Yükleniyor...

Belediye Şirketlerine Geçişte Arşiv Araştırma Sonuçları, 657 Sayılı Kanuna Göre Değerlendirilir Mi?

Belediye şirketlerine geçirilecek işçilerin arşiv araştırma sonuçlarının 657 Sayılı Kanuna göre değerlendirilmesi olanaklı mıdır? Kurumlar arşiv araştırma sonuçlarını değerlendirirken neye göre hareket etmelidir?
2272-0.jpg

Bilindiği gibi taşeron işçilerin 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında kadroya geçirilmesinde iki temel ayrım söz konusudur. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan taşeron işçiler, ilgili kurumlarda sürekli işçi kadrosuna geçirilecektir.

İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde çalışan yaklaşık 385 bin işçi ise, Belediye İktisadi Teşekkülleri (BİT) denen şirketler bünyesine alınarak taşeron firmalar aradan çıkarılacaktır. İdarenin şirketi yoksa bu amaçla yeni şirketler kurulacaktır. Bu işçiler doğrudan belediyenin işçisi olmayacak, belediye şirketinde işçi statüsünde çalışacaktır.

Taşeron işçilerin kamu kurumları ile belediye şirketlerine geçirilmeleri sürecinde en çok tartışılan hususların başında, güvenlik soruşturması olarak ifade edilen arşiv araştırma sonuçlarının nasıl değerlendirileceği gelmektedir. Belediye şirketlerinin durumu ayrıca tartışma konusudur.

ARŞİV ARAŞTIRMA SONUÇLARI, BELEDİYE ŞİRKETLERİ AÇISINDAN NASIL DEĞERLENDİRİLECEK?

Özel hukuk tüzel kişiliği niteliğindeki belediye şirketlerine geçirilecek işçilerin arşiv araştırma sonuçlarının 657 Sayılı Kanuna göre değerlendirilmesi olanaklı mıdır?

696 Sayılı KHK’nın uygulama usul ve esaslarının tespit edildiği Tebliğ’in 30. Maddesi’nin ikinci fıkrası ve a bendi şu şekildedir;

(2)Kapsama giren işçilerin, idarenin şirketlerinde işçi statüsüne geçiş hakkından yararlanabilmesi için aşağıdaki nitelikleri de taşımaları gerekir:

a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,

Tebliğ’in 32. Maddesi’nin üçüncü fıkrasında ise arşiv araştırma sonuçlarının Tespit Komisyonları tarafından değerlendirileceğine ilişkin şu hüküm vardır;

Başvuru sahipleri hakkında 12/1/2018 tarihinde 14/2/2000 tarihli ve 2000/284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğine uygun olarak başvuru sırasında ilgili Yönetmelik ekindeki form doldurulmak suretiyle arşiv araştırması yapılması il valiliklerinden topluca istenir. Arşiv araştırması yapılacak ilgilinin ikametgâh adresinin bulunduğu valilik esas alınır. İlgili mercilerden intikal eden arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi tespit komisyonunca yapılır.

Açıkça görüleceği gibi belediye şirketlerinde işçi olarak istihdam edilebilmek için, memuriyete girişte aranan şartlar (yaş ve eğitim hariç) aranmaktadır. Bir diğer ifade ile 657 Sayılı Kanunu’nun 48/A Maddesi, şirket işçilerine uygulanacaktır.

Belediye taşeron işçilerinin şirketler bünyesine geçirilmesinde arşiv araştırma sonuçları da, 657 Sayılı Kanun ile bağ kurularak değerlendirilecek, Kanunun 48/A-5 kapsamındaki kısıtları taşıyanların başvurusu reddedilecektir.

657 Sayılı Kanunu’nun 48/A-5 Maddesi şu şekildedir;

“Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.”

BELEDİYE ŞİRKETLERİ KAMU KURUMU SAYILIR MI?

Özet olarak, 696 Sayılı KHK ve Tebliğ ile taşeron işçilerin belediye şirketlerine geçirilmesinde memuriyet için aranan şartlar aranmakta, arşiv araştırma sonuçları da buna göre değerlendirilmektedir. Bu durum, ‘belediye şirketleri kamu kurumu olarak mı değerlendiriliyor’ sorusunu gündeme taşımaktadır. Ancak 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda belediye, il özel idaresi ve diğer kamu tüzel kişiliklere tarafından kurulan şirketlerin özel hukuk hükümlerine tabi olduğu belirtilmekte ve özel hukuk tüzel kişiliği sayılmaktadır.

Ayrıca Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin belediye şirketlerinin özel hukuk tüzel kişiliği olduğu yönünde şu şekilde görüşü vardır;

“…Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler ise, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları ticaret şirketlerine, kamu tüzel kişiliği kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi, kamusal yetki ve ayrıcalıklar tanınmamıştır. Dolayısıyla, söz konusu şirketlerin “kamu tüzel kişisi” ya da “kamu kurum ve kuruluşu” oldukları kabul edilemez…”

Bu hükümler çerçevesinde belediye şirketleri, özel hukuk tüzel kişiliği kabul edilmek durumundadır.

SONUÇ

696 Sayılı KHK ile belediye şirketleri kamu kurumu gibi değerlendirilip buralara geçirilecek işçilere 657 Sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır. Oysa hem Türk Ticaret Kanunu hem de Yargıtay kararlarına göre belediye şirketleri özel hukuk tüzel kişiliğidir. Özel şirketlere işçi alınırken 657 Sayılı Kanunun memuriyete giriş hükümlerinin aranması, hukuki açıdan tartışmalıdır. Ayrıca belediye şirketleri kamu kurumu kabul edilecekse buralarda çalışacak işçilerin mali ve özlük hakları da buna göre değerlendirilmelidir.

Taşeron işçilerin hukuken özel şirket statüsündeki belediye şirketlerine geçirilmesi sırasında 657 Sayılı Kanuna göre eleme yapılmasının, ilerleyen dönemde sıkça yargılama konusu olacağını değerlendiriyoruz.

Arşiv araştırma sonuçlarıyla ilgili daha detaylı bilgi için bu makaleye bakılabilir.