I- GİRİŞ
Bilindiği üzere; “bireysel emeklilik sistemine (BES) otomatik katılım” uygulaması ile yurtiçi tasarruf oranının artırılması ve çalışanların çalışma döneminde sahip oldukları refah seviyesinin emeklilik döneminde de korunması için emekliliğe yönelik olarak tasarruf etmeye özendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun “çalışanların otomatik olarak bir emeklilik planına dâhil edilmesi” başlıklı Ek 2’nci ve Geçici 2’nci maddeleriyle yasal düzenlemeler yapılmıştır. Çalışanların otomatik olarak bir emeklilik planına dâhil edilmesi ilk defa 10.08.2016 tarihli 6740 sayılı Kanunla sağlanmıştır.
Sisteme ilk olarak 01.01.2017 tarihinde geçilmiş, kademeli olarak 01.04.2017, 01.07.2017, 01.01.2018 tarihi, 01.07.2018, en son olarak 01.01.2019 tarihinde 5-9 arası çalışanı olan işyerleri geçiş yapmıştır.
Bireysel Emeklilik Sistemine Otomatik Katılım, 4/1-a (SSK) ve 4/1-c (Emekli Sandığı) kapsamında sigortalı olarak çalışanların gerek özel sektör gerekse de kamu sektörü işverenleri aracılığıyla yetki verilen 18 emeklilik şirketinden herhangi biriyle yapılacak sözleşme kapsamında işlemektedir.
Sistem, çalışanlara ilk kesinti yapıldıktan sonra 2 ay içerisinde cayma hakkı tanımaktadır. 21.03.2018 tarihli 7103 sayılı Kanunla 2 ay olan cayma süresinin 3 katına kadar artırılabilmesine imkân sağlanmıştır. Bu süreyi 3 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmış olup, hâlihazırda bugün itibariyle cayma süresi 2 aydır.
Bireysel Emeklilik Sistemi Otomatik Katılma, 10 yıl katkı payı ödeme ile 56 yaşın doldurulmasıyla söz konusu sistemde emekliliğe hak kazanılmaktadır.
Bu çalışmamızda, BES Otomatik Katılımda katkı payı ve kişisel verilen korunması konusu işlenecektir.
II- KATKI PAYI
1- Katkı payı matrahı ve oranı neye göre belirlenir?
Katkı payı 4/1-a kapsamındaki sigortalılar ve ilk defa 5510 sayılı Kanundan sonra devlet memuru 4/1-c kapsamında sigortalı olanlar (yeni memurlar) için prime esas kazancın %3’ü, 5510 sayılı Kanundan önce 5434 sayılı Kanun çerçevesinde devlet memuru (eski memurlar) olarak hali hazırda 4/1-c kapsamında iştirakçi (sigortalı) olanlar için emekli keseneğine esas aylığın %3’üne karşılık gelen tutardır.
Özetleyecek olursak, işçiler 4/1-a kapsamında sigortalı oldukları için SGK’ya bildirilen prime esas kazancın %3’ü oranında; yeni memurlar 4/1-c kapsamında sigortalı oldukları için SGK’ ya bildirilen prime esas kazancın %3’ü oranında, eski memurlar da yeni memurlar için 4/1-c kapsamında sigortalı oldukları için emekli keseneğine esas aylığın %3’ü oranında katkı payı kesilecektir.
Bu oranı 2 katına yani %6’aya kadar artırmaya, %1’e kadar azaltmaya veya katkı payına maktu limit getirmeye Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır. Bugün itibariyle söz konusu oran %3’tür. Bu şekilde hesaplanan çalışan katkı payı tutarının virgülden sonraki kısmı dikkate alınmaz.
Örneğin; sigorta primine esas kazancı 4.725,00 TL olan bir sigortalıdan %3 oranında katkı payı kesildiğinde bu tutar 141,75 TL olacak, ancak virgülden sonraki 0,75 dikkate alınmayacağından emeklilik şirketine aktarılacak tutar 141 TL olacaktır.
2- Katkı payı tutarını etkileyen unsurlar nelerdir?
Katkı payı hesaplaması, prime esas kazanç/emekli keseneğine esas aylık matrahı dikkate alınarak yapılmaktadır. Dolayısıyla, bu matrahı etkileyen her ödeme kalemi katkı payını doğrudan etkiler.
Örneğin; 4/1-a kapsamındaki sigortalılar için; ikramiye ve ikramiye benzeri ödemeler sigorta primine esas kazanca dâhil olduğundan, ikramiye ödenen aylarda kesinti miktarı artmış olacaktır. İlave tediye ödendiği ay/aylarda yine kesinti miktarı artacaktır.
Yine, ücretsiz izin, askerlik, vb. hallerde işverenleri tarafından çalışanına ücret ödenmediği durumlarda elbette o ay için katkı payı oluşmaz. Bu durumda işverenlerinin emeklilik şirketine bilgi vermesi uygun olacaktır. Bir başka deyişle, işveren tarafından çalışanlarına bildirilen ve emeklilik şirketine iletilen, çalışanlarına ücret ödemesi yapılamayacak koşulların gerçekleşmesi halinde katkı payı ödemesi yapılmaz.
