Yükleniyor...

Yargıtay’dan Son Karar; El Yazısıyla İstifa Eden İşçi, Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Yargıtay, istifa dilekçesinde gerekçe belirtmeyen işçiyi, 13 yıllık kıdem tazminatından mahrum bıraktı.
8390-0.jpg

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çarpıcı bir karara imza attı. El yazısıyla istifa dilekçesi yazan işçinin, istifa dilekçesinde haklı gerekçe belirtmediğine ve ertesi gün başka bir iş yerinde çalışmaya başladığına dikkat çeken Daire, çalışanın 13 yıllık kıdem tazminatını alamayacağına hükmetti.

Yargıtay’ın 26/03/2018 tarihli güncel kararında, yerel mahkemenin işçi lehine verdiği kıdem tazminatı kararı bozuldu.

9. Hukuk Dairesi’nin kararına konu olan olay, şöyle gelişti;

1998 yılından 2011 yılına kadar aynı bankanın Karaköy Şubesinde Kobi Bankacılığı Müşteri İlişkileri Yöneticisi olarak çalışan davacı, işyerinden kaynaklı huzursuzluk, iş şartlarının katlanılamayacak kadar ağırlaştırılmış olması, uzun saatler fazla mesai yapmak zorunda bırakılması ve fazla mesai haklarının ödenmemesi gibi gerekçelerle iş sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığını iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti talebiyle dava açtı.

Dava edilen Banka ise, çalışanın kendi el yazısı ile kaleme aldığı 05.05.2011 tarihli, “23.07.2003 tarihinde askerlik dönüşü başlamış olduğum görevimden 31 Mayıs 2011 tarihi itibariyle istifa ediyorum. Gereğini bilgilerinize sunarım” ifadelerinin yer aldığı istifanameyi sunarak, çalışanın kendi isteğiyle istifa ettiğini, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini belirtti.

Yerel Mahkeme, çalışanı haklı bularak davayı kabul etti. Bankanın itirazı üzerine konu Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önüne geldi. Daire, kararı işçinin kıdem tazminatı yönüyle bozdu. İşçinin istifa dilekçesine dikkat çeken 9. Hukuk Dairesi, kararında şu ifadelere yer verdi;

“Davacı vekili dava dilekçesiyle müvekkilinin davalı işyerinden “işyerinden kaynaklı huzursuzluk, iş şartlarının katlanılamayacak kadar ağırlaştırılmış olması, uzun saatler fazla mesai yapmak zorunda bırakılması, fazla mesai haklarının ödenmemesi” gerekçeleriyle istifaen ayrıldığını iddia etmiş ise de; dosyada mevcut davacının kendi el yazısı ile kaleme aldığı 05.05.2011 tarihli istifanamede, “23.07.2003 tarihinde askerlik dönüşü başlamış olduğum görevimden 31 Mayıs 2011 tarihi itibariyle istifa ediyorum. Gereğini bilgilerinize sunarım” açıklamasına yer verildiği ve herhangi bir gerekçe gösterilmediği görülmektedir. Davacı bu istifa dilekçesine ilişkin olarak irade fesadı iddiasında bulunmamıştır. Davacının istifa dilekçesinde haklı sebep göstermemesi ve işten ayrıldıktan sonra ertesi gün başka bir işyerinde çalışmaya başlamış olması da dikkate alındığında, davacının iş akdini haklı bir neden olmadan feshettiği anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır. Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 26/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”

Yargıtay kararına ulaşmak için tıklayınız.