Vedat Işıkhan, Bakanlığın, küresel koşulları analiz ederek ve ülkenin yapısal dinamiklerini dikkate alarak “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla daha güçlü, kapsayıcı ve sürdürülebilir sosyoekonomik kalkınmayı teşvike yönelik politikaları uygulamaya devam ettiğini söyledi.
Nihai hedeflerinin, bu yüzyılı emeğin, yatırımın, üretimin, istihdamın, büyümenin, kalkınmanın ve refahın yüzyılı yapmak olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan jeopolitik gerilimler ve ekonomik dalgalanmaların yanı sıra salgın hastalıklar, doğal afetler, su, gıda ve enerji krizlerine rağmen ülkemiz, istihdamda ve iş gücüne katılımda görülen artış eğilimini sürdürmeyi başarmıştır. Bu kapsamda 2028 yılı sonuna kadar 5 milyon ilave istihdam sağlanarak işsizlik oranımızın yüzde 7,5’e gerilemesini hedeflemekteyiz.” diye konuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, istihdam ve çalışma hayatı alanında özel politika gerektiren gruplar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine yeterli bir gelirle kayıtlı, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlandığı koşullarda iş imkanlarının sunulmasının temel amaçları olduğunu vurguladı.
Memuru, işçiyi, ücretliyi ve emeklileri hiçbir şekilde enflasyona ezdirmediklerini dile getiren Işıkhan, “21 yıldır bu konuda asla taviz vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz.” dedi.
Çalışma hayatının tüm paydaşları açısından yeşil ekonomiye geçişin en adil şartlarda gerçekleşmesini sağlamaya yönelik çalışmalara hızla devam ettiklerini anlatan Işıkhan, tüm sendikaları desteklediklerini ve bu kapsamda sendikalaşma oranının artırılmasına önem verdiklerini belirtti.
– Sendikalı işçi ve memur sayısı
Vedat Işıkhan, sendikal hak ve özgürlükler konusunda yaptıkları düzenlemeleri hatırlatarak, “2013 yılında yüzde 9,21 seviyelerinde olan sendikalaşma oranı, 2023 yılı itibarıyla yüzde 14,76 seviyelerine, 2013 yılında 1 milyon olan sendikalı işçi sayısı da 2 milyon 421 bin 940 kişiye ulaşmıştır. Memur sendikalarında ise 2002 yılında yüzde 47,94 olan sendikalaşma oranı, 2023 yılında yüzde 74,54 seviyelerine çıkmıştır. Sendikalı memur sayısı ise 2 milyon 130 bin 644’tür.” bilgisini verdi.
Asgari ücretin işçi ve işveren kesiminin oy birliğiyle en son net 11 bin 402 liraya yükseltildiğini anımsatan Işıkhan, “Böylece 2002 yılında 184 lira olan bu rakamı, reel olarak yüzde 237 artırmış olduk. Aralık ayı başında 2024 yılı asgari ücretini belirlemek için yine komisyonumuz toplanacaktır. Herkesin mutabık kaldığı bir tutarda uzlaşılacağını ümit ediyorum.” ifadelerini kullandı.
– “Ortalama memur maaşındaki reel artış yüzde 125’e ulaşmıştır”
Işıkhan, kamu çalışanlarının mali ve sosyal haklarını düzenleyen 7. Dönem Toplu Sözleşmesi ile çalışanlar lehine ciddi iyileştirmeler yapıldığını söyledi.
