<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Belediye Şirketleri &#8211; Kamu İşçileri</title>
	<atom:link href="https://kamuiscileri.net/kategori/haber/belediye-sirketleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kamuiscileri.net</link>
	<description>Kamu İşçileri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 Nov 2022 10:31:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/Favicon.png</url>
	<title>Belediye Şirketleri &#8211; Kamu İşçileri</title>
	<link>https://kamuiscileri.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Belediyeler Ortağı Olduğu Şirketlere Kaynak Aktarımı Yapabilir mi?   </title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediyeler-ortagi-oldugu-sirketlere-kaynak-aktarimi-yapabilir-mi-2/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediyeler-ortagi-oldugu-sirketlere-kaynak-aktarimi-yapabilir-mi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2022 10:31:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak aktarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediyeler-ortagi-oldugu-sirketlere-kaynak-aktarimi-yapabilir-mi-2/</guid>

					<description><![CDATA[Belediyeler, kendilerinin sahibi olduğu şirketlere nakdi veya ayni kaynak aktarabilir mi? Mevzuata aykırı olarak kaynak aktarımı yapılması halinde belediye yöneticilerinin karşı karşıya kalabileceği yaptırımlar nelerdir?

]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere şirket kurma yetkisi tanımıştır. Bu kapsamda, belediyeler, kendilerine verilen görev ve <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/hizmet" class="tag-link" title="Son dakika hizmet haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/hizmet" class="tag-link" title="Son dakika hizmet haberleri" target="_blank">hizmet</a></a> alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabilmektedir. Bir anonim veya limited şirketin belediye şirketi olarak isimlendirilebilmesi içinse belediyenin sahip olduğu sermaye payının %50’den fazla olması gerekir.</p>
<p><strong>Peki, belediyeler ortağı olduğu şirketlere kaynak aktarımında bulunabilir mi?</strong></p>
<p>Hemen belirtelim ki, belediye şirketlerinin kuruluşunda ve sermaye artırımında belediyeler, nakdi veya ayni olarak kaynak aktarımı yapabilirler. Ancak, bu aktarımlar sınırsız ve kuralsız bir şekilde yapılamaz. Mevzuatta bu yetkinin kullanım esasları sıkı esaslara bağlanmıştır.</p>
<p>Buna mukabil belediyeler, kuruluş ve sermaye artırımı dışında belediye şirketlerine “borç verme”, “yardım etme” veya başka bir isim altında karşılıklı ya da karşılıksız kaynak aktarımı yapamazlar. Aksi takdirde, aktarılan kaynaklar kamu zararı olarak değerlendirilir ve Sayıştay denetimleri sonucunda belediye yetkilileri bu zararı tazmin etmek zorunda kalır.</p>
<p>Bu durumda, usulüne uygun olarak belediye şirketlerine belediyeler tarafından ne şekilde kaynak aktarımı yapılabileceği aşağıda açıklanmıştır.</p>
<p><strong>Şirket Kuruluşunda Kaynak Aktarımı</strong></p>
<p>Belediyelerin ortağı olduğu şirketlere kaynak aktarabilmesinin ilk yolu şirket kuruluşunda sermayenin karşılanmasıdır. Belediye şirketleri, anonim ve limited olmak üzere iki şekilde kurulabilir. Söz konusu şirketler birer sermaye şirketi olduğundan sermayeleri de belirlidir ve ana sözleşmede gösterilmesi gerekir. Bu kapsamda, asgari sermaye tutarı; anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde 50.000 TL, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde ise 10.000 TL’dir. Türk Ticaret Kanununda sermaye için asgari tutar öngörülmekle birlikte azami bir sınır getirilmemiştir. Dolayısıyla, belediye şirketlerinin sermaye tutarı, çok daha yüksek, örneğin 1.000.000 TL olarak da belirlenebilir.</p>
<p>Bu çerçevede, şirket kuruluşunda, ana sözleşmede gösterilen sermaye tutarını belediye karşılayabilir. Belediye tarafından aktarılan kaynak nakdi veya ayni olabilir. Nakdi sermaye, bir bankaya kurulmakta olan şirket adına açılacak özel bir hesaba, sadece şirketin kullanabileceği şekilde yatırılır. Taşınır veya taşınmaz gibi ayni sermaye konulması halinde ise ayınlara, şirket   merkezinin   bulunacağı   yerdeki   asliye   ticaret   mahkemesince  atanan bilirkişilerce değer biçilir. Ana sözleşmeye ise ayni sermaye karşılığı olarak mahkeme tarafından onaylanan tutar yazılır.</p>
<p>Belediyelerde şirket kurulmasına karar verme yetkisi belediye meclisine ait olduğundan, şirket kuruluşu kararıyla birlikte sermaye tutarının da ayrıca belirlenmesi gerekir. Belediye meclisince böyle bir karar alınmadıkça, ilgili belediye şirket kurucusu veya ortağı olamayacağı gibi, kurulan şirkete sermaye ödemesinde de bulunamaz.</p>
<p>Son olarak ifade edelim,  eğer ki belediye şirketi tek kişilik olarak kurulmuş ve doğal olarak belediye bu şirketin tek ortağı ise sermayenin tamamı belediye tarafından karşılanır, şirketin birden fazla ortağı varsa belediye, payı oranında sermayeye katılım sağlar.</p>
<p><strong>Sermaye Artımında Kaynak Aktarımı</strong></p>
<p>Belediye şirketleri, zaman zaman finansman ihtiyaçlarını karşılamak, bazı fonları sermayeye dönüştürmek, sermayelerini güçlendirmek, azalan sermayelerini tamamlamak veya belli bir kanuni zorunluluğu yerine getirmek amacıyla sermaye artırımına gidebilirler. Belediye şirketlerinde sermaye artırım usulü, 23 Eylül 2019 tarihinde yayımlanan “Belediye Şirketlerinde Sermaye Artırımı Nasıl Yapılır?” isimli makalemizde açıklanmıştır.</p>
<p>Belediye şirketinin sermaye artırımına gitmesi durumunda artırılan tutar, belediye ve varsa diğer ortaklar tarafından payları oranında karşılanır. Şirket kuruluşunda olduğu gibi sermaye artırımında da belediyeden şirkete kaynak aktarımı yapılır ve bu artırım nakdi veya ayni şekilde olabilir.</p>
<p>Ticaret şirketlerinin amacı, kâr elde edip ortaklarına dağıtmak olmakla birlikte, belediye şirketlerinin amacı esasen diğer şirketlerden farklılık göstermektedir. Bu şirketlerde, sosyal ve toplumsal fayda daha ön plana çıkmaktadır. Buna bağlı olarak da, belediye şirketleri genellikle zarar etmektedir. İşte, zarar eden belediye şirketinin bu açıklarını kapatmak için belediyenin başvurabileceği tek ve meşru yol sermaye artırımı olmaktadır.</p>
<p>Mevzuatta sermaye artırımının tutarına ilişkin bir sınırlama öngörülmemiştir. Dolayısıyla, belediye şirketleri, ihtiyaçları çerçevesinde ve istenilen tutarda sermaye artırımı yapabilir. Ancak, Sayıştay’ın, sürekli zarar eden belediye şirketlerine sermaye artırımı yoluyla belediyelerin kaynak aktarımında bulunmasını, kamu zararı olarak değerlendirmemekle birlikte, eleştiri konusu yaptığını belirtelim.</p>
<p>Öte yandan, belediyenin sermaye artırımını karşılayabilmesi için kuruluşta olduğu gibi belediye meclisinin bu hususta olumlu bir karar alması zorunludur. Belediye meclisinin kararı olmadıkça belediye sermaye artırımına katılamaz ve bahsi geçen işlem ticaret sicili tarafından tescil edilmez. Ancak, sermaye artırımı için belediye meclisinin karar alması zorunlu olmakla birlikte, bu hususta Cumhurbaşkanından izin alınması şart değildir.</p>
<p><strong>Belediyelerin Ortağı Olduğu Şirketlere Borç Verememesi</strong></p>
<p>5393 sayılı Belediye Kanununda belediyelere borç verme yetkisi tanınmamıştır. Dolayısıyla belediyeler, hem hissedarı oldukları şirketlere, hem de diğer üçüncü kişilere borç veremezler. Nitekim Sayıştay Temyiz Kurulunun 30.09.2014 tarihli ve Dosya No:37439, Tutanak No:39453 sayılı kararında,</p>
<p>&#8211;          “5393 sayılı Belediye Kanununun 15/i maddesinde borç almak belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında sayılmış, 18/d maddesinde ise belediyenin bu yetkisini belediye meclisi eliyle kullanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla belediye meclisinin yetkisi borç vermek değil borçlanmaktır.</p>
<p>&#8211;          Bu nedenle; belediye meclisinin, yetkileri arasında yer almayan “borç vermek” konusunda kendisini yetkilendirmesi ya da hiç sahip olmadığı bu yetkiyi meclis kararı ile belediye başkanına devretmesi mevzuata aykırı olduğu gibi aynı zamanda yetki aşımını doğurmaktadır.</p>
<p>&#8211;          Aynı Kanunun 60/f maddesinde ise; “Belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderleri” belediyenin giderleri arasında sayılmış, “şirketlere borç verme” adı altında bütçeden şirketlere para aktarma gibi bir gidere kanun koyucu maddede yer vermemiştir.</p>
<p>&#8211;          Bununla beraber Belediye Kanununun 68. maddesinde, “Belediyenin, görev ve hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla aynı maddede belirtilen usul ve esaslara göre borçlanma yapabileceği ve tahvil ihraç edebileceği” belirtilmiş; ancak Kanunun hiçbir bölümünde ve hiçbir maddesinde “borç verme” başlığı altında borç vermenin usul ve esasları belirtilmemiştir.</p>
<p>&#8211;          Dilekçi, 5393 sayılı Belediye Kanununda ve 5018 sayılı Kanun ve yönetmeliklerinde, belediye şirketlerine borç verilmesini yasaklayan bir hüküm bulunmadığını belirtmişse de, Belediye Kanununun 15. maddesinde belediyelerin yetki ve imtiyazları tahdidi bir şekilde sayılmış olup, bunların dışına çıkılması mümkün değildir.”</p>
<p>denilmektedir.</p>
<p>Söz konusu Sayıştay Temyiz Kurulu kararından hareketle belediyelerin, paylarının tamamına veya bir kısmına sahip olduğu şirketlere borç vermesi mevzuata aykırıdır. Aksi takdirde, belediye yetkilileri hakkında mali ve cezai yaptırımlar gündeme gelebilecektir.</p>
<p><strong>Sonuç Olarak;</strong></p>
<p>&#8211; Belediyeler, ortağı olduğu şirketlere, şirket kuruluşunda sermayenin karşılanması ve sonrasında sermaye artırımı olmak üzere iki durumda kaynak aktarımında bulunabilir.</p>
<p>&#8211; Şirket kuruşu ve sermaye artırımı dışında, belediye bütçesinden belediye şirketlerine borç verme veya yardımda bulunma da dâhil olmak üzere herhangi bir ad altında kaynak aktarımı yapılması mevzuata aykırılık oluşturur.</p>
<p>&#8211; Kanuni düzenlemeler hilafına şirketlere kaynak aktaran belediye yöneticileri ve çalışanları ise mali ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediyeler-ortagi-oldugu-sirketlere-kaynak-aktarimi-yapabilir-mi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/para-21.jpg" length="49793" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>İBB ile Türk-İş ve Hak-İş Arasında Toplu İş Sözleşmesi İmzalandı!</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/ibb-ile-turk-is-ve-hak-is-arasinda-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/ibb-ile-turk-is-ve-hak-is-arasinda-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Nov 2022 12:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sendika Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[2022]]></category>
		<category><![CDATA[aylık]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ibb tis]]></category>
		<category><![CDATA[iş sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/ibb-ile-turk-is-ve-hak-is-arasinda-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi/</guid>

					<description><![CDATA[İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Türk İş Başkanı Ergün Atalay ve Hak İş Başkanı Mahmut Arslan, İBB'de ve iştirak şirketlerinde çalışanlara yönelik toplu iş sözleşmelerini imzaladı. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ konfederasyonları arasında, kurumda ve iştirak şirketlerinde çalışan işçilere yönelik Toplu İş Sözleşmeleri ve ek protokoller imzalandı.</p>
<p>HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan ve TÜRK-İŞ <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/genel" class="tag-link" title="Son dakika Genel haberleri" target="_blank">Genel</a></a> Başkanı Ergün Atalay’la bir araya gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, imza öncesinde yaptığı konuşmada, sosyal adalet kavramı içinde sendikaların önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekti.</p>
<p>İmamoğlu, “Sendikalaşma hareketlerine her zaman çok değer vermişimdir. Eşitsizliklerin ortadan kaldırılması hususunda, kendi içerisindeki özgür ve bağımsız ortamların sağlanmasında, asla taraf olmadan mevcut endüstriyel ilişkilerin en çağdaş bir biçimde yürütülmesi, yöneltilmesi hususunda 8,5 yılı aşkın kamu hizmetinde bulunan bir Belediye Başkanı olarak, çok özenli davranmışımdır. Adil olmaya gayret etmişimdir. Ve hiç kimsenin hakkını, hiçbir kurumun hakkını çiğnetmeden süreç yönetmeye gayret etmişimdir.” dedi.</p>
