İşçilerin önemli bir bölümü şoför olarak istihdam edilmektedir. Bu görev makam şoförlüğü olabildiği gibi, servis şoförlüğü, ürün sevkiyatı ya da satış temsilciliği vb. şekilde olabilmektedir.
Şoför olarak çalışan işçilerin alkollü araç kullanması ve bu nedenle kazaya karışması ya da ehliyetine el konulması da sık rastlanılan bir durumdur.
Alkollü araç kullanan işçilerle ilgili olarak işverenlerin nasıl hareket etmesi gerektiği noktasında soru işarete oluşabilmektedir. Alkollü araç kullanan şoförün iş akdi, “haklı nedenle fesih” kapsamında sonlandırılabilir mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2016/18092 E., 2019/1008 sayılı Kararında; geceden alkol alan ve sabah iş yeri aracıyla kaza yapan şoförün, yapılan ölçümde alkollü çıkması nedeniyle iş aktinin “haklı nedenle fesih” kapsamında sonlandırılabileceğine karar vermiştir.
Davaya konu olan kararda yerel mahkeme, “iş sözleşmesinin feshine konu kazada işçinin, 0,50 promil alkollü olsa da kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı, buna göre iş sözleşmesinin feshinin haksız olduğu, buna göre kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı” yönünde karar vermiştir.
Ancak konuyu görüşen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozmuştur. Bozma kararında şu hükme yer verilmiştir:
“Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı asıl işverenin işinde, alt işveren nezdinde şoför olarak çalışan davacının 08/07/2013 tarihinde sabah saatlerinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına karıştığı, yapılan ölçümde davacının 0,50 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve davacının kazadan önceki akşam alkol aldığını kabul ettiği anlaşılmıştır.
Şoför olarak çalışan davacının işyerine ait aracı alkollü olarak kullanması işverene 4857 sayılı Kanunun 25/II-ı madde hükmüne göre haklı fesih imkanı verir. Davacı, feshe konu kazada kusurlu olmasa dahi alkollü olarak direksiyon başına geçmesi nedeniyle haklı feshe sebebiyet vermiştir. Buna göre Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatına yönelik taleplerin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulü isabetsizdir.”
Açıkça görüleceği gibi Yargıtay, alkollü olarak kazaya karışan sürücünün, kazada kusursuz olsa da tazminatsız işten atılacağına hükmetmiştir. Bu kararını, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-ı bendine dayandırmıştır. Bu madde şu şekildedir:
“ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.”
Dolayısıyla alkollü araç kullanarak kazaya karışan işçinin, iş yeri aracını hasara uğratmak nedeniyle tazminatsız şekilde işten çıkarılması söz konusu olabilecektir. Yargıtay’ın diğer kararları incelendiğinde de yüksek yargının alkollü araç kullanımı söz konusu olduğunda “işçi lehine yorum” yaklaşımından uzaklaşarak kamu yararı bağlamında haklı nedenle fesih kararları verdiği görülmektedir.






