Yükleniyor...

Alkollü Yakalanıp Ehliyetine El Konulan Şoför, İhbar ve Kıdem Tazminatı Ödenmeden İşten Çıkarılabilir mi?

Alkollü araç kullanan ve bu nedenle ehliyetine el konulan şoförün iş sözleşmesi, 'haklı nedenle fesih
9836-0.jpg

Motorlu araç kullanımı, çalışma hayatının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Onbinlerce işçinin asli görevi araç kullanımıdır. Bu görev makam şoförlüğü olabildiği gibi, ürün sevkiyatı, satış temsilciliği, servis şoförlüğü ve benzeri şekilde de olabilmektedir.

Zaman zaman, şoför olarak çalışan işçilerin alkollü araç kullandığı ve bu nedenle ehliyetlerine el konulduğu durumlar ortaya çıkmaktadır.

Peki bu durum işverene, iş sözleşmesini “haklı nedenle fesih” imkanı verir mi? Yoksa alkollü araç kullandığı için ehliyetine el konan işçinin sözleşmesi “geçerli fesih” kapsamında mı sonlandırılmalıdır?

Öncelikle “haklı nedenle fesih” ile “geçerli fesih” arasındaki farkı ortaya koymak gerekmektedir.

HAKLI NEDENLE FESİH NEDİR?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini “haklı nedenle fesih” imkanına sahip olduğu açıklanmıştır.

İş Kanunu’nun 25/2 maddesinde sayılan hususlardan biri de, alkolle ilgili hükümdür. İlgili hüküm şu şekildedir:

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.

GEÇERLİ FESİH NEDİR?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 17-21 maddeleri arasında “geçerli fesih” düzenlemiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az 6 aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, bu feshi geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır.

“Geçerli fesih”, İş Kanunu’nun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, ancak işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlara dayanan fesihtir.

Yani “geçerli fesih”, “haklı nedenle fesihe” göre daha hafif niteliktedir. Örneğin işçinin performans düşüklüğü “geçerli fesih” kapsamına girerken hırsızlık yapması “haklı nedenle fesih” imkanı sunar.

“Geçerli fesih” söz konusu olduğunda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanır. “Haklı nedenle fesihte” ise işçi, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.

ALKOLLÜ YAKALANDIĞI İÇİN EHLİYETİNE EL KONULAN ŞOFÖR, İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI ÖDENMEDEN İŞTEN ÇIKARILABİLİR Mİ?

Alkollü araç kullandığı için ehliyetine el konulan işçinin, şoförlük görevini yapamayacağından iş sözleşmesinin “geçerli fesih” kapsamında sonlandırılabileceği tartışmasızdır. Zira ehliyetine el konulan işçinin, işverenin kendisinden beklediği şoförlük görevini gereği gibi yerine getiremeyeceği ortadadır. İşçinin kusuru ile ortaya çıkan bu durum, işin yürütülmesini bozucu nitelikte olduğundan iş ilişkisinin sürdürülmesi beklenemez. Geçerli fesih, kişinin ehliyetine işyeri aracının dışında ya da mesai saatleri dışında el konulması halinde ortaya çıkmaktadır.

Tartışmanın düğümlendiği husus; işyeri aracını alkollü araç kullandığı için ehliyetine el konulan şoförün iş sözleşmesinin, “haklı nedenle fesih” kapsamında ihbar ve kıdem tazminatı ödenmeden feshedilip edilemeyeceğidir.

İş Kanunu’nda işçinin işyerine sarhoş gelmesi “faklı nedenle fesih” gerekçesidir. Aynı Kanun’un 2. Maddesinde şu hüküm yer almaktadır;

-İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.

Yargıtay kararlarında da işyeri kavramına araçların da girdiği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla işyerinin aracını alkollü şekilde kullanan işçi, işyerine alkollü gelmiş gibi kabul edilebilir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2014/7929 Esas ve 2014/13044 sayılı kararında şu hususlara yer verilmiştir.

“Ayrıca; 4857 Sayılı İş Kanunu 2. maddesinde işyeri kavramına araçların da girdiği açıkça ifade edilmiştir. Ve 84. madde hükmüne göre de İşyerinde alkol almak yasaktır.
İşveren tarafından işyeri Yönetmeliği ile işçi lehine düzenleme yapmak ve kural koymak her zaman mümkündür. Ancak alkollü araç kullanmak suçtur. İş Kanununda işverenin aracını alkollü kullanmak haklı fesih nedeni oluşturmaktadır. Ayrıntıları yukarıda izah edildiği üzere alkollü araç kullanmak kamu düzenini bozan ve kamu sağlığını tehlikeye atan bir eylemdir. Kamu düzeni ve kamu sağlığı karşısında işçinin (kişilerin) menfaati ikinci planda kalır. Kanunun bizatihi suç saydığı hususların işyeri yönetmeliği ile bertaraf edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle işverence Yönetmelikle yapılan düzenleme geçersiz olup davacının iş akdi işverençe geçerli nedenle feshedilmiştir. Davacının yaptığı ilaç tanıtım işi, araç tahsisi yapılmadan kendi imkanlarıyla (6 ay süreyle özel şoför kullanma veya taksi tutma) yapılamayacak bir iş olduğundan ve yönetmelikte belirlenen aynı performansı sağlama fiilen mümkün olamayacağından feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.”

Görüldüğü gibi Yargıtay’ın bu ve başka kararlarında; işyeri aracının işyeri sayılacağı, alkollü araç kullanmanın suç olduğu, işverenin aracını alkollü kullanmanın “haklı nedenle fesih” imkanı sunacağı belirtilmiştir. Ayrıca alkollü araç kullanmak kamu düzenini bozan bir eylem olması nedeniyle işçinin menfaatinin ikinci planda tutulması gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç itibariyle; İş Kanunu’ndaki ilgili hükümler ve Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde, alkollü araç kullanan ve bu nedenle ehliyetine el konulan işçinin “haklı nedenle fesih” kapsamında, ihbar ve kıdem tazminatı ödenmeden işten çıkarılabilmesinin mümkün olduğunu değerlendiriyoruz.

Yargıtay kararına ulaşmak için tıklayınız.