<p>Sendikalarla birlikte ortak akıl geliştirmeyi ve örnek çözümler üretmeyi önemsediklerinin altını çizen İmamoğlu, “İBB işçilerinin yüzde 92’si, toplu <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/is-sozlesmesi" class="tag-link" title="Son dakika iş sözleşmesi haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/is-sozlesmesi" class="tag-link" title="Son dakika iş sözleşmesi haberleri" target="_blank">iş sözleşmesi</a></a> kapsamında çalışıyor. İBB, çalışma hayatındaki 20 işkolundan 13’ünü bünyesinde barındıran çok büyük bir organizasyon. Bu organizasyonda çalışma ilişkileri, 14 yetkili sendika ve 38 toplu iş sözleşmesiyle yönetiliyor. 3,5 yılda, 39 toplu iş sözleşmesi ve 65 ek protokol, karşılıklı iş birliği içerisinde hayata geçirildi. Bu 39 toplu iş sözleşmesinin 21’i, ilk defa bizim dönemimizde örgütlenen işyerleriyle imzalandı. Tüm çalışanların yüzde 57’ye yakını, ilk defa bizim dönemimizde toplu iş sözleşmesinden yararlanma şansına sahip oldu. <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/2022" class="tag-link" title="Son dakika 2022 haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/2022" class="tag-link" title="Son dakika 2022 haberleri" target="_blank">2022</a></a> yılı içerisinde sendikalarla, yaklaşık 50 bin çalışanı ilgilendiren 13 toplu iş sözleşmesi ve 42 ek protokol imzaladık. Kur artışından ve ülkenin genel ekonomik zorluklarından etkilenen çalışanlara destek olmak için, <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/ucret" class="tag-link" title="Son dakika ücret haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/ucret" class="tag-link" title="Son dakika ücret haberleri" target="_blank">ücret</a></a> yönetimi 6 <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/aylik" class="tag-link" title="Son dakika aylık haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/aylik" class="tag-link" title="Son dakika aylık haberleri" target="_blank">aylık</a></a> artışlar olacak şekilde yeniden düzenlendi. Bu iki konuda da sendikalar ile el sıkışarak ilerlendi ve ek protokoller imzalandı. Doğrudan <a rel="noopener" target="_blank" href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/hizmet" class="tag-link" title="Son dakika hizmet haberleri"> <a href="https://www.kamuiscileri.net/haberleri/hizmet" class="tag-link" title="Son dakika hizmet haberleri" target="_blank">hizmet</a></a> alımı kapsamında çalışan, KHK statüsündeki yaklaşık 40 bin personelin yol ve yemek ücretlerini insani standartlara getirildi. Toplu iş sözleşmesi yetki davası devam eden yaklaşık 15 bin çalışanın da mağdur olmaması için de gereken hassasiyet gösteriliyor.” dedi.</p>
<p>Toplu iş sözleşmesi imzalarının atılmasından önce konuşan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan ise, “Toplantımızın üç ayrı ayağı var. Birincisi; sözleşmesi imzalanamayan, avans uygulaması yapılan iş yerlerimiz. İkincisi; toplu sözleşmeleri geçmişte imzalanmış ama ekonomik yönden sorunları sıkıntılar olduğu için iyileştirme yapılan iş yerlerimiz. Bir de toplu iş sözleşmesi yapılan 47 bin kişi” bilgilerini paylaştı. Hak-İş’in en geniş örgütlendiği kurumun İBB olduğunu belirten Arslan, “Hak-İş olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;ndeki faaliyetlerimizi baştan itibaren denge içerisinde sürdürmeye çalıştık. Sayın Başkan&#8217;la görüştüğümüzde, zaman zaman taleplerimizi de ifade ettiğimizde gördük ki, karşılıklı konuşarak, müzakere ederek, o bizim sihirli sözcüğümüz olan ‘sosyal diyalog’ mekanizmalarını sağlıklı bir şekilde sürdürerek, işleterek bence başarılı olmak mümkün” ifadelerini kullandı.</p>
<p>TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay da konuşmasında, sendikal örgütlenmenin önemine dikkat çekti. Kendilerinin 1,3 milyon resmi üyesi olduğu bilgisini aktaran Atalay, “Bu ülkede örgütlülük, yüzde 14. Şu anda 18 milyon çalışanın olduğu bir ülkede, yüzde 14 örgütlüyüz. 200 bin küsur civarında DİSK’in üyesi var. 700 bin civarında HAK-İŞ&#8217;in üyesi var. İktidarına da muhalefetine de sesleniyorum: Çıkın da topluma deyin ki, ‘Örgütlenin.’ Nereye örgütleniyorsa, örgütlensin. Kime itimat ediyorsa, kime güveniyorsa, oraya gitsin. Çünkü, örgütlük olmadan hiçbir iş olmaz. Çünkü bu ülkede öyle ayrıştık ki, bunun bedelini ben de ödüyorum. Bunun bedelini siz de ödüyorsunuz. Bunun bedelini Sayın Başkan da ödüyor” dedi.</p>
<p>İmzalanan toplu iş sözleşmesi nedeniyle İmamoğlu’na teşekkürlerini sunan Atalay, “Ben burayı aramadan, hiç gelmeden noksansız meseleler halloldu. Ben, bugün buraya imzaya geldim. Arzu ediyorum, inşallah bu her yerde olur. Biz örgütlenmeye kalktığımız zaman, Türkiye&#8217;nin her yerinde hemen bizi kapının önüne koyuyorlar. İstisnalar hariç. Diyorlar ki, ‘Sendika istemiyoruz.’ En büyük firmalar bunu yapıyor. Bunu kurumlar yapıyor, kuruluşlar yapıyor. Bu, sürdürülebilir bir iş değil. Onun için, örgütlenmeyle ilgili siyasete ihtiyacımız var. Bütün partilere ihtiyacımız var. Bu örgütlenmenin önünü açsınlar” ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/ibb-ile-turk-is-ve-hak-is-arasinda-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/ibb-1.jpg" length="39051" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>İstihdam Teşvikleri ve İşverenlere Sağlanan Desteklerin Süresi Cumhurbaşkanı Kararı ile Uzatıldı!</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/istihdam-tesvikleri-ve-isverenlere-saglanan-desteklerin-suresi-cumhurbaskani-karari-ile-uzatildi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/istihdam-tesvikleri-ve-isverenlere-saglanan-desteklerin-suresi-cumhurbaskani-karari-ile-uzatildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2020 06:52:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam teşvik süreleri uzatılması Cumhurbaşkanı Kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/istihdam-tesvikleri-ve-isverenlere-saglanan-desteklerin-suresi-cumhurbaskani-karari-ile-uzatildi/</guid>

					<description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 3 ayrı istihdam teşvikinde süre uzatımına gidildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşverenlere sağlanan çeşitli istihdam teşviklerin uygulama süresi Cumhurbaşkanı Kararı ile uzatıldı.</p>
<p>2 Aralık 2020 tarihli Resmi Gazetede üç ayrı Cumhurbaşkanı Kararı yayınlandı.</p>
<p>Bu kararlar ile 3 ayrı istihdam teşvikinde süre uzatımına gidildi. Buna göre; normalleşme desteğinin süresi 30.06.2021 tarihine, ilave istihdam teşvikinin süresi 2022 sonuna, kadın-genç istihdam olarak bilen istihdam teşvikinin süresi de 31/12/2022 tarihine kadar uzatıldı.</p>
<p>4447 sayılı İşsizlik Kanunu’nun Geçici 10. Maddesi ile genç, kadın ve mesleki eğitim belgesi sahibi kişilere sağlanan prim indirimi teşvik süresi, Cumhurbaşkanı Kararı ile 31/12/2022 tarihine kadar uzatıldı.</p>
<p>Kanun’un Geçici 10. Maddesi şu şekilde:</p>
<p><em>“(1) 31/12/2015 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince işe alınan ve fiilen çalıştırılanların; işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak kaydıyla, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır.</em></p>
<p><em>Bu maddede belirtilen destek unsuru; a) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlardan;</em></p>
<p><em>a) Mesleki yeterlik belgesi sahipleri için kırksekiz ay süreyle, 2) Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler için otuzaltı ay süreyle, 3) (1) ve (2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve niteliklere sahip olmayanlar için yirmidört ay süreyle,</em></p>
<p><em>b) 29 yaşından büyük erkeklerden (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde sayılan belge ve niteliklere sahip olanlar için yirmidört ay süreyle,</em></p>
<p><em>c) (a) ve (b) bentleri kapsamına girenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde ilave olarak altı ay süreyle, ç) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmakta iken, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra mesleki yeterlik belgesi alanlar veya mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi bitirenler için oniki ay süreyle,</em></p>
<p><em>d) 18 yaşından büyüklerden bu fıkranın (a), (b) ve (ç) bentlerine girmeyenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde altı ay süreyle, uygulanır.”</em></p>
<p><strong>Bu teşvik süresinin uzatılmasına ilişkin <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/12/20201202-17.pdf" target="_blank" rel="noopener">Cumhurbaşkanı Kararı</a> ise şöyle:  </strong></p>
<blockquote>
<p><strong>4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Geçici 10 uncu Maddesinin Uygulanma Süresinin 31/12/2022 Tarihine Kadar Uzatılması Hakkında Karar</strong></p>
<p><strong>Karar Sayısı: 3247</strong></p>
<p>02 Aralık 2020 Tarihli Resmi Gazete</p>
<p>Sayı: 31322</p>
<p>4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 10 uncu maddesinin uygulanma süresinin 31/12/2022 tarihine kadar uzatılmasına, 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin onikinci fıkrası gereğince karar verilmiştir.</p>
<p>1 Aralık 2020</p>
<p>Recep Tayyip ERDOĞAN</p>
<p>CUMHURBAŞKANI</p>
</blockquote>
<p> </p>
<p>Yine 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Geçici 19. ve 21. Maddeleriyle sağlanan teşvik süreleri, 31/12/2022 tarihine kadar uzatıldı.</p>
<p><strong>İşte O <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/12/20201202-18.pdf" target="_blank" rel="noopener">Cumhurbaşkanı Kararı</a></strong></p>
<blockquote>
<p><strong>“4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Geçici 19 uncu ve Geçici 21 inci Maddelerinde Yer Alan Bazı Tarihlerin Uzatılması Hakkında Karar</strong></p>
<p><strong>Karar Sayısı: 3248</strong></p>
<p>02 Aralık 2020 Tarihli Resmi Gazete</p>
<p>Sayı: 31322</p>
<p>4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun;</p>
<p>a) Geçici 19 uncu maddesinin birinci ve onuncu fıkralarında yer alan 31/12/2020 tarihlerinin 31/12/2022 tarihine ve ikinci fıkrasında yer alan 2020 yılının 2022 yılına kadar uzatılmasına,</p>
<p>b) Geçici 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan 2020 yılının 2022 yılına kadar ve yedinci fıkrasında yer alan 31/12/2020 tarihinin 31/12/2022 tarihine kadar uzatılmasına,</p>
<p>4447 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin onaltıncı fıkrası ile geçici 21 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince karar verilmiştir.</p>
<p>1 Aralık 2020</p>
<p>Recep Tayyip ERDOĞAN</p>
<p>CUMHURBAŞKANI</p>
<p> </p>
</blockquote>
<p> </p>
<p><strong>İstihdam teşvik sürelerinin uzatılmasına ilişkin diğer <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/12/20201202-16.pdf" target="_blank" rel="noopener">Cumhurbaşkanı Kararı</a> ise şu şekilde:</strong></p>
<blockquote>
<p><strong>“4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Geçici 26 ncı Maddesinin Birinci Fıkrasında Yer Alan Üç Aylık Sürenin Altı Aya ve 31/12/2020 Tarihinin 30/6/2021 Tarihine Kadar Uzatılması Hakkında Karar</strong></p>
<p><strong>Karar Sayısı: 3246</strong></p>
<p>02 Aralık 2020 Tarihli Resmi Gazete</p>
<p>Sayı: 31322</p>
<p>4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan üç aylık sürenin altı aya ve 31/12/2020 tarihinin 30/6/2021 tarihine kadar uzatılmasına, 4447 sayılı Kanunun geçici 26 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince karar verilmiştir.</p>
<p>1 Aralık 2020</p>
<p>Recep Tayyip ERDOĞAN</p>
<p>CUMHURBAŞKANI</p>
</blockquote>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/istihdam-tesvikleri-ve-isverenlere-saglanan-desteklerin-suresi-cumhurbaskani-karari-ile-uzatildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/14665-0.jpg" length="39008" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>KVKK’dan Şirketlere Çok Önemli Uyarı! VERBİS Kaydı İçin Son 30 Günlük Süre Başladı!</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/kvkkdan-sirketlere-cok-onemli-uyari-verbis-kaydi-icin-son-30-gunluk-sure-basladi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/kvkkdan-sirketlere-cok-onemli-uyari-verbis-kaydi-icin-son-30-gunluk-sure-basladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2020 12:49:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[VERBİS kayıt son 30 gün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/kvkkdan-sirketlere-cok-onemli-uyari-verbis-kaydi-icin-son-30-gunluk-sure-basladi/</guid>

					<description><![CDATA[Milyonluk Cezalardan Kaçınmak İçin Son 30 Gün! Yıllık 50’den fazla personel çalıştıran veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’yi geçen şirketlerin VERBİS’e kayıt olmaları için son uyarı! KVKK, bütün şirketlere yazı göndererek 30 gün içinde VERBİS yükümlülüklerinin yerine getirilmesini istedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), VERBİS yükümlüsü olan bütün şirketlere önemli bir uyarı yazısı gönderdi.</p>
<p><strong>KVKK, 02 Kasım 2020 tarihi itibariyle VERBİS sorumlusu tüm şirketlere göndermeye başladığı yazısı ile “son 30 gün” uyarısı yaptı.</strong></p>
<p><strong>Şirketlerin, bu yazıya istinaden 30 gün içinde VERBİS kayıtlarını tamamlanması ve diğer yükümlülüklerin yerine getirmeleri gerekiyor. </strong></p>
<p><strong>Buna göre VERBİS yükümlüsü şirketler, yazının illerine ulaştığı tarihten itibaren en geç 1 ay içerisinde VERBİS kayıtlarını tamamlanmak ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmek zorundalar. </strong></p>
<p><strong>Aksi halde Kanun’un öngördüğü</strong> <strong>36 bin TL ile 1 milyon 802 bin 640 TL’ye varan para cezalarıyla karşılaşabilecekler. </strong></p>
<p><strong>KVKK DAHA ÖNCE DE UYARDI! </strong></p>
<p>Bilindiği üzere KVKK, çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularından 30 Eylül 2020 tarihine kadar VERBİS’e kayıt yükümlülüğünü yerine getirmemiş olanlara bir yazı ile bildirimde bulanacağını resmi internet sitesinde ilan etmişti.</p>
<p>KVKK, son uyarısı ile şirketlerin VERBİS yükümlülüğünü yerine getirmesini istedi.</p>
<p><strong>KVKK’DAN SON UYARI YAZISI!</strong></p>
<blockquote>
<p><strong>Sayın……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… yetkilisi,</strong></p>
<p>Bilindiği üzere 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa göre kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin Veri Sorumluları Siciline kayıt olması gereken tarihler Kişisel Verileri Koruma Kurulunca ilan edilmiştir.</p>
