Yükleniyor...

Yargıtay Kararı; TİS’e İmza Atan İşçi, Ücretin Düşmesini de Kabul Eder

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, sendikaya üye olan işçinin, toplu iş sözleşmesi gereği belirlenen yeni ücretini kabul etmiş sayılacağına, dolayısıyla TİS öncesi aldığı ve kapsam dışı işçilere ödenen günlük ücreti talep edemeyeceğine karar verdi.
8139-0.jpg

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, çarpıcı bir karara imza attı. Toplu İş Sözleşmesine (TİS) imza atan ve bu nedenle günlük ücreti, iş sözleşmesiyle belirlenen ücretinin altına düşen işçiyi haksız bularak lehinde verilen kararı bozdu. Resmi Gazete’de 24 Temmuz 2018’de yayınlanan Yargıtay’ın yeni kararında, “Davacı sendikaya üye olup toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediğini belirttiğine göre, toplu iş sözleşmesi gereği belirlenen yeni ücretini kabul etmiş olup, hem toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sosyal hakları hem de kapsam dışı işçilere ödenen günlük ücreti talep etmesi olanaklı değildir.” denildi.

Yargıtay 22. Dairesi’nin güncel kararına konu olay şöyle gelişti; Van Elektrik Dağıtım A.Ş’de görev yapan elektrik teknisyeni, işe girdikten yaklaşık 2 ay sonra sendikaya üye oldu. Bireysel iş sözleşmesinde günlük 36,10 TL olan ücreti, TİS kapsamına girince 28,80’ne düştü. Bu durum üzerine dava açan işçi, sendikalı olduğu için günlük ücretinin düşürüldüğünü iddia etti.

Yargılama sonucunda yerel mahkeme, işçiyi haklı buldu. Ancak yerel mahkemenin kararı, kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edildi. Davayı görüşen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin işçi lehine verdiği kararı, 04.05.2018 tarihinde oy birliğiyle bozdu.

Yargıtay’ın kararında şu ifadelere yer verildi;

Davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmadığı dönemde son günlük ücretinin 36,10 TL olduğu, sendikal haklardan ve toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmaya başlandığı 31.01.2006 tarihinden sonra ise 28,80 TL olarak ödendiği dosya kapsamı ile sabittir. TEDAŞ ile toplu iş sözleşmesi imzalayan TES-İŞ Sendikası arasında 31.05.2004 tarihinde yapılan protokol neticesinde, işçilerin toplu iş sözleşmesinden protokoldeki şartlar ve öngörüler doğrultusunda yararlandırılmaları kararlaştırılmış, getirilen özel hükümlere göre davacı ve onunla aynı şartlarda çalışan işçilerin ücretleri belirlenmiştir. Dolayısıyla, sadece davacının şahsına ilişkin ücretinin düşürülmesi veya ücretinin işverence tek taraflı olarak düşürülmesi söz konusu değildir. Bu durum karşısında, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmaya başladığında ücretinin 28,80 TL olarak belirlenmesinde, davalı ve davacı adına hareket eden sendika ile işveren arasında imzalanan 31.05.2004 tarihli protokol hükümlerinin esas alındığı açıktır. Davacıya yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken menfaatler davalı tarafça ödenmektedir. Bu şekilde davacının toplu iş sözleşmesinden faydalanmasıyla birlikte toplu iş sözleşmesinin işçiler lehine getirdiği akçalı menfaatlerden (giyim yardımı, gıda yardımı, yemek yardımı, ikramiye, ilave tediye gibi) de yararlanması mümkün olup, davacının gelirinde artış meydana gelmiştir. Kaldı ki davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi imzalanırken günlük ücreti 36,10 TL olarak belirlenmiş ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma durumunda ücretin toplu iş sözleşmesi ile yeniden belirleneceği hususu düzenlenmiştir. Davacı sendikaya üye olup toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediğini belirttiğine göre, toplu iş sözleşmesi gereği belirlenen yeni ücretini kabul etmiş olup, hem toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sosyal hakları hem de kapsam dışı işçilere ödenen günlük ücreti talep etmesi olanaklı değildir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin kararına ulaşmak için tıklayınız.