Temmuz ayında yapılan zamlarla en düşük devlet memuru maaşının 22 bin 17 liraya yükseltildiğini dile getiren Işıkhan, şunları kaydetti:
“Böylece 2023 yılında en düşük memur maaşındaki artış oranı yüzde 141, ortalama memur maaşındaki artış oranı ise yüzde 128 olmuştur. 2002 yılı aralık ayı ile 2023 yılı ekim dönemine baktığımızda ise en düşük memur maaşındaki reel artış yüzde 192’ye, ortalama memur maaşındaki reel artış ise yüzde 125’e ulaşmıştır. Çalışanlarımıza yönelik enflasyona karşı koruma prensibimizi, önümüzdeki dönemlerde de aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Işıkhan, 3600 ek gösterge düzenlemesi ile çalışan ve emekli 5,3 milyon kamu personeli ve bunların hak sahiplerinin ek göstergelerinin yeniden belirlendiğini anımsatarak, şöyle konuştu:
“Öğretmenler, sağlık çalışanları, polisler ve din görevlilerinin ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesinin yanı sıra uzman jandarma ve uzman erbaşlar, avukatlar, şube müdürleri, müdürler ve müdür yardımcıları ile taşra uzman ve denetmenlerinin de ek gösterge rakamları 3600’e yükselmiştir. Yine bazı istisna unvanlarda daha yüksek veya daha düşük artış olmakla birlikte tüm kamu görevlilerinin ek gösterge rakamları 600 puan artırılmıştır. Bununla beraber, birinci dereceye yükselen devlet memurlarımız için 3600 ek gösterge düzenlemesini de hükümet olarak hayata geçireceğiz.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Sosyal Güvenlik Kurumunda ( SGK) sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla sosyal güvenlik sisteminde kişilerin daha çok istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen yaklaşımla esnek çalışma biçimlerini yaygınlaştıracağız.” dedi.
Sanayi sektöründeki işverenlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek için aktif iş gücü piyasası programlarını geliştirerek sürdüreceklerini vurgulayan Işıkhan, şunları söyledi:
“Milletvekillerimizden bir ricamız bulunmaktadır. Kendi illerinizde istişarelerde bulunurken iş arayan vatandaşlarımızı İŞKUR’a yönlendirmenizi istiyorum. Bu rakamlar bizlere İŞKUR’da ne kadar fazla açık iş olduğunu göstermektedir. Önümüzdeki dönemde, özellikle sayın milletvekillerimizden ve sahadan çokça talep gelen Aktif İşgücü Hizmetleri mevzuatında değişiklik yaparak kapsamı genişleteceğiz. Öncelikle ve özellikle gençler olmak üzere her ailede en az bir çalışan olmasını sağlayacak Hane Bazlı İstihdam Destek Sistemi’ni hayata geçiriyoruz.”
– “Veriler, sürdürülebilir sosyal güvenliğe kavuşulduğunu gösteriyor”
Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin mali açıdan sürdürülebilir seviyede olduğunu bildirerek, sosyal güvenlikte 2002 yılında yüzde 71,5 olan gelirlerin giderleri karşılama oranının 2023 yılı sonunda yüzde 95 olarak gerçekleşmesinin öngörüldüğünü vurguladı.
Aynı dönemde yüzde 60,9 olan prim gelirlerinin emekli aylıklarını ve sağlık giderlerini karşılama oranının 2023 yılı sonunda yüzde 74,6 olarak gerçekleşmesinin tahmin edildiğini aktaran Işıkhan, “2002 yılında SGK açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 2,2 seviyesinde iken, 2023 sonunda yüzde 0,44 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir. Bu veriler, mali açıdan sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemine kavuşmuş olduğumuzu göstermektedir.” dedi.
Prim borçlarının takip ve tahsilat süreçlerini etkinleştireceklerini ifade eden Işıkhan, sunumunu şöyle sürdürdü:
“Sosyal Güvenlik Kurumunda sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla sosyal güvenlik sisteminde kişilerin daha çok istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen yaklaşımla esnek çalışma biçimlerini yaygınlaştıracağız. Sosyal güvenlik mevzuatı ve uygulamalarını, değişen iş gücü piyasası koşullarına ve yeni nesil esnek çalışma şekillerine daha uyumlu hale getireceğiz. Kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ücretle mücadelede veri analizine dayalı, risk odaklı denetim faaliyetlerini artırarak prim tabanını genişleteceğiz.”
Bakan Işıkhan, 2002 yılında yüzde 52 olan kayıt dışı istihdam oranının yıllar itibarıyla düşüş eğilimine girdiğini ve 2023’ün ikinci çeyreğinde yüzde 26,63’e gerilediğini sözlerine ekledi.