<p>Bununla birlikte, Hazine ve Maliye Bakanlığından elde edilen 2019 yılı verilerine göre yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olduğu görülmesine rağmen henüz Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemine (VERBİS) kayıt başvurusunda bulunmayan veya başvuruda bulunduğu halde VERBİS’e giriş yaparak bildirimini tamamlamayan veri sorumlularının olduğu tespit edilmiştir.</p>
<p>Bu tespite istinaden VERBİS’e kayıt süreleri 01.10.20 tarihi itibariyle dolan veri sorumluları bakımından Kurul tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; VERBİS’e kayıt başvurusunu yapmış olmakla birlikte bildirimini tamamlamamış olan veri sorumlularına elektronik posta aracılığıyla bildirimde bulunulmasına ve Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesi uyarınca ve Kanunun Geçici 1 inci maddesinin Kurula verdiği yetki çerçevesinde ilgili veri sorumlularının VERBİS’e kayıt yükümlülüklerini otuz gün içinde yerine getirmeleri yönünde talimatlandırılmalarına oybirliğiyle karar verilmiş olup bu karar gereği hazırlanan yazı ekte iletilmektedir.</p>
<p>Bilgi edinilmesi ve gereği rica olunur.</p>
<p>Kişisel Verileri Koruma Kurumu</p>
<p> </p>
<p><strong>T.C.</strong></p>
<p><strong>KİŞİSEL VERİ KORUMA KURUMU</strong></p>
<p><strong>Veri Yönetimi Dairesi Başkanlığı</strong></p>
<p><strong>Sayı:</strong> ……..</p>
<p><strong>Konu:</strong> Veri Sorumluları Siciline Kayıt Yükümlülüğü Hakkında</p>
<p> </p>
<p><strong>DAĞITIM YERLERİNE</strong></p>
<p>Bilindiği üzere 07.04.2018 tarihli ve 29677 sayılı Resmi Gazete’de yayımlananarak yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verileri Korunması Kanununun (Kanun) 3 üncü maddesinde veri sorumlusu, <em>“Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişi”</em> olarak, kişisel veri işleme ise  <em>“Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hale getirilmesi sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem”</em> olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Anılan Kanunun 16 ıncı maddesinde, Kurulun gözetiminde , Başkanlık tarafından kamuya açık olarak Veri Sorumluları Sicili (Sicil) tutuluacağı, kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin veri işlemeye başlamadan önce bu Sicile kaydolmak zorunda olduğu, 18 inci maddesinin birinci fıkrası (ç) bendinde Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında 20.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası verileceği ve Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise veri sorumlularının, Kurul tarafından belirlenen ve ilan edilen süre içinde Sicile kayıt yaptırmak zorunda olduğu hükümleri düzenlenmiştir.</p>
<p>Ayrıca 30.12.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelikte ise Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi (VERBİS); <em>“Veri sorumlularının Sicile başvuruda ve Sicile ilişkin diğer işlemlerde kullanacakları, internet üzerinden erişilebilen Başkanlık tarafından oluşturulan ve yönetilen bilişim sistemi”</em> olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Bu doğrultuda Kişisel Verileri Koruma Kurumlu (Kurul) tarafından; yıllık çalışan sayısı, yıllık mali bilanço toplamı, yurtdışında yerleşik olma durumu, kamu kurumu olup olmadığı ve ana faaliyet kapsamında özel nitelikli kişisel veri olup olmadığı gibi bazı kriterler dikkate alınarak veri sorumluları için kayıt yükümlülüğünün başlama ve sona erme tarihleri ilan edilmiş olup 01.10.2018 tarihi itibariyle VERBİS’e kayıtlar başlamıştır.</p>
<p>Kanun ve ikincil mevzuat düzenlemelerinin uygulanması konusunda Kurum internet sayfası olan <a href="http://www.kvkk.gov.tr" target="_blank" rel="noopener">www.kvkk.gov.tr</a> adresinde yayımlanan açıklayıcı nitelikte rehber, broşür, kılavuz ve dokümanlar, Kurulca yayımlanmasına karar verilen Kurul karar özetleri ile Sicile kayıt yükümlülüğünün yerine getirilmesi esnasında veri sorumlularına rehberlik etmek amacıyla hazırlanan VERBİS Kılavuzu, Sorularla VERBİS Dokümanı ve videolarda detaylı bilgiler yer almakta olup gerekmesi halinde Kurumumuz bilgi danışma merkezi olarak hizmet vermekte olan Alo 198 Veri Koruma Hattı aranarak da bilgi alınması mümkündür. Bilindiği üzere 25.06.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 23/06/2020 tarihli ve 2020/482 sayılı Kurul kararında; yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları ile yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için 30.09.2020 tarihine kadar süre verilmesi uygun bulunmuştur.</p>
<p>Bununla birlikte, Başkanlığımızca Hazine ve Maliye Bakanlığından elde edilen 2019 yılı verilerine göre yıllık çalışan sayınızın 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamınızın 25 milyon TL’den çok olduğu görülmesine rağmen VERBİS’e kayıt başvurusunda bulunduğunuz halde VERBİS’e giriş yaparak bildiriminizi tamamlamadığınız tespit edilmiştir.</p>
<p>Bu tespite istinaden Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;</p>
<p>-2019 yılı verilerine göre <em>“yıllık çalışan sayınızın 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamınızın 25 milyon TL’den çok”</em> olma kriterlerini taşıyor iseniz Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeniz gerektiğinin bildirilmesine,</p>
<p>-COVID-19 ile mücadele kapsamında fiili, teknik ya da hukuki imkansızlık nedeniyle bazı veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getiremediği gözönüne alınarak, Geçici 1 inci maddesiyle Kurula verilmiş olan yetki çerçevesinde, Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeniz için bu elektronik postanın tarafınıza gönderildiği andan itibaren otuz gün süre verilmesine,</p>
<p>karar verilmiştir.</p>
<p>Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.</p>
<p> </p>
<p><strong>e-imzalıdır</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Faruk BİLİR</strong></p>
<p><strong>Başkan</strong></p>
</blockquote>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/kvkkdan-sirketlere-cok-onemli-uyari-verbis-kaydi-icin-son-30-gunluk-sure-basladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/14600-0.jpg" length="32876" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>KDV İade Alacağı Yoluyla Sigorta Primlerinin Ödenmesi Durumunda İhalelere Katılımda Borcu Yoktur Yazıları Düzenlenebilir mi?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/kdv-iade-alacagi-yoluyla-sigorta-primlerinin-odenmesi-durumunda-ihalelere-katilimda-borcu-yoktur-yazilari-duzenlenebilir-mi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/kdv-iade-alacagi-yoluyla-sigorta-primlerinin-odenmesi-durumunda-ihalelere-katilimda-borcu-yoktur-yazilari-duzenlenebilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 09:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[SGK borçları ihale borcu yoktur yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/kdv-iade-alacagi-yoluyla-sigorta-primlerinin-odenmesi-durumunda-ihalelere-katilimda-borcu-yoktur-yazilari-duzenlenebilir-mi/</guid>

					<description><![CDATA[KDV İade Alacağı Yoluyla Sigorta Primlerinin Ödenmesi Durumunda İhalelere Katılımda Borcu Yoktur Yazıları Düzenlenebilir mi?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1) Yasal Mevzuatın Ortaya Konulması</strong></p>
<p>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “primlerin ödenmesi” başlıklı 88’inci maddesinin on üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemede;</p>
<p><em>“ Prim borçları katma değer vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenebilir. Bu takdirde katma değer vergisi iade hakkı sahibi kendisinin, mal veya hizmet satın aldığı veya iştirak veya ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin prim borçları için de mahsup talep edebilir. Bu işverenlerin mahsup talebinde bulundukları ayda muaccel olan prim borçlarının birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen onbeş gün içinde mahsup suretiyle ödenmesi halinde, yasal süresi içinde ödendiği kabul edilir. Ancak prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi talebinde bulunulduğu halde, süresinde mahsup edilemeyen veya eksik mahsup edilen prim borçları için birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen günden başlanarak gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır. Kurum, Maliye Bakanlığının uygun görüşü ile bu uygulamadan faydalanacak işverenleri; iştigal konusu, işletme türü ve işletme büyüklüğü itibarıyla belirlemeye ve lehine mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme süresini otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.”</em></p>
<p>Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “sigorta primlerinin ödenme süresi ve erken ödeme” başlıklı 108’inci maddesinin (15) numaralı fıkrasında yapılan düzenlemede;</p>
<p><em>“ (Ek:RG-29/5/2016-29726)</em><em>Prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi durumunda, primin, en geç ödenmesi gereken yasal süre; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı çalıştıran işverenlerden;</em></p>
<p><em>a) Sigortalılara ait ücretleri her ayın 1’i ila sonu arasına ilişkin olarak ödeyen işverenler yönünden, primin ilişkin olduğu ayı takip eden ayın sonu (vade) yerine, 21/8/2013 tarihine kadar vadeyi takip eden 15 inci gün, 21/8/2013 tarihinden itibaren vadeyi takip eden yirminci gün,</em></p>
<p><em>b) Sigortalılara ait ücretlerin her ayın 15’inden, ertesi ayın 14’üne kadarki döneme ilişkin olarak ödendiği işverenler yönünden ise primin ilişkin olduğu dönemi takip eden dönemin sonu (vade) yerine, 21/8/2013 tarihine kadar vadeyi takip eden 15 inci gün, 21/8/2013 tarihinden itibaren vadeyi takip eden yirminci gün, </em><em>olur.</em></p>
<p><em>Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen, bu fıkrada </em><em>belirtilen süre içinde katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi sırasında, mahsup edilen tutarın prim borcunun tamamını karşılamaması durumunda, mahsup edilen kısım yasal süresi içinde ödenmiş sayılır. Buna karşın ödenmemiş kısmı, bu fıkrada belirtilen süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle ödenir. Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen bu fıkrada belirtilen süre geçirildikten sonra katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi halinde ise, söz konusu borçlara, yine bu fıkrada belirtilen süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır.”</em></p>
<p>İşveren Uygulama Tebliği’nin “prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde (Değişik madde: RG-28/11/2013-28835) yapılan düzenlemede;</p>
<p><em>“Prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi durumunda, primin en geç ödenmesi gereken yasal süre; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı çalıştıran işverenlerden; sigortalılara ait ücretleri her ayın 1’i ila sonu arasına ilişkin olarak ödeyen işverenler yönünden, primin ilişkin olduğu ayı takip eden ayın sonu (vade) yerine, vadeyi izleyen yirminci, sigortalılara ait ücretlerin her ayın 15’inden, ertesi ayın 14’üne kadarki döneme ilişkin olarak ödendiği işverenler yönünden ise, primin ilişkin olduğu dönemi takip eden dönemin sonu (vade) yerine, vadeyi takip eden yirminci gün olacaktır.</em></p>
<p><em>Örnek ‒</em><em>Ücretlerin her ayın 1’i ila sonu arasında geçen süreye ilişkin ödendiği özel sektöre ait bir işyerinde çalıştırılan sigortalılara ilişkin bulunan 2014/Nisan ayına ait prim borcunun, katma değer vergisi (KDV) iadesi alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi halinde, KDV iadesi alacağından mahsup talep edilmemiş olması durumunda prim borcu en geç ait olduğu 2014/Nisan ayını takip eden 2014/Mayıs ayı sonuna, diğer bir ifadeyle 31/5/2014 tarihine kadar ödenmesi gerekmekte iken, prim borcunun KDV iadesi alacağından mahsubu suretiyle ödenmesinin talep edilmiş olması nedeniyle söz konusu sigorta primine denk gelecek iade tutarının, ilgili vergi dairesince 20/6/2014 tarihine kadar (bu tarih dahil) Kuruma aktarılması halinde, bahse konu aya ait primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir. Yirminci günün resmi tatile rastlaması ve bu nedenle prim borçlarının yirminci günü takip eden ilk iş günü içinde mahsup edilmesi halinde de yine primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir.</em></p>
<p><em>Örnek ‒</em><em> Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran resmi nitelikteki (B) Kamu Kurumu, 15/1/2014-14/2/2014 döneminde çalıştırmış olduğu sigortalıların primlerini en geç 14/3/2014 tarihine kadar ödemesi gerekmekte iken, prim borcunun KDV iadesi alacağından mahsubu suretiyle ödenmesinin talep edilmiş olması halinde, söz konusu sigorta primine denk gelecek iade tutarının ilgili vergi dairesince 3/4/2014 tarihine kadar (bu tarih dahil) Kuruma aktarılması halinde, bahse konu döneme ait primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir.</em></p>
<p><em>Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen yirmi günlük süre içinde katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi sırasında, mahsup edilen tutarın prim borcunun tamamını karşılamaması durumunda, mahsup edilen kısım yasal süresi içinde ödenmiş sayılacak, buna karşın ödenmemiş kısmı, yirmi günlük süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle ödenecektir.</em></p>
