Anayasa Mahkemesi, kıdem tazminatlarıyla ilgili kritik bir iptal kararı verdi. Yüksek Mahkeme, kamu kurumlarının taşeron işçilere ödedikleri kıdem tazminatlarının alt işverenlere rücu edilmesine son veren yasa maddelerini iptal etti.
Bilindiği gibi, 21/02/2019 tarih ve 7166 sayılı Kanun’la, 4857 sayılı İş Kanunu’na madde eklenmek suretiyle, kamu kurumları tarafından taşeron işçilere ödenen ve ödenecek olan kıdem tazminatlarının alt işveren konumundaki şirketlere rücu edilmesi uygulamasına son verilmişti. Aynı düzenleme ile açılmış rücu davalarından da vazgeçileceği hüküm altına alınmıştı.
Bu Kanun maddeleriyle ilgili olarak, çeşitli mahkemeler tarafından Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla iptal davası açıldı. Bu başvuruları birleştirerek görüşen Anayasa Mahkemesi, söz konusu Kanun maddelerini Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal etti.
15 Ekim 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan iptal kararında özetle şöyle denildi:
-
İtiraz konusu kurallarla ilgili olarak eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa’nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişiler arasında farklılığın gözetilip gözetilmediği belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından farklı uygulamanın nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığı hususları irdelenmelidir.
-
4857 sayılı Kanun’un 112. maddesinin itiraz konusu altıncı fıkrasında, 4734 sayılı Kanun’un 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmeyeceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un geçici 9. maddesinin itiraz konusu birinci cümlesinde de maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, Kanun’un 112. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedileceği ve yargılama gideri ile vekâlet ücretinin taraflar üzerinde bırakılacağı belirtilmiştir.
-
Asıl-alt işveren ilişkisinde 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, asıl işverenin alt işveren işçisinin Kanun’dan sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan haklarıyla ilgili olarak alt işverenle birlikte sorumlu oldukları belirtilmiş; 6098 sayılı Kanun’un 167. maddesinde, Kanun’da belirtilen durumlar dışında kendisine düşen paydan fazla ödemede bulunan asıl işverenin bu kapsamda alt işveren işçisine yaptığı kıdem tazminatı ödemeleriyle ilgili olarak alt işverene rücu edebileceği düzenlenmiştir.
-
Buna göre 4857 ve 6098 sayılı Kanunlar kapsamında asıl-alt işveren ilişkisinde rücu hakkının kullanımı, şartları ve sınırları ile ilgili olarak özel sektör asıl işverenleriyle sözleşme yapan alt işverenler ile kamuda hizmet alım yöntemiyle iş alan alt işverenler benzer hukuki konumda bulunmaktadırlar.
-
İtiraz konusu kurallar ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında alt işverenlik sözleşmesiyle kamu idarelerinden iş alan alt işverenler, yalnızca sözleşmede kendilerine rücu edilebileceğine dair açık hüküm bulunması durumunda kamu (asıl) işverenlerine karşı işçilerin kıdem tazminatından sorumlu tutulmaya devam ederken benzer durumda olan özel hukuk tüzelkişileri ya da şahıslardan iş alan alt işverenler, kıdem tazminatı ile ilgili olarak her durumda rücu davasına muhatap olmaya devam edeceklerdir. Bu yönüyle kamudaki alt işverenler lehine farklı bir uygulama getirildiği anlaşılmaktadır.
-
Eşitlik ilkesine aykırı olmaması açısından benzer durumda olanlar arasında bir taraf lehine getirilen farklı düzenlemenin nesnel ve makul bir temele dayanması ve ölçülü olması gerekir. 4857 ve 6098 sayılı Kanunlar gereği aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça bütün alt işverenler, asıl işverenlerce kendi işçilerine yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden ötürü rücu davasına muhatap olabilmektedir. İtiraz konusu kuralların yer aldığı 4857 sayılı Kanun’un 112. maddesinin altıncı fıkrası ile aynı Kanun’un geçici 9. maddesinde, kamu işverenlerinin alt işverenlere rücu hakkının sözleşmede açık bir hüküm bulunması hâli dışında yasaklanarak bu kapsamda açılan davaların sonlandırılması öngörülmektedir. Anılan düzenlemelerin amacı ve dayandığı temelle ilgili olarak Kanun’un gerekçesinde herhangi bir açıklama yer almamaktadır.
-
Bu itibarla kamuda 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesine taraf olan alt yüklenicilere karşı sözleşmede açık hüküm bulunması dışında rücu yolunun kapatılması ve bu kapsamdaki derdest davaların sonlandırılmasını öngören itiraz konusu kuralların bu kesimdeki alt işverenler yönünden farklı bir uygulama getirmesinin nesnel ve makul bir temele dayalı olduğu söylenemez. Bu nedenle itiraz konusu kurallarla getirilen farklı düzenleme eşitlik ilkesine aykırıdır.
-
Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 10, maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.
HÜKÜM:
21/02/2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanun’un;
A. 11. Maddesiyle 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. Maddesine eklenen altıncı fıkranın,
B. 12. Maddesiyle 4857 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9. Maddenin birinci cümlesinin,
Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN, Hicabi DURSUN, Muammer TOPAL, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ile Selahaddin MENTEŞ’in karşı oyları ve oy çokluğuyla 19/9/2019 tarihinde karar verildi.
Anayasa Mahkemesi kararının tam metnine ulaşmak için tıklayınız
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu iptal kararının ardından taşeron işçilere ödenen kıdem tazminatlarında rücu ile ilgili olarak eski uygulamaya dönüldü. Asıl işveren durumundaki kamu kurum ve kuruluşları, ödedikleri kıdem tazminatlarının alt işveren konumundaki şirketlere rücu ettirilmesi yoluna gidecekler.
Bu Yazının PDF formatına ulaşmak için tıklayınız






