İşçi; ekonomik koşullar, paranın alım gücünün azalması, hanesini doyuracak maddi güce sahip olmaması gibi sebeplerden dolayı ek iş yapmak isteyebilir. Birçok işçinin de benzeri sebeplerle ikinci bir iş yaptığını görmekteyiz.
Peki işçinin ek iş yapması yasal mı? Bu konuda herhangi bir hüküm var mı, bakmamız gerekecektir.
4857 sayılı İş Kanunu işçilerin ek iş yapmasına dair yasaklayıcı bir hüküm getirmemiştir. İş kanunu bu konuda bir hüküm vermediği için de işçinin iş sözleşmesine bakmamız gerekecektir. İş sözleşmesinde ek iş yapılmasına dair herhangi bir yasaklayıcı hüküm yoksa işçinin ek iş yapmasında bir sakınca yoktur.
Peki her işçi ek iş yapabilir mi?
Bu sorunun mutlak bir cevabı yoktur. Yani koşuldan koşula ve durumdan duruma farklılık göstermektedir. Şöyle ki işçinin ek iş yapması asıl işine dair performansında bir gerilemeye sebep oluyorsa bu durum işveren açısından hoş karşılanmayacaktır. Ahlaki açıdan da uygun görülmeyen işçinin ek iş yapması sebebiyle asıl işe dair işlerini aksatması gibi durumlar işverene haklı fesih imkanı tanımaktadır.
Konu ile alakalı örnek bir Yargıtay kararına bakacak olursak;
…Davalı işveren 3.6.2005 tarihli fesih yazısında” 31.5.2005 tarihinde tespit edilen izinsiz olarak çalışmak şeklindeki iş ve eylemlerinden ötürü 4857 Sayılı İş Kanunun 25/2-e maddesi” uyarınca davacının hizmet akdinin haklı nedenle feshedildiğini bildirmiştir. Ancak yargılama aşamasında davacının davalı işyerinin karşısında bir dükkan kiralayarak burayı manav olarak işletmeye başladığını davalı işyerinin iştigal konusuna giren ürünleri sattığını davalı mağazanın müşterilerini kendi dükkanına yönlendirdiği bu şekilde rekabet etmeme yükümlülüğüne ve sadakat borcuna aykırı davranışları nedeniyle hizmet akdinin feshedildiğini savunmuştur. İşveren fesih bildiriminde belirttiği sebeplerle bağlı olup bu sebepleri sonradan değiştiremez. Kaldı ki davacının başka yerde çalıştığı olgusuna dayanan işveren bu iddiasını da her türlü şüpheden uzak delillerle de kanıtlayamamıştır. Bölge sorumlusu olarak dinlenen davalı tanığı Ş.Ş. davacının davalı işyerinin karşısında resmiyette kimin adına açıldığını bilmediği manav dükkanının çalışmaya hazırlık safhalarının davacı tarafından gerçekleştirildiğini ancak davacının hazırlık faaliyetlerini mesai saatleri dışında gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Küçük Yol Vergi Dairesinin yazısına göre de söz konusu dükkanın 6.6.2005’de (fesihten sonra) davacının annesi M.H. tarafından faaliyete geçirildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla davacının işyerinin tam karşısında bir manav dükkanı açtığı kabul edilsebile mesai saatleri dışında sözkonusu yerde çalışması hizmetakdinin gerektirdiği yükümlülüklerin ihlal edildiği anlamına gelmez. Bu sebeple davalı işverene karşı doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu, kanıtlanamayan davacının hizmet akdinin bu şekilde feshedilmesi tazminatı gerektirir. Bu eylem olsa olsa geçerli bir fesih nedeni oluşturur. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddedilmesi hatalıdır.
Görüldüğü üzere somut olayda bir işverene bağlı olarak çalışan işçi, kendi işyeri ile aynı ürünlerin satıldığı bir işyeri kiralayarak rekabet etmeme yükümlülüğüne ve sadakat borcuna aykırı hareket etmiştir. Bu sebeple mahkeme işvereni haklı bulmuştur. Burada esas nokta yapılan ek işin asıl işe rekabet oluşturacak bir iş olup olmadığıdır.
Bir diğer taraftan işçi ek iş yaparken İş Kanununun koyduğu genel geçer kuralları gözardı etmemelidir. Örneğin, ek iş yapan işçinin günlük toplam çalışma süresi 11 saati geçmemeli, işçi hafta tatilinde çalışmamalı, özellikle mevcut işyeri ile rekabet yaratacak bir işte kesinlikle çalışmamalıdır. Ayrıca işçinin fazla çalışması yılda 270 saati geçmemeli, işçi yıllık izin sürelerinde de çalışmamalıdır. Çünkü tüm bu durumlar işçinin asıl işini, performansını etkiler. Bu durumlarda işverene 6 işgünü içerisinde haklı fesih imkanı doğar.
Sonuç olarak İş Kanununda ek iş yapılmasını yasaklar bir hüküm yoktur. Bu yüzden iş sözleşmesine ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine bakmak gerekir. İlgili sözleşmelerde de yasaklar bir hüküm yoksa işçi ek iş yapabilir. Ama defaatle bahsettiğimiz üzere işçinin yaptığı ek iş asıl işindeki performansını olumsuz şekilde etkilememelidir.