<p><em>Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen yirmi günlük süre geçirildikten sonra katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi halinde ise, söz konusu borçlara, yine yirmi günlük süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacaktır.</em></p>
<p><em>Örnek ‒</em><em> Ücretleri her ayın 1’i ila 30’u arasında ödenen özel sektöre ait bir işyerinde çalıştırılan sigortalılara ilişkin 2014/Mart ayına ait prim borcunun, katma değer vergisi (KDV) iadesi alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi halinde, söz konusu sigorta primine denk gelecek iade tutarının, ilgili vergi dairesince 20/5/2014 tarihine kadar Kuruma aktarılmaması halinde, bahse konu aya ait primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilmeyeceğinden, yasal ödeme süresinin sona erdiği 30/4/2014 tarihini takip eden günden, ödemenin yapıldığı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanacaktır.”</em></p>
<p>Kamu İhale Genel Tebliği’nin “isteklilerden 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasına göre istenecek belgeler” başlıklı 17’nci maddesinin 17.1 fıkrasının (c) bendinde yapılan düzenlemede;</p>
<p>4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde: <em>“Türkiye’nin veya kendi ülkesinin mevzuat hükümleri uyarınca <strong>kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olan</strong>,”</em> isteklilerin ihale dışı bırakılacağı hükme bağlanmıştır.</p>
<p>17.3. fıkrasında yapılan düzenlemede ise, <em>“</em><em>4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin son fıkrasının (c) bendi uygulamasında kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun belirlenmesinde aşağıda belirtilen </em>(17.3.1, 17.3.2, 17.3.3, 17.3.4 kastedilmektedir)<em> hususlar esas alınacaktır.”</em></p>
<p><strong>2) Makale Konusu</strong></p>
<p>Yukarıda yer alan yasal mevzuat ışığında; ihale üzerinde kalan istekli, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair belgeleri <strong>sözleşme imzalanmadan önce </strong>idareye sunması zorunludur. Bu belgelerin, <strong>ihale tarihinde </strong>isteklinin bu durumda olmadığını göstermesi gerekir. İş bu makalemizde, prim borçlarını katma değer iade alacağından mahsubu suretiyle ödeyen isteklileri (işverenlerin) ihalelere katılımlarda ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olup olmayacağına dair hem istekliler açısından hem de idareler açısından SGK uygulaması yukarıda yer verilen mevzuat şablonu yanında SGK Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 18.06.2020 tarihli 2020/20 sayılı işveren işlemleri konulu Genelge bağlamında konu edilecektir.</p>
<p><strong>3) Prim Borçlarının Katma Değer Vergisi İade Alacağından Mahsup Suretiyle Ödenmesi</strong></p>
<p>Prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi durumunda, primin, en geç ödenmesi gereken yasal süre; 4/1-a kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerden;</p>
<p>– Sigortalılara ait ücretleri her ayın 1’i ila sonu arasına ilişkin olarak ödeyen işverenler yönünden, primin ilişkin olduğu ayı takip eden ayın sonu (vade) yerine, 21.8.2013 tarihine kadar vadeyi takip eden 15 inci gün, 21.8.2013 tarihinden itibaren vadeyi takip eden yirminci gün olacaktır.</p>
<p>– Sigortalılara ait ücretlerin her ayın 15’inden, ertesi ayın 14’üne kadarki döneme ilişkin olarak ödendiği işverenler yönünden ise primin ilişkin olduğu dönemi takip eden dönemin sonu (vade) yerine, 21.8.2013 tarihine kadar vadeyi takip eden 15 inci gün, 21.8.2013 tarihinden itibaren vadeyi takip eden yirminci gün olacaktır.</p>
<p>Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen yirmi günlük süre içinde katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi sırasında, mahsup edilen tutarın prim borcunun tamamını karşılamaması durumunda, mahsup edilen kısım yasal süresi içinde ödenmiş sayılacak, buna karşın ödenmemiş kısmı, yirmi günlük süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle ödenecektir.</p>
<p>Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen yirmi günlük süre geçirildikten sonra katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi halinde ise, söz konusu borçlara, yine yirmi günlük süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacaktır.</p>
<p>Mayıs ayına ilişkin prim borçlarının KDV İadesi alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi halinde ödeme süresi Mali Tatile denk geldiğinden son ödemenin süresi Temmuz ayının 27 si olacaktır. Mali tatilin sona erdiği tarihi izleyen yedinci günün hafta sonuna veya resmi tatil gününe denk gelmesi halinde süre ilk is günü sonuna kadar uzayacaktır.15 Nisan -14 Mayıs dönemine ait aylık prim ve hizmet belgesinden/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden kaynaklanan prim borcunun KDV İadesi alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi halinde prim borcunun son ödeme süresi Mali Tatile denk geldiğinden son ödeme süresi Temmuz ayının 27 si olacaktır.</p>
<p>Cari aylara ilişkin prim borçlarında olduğu gibi cari aylara ilişkin damga vergisi borçlarının da KDV iadesinden mahsup suretiyle ödenecek olması halinde, yasal ödeme süresinin sonuna 20 gün ilave edilecektir. Dolayısıyla cari aylara ilişkin prim borçlarını KDV iade alacağından mahsup suretiyle ödemek amacıyla başvuran işverenlere verilecek borç döküm formlarına damga vergisi borçları da kaydedilerek gerekli mahsup işlemleri de bu doğrultuda yapılacaktır.</p>
<p><strong>4) KDV İade Alacağının Prim Borçlarından Mahsubu Yöntemiyle Verilen Borcu Yoktur Belgeleri</strong></p>
<p>Sigorta primi borçlarını KDV iade alacağından mahsup suretiyle ödeyen işverenlerin, sigorta primlerinin yasal ödenmesi gereken sürenin bitiminden itibaren mahsup için geçecek olan ilave 20 günlük süre içinde ihalelere katılmak için Kurumumuzdan borcu olmadığına ilişkin yazı talep etmeleri halinde, KDV iade alacağı mahsubuyla ödenecek olan sigorta primi tutarı henüz Kurum hesaplarına intikal etmemiş olduğundan, kendilerine borcu olmadığına ilişkin belge verilememektedir.</p>
<p>İşverenlerin Kurumumuza olan borçlarını KDV alacağından mahsup yoluyla ödemeleri ve cari ay haricinde borçlarının bulunmaması halinde KDV alacağından yapılacak sigorta primi ödemelerinin vergi dairelerince en geç ayın 20 sinde hesaplarımıza aktarıldığı dikkate alınarak, cari aya ilişkin sigorta primleri için yasal ödeme süresinin bittiği tarihten itibaren takip eden ayın 1″i ila 20″si arasında geçecek süre içinde borcu yoktur yazısı talep eden işverenlerin, iadeyi yapacak ilgili vergi dairesinden/ saymanlıktan alacakları <strong>“mükellef….nın …ayına ait ….tutarındaki sigorta primi borcu tutarı KDV alacağından mahsup suretiyle….tarihinde Kurumunuz hesaplarına aktarılacaktır” </strong>şeklinde düzenlenmiş ıslak imzalı bir yazı ile ünitelerimize müracaat etmeleri ve <strong>“vade tarihinde KDV mahsubuyla ödenecek olan sigorta priminin Kurum hesaplarına intikal etmemesi halinde verilmiş olan borcu yoktur yazısının hükümsüz olacağına dolayısıyla ihale tarihi itibariyle borçlarının olduğunu kabul edeceklerine”</strong> dair taahhütname vermeleri koşulu ile söz konusu süre zarfında kendilerine borcu olmadığına ilişkin yazı verilebilecektir.</p>
<p>Bu kapsamda işveren tarafından aşağıda örneği yer alan ve ekinde ilgili vergi dairesinin yazısı yer alan taahhütname kullanılacaktır.</p>
<blockquote>
<p>TAAHHÜTNAME</p>
<p>Sosyal Güvenlik…………. İl Müdürlüğüne/Merkezine</p>
<p>Müdürlüğünüzde /Merkezinizde ………..sicil numaralı işyeri işvereniyim/işvereniyiz.</p>
<p>Sigorta primlerimizi KDV mahsubuyla ödemekteyim./ödemekteyiz. ……….ihalesi nedeniyle ihale makamı ….verilmek üzere ….tarihi itibariyle borcu yoktur yazısı talep ediyorum/ediyoruz.</p>
<p>KDV mahsubuyla ödenmesi gereken …….ayına ilişkin sigorta primi borcumuzun yasal süresi içinde ödeneceğine dair ilgili vergi dairesinden alınan yazı ekte sunulmuştur.</p>
<p>KDV mahsubuyla ödenmesi gereken …….ayına ilişkin sigorta primi borcumuzun ödenmesi gereken yasal süresi içinde Kurumunuz hesaplarına aktarılmamış olması halinde verilmiş olan borcu yoktur belgesinin hükümsüz olacağını ve ihale tarihi itibariyle borcumuzun olduğunu kabul ediyoruz.</p>
<p>…..tarihi itibariyle Kurumunuza borcumuzun olmadığına ilişkin yazının verilmesini  arz ederim/ederiz.</p>
<p>İmza</p>
<p>Ek 1- Vergi dairesi yazısı</p>
<p> </p>
</blockquote>
<p>Buna istinaden ilgili işverene yine aşağıda örneğine yer verilen “KDV mahsubuyla sigorta primi ödeyenler için verilecek borcu yoktur belgesi” konulu yazı SGK tarafından verilecektir.</p>
<p> </p>
<blockquote>
<p>Sayı           :</p>
<p>Konu  : KDV mahsubuyla sigorta primi ödeyenler için verilecek borcu yoktur belgesi</p>
<p>………………………………………….</p>
<p>………………………………………….</p>
<p>……..</p>
<p> </p>
<p>İlgi: …..tarihli ve ……sayılı dilekçeniz.</p>
<p>İlgide kayıtlı dilekçeniz üzerine Türkiye genelinde yapılan araştırmada, KDV mahsubuyla ödenecek olan ………….ayına ait sigorta primi tutarı olan …….TL  hariç Kurumumuza ………….. tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunuzun bulunmadığı tespit edilmiştir.</p>
<p>KDV mahsubuyla ödenecek olan …..ayına ait sigorta priminin …..tarihinde hesaplarımıza aktarılacağına ilişkin …..vergi dairesinden alınan  yazıya istinaden iş bu yazı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10’uncu maddesi hükmüne istinaden ihalelere katılmak amacıyla düzenlenmiş olup, ilişiksizlik belgesi niteliğinde bulunmamakta ve …./…/……..tarihine kadar hüküm ifade etmektedir.</p>
<p>KDV mahsubuyla ilgili vergi dairesince ödenecek olan sigorta primi borcunun yasal süresi olan ……..tarihinde hesaplarımıza aktarılmaması durumunda,  verilmiş olan bu yazı geçersiz olacak ve borcu yoktur belgesinde belirtilen  tarih itibariyle Kurumumuza borcunuzun  olduğu şeklinde işlem yapılacaktır.</p>
<p>Bilgi edinilmesini rica ederim.</p>
<p>Sosyal Güvenlik İl/Merkez Yetkilisi</p>
<p> </p>
</blockquote>
<p>KDV mahsubu amacıyla gelen paranın işverenin borcundan fazla olması halinde artan tutar öncelikli olarak 5510 sayılı Kanunun 88’inci maddesinin on altıncı fıkrası hükmüne istinaden Kuruma olan borçlarına mahsup edilecek Kuruma olan borçlarına mahsubundan sonra artan tutar olması halinde ise Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine iade yapılacaktır.</p>
<p>Bu Makalenin PDF formatı için <a href="#haber-etiketleri">tıklayınız </a></p>
<p> </p>
<p><strong>YASAL UYARI<br />
</strong>Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.<br />
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.&#8217;ye aittir.<br />
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/kdv-iade-alacagi-yoluyla-sigorta-primlerinin-odenmesi-durumunda-ihalelere-katilimda-borcu-yoktur-yazilari-duzenlenebilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/14474-0.jpg" length="56293" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye ve Bağlı Kuruluşların Prim Borçları Ertelendi!</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-ve-bagli-kuruluslarin-prim-borclari-ertelendi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-ve-bagli-kuruluslarin-prim-borclari-ertelendi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2020 10:43:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[belediye ve belediye şirketlerinin prim borçları ertelendi mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-ve-bagli-kuruluslarin-prim-borclari-ertelendi/</guid>

					<description><![CDATA[SGK, belediye ve bağlı kuruluşların borçlarının ertelemesine ilişkin bir Genel Yazı yayınladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>COVİD 19 salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında belediye ve bağlı kuruluşların Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan prim borçları ertelendi.</p>
<p>SGK ertelemenin süresine ve kapsamına ilişkin detaylı bir Genel Yazı yayınladı.</p>
<p>SGK’nın erteleme yazış şöyle:</p>
<blockquote>
<p>T.C.<br />
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI<br />
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü</p>
<p>Sayı : 24010506-010.99-E.5603418 22/04/2020</p>
<p>Konu : Belediye ve bağlı kuruluşların prim<br />
borçlarının ertelenmesi</p>
<p>GENEL YAZI</p>
<p>Bilindiği üzere, 17/04/2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin<br />
Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “d) Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarının gelir vergisi tevkifatı beyan ve ödeme süreleri, tüm sosyal sigorta prim ödemeleri ile 3/7/1968 tarihli ve 1053 sayılı Belediye Teşkilâtı Olan Yerleşim Yerlerine İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yaptığı yıllık taksit ödemelerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gerekenler 3 ay ertelenir. Bu süreler, bitiminden itibaren 3 aya kadar Cumhurbaşkanı tarafından uzatılabilir. Bunlar ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilir. Erteleme süresince 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan tarh ve ceza kesme zamanaşımı süreleri işlemez ve zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar.” hükmü yer almaktadır.</p>
<p>Kanun gereği, sadece Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları bu kapsama girmektedir. Bağlı kuruluş; büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri, ilçe belediyeleri<br />
ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz (su ve kanalizasyon, otobüs, ulaştırma ve benzeri hizmetleri yürüten) kuruluşları ifade etmektedir.</p>
<p>Buna göre, 7244 sayılı Kanunun birinci maddesinin yürürlüğe girdiği 17/4/2020 tarihinden itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gereken sigorta primleri 3 ay<br />
erteleneceğinden;</p>
<p>1-) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalıştıran Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarının;<br />
a-) Ayın 1’i ila 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalıları bakımından;</p>
<p>-2020/Mart ayına ait sigorta primlerinin üç eşit taksitte olmak üzere 1 inci taksitinin son ödeme süresinin 4/8/2020 tarihine (31/7/2020 ila 3/8/2020 tarihlerinin Kurban Bayramına<br />
denk gelmesi nedeniyle), 2 nci taksitinin son ödeme süresinin 31/8/2020 tarihine, 3 üncü taksitinin son ödeme süresinin 30/9/2020 tarihine,</p>
<p>-2020/Nisan ayına ait sigorta primlerinin üç eşit taksitte olmak üzere, 1 inci taksitin son ödeme süresinin 31/8/2020 tarihine, 2 nci taksitinin son ödeme süresinin 30/9/2020 tarihine, 3 üncü taksitinin son ödeme süresinin 2/11/2020 tarihine (31 Ekim 2020 ve 1/11/2020 tarihlerinin hafta sonu tatiline denk gelmesi nedeniyle),</p>
<p>-2020/Mayıs ayına ait sigorta primlerinin üç eşit taksitte olmak üzere, 1 inci taksitin son ödeme süresinin 30/9/2020 tarihine, 2 nci taksitinin son ödeme süresinin 2/11/2020<br />
tarihine (31 Ekim 2020 ve 1/11/2020 tarihlerinin hafta sonu tatiline denk gelmesi) , 3 üncü taksitinin son ödeme süresinin 30/11/2020 tarihine,</p>
<p>b-) Ayın 15’i ila müteakip ayın 14’ü arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalıları bakımından;</p>
<p>-15 Mart -14 Nisan dönemine ait sigorta primlerinin üç eşit taksitte olmak üzere 1 inci taksitinin son ödeme süresinin 14/8/2020 tarihine, 2 nci taksitinin son ödeme süresinin<br />
14/9/2020 tarihine, 3 üncü taksitinin son ödeme süresinin 14/10/2020 tarihine,</p>
<p>-15 Nisan -14 Mayıs dönemine ait sigorta primlerinin üç eşit taksitte olmak üzere 1 inci taksitinin son ödeme süresinin 14/9/2020 tarihine, 2 nci taksitinin son ödeme süresinin<br />
14/10/2020 tarihine, 3 üncü taksitinin son ödeme süresinin 16/11/2020 tarihine(14,15/11/2020 tarihlerinin hafta sonu tatili olması),</p>
<p>-15 Mayıs -14 Haziran dönemine ait sigorta primlerinin üç eşit taksitte olmak üzere 1 inci taksitinin son ödeme süresinin 14/10/2020 tarihine, 2 nci taksitinin son ödeme süresinin<br />
16/11/2020 tarihine (14,15/11/2020 tarihlerinin hafta sonu tatili olması nedeniyle), 3 üncü taksitinin son ödeme süresinin 14/12/2020 tarihine,</p>
<p>2-) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalıştıran Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarının<br />
kesenek/prim, fiili hizmet süresi zammı primi ve ek karşılık primlerinin ödeme süreleri;</p>
<p>a-) Son ödeme tarihi 17/4/2020 ila 30/4/2020 tarihleri arasına rastlayanlar üç eşit taksit olmak üzere 1 inci taksitinin son ödeme süresi 4/8/2020 tarihine (31/7/2020 ila<br />
3/8/2020 tarihlerinin Kurban Bayramına denk gelmesi nedeniyle), 2 nci taksitinin son ödeme süresi 31/8/2020 tarihine, 3 üncü taksitinin son ödeme süresi 30/9/2020 tarihine,</p>
<p>b-) Son ödeme tarihi 4/5/2020 ila 1/6/2020 tarihleri arasına rastlayanlar üç eşit taksit olmak üzere 1 inci taksitinin son ödeme süresi 31/8/2020 tarihine, 2 nci taksitinin son ödeme süresi 30/9/2020 tarihine, 3 üncü taksitinin son ödeme süresi 2/11/2020 tarihine (31/10/2020 ve 1/11/2020 tarihlerinin hafta sonu tatiline denk gelmesi nedeniyle),</p>
<p>c-) Son ödeme tarihi 1/6/2020 ila 30/6/2020 tarihleri arasına rastlayanlar üç eşit taksit olmak üzere 1 inci taksitinin son ödeme süresi 30/9/2020 tarihine, 2 inci taksitinin son ödeme<br />
süresi 2/11/2020 tarihine (31/10/2020 ve 1/11/2020 tarihlerinin hafta sonu tatiline denk gelmesi nedeniyle), 3 üncü taksitinin son ödeme süresi 30/11/2020 tarihine, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde belirtilen gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaksızın ertelenmiştir.</p>
<p>Bununla birlikte söz konusu aylara/dönemlere ilişkin aylık prim hizmet belgeleri/muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin verilme sürelerinde herhangi bir<br />
erteleme olmadığından, söz konusu belgeler/beyannameler yasal süresi içerisinde verilecektir.</p>
<p>3- Prim ertelemesi yapılan 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılar yönünden 2020/Mart, Nisan ve Mayıs aylarına, 4 üncü maddesinin birinci<br />
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalılar yönünden ise 2020/ Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin geriye dönük olarak prim tahakkukuna neden olacak şekilde aylık prim<br />
hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmesi halinde, bu belge/beyannamelerden kaynaklanan sigorta primleri erteleme kapsamı dışında tutulacaktır.</p>
<p>4-2020/Mart, nisan ve mayıs ayları aylık prim hizmet belgeleri/muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin verilmesiyle tahakkuk edecek damga vergisi tutarları erteleme<br />
kapsamına dahil edilmeyecektir.</p>
<p>5-Ertelenen sigorta prim tutarlarının, bu genel yazıda belirtilen sürelerde ödenmemesi halinde, ödenmeyen her bir taksite denk gelen sigorta prim tutarlarına, son ödeme tarihinden<br />
itibaren 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde belirtilen gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacaktır.</p>
<p>Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.</p>
<p>Savaş ALIÇ<br />
Genel Müdür V.</p>
</blockquote>
<p>SGK Yazısının orjinal formatına ulaşmak için <a href="#haber-etiketleri">tıklayınız  </a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-ve-bagli-kuruluslarin-prim-borclari-ertelendi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/13839-0.jpg" length="40843" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>2020 Yılı İşçilik Hesaplama Modülü Yayında!</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/2020-yili-iscilik-hesaplama-modulu-yayinda/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/2020-yili-iscilik-hesaplama-modulu-yayinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Dec 2019 10:54:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[2020 yılı İşçilik Hesaplama Modülü!]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/2020-yili-iscilik-hesaplama-modulu-yayinda/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye şirketlerinin personel hizmet alımı işleri için, İşçilik Hesaplama Modülü 2020 Güncel versiyonu!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye şirketlerinin personel hizmet alımı işleri için, İşçilik Hesaplama Modülünün 2020 Güncel versiyonu yayınlanmıştır.</p>
<p>Aşağıdaki modüle TIKLAYARAK belediye şirketlerinin personel hizmet alımı işleri için İşçilik Hesaplamalarını yapabilirsiniz!</p>
<p> </p>
<p><a href="https://www.kamuiscileri.net/2020-iscilik-hesaplama"></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/2020-yili-iscilik-hesaplama-modulu-yayinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/13227-0.jpg" length="45820" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketleri Açısından VERBİS’e Kayıt ve KVKK Yükümlülükleri Nelerdir?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-acisindan-verbise-kayit-ve-kvkk-yukumlulukleri-nelerdir/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-acisindan-verbise-kayit-ve-kvkk-yukumlulukleri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2019 10:43:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Şirketlerinin Yükümlülükleri Nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu İşçileri]]></category>
		<category><![CDATA[VERBİS’e Kayıt Yükümlülüğü Ne Zaman Başlayacaktır?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketleri-acisindan-verbise-kayit-ve-kvkk-yukumlulukleri-nelerdir/</guid>

					<description><![CDATA[Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Hangi Yükümlülükleri Getirmektedir? VERBİS’e Kayıt Yükümlülüğü Ne Zaman Başlayacaktır? Belediye Şirketlerinin Yükümlülükleri Nelerdir?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GİRİŞ</strong></p>
<p>Bilindiği gibi, 7 Nisan 2016 tarih ve 29677 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile yaş, cinsiyet, medeni hal, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası gibi kişisel verilerin işlenmesi, kullanımı ve korunmasıyla ilgili yeni bir döneme girilmiştir. Hazırlık aşaması, toplumsal farkındalık ve kurumların intibakı açısından öngörülen geçiş süreci tamamlanmış, gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluk süreci başlamıştır.</p>
<p>6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) amacı, kişisel verilerin işlenme şartlarını, kişisel verilerin işlenmesinde kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmasını ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleriyle uyacakları usul ve esasları belirlemektir. Kişi mahremiyetinin korunması ile veri güvenliğinin sağlanması da bu kapsamdadır.</p>
<p>Yasal düzenleme; kişisel verilerin sınırsız biçimde ve gelişi güzel toplanmasını, yetkisiz kişilerin erişimine açılmasını, ifşasını, amaç dışı ya da kötüye kullanımını engelleyebilmek için hayata geçirilmiştir.</p>
<p>Bu Makale&#8217;nin PDF formatına ulaşmak için <a href="#haber-etiketleri">tıklayınız</a></p>
<p><strong>KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU KİMLERİ KAPSAMAKTADIR?</strong></p>
<p>Kanun, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır. Bu doğrultuda, özel sektörde faaliyet gösteren kuruluşlar ile kamu kurum ve kuruluşları bakımından bir ayrım yapılmamıştır. Öngörülen usul ve esasların tüm kurum ve kuruluşlar açısından uygulanması benimsenmiştir. Kanunda verisi işlenen gerçek kişilerden bahsedildiği için hak ehliyetine sahip olan herkes Kanun kapsamındadır.</p>
<p>Dolayısıyla 6698 sayılı Kanun, şirketlere ve kamu kurumlarına önemli sorumluluklar yüklemektedir.</p>
<p>Kanun özetle; kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve yöntemlerini belirleyen veri sorumlularının tespitini ve bu veri sorumlularının Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemine (VERBİS) kaydolmasını zorunlu kılmaktadır. Böylece kişisel verileri toplayan ve işleyen kişi ve kurumların kayıt altına alınmasını ve gerektiğinde hesap verebilir olmalarını hedeflemektedir.</p>
<p>6698 sayılı KVKK ile pek çok yeni kavram ve tanım mevzuatımıza girmiştir. Öncelikle bunlara sırayla bakmak gerekmektedir.</p>
<p><strong>VERİ SORUMLUSU KİMDİR? </strong></p>
<p>Veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.</p>
<p>Bu kişiler, gerçek kişiler olabileceği gibi, kamu kurumları, şirketler, dernekler veya vakıflar gibi tüzel kişiler de olabilecektir.</p>
<p>Veri sorumlusu, işleme faaliyetinin “neden” ve “nasıl” yapılacağı sorularının cevabını verecek kişidir.</p>
<p>Veri sorumlusunun tespiti için; kişisel verilerin işlenmesi ve işlenme amacı, işlenecek kişisel veri türleri, işlenen kişisel verilerin hangi amaçlarla kullanılacağı, hangi kişilerin kişisel verilerinin işleneceği, kişisel verilerin paylaşılıp paylaşılmayacağı, paylaşılacaksa kimlerle paylaşılacağı, ne kadar süreyle saklanacağı, ilgili kişilerin erişim hakkı ve diğer haklarının uygulanıp uygulanmayacağı gibi hususlara kimin karar verdiği dikkate alınır.</p>
<p>Burada belirtilmesi gereken diğer bir husus ise, eğer veri işleme faaliyeti bir tüzel kişilik tarafından gerçekleştiriliyorsa, <strong>veri sorumlusu tüzel kişinin kendisidir</strong>. Tüzel kişiliğin içerisinde veri işleme faaliyetlerinden sorumlu olan gerçek kişiler Kanunun uygulanması bakımından veri sorumlusu sayılmazlar. Veri sorumlusunun tüzel kişi olması halinde, veri sorumlusu yükümlülüğü ilgili tüzel kişilik üzerinde doğacaktır. Bu yükümlülük tüzel kişiliği temsile yetkili organlar veya kişiler eliyle yerine getirilecektir.</p>
<p>Tüzel kişiliği temsile yetkili olan organ veya kişiler, tüzel kişilik içerisinde tüzel kişiliğin sahip olduğu veri sorumlusu yükümlülüklerini yerine getirmek üzere kişi veya kişileri görevlendirebilirler. Bu görevlendirme tüzel kişiliğin veri sorumlusu yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz ve ilgili gerçek kişilerin de veri sorumlusu olarak tanımlanmasını sağlamaz.</p>
<p><strong>VERİ SORUMLUSU TÜZEL KİŞİLİK MİDİR?</strong></p>
<p>Tüzel kişiler, kişisel verileri işleme konusunda gerçekleştirdiği faaliyetler kapsamında bizatihi kendileri “veri sorumlusu” olup, ilgili düzenlemelerde belirtilen hukuki sorumluluk tüzel kişinin şahsında doğacaktır.</p>
<p>Bu konuda kamu hukuku tüzel kişileri ve özel hukuk tüzel kişileri bakımından bir farklılık gözetilmemiştir.</p>
<p>Bir şirket bünyesinde yer alan birimlerin tüzel kişiliği bulunmadığından, bu birimlerin veri sorumlusu olması mümkün değildir. Bununla birlikte, bir şirketler topluluğunu oluşturan her bir şirket tüzel kişiliğe sahip olduğundan, bu şirketlerin her birinin ayrı veri sorumlusu olması mümkündür.</p>
<p><strong>VERİ İŞLEYEN KİMDİR?</strong></p>
