Yükleniyor...

Askerlik Dönüşünde İşe Başlatma Yükümlülüğü ve Tazminatlar

Askerlik nedeniyle işinden ayrılan işçi, askerlik görevinin sonra erdiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde eski işine dönmek üzere başvuruda bulunabilecektir. Bu doğrultuda işverenin işçiyi işe başlatma yükümlülüğünün kanuni dayanağı nedir? İşverenin bu borca uymaması durumunda yaptırım olarak öngörülen nedir? İşçinin işe iade davası açması mümkün müdür? Kıdem tazminatı talebine yönelik değerlendirme nasıl olacaktır?
Askerlik Dönüşünde İşe Başlatma Yükümlülüğü ve Tazminatlar

  Askerlik hizmeti; iş sözleşmesinin durumu, hizmet dönüşü işe başlatılma yükümlülüğü ve kıdem tazminatı yönleri ile özel düzenlemelere tabi bir konudur.

  4857 sayılı İş Kanununun 31. maddesi; muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan ya da herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş sözleşmesinin durumunu düzenleme altına almaktadır. Anılı durumların varlığında işçinin iş sözleşmesi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılacaktır. İlaveten işçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışılmış olması şarttır. Bir yıldan fazla çalışmaya karşılık her fazla yıl yönünden ayrıca iki gün eklenecek ve bu sürenin tamamı doksan günü geçemeyecektir.

Askerliğin Sona Ermesi Ardından İşe Başlatma Yükümlülüğü ve Tazminat Yaptırımı

  Askerlik sebebiyle işten ayrılan işçinin işe başlatılmasına İş Kanununun 31. maddesinin son fıkrasında açıkça yer verilmiştir. Şöyle ki;

  Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler, bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder.

  Bu doğrultuda; işçinin askerlik hizmeti sebebiyle işinden ayrılması durumunda bu görevin sona ermesinden sonra işe geri dönme isteği mevcutsa 2 aylık süreye dikkat edilmesi gerekecektir.

  Önemine binaen tekrar belirtilmelidir ki işverenin sözleşme yapma yükümlülüğüne uymamasının yaptırımı 3 aylık ücret tutarında tazminat olarak öngörülmüştür. Söz konusu tazminat, İş Kanununun 18 ve devamı maddelerindeki iş güvencesi hükümleri kapsamında gündeme gelen işe iade davalarındaki işe başlatmama tazminatından farklı niteliktedir.

  Sonuç olarak; askerlik nedeniyle işinden ayrılan işçinin, askerlik dönüşünde 2 ay içinde işe girme talebinde bulunması halinde işverence bu talep 31. madde hilafına karşılanmazsa tazminattan söz edilecektir. İşçiye bu durumda işe iade davası açma imkanı tanınmamıştır zira burada yaptırım olarak öngörülen yalnızca 3 aylık ücret tutarında tazminattır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun konuya ilişkin kararında da askerlik dönüşü işe alınmayan işçinin işe iade davası açamayacağı, işverenin yükümlülüğe uymamasının yaptırımının tazminat olarak belirlendiği üzerinde durulmuştur.

”Askerlik dönüşü işe alınmayan işçi İş Kanununun 18 vd. hükümlerine dayanarak işe iade davası açamaz. İş güvencesinden yararlanamaz. Çünkü, iş akdi askerlik nedeniyle sona erdirilmiştir, muvazzaf askerlik döneminde iş akdi askıda değildir ve bu durumda askerlik dönüşü mevcut olmayan iş akdinin işveren tarafından feshinden söz edilemez…Şu hâlde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 31/4’üncü maddesi askeri veya kanuni bir ödev nedeni ile işten ayrılan işçiyi Kanunda öngörülen süre içinde başvurması hâlinde tekrar işe alması konusunda işverene bir yükümlülük getirmiş ise de, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde işçiye işe alınması konusunda bir dava açma imkânı tanımayıp işverenin Kanunla getirilen yükümlülüğe uymamasının yaptırımı tazminat olarak belirlendiğine göre davacının işe iade istemi ile dava açması mümkün değildir.”  (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/1608 K. 2018/448 T. 07.03.2018)

  Kıdem tazminatı yönünden gerçekleşecek değerlendirme ise mülga 1475 sayılı İş Kanununu 14. madde doğrultusunda olup muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla iş sözleşmesini fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

Bedelli Askerlik

  7146 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanununa eklenen geçici 55.maddede, “Bu madde hükümlerinden yararlananlar temel askerlik eğitimi süresince çalıştıkları iş yeri, kurum ve kuruluşlar tarafından aylıksız veya ücretsiz izinli sayılırlar” düzenlemesi öngörülmüştür. Bu itibarla, söz konusu durumda iş sözleşmesinde kanundan kaynaklanan bir askı hali söz konusudur.

“Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamındaki belgelerden, davacının 22.07.2019 tarihinde temel askerlik eğitimi nedeniyle 21 gün ücretsiz izne ayrıldığı anlaşılmaktadır. 1111 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen maddesine göre, davacı 21 günlük askerlik eğitimi süresince ücretsiz izinli olup bu izin kanuni bir izindir. 6772 sayılı Kanun’un 4/3 hükmünde ise kanuni izinde geçirilen sürelerin ilave tediye hesabında çalışılmış gibi hesaba katılması gerektiği düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının ilave tediye alacağı hesaplanırken 21 günlük sürenin çalışılmış gibi kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken…” (Yarg. 9. HD. E.2025/1561 K.2025/4666 T.21.05.2025)

  Sunulan bu karar, 6772 sayılı Kanunun m.4/3 hükmü doğrultusunda kanuni izinlerde geçirilen sürelerin ilave tediye hesabında çalışılmış gibi hesaba katılması gerektiği vurgusu ile bedelli askerlik nedeniyle kullanılan kanuni izin sürelerinin, ilave tediye gibi diğer hakların hesabında çalışılmış gibi değerlendirilmesi gerektiği yönü ile önem arz etmektedir.

  Bedelli askerlik sebebiyle işe ara verilmesi bakımından işçinin seçimlik hakkına değinilen 2020 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararı ise şu yöndedir:

“7146 sayılı Kanunda, temel askerlik süresince çalışanın işyeri tarafından ücretsiz izinli olarak sayılacağına yer verildiğinden, bedelli askerlik nedeniyle işine ara verecek işçinin askere gideceğini belirterek iş akdini feshetmemişse dönüşünde aynı yerde çalışma hakkına da sahiptir. Ancak bunun yerine ücretsiz izin talep edebilir. Bu durumda ise ortada bir fesih olmadığından feshe bağlı alacak olan kıdem tazminatı talebinden söz edilemez. Yani işçinin seçimlik hakkı vardır…1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/3. maddesinde muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla iş sözleşmesini fesheden işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda işçi belirtilen bu hükümden yararlanarak bedelli için dahi olsa iş sözleşmesini feshettiğinde kıdem tazminatı talep hakkına sahiptir.” (Konya BAM 8.HD E.2019/2257 K.2020/167 T.24.01.2020)