Prime esas kazancın belirlenmesi 5510 sayılı Kanunun 80’inci maddesine göre yapılmaktadır. Örneğin; 4/1-a kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançların hesabında; 1) Hak edilen ücretlerin, 2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların, 3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile SGK tarafından tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
Yukarıda belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar 5510 sayılı Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
İşverenler; katkı payını doğru hesaplayarak emeklilik şirketine aktarmakla yükümlüdür.
3- Prime esas kazançta eksik veya fazla hesaplama olması durumunda ne gibi işlem yapılır?
Sosyal güvenlik mevzuatına göre tanınan süre içinde ilgisine göre prime esas kazançta veya emeklilik keseneğine esas kazançta işveren tarafından değişiklik yapılması durumunda;
– Eksik katkı payı ödemesi yapılmışsa münhasıran bu değişime bağlı farka tekabül eden ek katkı payı ödemesi bir sonraki dönem ücretinden kesilmek suretiyle yapılır.
– Fazla katkı payı ödemesi yapılmışsa bir sonraki dönem mahsuplaşma sağlanacak şekilde ödeme yapılır.
4- Çalışan %3 oranından daha yüksek bir oranda kesinti talep edebilir mi?
Çalışan, %3 oranındaki katkı payından, daha yüksek bir oranda ödeme yapmak istediğini işverene bildirebilir. Bu şekilde katkı payı oranını artıran bir çalışan %3 oranın altında kalmamak kaydıyla katkı payı oranını işverenden talepte bulunarak azaltabilir.
Çalışanlar bu taleplerini ilgili ayın ücret hesaplaması tamamlanmadan önce bildirmekle yükümlüdürler. Ücret hesaplaması tamamlandıktan sonra gelen talepler bir sonraki ödeme döneminden itibaren gerçekleştirilir.
5- İşveren çalışanı adına katkı payı ödemesi yapabilir mi?
İşveren otomatik katılım sistemi kapsamında çalışanı adına katkı payı ödemesi yapamaz.
6- Çalışan dışarıdan ek katkı payı ödemesi yapabilir mi?
Çalışanın ücretinden yapılacak %3 oranı kapsamında yapılan kesinti dışında ek katkı payı ödemesi yapılamaz. Başka bir ifade ile çalışanlar dışarıdan ek katkı payı ödemesi yapamaz.
7- İşveren katkı payı tutarını ne zaman emeklilik şirketine aktarmak zorundadır?
İşverenler katkı payı tutarını kasalarında tutamazlar. İşverenler tarafından hesaplanan katkı payı tutarı, işverenler tarafından çalışanın ücretinden kesilerek, en geç çalışanın ücretinin ödeme gününü takip eden iş günü, işverenler tarafından emeklilik şirketine aktarılacaktır.
Örneğin, maaş ödemesi ayın 14’ü olarak belirlenmişse yine örneğin 14.10.2019 (Pazartesi) günü maaş ödenmişse bu günü takip eden iş günü yani 15.10.2019 (Salı) gününe kadar katkı payının emeklilik şirketine aktarılması gerekir.
Ücret ödeme ve hesaplanmasına ilişkin diğer bilişim sistemlerinin de herhangi bir nedenle geçici olarak hizmet dışı kalması sonucu belirlenen ödeme gününde katkı payının emeklilik şirketine ödenememesi halinde işverene herhangi bir sorumluluk yüklenemez.
8- Katkı payı haczedilir mi?
Katkı payı, işverenin taraf olduğu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haciz ve iflas yoluyla takip bakımından işçi alacağı niteliğinde imtiyazlı bir alacaktır. Yani; Devlet katkısı ve getirileri haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dahil edilemez. Çalışanın maaşı üzerinde haciz/nafaka gibi yasal kesintiler varsa (örneğin maaşın en çok %25’i düzeyinde haciz uygulanabilir) katkı payı ödemesi için maaşından kesinti yapılmaz. Şöyle ki; prime esas kazanç ve emeklilik keseneği etkilenmediği sürece (etkilenmez) ödenecek katkı payı tutarı da değişmez.
9- Çalışan katkı payı ödemeye ara vermeyi talep edebilir mi?
Çalışan katkı payı ödemeye ara vermeyi talep edebilir. Bu talep, talep tarihinden itibaren azami 3 aylık süre için yapılabilir. Bu sürenin bitiminden önce veya bitimini müteakip tekrar ara verme talebinde bulunulması mümkündür. Çalışanın ara verme talebini iletmesi üzerine çalışana ödenen ücretten katkı payı kesintisi yapılamaz. Çalışan ara verme talebini en geç ücret ödeme gününden 3 işgünü öncesine kadar iletir. Bu tarihten sonra iletilen talepler, ancak bir sonraki aya ilişkin ücret ödemesinden itibaren dikkate alınır. Çalışanın ödemeye ara vermesi halinde ara vermeye ilişkin olarak çalışanın birikiminden ek yönetim gideri kesintisi yapılamaz. Ara verme süresinin bitimini müteakip ücret üzerinden yapılan katkı payı kesintisine işveren tarafından devam edilir. Ödemeye ara verme hakkı yalnızca çalışan tarafından kullanılabilir. Söz konusu hak işverene devredilemez.