<p>Veri işleyen ise, veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen, veri sorumlusunun organizasyonu dışındaki gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p>Bu kişiler, kişisel verileri kendisine verilen talimatlar çerçevesinde işleyen, veri sorumlusunun kişisel veri işleme sözleşmesi yapmak suretiyle yetkilendirdiği ayrı bir gerçek veya tüzel kişidir.</p>
<p>Veri işleyenin faaliyetleri, veri işlemenin daha çok teknik kısımları ile sınırlıdır. Burada önemli olan, veri işleyenin bu kapsamdaki kişisel veri işleme faaliyetlerini veri sorumlusundan aldığı talimatlar doğrultusunda gerçekleştirmesidir.</p>
<p>Kanunda, kişisel veri işleme faaliyetlerine ilişkin hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesinde veri sorumlusu esas alınmaktadır. Veri sorumlusu, kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir. Veri işleyen ise, veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel veri işleyen gerçek veya tüzel kişidir. Buna göre, veri işleyenin veri sorumlusunun talimatlarını yerine getirdiği açıktır.</p>
<p><strong>VERİ İŞLEYEN İLE VERİ SORUMLUSUNUN FARKI NEDİR?</strong></p>
<p>Herhangi bir gerçek veya tüzel kişi aynı zamanda hem veri sorumlusu, hem de veri işleyen olabilir.</p>
<p>Örneğin, bir muhasebe şirketi kendi personeliyle ilgili tuttuğu verilere ilişkin olarak veri sorumlusu sayılırken, müşterisi olan şirketlere ilişkin tuttuğu veriler bakımından ise veri işleyen olarak kabul edilecektir.</p>
<p>Veri işleyenin faaliyetleri veri işlemenin daha çok teknik kısımları ile sınırlıdır. Kişisel verilerin işlenmesine ilişkin kararların alınması yetkisi ise veri sorumlusuna aittir.</p>
<p>Veri sorumlusu kişisel verilerin işlenme amacını ve yöntemini belirleyen kişidir.</p>
<p>Yani işleme faaliyetinin “neden” ve “nasıl” yapılacağı sorularının cevabını verecek kişidir. Veri sorumlusunun tespiti için aşağıdaki hususlara kimin karar verdiği dikkate alınmalıdır:</p>
<ul>
<li>Kişisel verilerin toplanması ve toplama yöntemi,</li>
<li>Toplanacak kişisel veri türleri,</li>
<li>Toplanan verilerin hangi amaçlarla kullanılacağı,</li>
<li>Hangi bireylerin kişisel verilerinin toplanacağı,</li>
<li>Toplanan verilerin paylaşılıp paylaşılmayacağı, paylaşılacaksa kiminle paylaşılacağı,</li>
<li>Verilerin ne kadar süreyle saklanacağı.</li>
</ul>
<p>Bununla birlikte veri sorumlusu, yapacağı kişisel “veri işleme sözleşmesi” ile aşağıda örnek olarak belirtilen hususlarda karar verme yetkisini veri işleyene bırakabilir:</p>
<ul>
<li>Kişisel verilerin toplanması için hangi bilgi teknolojileri sistemlerinin veya diğer metotların kullanılacağı,</li>
<li>Kişisel verilerin hangi yöntemle saklanacağı,</li>
<li>Kişisel verilerin korunması için alınacak güvenlik önlemlerinin detayları,</li>
<li>Kişisel verilerin aktarımının hangi yöntemle yapılacağı,</li>
<li>Kişisel verilerin saklanmasına ilişkin sürelerin doğru uygulanabilmesi için kullanılacak metot,</li>
<li>Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi ve anonim hale getirilmesi yöntemleri.</li>
</ul>
<p>Vurgulamak gerekirse; veri sorumlusu ifadesiyle, bir şirket içerisinde veri işleme faaliyetlerinden sorumlu bir kimse <strong>kastedilmemektedir.</strong> <strong>Veri sorumlusu bizatihi tüzel kişiliğin kendisidir.</strong></p>
<p><strong>KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİNDE HANGİ HUSUSLARA DİKKAT EDİLMELİDİR? </strong></p>
<p>Kişisel verilerin işlenmesinde genel ilkeler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma,</li>
<li>Doğru ve gerektiğinde güncel olma,</li>
<li>Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme</li>
<li>İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma,</li>
<li>İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme.</li>
</ul>
<p><strong>VERİ SORUMLUSUNUN YÜKÜMLÜLÜĞÜ NELERDİR?</strong></p>
<p>Veri sorumlusu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini ve verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemekle görevlidir. Yine verilerin muhafazasını sağlamak için uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür.</p>
<p>Ayrıca, veri sorumlusu, kurum ve kuruluşunda, Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak ve yaptırmak zorundadır. Veri sorumluları öğrendikleri kişisel verileri Kanun hükümlerine aykırı olarak başkalarına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülükleri görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.</p>
<p>Öte yandan, veri sorumluları için düzenlenen sır saklama yükümlülüğü Kanunda ile veri işleyenler için de getirilmiştir. Veri sorumlusunun bir diğer yükümlülüğü ise, işlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi halinde de veri sorumlusunun bu durumu Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bildirme yükümlülüğüdür. Kurul, gerekmesi halinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yolla ilan eder.</p>
<p><strong>6698 sayılı KVKK’nın getirdiği en önemli yükümlülüklerden biri de kişisel veriyi işleyenlerin, veriyi işlemeden önce Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’ne (VERBİS) kaydolmasıdır. </strong></p>
<p><strong>VERBİS NEDİR?</strong></p>
<p>Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi (VERBİS), veri sorumlularının kaydedildiği, Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun gözetiminde Başkanlık tarafından kamuya açık olarak tutulan sicildir.</p>
<p>Bir diğer ifade ile veri sorumlularının kayıt olmak zorunda oldukları ve veri işleme faaliyetleri ile ilgili bilgileri beyan ettikleri bir kayıt sistemidir.</p>
<p>Kanun, veri sorumlularının Kurulun gözetiminde Başkanlık tarafından tutulacak Veri Sorumluları Siciline kaydolmalarını zorunlu kılmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler, veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline kaydolmak zorundadır.</p>
<p>Veri sorumlularının kimler olduğunun kamuya açıklanması ve bu yöntemle kişisel verilerin korunması hakkının daha etkin şekilde kullanılması hedeflenmektedir.</p>
<p>Sicile ilişkin usul ve esaslar ise Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelikte belirlenmiştir.</p>
<p>Veri Sorumluları Sicili, Kanun kapsamında kamuya açık olarak tutulmak zorundadır. Kamuya açıklık kavramı, isteyen kişinin sicil üzerinde inceleme yapabilmesi anlamına gelmektedir. Kamuya açıklık ilkesi, kişisel verilerin korunması açısından önemlidir. Zira veri sorumlularının kamu tarafından bilinebilir olması, ilgili kişilerin hak ihlallerine karşı daha etkili şekilde mücadele etmesine imkân verecektir.</p>
<p><strong>Kural olarak, tüm veri sorumlularının Veri Sorumluları Siciline kaydolmaları gerekmektedir. </strong></p>
<p>Söz konusu kayıt işleminin, veri işleme faaliyetlerine başlamadan önce tamamlanması gerekir. Bununla birlikte, Kanunun 28. maddesinin 2. fıkrasında sayılan hallerde, Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünü düzenleyen 16. madde hükümleri uygulanmayacaktır. Ayrıca Kurula, Sicile kayıt zorunluluğuna istisna getirme yetkisi verilmiştir.</p>
<p><strong>VERBİS’E KAYIT NASIL YAPILACAK?</strong></p>
<p>Veri Sorumluları Siciline kayıt olmak için başvuru, aşağıdaki bilgileri içeren bir bildirim ile yapılacaktır. Söz konusu bilgiler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Veri sorumlusu ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgileri,</li>
<li>Kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği,</li>
<li>Veri konusu kişi grubu ve grupları ile bu kişilere ait veri kategorileri hakkındaki açıklamalar,</li>
<li>Kişisel verilerin aktarılabileceği alıcı veya alıcı grupları,</li>
<li>Yabancı ülkelere aktarımı öngörülen kişisel veriler,</li>
<li>Kişisel veri güvenliğine ilişkin alınan tedbirler,</li>
<li>Kişisel verilerin işlendikleri amaç için gerekli olan azami süre.</li>
</ul>
<p>Yukarıda listelenen bilgilerde herhangi bir değişiklik olması halinde, söz konusu değişikliklerin derhal Kuruma bildirilmesi gerekmektedir. Böylelikle, Sicilin güncelliğinin sağlanması hedeflenmiştir.</p>
<p><strong>VERBİS’e kayıt bu link üzerinden gerçekleştirilecektir: </strong><a href="https://verbis.kvkk.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://verbis.kvkk.gov.tr/</strong></a></p>
<p><strong>VERBİS’E KAYIT NE ZAMANA KADAR YAPILMALIDIR? </strong></p>
<p>Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’ne kayıt olunması gereken tarihi belirleme yetkisi, Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na verilmiştir. Bu çerçevede; <em>“y</em><em>ıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi”</em> veri sorumluların VERBİS’e kayıt olmaları için daha önce 30.09.2019 olarak belirlenen süre, Kurul tarafından 31.12.2019 tarihine kadar uzatılmıştır.</p>
<p>Buna göre VERBİS’e kayıt için son tarihler şöyledir;</p>
<table style=" border-collapse: collapse;"  width="607">
<tbody>
<tr >
<td style="border: 1px solid;"  width="330"><strong>Kişisel Verilerin Korunması Kanunu </strong><strong>Kapsam</strong></td>
<td style="border: 1px solid;"  width="161"><strong>Kayıt Yükümlülüğü Başlangıç Tarihi</strong></td>
<td style="border: 1px solid;"  width="116"><strong>Kayıt İçin Son Tarih</strong></td>
</tr>
<tr >
<td style="border: 1px solid;"  width="330">Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 Milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları</td>
<td style="border: 1px solid;"  width="161">01.10.2018</td>
<td style="border: 1px solid;"  width="116">31.12.2019</td>
</tr>
<tr >
<td style="border: 1px solid;"  width="330">Yurt dışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları</td>
<td style="border: 1px solid;"  width="161">01.10.2018</td>
<td style="border: 1px solid;"  width="116">31.12.2019</td>
</tr>
<tr >
<td style="border: 1px solid;"  width="330">Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 Milyon TL’den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları</td>
<td style="border: 1px solid;"  width="161">01.10.2019</td>
<td style="border: 1px solid;"  width="116">31.03.2020</td>
</tr>
<tr >
<td style="border: 1px solid;"  width="330">Kamu kurum ve kuruluşu veri sorumluları</td>
<td style="border: 1px solid;"  width="161">01.04.2019</td>
<td style="border: 1px solid;"  width="116">30.06.2020</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ NEDİR? </strong></p>
<p>6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 10. maddesi ile veri sorumluları için kişisel verisini işlediği ilgili kişileri aydınlatma yükümlülüğü getirilmiştir. Aydınlatma yükümlülüğü, veri sorumluları için bir yükümlülük olmakla birlikte kişisel verisi işlenen gerçek kişiler için de bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>İşlenen kişisel verilerle ilgili bilgilendirmeyi ifade etmekte olan aydınlatma yükümlülüğü, kişisel veri işlemenin hukuka uygun şekilde yerine getirilmesi için olmazsa olmaz bir şarttır. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilebilmesi için, kişisel verileri işlenen kişiler, asgari olarak Kanunun 10. maddesinde sayılan şartlar hakkında bilgilendirilmelidir. Söz konusu aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilirken Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğe uyulmalıdır.</p>
<p><strong>KVKK’DAKİ YÜKÜMLÜLÜKLERİN İHLALİ DURUMUNDA NASIL BİR CEZA ÖNGÖRÜLÜYOR? </strong></p>
<p>6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 17. Maddesinde şu hüküm yer almaktadır.</p>
<blockquote>
<p><em>“MADDE 17- (1) Kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 135 ila 140 ıncı madde hükümleri uygulanır. (2) Bu Kanunun 7 nci maddesi hükmüne aykırı olarak; kişisel verileri silmeyen veya anonim hâle getirmeyenler 5237 sayılı Kanunun 138 inci maddesine göre cezalandırılır.”  </em></p>
</blockquote>
<p>Aynı Kanun’un 18. Maddesi ise şöyledir:</p>
<blockquote>
<p><em>“MADDE 18- (1) Bu Kanunun; </em></p>
<p><em>a) 10 uncu maddesinde öngörülen aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, </em></p>
<p><em>b) 12 nci maddesinde öngörülen veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında 15.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, </em></p>
<p><em>c) 15 inci maddesi uyarınca Kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeyenler hakkında 25.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, </em></p>
<p><em>ç) 16 ncı maddesinde öngörülen Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında 20.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, idari para cezası verilir. </em></p>
<p><em>(2) Bu maddede öngörülen idari para cezaları veri sorumlusu olan gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanır. </em></p>
<p><em>(3) Birinci fıkrada sayılan eylemlerin kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bünyesinde işlenmesi hâlinde, Kurulun yapacağı bildirim üzerine, ilgili kamu kurum ve kuruluşunda görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında görev yapanlar hakkında disiplin hükümlerine göre işlem yapılır ve sonucu Kurula bildirilir.”</em></p>
</blockquote>
<p><strong>Dolayısıyla </strong><strong>Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu hükümlerine aykırı hareket edenler için oldukça ağır cezalar öngörülmüştür. Bu cezalar, Kanuna aykırı fiile göre 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası olabileceği gibi 5 bin TL’den 1 Milyon TL’ye kadar para cezası verilebilmesi de mümkündür. </strong></p>
<p><strong>VERBİS’E KAYIT İÇİN BELEDİYE ŞİRKETLERİ AÇISINDAN İSTİSNA SÖZ KONUSU MUDUR? </strong></p>
