İşçilerin nafaka ve icra borçları, uygulamada önemli bir yer işgal etmektedir.
Nafaka ve icra borcuna karşılık işçinin maaşından kesinti yapılabilmesi için icra müdürlüğü tarafından kişinin iş yerine, maaş haczi müzekkeresi gönderilmektedir. Böylece borçlu kişinin maaşından kesinti yapılıp, işverence icra dairesine ödemesi istenmektedir.
Ancak birden fazla borcu ya da hem devam eden hem de birikmiş nafaka borcu olanlar için nasıl bir uygulama yapılacağı zaman zaman kafa karışıklığına yol açabilmektedir.
Öncelikle şunu hatırlatalım. Genel kural, işçinin aylık ücretinin 1/4’ünden fazlasının haczedilemeyeceğidir. Ancak nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır. Bu kuralın yasal dayanağı olan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. Maddesi şöyledir:
“Ücretin saklı kısmı Madde 35:
İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır.
İşçinin maaşında birden fazla icrası varsa, bu icralar sıraya alınmakta, biri bitince diğerine geçilmektedir. İşçinin muvafakat vermesi durumunda ise maaşından ¼’den fazla kesinti yapılması ya da birden fazla icranın aynı anda kesilmesi mümkün olmaktadır.
Bu yazımızda ise hem devam eden hem de birikmiş nafaka borcu olan işçiden nasıl kesinti yapılacağı sorusuna cevap arayacağız.
Bu husus, Yargıtay kararlarıyla açıklığa kavuşturulmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/15415 Esas., 2015/15803 sayılı Kararında şöyle denilmektedir:
“Takip dayanağı nafaka alacağı olup işleyen nafaka alacağı adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir. Bu nedenle işleyen aylık nafakanın tamamı için maaşa haciz konulmasında Yasaya aykırılık yoktur. Ancak birikmiş nafaka alacağı için genel nitelikteki düzenleme olan İİK’nun 83. maddesinin uygulanması zorunludur.
İİK’nun 83. madde hükümlerine göre, borçlunun ve ailesinin geçimi için İcra Müdürlüğünce zorunlu olarak takdir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4’den az olamaz.
Somut olayda; Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü’nün 2014/16640 Esas sayılı takip dosyasında, borçlunun almakta olduğu ücretten her ay öncelikli olarak işleyen nafakanın kesilmesi, kalan ücretin 1/4’ünün birikmiş nafaka alacağı bitene kadar kesilmesinin talep edilmesi üzerine, İcra Müdürlüğü tarafından SGK emekli maaşından, işleyecek aylık nafaka miktarı ve kalan ücretten birikmiş nafaka alacağının 1/4’ünün kesilmesi için haciz müzekkeresi yazılmıştır. İşleyen nafaka kesildikten sonra birikmiş nafaka alacağı diğer alacaklarla birlikte sıraya girer. Birikmiş nafaka alacağı için kalan maaştan ancak ¼ oranında kesinti yapılabilir. Borçlunun iddia ettiği SGK haciz kesintisi tarihi daha önce ise, bu kesinti bittikten sonra birikmiş nafaka için kesintiye başlanır. Açıklanan kurallar doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmiş olması isabetli değildir.”
Sonuç olarak Yargıtay kararlarında açık şekilde; işleyen aylık nafakanın tamamı için maaşa haciz konulabileceği, ancak işleyen nafaka kesildikten sonra birikmiş nafaka alacağının diğer alacaklarla birlikte sıraya gireceği, birikmiş nafaka alacağı için kalan maaştan ancak ¼ oranında kesinti yapılabileceği ifade edilmektedir.
Bu yazının PDF formatına ulaşmak için tıklayınız