10- Katkı payı bordroya yansıtılmalı mı?
Kamu kurumları bakımından, aylık işlemlerini Hazine ve Maliye Bakanlığının bilişim sistemleri üzerinden yürüten harcama birimleri için katkı paylarının bordroya yansımasını sağlayacak şekilde sistemsel geliştirmeler gerçekleştirilecektir ve gerçekleştirilmiştir.
Diğer kurumlar bakımından, işyerlerinin iç sistemlerinde bu kesintilerin bordroya yansıtılması ve diğer şirket içi ücret takip sisteminin geliştirilmesi operasyonel süreçlerin takibi bakımından önem arz etmektedir.
Dolayısıyla, katkı payı kesintisi ücret ödeme bordrolarında, örneğin “BES Otomatik Katılım Katkı Payı Kesintisi” şeklinde bir ibare yazılmak suretiyle gösterilmesi uygun olacaktır.
III- KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI İLİŞKİSİ
BES Otomatik Katılım kapsamında çalışana ait kişisel veriler, veri sahibinin açık rızasının alınmasına gerek olmaksızın şirketle paylaşılabilir ve veri paylaşımı, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmez.
Sosyal Güvenlik Kurumu, Hazine ve Maliye Bakanlığı, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklar ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla emeklilik gözetim merkezi arasında veri paylaşım protokolü imzalanabilir.
Sistemde katkı paylarının ödenmesine ilişkin her türlü kontrol, bu protokollerden temin edilen verilerle sağlanır. Bu verilerin emeklilik gözetim merkezince şirketlerle paylaşılmasını gerektiren durumlarda bu verinin güvenliğinden ilgili şirket sorumludur.
IV- İDARİ PARA CEZASI
İşverenler, bireysel emeklilik sistemine otomatik katılım kapsamındaki yükümlülükleri bakımından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından denetlenecektir.
İşverenlerin bu kapsamındaki yükümlülüklerine ve bu kapsamda yürürlüğe konulan düzenlemelere uymaması hâlinde, her bir ihlal için 100 (yüz) Türk lirası idari para cezası uygulanacaktır.
Tablo: İdari Para Cezaları
| Yükümlülük | İdari Para Cezası |
| Çalışanları sisteme dâhil etmemek | 100 TL (çalışan başına/ay sayısı kadar) |
| 4632 sayılı Kanunun Ek 2’nci maddesi kapsamındaki yükümlülüklere ve bu madde uyarınca yürürlüğe konulan düzenlemelere uymamak | 100
(her bir ihlal başına) |
| Katkı payını aktarmamak/geç aktarmak/eksik aktarmak | 100
(her bir ihlal başına) |
V- SONUÇ
Kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak, bireylerin emekliliğe yönelik tasarruflarının yatırıma yönlendirilmesi ile emeklilik döneminde ek bir gelir sağlanarak refah düzeylerinin yükseltilmesi ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunulmasını teminen oluşturulan bireysel emeklilik sistemine otomatik katılım, cayma hakkı olmak üzere çalışanların işverenleri tarafından bir emeklilik planına dâhil edilmeleri esasına dayanmaktadır.
İşverenler öncelikle, otomatik katılım için emeklilik planı düzenleme konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş en az bir emeklilik şirketi ile emeklilik sözleşmesi imzalamak zorundadır. Ayrıca, katkı paylarının çalışanın ücretinden kesilerek emeklilik şirketine aktarılması gerekmektedir.
İşverenler katkı paylarının doğru hesaplanıp tahsil edilmesine imkân sağlayacak tüm tedbirleri almaları önem arz edecektir. İşverenler operasyonel gereklilikleri dikkate alarak, şirket seçimi ve katkı payının kesilmesi hariç diğer yükümlülüklerinin icrasını emeklilik şirketine bırakabilecektir. Söz konusu sistem; gerek özel sektör gerekse de kamu sektöründe insan kaynakları departmanının iş yükünü artıracaktır.
Ülkemizde, bireysel emeklilik sistemine işverenler aracılığıyla kurumsal katılımın artırılması sistemin büyümesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, sisteme kurumsal katılımın artırılması amacıyla ülkemizde otomatik katılım uygulamasından yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Bu itibarla, ücret karşılığı tüm bağımlı çalışanların (kamu görevlileri ile işçiler) sisteme otomatik olarak dahil edilmesi ve bu şekilde sisteme dahil edilen çalışanlara belirli bir süre içinde cayma hakkı tanınması öngörülmektedir.
Bu Makalenin PDF formatına ulaşmak için tıklayınız
YASAL UYARI
Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.’ye aittir.
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.






