Danıştay 11. Dairesi, yolluk ödemesine ilişkin iki önemli karara imza attı. Kararlar 28 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı.
Danıştay kararlarında, yolluk parası alamayan memurlar için 60 günlük sürede dava açılmaması hak düşürücü neden olarak görülmedi. Hak düşürücü sürenin işleyebilmesi için kurum tarafından memurlara yolluk verilmeyeceğine ilişkin tebliğ yapılması gerektiği belirtildi. Her iki davada da bölge idare mahkemelerinin kararları bozuldu.
Danıştay 11. Dairesi’nin kararlarına konu olan iki olay birbiriyle benzerlik gösteriyor. Her iki olayda da, sözleşmeli imam hatip olarak göreve yapan davacı, kadrolu imam olarak atandı. Bu kişilere görev yolluğu verilmedi. İki davacı da idare mahkemelerine dava açma süresi olan 60 günlük sürede dava açmadı. Çok daha sonra açılan davalar, süre aşımı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemeleri tarafından reddedildi. Kararların kesinleşmesinin ardından Danıştay Cumhuriyet Başsavcılığı, kanun yararına bozma istemiyle Danıştay 11. Dairesi’ne başvurdu.
Danıştay 11. Dairesi’nin kararlarında şöyle denildi; “… davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, dava konusu olayda başvuru öncesinde davacıya tebliğ edilmek suretiyle kendisine yolluk verilmeyeceğine ilişkin bir işlemin mevcut olmaması karşısında; yolluk ödenmesi talebiyle sonradan yapılan başvuru, 2577 sayılı Kanun’un 10. Maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru niteliği taşıdığından, bu konuda çıkan uyuşmazlıkta atandığı yerde göreve başlama tarihinin dava açma süresi için başlangıç olarak alınmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.”
Bu gerekçe ile İzmir ve Zonguldak Bölge İdare Mahkemelerinin kararları kanun yararına bozuldu.
Danıştay’ın bu kararı, benzer olaylar için emsal karar niteliği taşıyacağından işçi ve memurlar için önem arz etmektedir.






