Bilindiği gibi taşerondan kadroya geçen işçilere, geçiş yapabilmeleri için açmış oldukları davalardan feragat etme şartı getirilmişti.
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedeki ilgili hüküm şu şekildedir:
“c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,
ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek,”
Peki açtığı davalardan feragat eden işçiler, karşı tarafa vekalet ücreti (avukatlık ücreti) ya da karar-ilam harcı öder mi?
Mahkemelerin yer yer, açtıkları davalardan feragat eden işçilerin davalarını “dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı” gerekçesiyle düşürürken işçilerin karşı tarafa vekalet ücreti ile karar- ilam harcı ödemeleri gerektiğine hükmettiği görülüyor.
Ancak Yargıtay’dan bu durumdaki işçilere müjdeli haber geldi. 9. Hukuk Dairesi, 2018/10370 Esas ve 2019/4830 sayılı Kararı ile, açtığı davadan 696 sayılı KHK’dan faydalanmak amacıyla feragat eden işçinin karşı tarafa vekalet ücretine ödememesi gerektiğine, tarafların yaptıkları masrafların üzerlerine bırakılmasına ve işçinin yatırdığı dava harcından, 35,90 TL. ret harcının mahsup edilerek fazla yatırılan peşin harcın işçiye iadesine karar verdi.
Yargıtay’ın kararına konu olan dava şöyle gelişti:
Taşeron işçi, 02.01.2018 tarihli dilekçesi ile “…696 sayılı KHK uyarınca kadroya atanacağından davalı aleyhine açtığı davadan feragat ettiğini…” bildirdi.
Mahkemece, “feragat nedeni ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde bir karar verdi. Ancak davacı işçi aleyhine karar-ilam harcı ile davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildi.
İtiraz üzerine konu Yargıtay’ın önüne geldi. 9. Hukuk Dairesi, işçinin 696 sayılı KHK uyarınca davadan feragat ettiği gözden kaçırılarak işçi aleyhine karar-ilam harcı ile davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna karar verdi. Yerel mahkemenin kararı düzeltilerek; işçinin karşı tarafa vekalet ücreti ödememesi gerektiğine ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerine bırakılmasına hükmedildi.
İşte Yargıtay’ın o kararı;
9. Hukuk Dairesi 2018/10370 E. , 2019/4830 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve kararın bozmaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının davalı asıl işveren T.C. Ekonomi Bakanlığı’nda, alt işveren işçisi olarak çalıştığını belirterek işçilik alacaklarının tahsili talebi ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı asıl, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılmakta olan temyiz incelemesi sırasında Dairemize hitaplı olarak gönderdiği 02.01.2018 tarihli dilekçesi ile “…696 sayılı KHK. uyarınca kadroya atanacağından davalı aleyhine açtığı davadan feragat ettiğini…” bildirmiş, mahkeme kararı feragat hakkında işlem yapılması için bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş, davacı duruşmada da davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece “ feragat nedeni ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, “ şeklinde bir karar verilmiş, davacı aleyhine karar-ilam harcı ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Davacının feragat dilekçesi ve ekindeki belgelerden davacının 696 sayılı KHK. uyarınca davadan feragat ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece karar verilirken davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, feragat halinde uygulama yeri olmadığı halde “dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi, davacının 696 sayılı KHK uyarınca davadan feragat ettiği gözden kaçırılarak davacı aleyhine karar-ilam harcı ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:
Temyiz edilen kararın hüküm fıkrasının 1, 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinin tamamen çıkartılarak, yerlerine;
“ 1- Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2- Davacının yatırdığı 170,78 TL. peşin harçtan 35,90 TL. ret harcının mahsubu ile fazla yatırılan 134,88 TL. peşin harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
3- Davacı davasından 696 sayılı KHK.den faydalanmak amacıyla feragat ettiğinden, 696 sayılı KHK.nin 126. maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına.” bentlerinin yazılmasına,
6 numaralı bent numarasının ” 5 ” olarak değiştirilmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.