<p>Bilindiği gibi 696 sayılı KHK kapsamında kurulan şirketlerle birlikte belediye şirketlerinin sayısı yaklaşık 900 civarındadır. Büyük çoğunluğu itibariyle yüzde 100’ü belediyeler ait bu şirketlerin hukuki statüsüne ilişkin zaman zaman tartışma yaşansa da Yargıtay içtihatları doğrultusunda özel hukuk tüzel kişiliğine sahip özel şirket statüsünde oldukları kabul edilmektedir.</p>
<p>Dolayısıyla 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun öngördüğü sorumluluklar açısından belediye şirketlerinin, özel şirketlerin tabi olduğu hükümlere tabi olduğunu değerlendiriyoruz. Buna göre çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan belediye şirketlerinin VERBİS’e kayıt yükümlülüğünü, 31.12.2019 tarihine kadar yerine getirmeleri gerekmektedir.</p>
<p><strong>YASAL UYARI</strong><br />
Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.<br />
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.&#8217;ye aittir.<br />
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.</p>
<p><object data='https://kamutech.net/wp-content/uploads/2025/12/Verbis-1645096917.pdf' type='application/pdf' width='100%' height='600px' style='margin-top:20px;'><p>PDF: <a href="https://kamutech.net/wp-content/uploads/2025/12/Verbis-1645096917.pdf" target="_blank" rel="noopener">İndir</a></p></object></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketleri-acisindan-verbise-kayit-ve-kvkk-yukumlulukleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/12937-0.jpg" length="65935" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Personeli ve Yöneticileri Birden Fazla Yerden Huzur Hakkı Alabilir mi?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-personeli-ve-yoneticileri-birden-fazla-yerden-huzur-hakki-alabilir-mi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-personeli-ve-yoneticileri-birden-fazla-yerden-huzur-hakki-alabilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 06:10:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[birden fazla huzur hakkı alınabilir mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kimler belediye şirketlerinden huzur hakkı alabilir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-personeli-ve-yoneticileri-birden-fazla-yerden-huzur-hakki-alabilir-mi/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye çalışanları ve yöneticileri, yürüttükleri birden fazla ek görev için her birinden ayrı ayrı huzur hakkı alabilir mi? Mevzuatta bu hususta yer alan sınırlamalar nelerdir?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediyelerde, seçimle işbaşına gelenler (belediye başkanı, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyeleri) ile atanmış olarak görev yapanlar (memurlar ve diğer kamu görevlileri), asli görevleri dışında yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda ek görev icra edebilmektedir. Belediyelerde ek görev deyince akla ilk gelen ise “belediye şirketleri” olmaktadır.</p>
<p>Kamu görevlilerinin ifa ettikleri birden çok ek görev için değişik adlar altında ücret alması ve ek görevler dolayısıyla alınan ücretlerde herhangi bir sınırlama bulunmaması, bu konuda bir düzenleme yapılmasını gerekli kılmıştır.</p>
<p>Buradan hareketle, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12. maddesinde, <em>“Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”</em> hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, anılan hükümle ilgili olarak adı geçen Bakanlık tarafından 162 sayılı<a href="#haber-etiketleri"> Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği</a> çıkartılmıştır.</p>
<p>Önemle belirtmek gerekir ki, bahsi geçen düzenlemeler, gerek belediyelerde gerekse diğer kurum ve kuruluşlarda görev yapan personelin yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu, komisyon, heyet, komite üyeliği gibi birden fazla görevi aynı anda yürütebilmesini yasaklamamaktadır. Söz konusu düzenlemenin amacı ise aynı kişinin birden fazla ek görev alması halinde bunların her birinden ayrı ayrı ücret almayıp, sadece birinin karşılığında ücret almasını sağlamaktır.</p>
<p><strong>Belediyelerde Görev Yapan Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Açısından Konunun Değerlendirilmesi</strong></p>
<p>631 sayılı KHK uyarınca, belediyede görevli memurlar ve diğer kamu görevlilerinin uhdelerinde birden fazla ek görev bulunabilir, ancak bunlar sadece bir görev için huzur hakkı alabilir. Dolayısıyla, bir belediye çalışanı, birden fazla belediye şirketinde yönetim organı üyeliği görevini yürütebilmekle birlikte, bunlardan ancak birinden ücret alma hakkına sahiptir.</p>
<p>Bunun yanında, yine bir belediye çalışanının hem belediye şirketinde yönetim organı üyesi olduğunu, hem de belediyenin görev alanı kapsamında başka bir ek görevinin bulunduğunu varsayalım. Örneğin, bir belediye personeli, aynı anda belediye şirketinde yönetim kurulu üyesi olmasının yanında, organize sanayi bölgesinde müteşebbis heyet üyeliği görevini de yürütsün. Birden fazla ücretli ek görev ifa eden söz konusu personelin, anılan KHK’ya göre her görev için ayrı ayrı huzur hakkı/ücret alması yasaktır.</p>
<p>Böyle bir durumda yapılması gereken ise ilgili personelin, bu görevlerin hangisinden ücret alacağını tercih etmesi, belediyenin personel birimi ile görev yaptığı birime 10 gün içerisinde bu konuda bildirimde bulunması ve bu ödemelerden sadece birini almasıdır. Doğal olarak söz konusu personel, hangi görevin huzur hakkı yüksekse onu almayı tercih edecektir.</p>
<p>Öte yandan, unutulmamalıdır ki, 162 sayılı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği gereğince, yönetim organı üyeliği karşılığında ödemede bulunacak belediye şirketinin, ödeme yapılmadan önce ilgiliden, başka bir görev dolayısıyla kendisine herhangi bir huzur hakkı, ücret ve benzeri adlar altında ödeme yapılmadığına dair yazılı beyan alması, bu beyanı vermeyenlere ödeme yapmaması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve Encümen Üyeleri </strong><strong>Açısından Konunun Değerlendirilmesi</strong></p>
<p>Belediye başkanları ile meclis ve encümen üyeleri, ifa ettikleri asli görevlerinin yanında, belediye şirketlerinde yönetim organı üyesi olabildiği gibi, bu görevin dışında başka teşekküllerde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve/veya komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alabilmektedir.</p>
<p>Bilindiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediye meclis üyelerine huzur hakkı ödemesi yapılmakta ve belediye encümen üyelerine de ödenek verilmektedir. Ancak, belediye başkanı ile meclis ve encümen üyelerinin ek görev yürütmesi halinde bunlara huzur hakkı/ücret ödenip ödenmeyeceği hususunda uygulamada tereddütler yaşanmaktadır. Örneğin;</p>
<ul>
<li>Belediye başkanı, meclis ve encümen üyeleri, hem bu görevlerinden dolayı huzur hakkı/ödenek, hem de yönetim organı üyesi olduğu belediye şirketinden huzur hakkı alabilir mi?</li>
<li>Birden fazla belediye şirketinde görevli olan belediye başkanı ile meclis ve encümen üyelerine her şirketteki görevinden dolayı ayrı ayrı huzur hakkı ödemesi yapılabilir mi?</li>
<li>Bir belediye şirketinde görevli olunmakla birlikte, bunun dışında ayrıca başka bir teşekkülde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyesi veya komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alındığı takdirde her görev karşılığında huzur hakkı/ücret ödenebilir mi?</li>
</ul>
<p>Yukarıda yer verilen sorular esasen İçişleri Bakanlığına Maliye Bakanlığınca verilen 08.08.2012 tarihli <a href="#haber-etiketleri">Görüş Yazısıyla </a>cevaplanmıştır. Bu hususta Bakanlığın en temel yaklaşımı, yürütülen görevin seçimle gelinen bir görev olup olmadığıdır. Eğer ki, birden fazla ek görev ifa eden kimse seçimle iş başına gelmişse, hem bu görevler için huzur hakkı/ödenek alabilir, hem de yürüttüğü ek görevin sayısı kaç tane olursa olsun her biri için ayrı ayrı huzur hakkı alabilir. O halde, belediye başkanları, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyeleri, 631 sayılı KHK’daki kısıtlamalara tabi değildir. Başka bir ifadeyle, belediye başkanları, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyelerinin, seçimle göreve gelmiş olmalarından dolayı, bu görevlerinin karşılığında huzur hakkı/ödenek alabilmesinin yanında, yürüttükleri ek görevlerin her biri için ayrı ayrı olmak üzere huzur hakkı alması mümkündür.</p>
<p>Ancak, mevzuat açısından belediye başkanının, meclis üyelerinin ve encümenin seçilmiş üyelerinin birden fazla yerden huzur hakkı almasında bir sakınca olmamakla birlikte, kamuoyu baskısı ve belediye şirketlerinin hep gündemde olması nedeniyle, belediye yöneticileri genel itibariyle sadece bir yerden huzur hakkı almayı tercih etmektedir.</p>
<p>Diğer taraftan, yeri gelmişken belirtelim ki, bahsi geçen görüş yazısında, seçilmişlerden farklı olarak vali, vali yardımcısı ve kaymakamların, ifa ettikleri meclis, encümen, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlardaki görevler için her birinden ayrı ayrı değil, sadece birinden huzur hakkı alabileceği vurgulanmıştır.</p>
<p><strong>Belediye Encümenindeki Atanmış Üyelerin Durumu</strong></p>
<p>Yukarıda yer verilen Hazine ve Maliye Bakanlığının görüş yazısında, belediye encümeninde üye olan memurların durumu, seçilmiş üyelerden ayrı olarak ele alınmıştır. Buna göre söz konusu memurlar, encümen üyeliği yanında belediye şirketinde yönetim kurulu üyeliği görevini de yürütüyorsa, bu görevlerden sadece biri için huzur hakkı alabilecektir. İlgili memurun hangi ek görevinden dolayı huzur hakkı alacağı hususunda tercihte bulunması gerekmektedir. Bu durumda örneğin, encümende görev yapan mali hizmetler birim amirine, hem encümen ödeneği hem de belediye şirketinden huzur hakkı ödemesi eş zamanlı yapılamayacaktır.</p>
<p>Durum böyle olmakla birlikte bahsi geçen hususta Sayıştay, Hazine ve Maliye Bakanlığıyla aynı görüşte değildir. Nitekim Sayıştay kararlarında, encümenin atanmış memur üyeleri için bu görevin gönüllülük esasına dayanmadığına ve zorunlu olarak ifa edildiğine, dolayısıyla anılan görev ile ek görevin birbirinden farklı olduğuna ve buna bağlı olarak yürütülen her iki görev için de ücret ödenebileceği belirtilmiştir (<a href="#haber-etiketleri">Sayıştay 7. Dairesinin 26.01.2017 tarihli ve 176/164 sayılı kararı</a>).</p>
<p><strong>Mahalli İdare Birlikleri Açısından İstisna</strong></p>
<p>Kamu kurum ve kuruluşlarında ve dolayısıyla belediyelerde çalışan memurlar, Belediye Kanununda belirtilen esas ve usullere göre mahalli idare birliği genel sekreteri veya diğer üst yönetici kadrolarında görevlendirilebilir. Bu tür görevlendirmelerde ilgili personel, hem söz konusu görev karşılığında ek ödeme alabilir, hem de varsa belediye şirketinden yönetim organı üyeliği için huzur hakkı alabilir. Başka bir deyişle, söz konusu ödemeler, 631 sayılı KHK’daki kısıtlamalara tabi değildir.</p>
<p><strong>Sonuç olarak;</strong></p>
<p>– 631 sayılı KHK uyarınca, belediyelerde görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, asli görevleri dışında, belediye şirketlerinde veya başka teşekküllerde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu, komisyon, heyet veya komitelerde görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerin sadece biri için huzur hakkı/ücret ödemesi yapılabilir.</p>
<p>– Ancak, seçimle göreve gelmiş olan belediye başkanı, belediye meclisi üyeleri, encümenin seçilmiş üyeleri, söz konusu KHK’daki sınırlamaya tabi değildir. Dolayısıyla, anılan kişiler, belediye şirketlerinde veya başka teşekküllerde birden fazla ek görev yürüttükleri takdirde, yasal olarak her bir görev karşılığında birden fazla huzur hakkı alabilir.</p>
<p>– Bu çalışmada belirtilen hususlar, il özel idarelerinde çalışan personel ile il genel meclisi ve il encümeninin seçilmiş üyeleri için de geçerlidir.</p>
<p>Bu Makalenin PDF formatına ulaşmak için <a href="#haber-etiketleri">tıklayınız. </a><br />
<strong>YASAL UYARI</strong><br />
Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.<br />
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.&#8217;ye aittir.<br />
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-personeli-ve-yoneticileri-birden-fazla-yerden-huzur-hakki-alabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/12848-0.jpg" length="58041" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Şirketlerinden Tahsil Edilemeyen Vergi ve SGK Borçlarından Şirket Yöneticileri Sorumlu Tutulabilir mi?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinden-tahsil-edilemeyen-vergi-ve-sgk-borclarindan-sirket-yoneticileri-sorumlu-tutulabilir-mi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinden-tahsil-edilemeyen-vergi-ve-sgk-borclarindan-sirket-yoneticileri-sorumlu-tutulabilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 07:35:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye şirketlerinin ödenmeyen vergi ve SGK borçlarında şirket yöneticilerinin sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-sirketlerinden-tahsil-edilemeyen-vergi-ve-sgk-borclarindan-sirket-yoneticileri-sorumlu-tutulabilir-mi/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye şirketlerinin ödenmeyen vergi ve SGK borçlarından şirket yöneticileri sorumlu mudur? Şirketin özel borçlarından dolayı yöneticilerin sorumluluğu var mıdır? Şirket yöneticinin belediye başkanı, meclis üyesi veya kamu görevlisi olması sorumluluğu ortadan kaldırır mı?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şirketlerin borçları, esas itibariyle özel ve kamu (amme) borcu olmak üzere iki şekilde sınıflandırılır. Tüm şirketlerde olduğu gibi belediye şirketleri de, şirket borçlarından ve yükümlülüklerinden dolayı bizzat bütün mal varlığı ile sorumludur. Dolayısıyla, hem özel hem de kamu borçlarından dolayı öncelikle belediye şirketinin kendisi sorumludur.</p>
