneğin, bir sözleşmenin yapılması sırasında öngörülmesi mümkün olmayan bir halin daha sonra ortaya çıkması gibi. Bunun için ise belediye şirketinin bütün tedbirleri önceden almasına ve gerekli özen ve gayreti göstermesine rağmen, akdi yükümlülüğün önceden tahmin olunamayan olağanüstü olayların ortaya çıkmış olması sebebiyle yerine getirilemediği ortaya konulmalıdır.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki şirketler, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü bilmediklerini ve iyi niyetli davrandıklarını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Dolayısıyla, kendisinden beklenen özen ve tedbiri göstermeyen belediye şirketlerinin her durumda ortaya çıkan zararı katlanması gerekir.</p>
<p><strong>Güncel <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/yargitay" class="tag-link" title="Son dakika yargıtay haberleri">Yargıtay</a> Kararları Işığında Basiretli Tacir Gibi Davranma Yükümlülüğü</strong></p>
<p>Söz konusu yükümlülüğe ilişkin Yargıtay’ın güncel kararları incelendiğinde Yüksek Mahkeme;</p>
<p> &#8211; Basiretli bir tacir olarak şirketin, ticari defter ve belgelerini işletme merkezinde muhafaza etmesi ve korunması için gerekli tedbirleri alması gerektiği, bu defterlerin mutad olarak bulunması gereken yer dışında tutulması ve muhafaza tedbirlerinin alınmaması halinde kusurlu davranmış olacağına (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2017/3973, K.2019/918),</p>
<p> &#8211; Kablo alım-satımı işiyle de uğraşan şirketin, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği göz önüne alındığında, TSE markalı kabloları kimden satın aldığını ve TSE damgalı olup olmadığını bilebilecek durumda olması gerektiğine (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2018/2488, K.2019/3903),</p>
<p> &#8211; Şirketin davalı bankadan çekin teslimini zamanaşımı süresinin dolmasından önce istediğine dair yazılı belge veya ihtarname örneği ibraz etmediği, bankanın talep edilmeksizin çeki iade yükümlülüğü bulunmadığı, davacı şirketin tacir olup basiretli bir tacir gibi davranmadığı, şirketin kendisinin dikkatsiz ve özensiz davranışının sonuçlarını bankaya yükletemeyeceğine (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2018/1596, K.2019/3468),</p>
<p> &#8211; Davalı yüklenicinin, tacir sıfatıyla basiretli bir iş adamı olarak, iki parseldeki taşınmazı tevhit ederek inşaat yapabilmek için imar planıyla ilgili bir takım işlemlerin yapılması gerekeceğini ve bu durumun inşaat süresini etkileyeceğini önceden bilebilecek durumda olmasına karşın, inşaatı, sözleşme tarihinden itibaren 18 ay içinde bitirip teslim etmeyi kabul ettiği ve ayrıca bu konunun sözleşmede mücbir sebep olarak öngörülmediği, bu itibarla yüklenicinin elinde olmayan nedenlerle inşaatı süresinde bitiremediğine ilişkin savunmasının kabul edilemeyeceğine (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E:1993/4329, K:1994/3777),</p>
<p> &#8211; Yapılan ihalede kendisine gönderilen teklif mektubundaki teknik şartnameyi okuyup kabul ettiğini ve buna uygun hareket edeceğini kabul eden tacirin, basiretli davranmakla yükümlü olmasından dolayı, sonradan ihaleye konu malın üretiminin imkansız olduğunu ileri sürmesinin kabul edilemeyeceğine (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E:2003/7812, K:2003/12369),</p>
<p> &#8211; Kuzey Irak’taki durumun savaş hali, mücbir sebep veya beklenmeyen hal olarak değerlendirilmeyeceği, davacı taşıyanın basiretli bir tacirin göstermesi gerekli özeni <br /> göstererek, iç karışıklıklar, saldırı vb. tehlikelerin sıkça baş gösterdiği ülkelerde, bu türden tehlikelerle ilgili kesin önlemler almalarının zorunlu olduğuna (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2017/3617, K.2019/2297), karar vermiştir.</p>
<p>Söz konusu örnek kararlar doğrudan belediye şirketleri hakkında verilmemiş olsa da, diğer şirketlerle aynı yükümlülüğe tabi olmaları nedeniyle, bahsi geçen kararlar belediye şirketleri için geçerlidir.</p>
<p>Ayrıca, yukarıda verilen kararların neredeyse tamamı 2019 yılı içinde verilen kararlar olup, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne ilişkin Yargıtay tarafından verilen yüzlerce karar olduğunu ve mahkemelerin ticari davalarda bu yükümlülüğü göz önünde bulundurduğunu belirtelim.</p>
<p>Sonuç olarak;</p>
<p>&#8211; Belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaları ve tacir sıfatını taşımaları nedeniyle, ticaretlerine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir (iş adamı) gibi hareket etmekle yükümlüdür.</p>
<p>&#8211; Yüksek Yargının kararları dikkate alındığında belediye şirketlerinin, ticari işlemlerinin icrasında, <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/mevzuat" class="tag-link" title="Son dakika Mevzuat haberleri">mevzuat</a> düzenlemelerini, ekonomik çalkantıları, ticari hayatın icap ve teamüllerini göz önünde bulundurması, vereceği kararlarda tedbirli, sağduyulu, dikkatli, bugünün ve geleceğin koşullarını gerçek ve ölçülü bir şekilde değerlendirmesi gerekir. Aksi takdirde, hukuki ve mali kayıplarla karşı karşıya kalabilir.</p>
<p>&#8211; Şirket yöneticileri de, belediye şirketlerinin basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu hiçbir zaman gözden ırak tutmamalı ve bu doğrultuda görev icra etmelidir. Zira şirket, uğradığı zararların tazmini için yöneticilerin hukuki sorumluluğuna gidebilir.</p>
<p><span style="color: #ffffff;"> Sinan Gürhan Alsanç</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-basiretli-bir-tacir-gibi-davranmakla-yukumludur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/basiretli-tacir.jpeg" length="21314" type="image/jpeg" />	</item>
	</channel>
</rss>