<p><strong>Peki, belediye şirketinin, borçlarını ödeyememesi halinde bu borçların tahsili için şirket yöneticilerine başvurulabilir mi?</strong></p>
<p>Burada, özel ve kamu borçları bakımından bir ayrım söz konusudur. Özel borçlar açısından konuyu değerlendirecek olursak, şirketin özel hukuk hükümlerine tabi borçlarından dolayı yöneticilerin herhangi bir sorumluluğu yoktur. Dolayısıyla, bir kişi ya da şirketle ticari ilişkiden doğan, ancak belediye şirketinin öde(ye)mediği özel borçlar, şirket yöneticilerinden istenemez.</p>
<p><strong>Belediye Şirketlerinde Yöneticilerin Kamu Alacaklarından Sorumluluğu</strong></p>
<p>Şirketin özel hukuk hükümlerine tabi borçlarından dolayı yöneticilerin herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla beraber, vergi, SGK borcu gibi kamu (amme) alacaklarında durum farklılaşmaktadır.</p>
<p>Öncelikle belirtelim ki, kamu alacaklarının takip ve tahsili, özel hukuk alacaklarından farklı olarak bir takım imtiyaz ve idari usullere tabi kılınmış ve kamu alacaklarına ilişkin bahsi geçen hususlar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda özel olarak düzenlemiştir. Bu kapsamda, anılan Kanunda şirketlerden tahsil edilemeyen kamu alacaklarından kanuni temsilcileri, bir başka ifadeyle yöneticiler için sorumluluk öngörülmüştür.</p>
<p>Nitekim adı geçen Kanunun mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının, <strong>kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından</strong> 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. Benzer bir düzenleme 213 sayılı Vergi Usul Kanununda da yer almaktadır. Belediye şirketleri de dâhil olmak üzere tüm ticaret şirketleri tüzel kişiliğe sahiptir. Bu durumda, belediye şirketlerinden tahsil edilemeyen vergi, sigorta primi gibi kamu alacaklarından bu şirketlerin kanuni temsilcileri tüm mal varlığıyla sorumludur.</p>
<p><strong>Belediye Şirketlerinde Kanuni Temsilci Kimdir?</strong></p>
<p>Belediye şirketlerinde kanuni temsilci, yönetim organıdır. Yönetim organı ise; anonim şirket şeklinde kurulan şirketlerde yönetim kurulu, limited şirket şeklinde kurulan şirketlerde ise müdür, birden fazla müdür varsa müdürler kuruludur. Şirket yönetiminde, belediye başkanı, meclis üyesi veya belediye çalışanının olması bu sonucu değiştirmez.</p>
<p><strong>Tahsil Usulü</strong></p>
<p>Belediye şirketleri açısından kamu alacağının esas sorumlusu belediye şirketinin kendisidir ve bu alacak şirket adına tahakkuk eder. Kamu alacağının tahsili için ilk önce belediye şirketi hakkında takibat başlatılır. Kanuni temsilci sıfatına sahip olan yönetim organı üyelerine müracaat edilebilmesi için yapılan takip sonucunda kamu alacağının belediye şirketinin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekir. Dolayısıyla, kamu alacağı, borcun asıl yükümlüsü olan belediye şirketinden istenmedikçe şirketin yönetim organı üyelerine başvurulamaz.</p>
<p>Şirketten tahsilatın mümkün olmadığının anlaşılması halinde ise kamu idareleri bu sefer kanuni temsilcilere müracaat eder. Bu çerçevede, şartların varlığı halinde kamu alacağının korunmasına yönelik olarak yönetim organı üyeleri hakkında teminat isteme, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve diğer korunma hükümleri uygulanabilir.</p>
<p>Bununla birlikte, kanuni temsilciler, ödemiş oldukları tutarlar için asıl kamu borçlusu olan belediye şirketine rücu edebilirler.</p>
<p>Belediye şirketinin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olması, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.</p>
<p><strong>Limited Şirketlerde Ortakların Kanuni Temsilcilerle Birlikte Sorumluluğu</strong></p>
<p>6183 sayılı Kanunda, limited şirketlerin ödenmeyen kamu alacakları için kanuni temsilciler yanında bu şirketlerin ortakları hakkında da mali sorumluluk kabul edilmiştir. Buna göre, limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından <strong>sermaye payları oranında</strong> doğrudan doğruya sorumlu olurlar. Söz konusu sorumluluk anonim şirket ortakları için geçerli değildir.</p>
<p>Bu halde, limited şirketin ödenmeyen kamu alacaklarından kanuni temsilciler yanında bu şirketin ortak ya da ortakları payları oranında sorumludur. Örneğin, sermayesinin tamamı belediyeye ait olan bir limited şirketten vergi alacağının tahsil edilememesi halinde hem şirket müdürleri hem de ortak olarak belediye bu borçtan sorumlu olur.</p>
<p>Peki, belediye şirketlerinde yönetim organı üyeleri, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarını ödemekten kurtulabilir mi? Bu soruya “Evet” şeklinde cevap vermek mümkündür. Ancak, konunun genişliği nedeniyle bu husus bir sonraki makalede ele alınacaktır.</p>
<p><strong>Sonuç olarak;</strong></p>
<p>– Belediye şirketlerinde kanuni temsilci yönetim organıdır.</p>
<p>– Belediye şirketinin ödenmeyen özel borçlarından dolayı kanuni temsilcilerin hiçbir sorumluluğu yoktur.</p>
<p>– Ancak, belediye şirketinden tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi, SGK primi gibi kamu alacakları için kanuni temsilciler, bu borçlardan dolayı tüm mal varlığıyla sorumludur. Kanuni temsilcilerin kamu görevlisi olması halinde de bu sorumluluk geçerlidir.</p>
<p>Bu makalenin PDF formatına ulaşmak için <a href="#haber-etiketleri">tıklayınız.</a><br />
<strong>YASAL UYARI</strong><br />
Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.<br />
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.&#8217;ye aittir.<br />
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-sirketlerinden-tahsil-edilemeyen-vergi-ve-sgk-borclarindan-sirket-yoneticileri-sorumlu-tutulabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/12254-0.jpg" length="64415" type="image/jpeg" />	</item>
		<item>
		<title>Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri, Belediye Şirketlerinde Görev Alabilir Mi?</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/belediye-baskani-ve-meclis-uyeleri-belediye-sirketlerinde-gorev-alabilir-mi/</link>
					<comments>https://kamuiscileri.net/belediye-baskani-ve-meclis-uyeleri-belediye-sirketlerinde-gorev-alabilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kamu İşçileri Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jun 2019 13:17:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye başkanı ve meclis üyeleri belediye şirketlerinde görev alabilir mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye başkanının]]></category>
		<category><![CDATA[belediye şirketlerinin yönetiminde yer alması zorunlu mudur?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamutech.net/belediye-baskani-ve-meclis-uyeleri-belediye-sirketlerinde-gorev-alabilir-mi/</guid>

					<description><![CDATA[Belediye başkanı ve meclis üyeleri belediye şirketlerinde görev alabilir mi? Bu kişiler asli görevlerinin yanında belediyelerin iştiraklerinde yönetim organı üyesi olarak görev yapabilir mi? Belediye başkanının, belediye şirketlerinin yönetiminde yer alması zorunlu mudur?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye şirketlerinde yönetim organı, anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde yönetim kurulu, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde ise müdür, birden fazla müdür varsa müdürler kuruludur. Söz konusu şirketlerde yönetim organı en az bir kişiden oluşur ve bunlar şirketin genel kurulu tarafından seçilir.</p>
<p><strong>Peki, belediyeler tarafından kurulan ya da sonradan ortak olunan anonim ve limited şirketlerin yönetim organlarında belediye başkanı ve meclis üyelerinin görev alması mümkün müdür?</strong></p>
<p><strong>Belediye Mevzuatındaki Düzenleme</strong></p>
<p>Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Belediye meclisi ise belediyenin karar organıdır. Belediye başkanı ve meclis üyeleri halk tarafından seçilir.</p>
<p>Öncelikle belirtmek gerekir ki, belediye başkanı ve meclis üyelerinin, görev yaptıkları belediyelerin ortağı olduğu şirketlerde yönetim organı üyeliğine (anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliğine/limited şirketlerde müdürlüğe) seçilebileceğine ilişkin mevzuatta açık bir düzenleme yoktur. Ancak, söz konusu kişilerin hem bu görevleri, hem de belediye şirketinde yöneticilik yapmasını engelleyen bir yasaklama da mevcut değildir.</p>
<p>Bununla birlikte, 5393 sayılı Belediye Kanununun 28. maddesinde; <em>“Belediye başkanı görevi süresince ve görevinin sona ermesinden itibaren iki yıl süreyle, meclis üyeleri ise görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren bir yıl süreyle, belediye ve bağlı kuruluşlarına karşı doğrudan doğruya veya dolaylı olarak taahhüde giremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamaz.”</em> denilmektedir.</p>
<p>Ayrıca, aynı Kanunda, belediye başkanının, görevinin devamı süresince siyasi partilerin yönetim ve denetim organlarında görev alamayacağı, profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamayacağı ve yönetiminde bulunamayacağı ifade edilmiştir. Bunun yanında, 2972, 5174 ve 1136 sayılı  Kanunlarda belediye başkanlığı ve/veya meclis üyeliğiyle bağdaşmayan bazı görevlere ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.</p>
<p>Ancak, yukarıda yer verilen Kanunlar, belediye başkanı ve meclis üyelerinin, görevleri süresince veya sonrasında yapamayacakları işleri düzenlemekte olup, bunlar arasında belediye şirketleri yer almamaktadır.  Dolayısıyla, belediye başkanları ve meclis üyelerinin, belediye şirketlerinin yönetiminde görev alması mümkündür.</p>
<p>Bu görevlerinin karşılığı olarak da belediye başkanı ve meclis üyelerine huzur hakkı ödemesi yapılabilir.</p>
<p><strong>Belediye Başkanının, Belediye Şirketlerinin Yönetiminde Yer Alması Zorunlu mudur?</strong></p>
<p>Kamuoyunda belediye başkanlarının, belediye idaresinin başı olması nedeniyle, belediye şirketlerinin de yönetim kurulu başkanı olduğu/olması gerektiği şeklinde yanlış bir kanı vardır. Ancak, mevzuatta böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Belediye şirketlerinin, belediye tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu dikkate alındığında, belediye başkanlarının belediye şirketlerinin yönetiminde mutlaka yer alması ve/veya anılan şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması zorunlu değildir. Bu kapsamda, takdir hakkı çerçevesinde belediye başkanları, mevcut şirketlerinin hiçbirinin yönetiminde görev almayabileceği gibi, hepsinin ya da bir veya birkaçının yönetiminde de görev alabilir.</p>
<p><strong>Birden Fazla Belediye Şirketinde Görev Alma Halinde Huzur Hakkı</strong></p>
<p>Birden fazla şirkette görev almaya bağlı olarak, belediye başkanı veya meclis üyelerine her bir görev için ayrı ayrı olmak üzere huzur hakkı ödemesi yapılabilir mi?</p>
<p>631 sayılı KHK’nın 12. maddesinde, <em>“Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”</em> denilmektedir.</p>
<p>Ancak, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından İçişleri Bakanlığına gönderilen <a href="#haber-etiketleri">08.08.2012 tarihli ve 8674  sayılı yazıda</a>, belediye başkanları ve meclis üyelerinin 2972 sayılı Kanun hükümleri uyarınca seçilmiş olmaları dolayısıyla üstlendikleri görevler için 5216 ve 5393 sayılı Kanunlar kapsamındaki ödemelerden yararlandıkları ve bu görevleri dışında uhdelerinde başka bir kamu görevi bulunmadığı hususları göz önüne alınarak, 631 sayılı KHK’nın 12. maddesinin büyükşehir ve diğer belediyelerin belediye başkanı ve meclis üyelerini kapsamadığı belirtilmiştir.</p>
<p>Söz konusu görüş doğrultusunda, belediye başkanı ve meclis üyeleri, birden fazla belediye şirketinde yönetim organı üyesi olarak görev yaptıkları takdirde, bu görevlerinin her birinin karşılığı olarak ayrı ayrı huzur hakkı alabilir.</p>
<p><strong>Sonuç olarak;</strong></p>
<p>– Belediye başkanı ve meclis üyeleri, belediyenin doğrudan ya da dolaylı ortağı olduğu bir ya da birden fazla şirkette yönetim organı üyesi olarak görev yapabilirler.</p>
<p>– Ancak belediye başkanı ve meclis üyelerinin, belediye şirketlerinin yönetiminde yer alması zorunlu değildir.</p>
<p>– Belediye şirketlerinde görev alan belediye başkanı ve meclis üyelerine, ifa ettikleri yönetim organı üyeliği için huzur hakkı ödemesi yapılabilir. Birden fazla şirkette görevli olunması halinde ise her bir görev için ayrı ayrı olmak üzere huzur hakkı ödemesi yapılabilir.</p>
<p>Bu yazının PDF formatına ulaşmak için <a href="#haber-etiketleri">tıklayınız</a><br />
<strong>YASAL UYARI</strong><br />
Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.<br />
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.&#8217;ye aittir.<br />
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kamuiscileri.net/belediye-baskani-ve-meclis-uyeleri-belediye-sirketlerinde-gorev-alabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/12187-0.jpg" length="33706" type="image/jpeg" />	</item>
	</channel>
</rss>
