Sayıları 700 bine dayanan sürekli işçilerin en önemli taleplerinin başında, nakil ve tayin sorunlarının çözülmesi gelmektedir.
696 KHK ile bir nevi çakılı kadro şeklinde kadroya alınan işçiler, mevzuat açısından nakil ya da tayin hakkına sahip değildir.
Ancak sürekli işçilerin, başta eş durumu olmak üzere tayin ve nakil talepleri sık sık gündeme gelmektedir.
Peki engelli işçi tayin hakkına sahip midir? Engellik hali ve hastalık mazereti, işçiye tayin hakkı kazandırır mı?
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun bu konuda önemli bir kararı vardır.
Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), engelli işçinin tayin talebinin karşılanmamasının, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, özellikle engellilere yönelik düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda işçinin talebinin kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.
KDK, işçinin tayin talebinin makul sürede yerine getirilmesi hususunda Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmasını kararlaştırdı.
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun diğer engelli işçiler için de emsal nitelikteki kararına konu olan olay şöyle gelişti:
Sinop Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir lisede aşçı olarak görev yapan işçi, Malatya Devlet Hastanesi’nden alınmış 14/1/2016 tarihli %53 oranında engelli olduğuna dair sağlık kurulu raporu bulunduğunu, eşi ve çocuğunun da Akdeniz anemisi hastası olduğunu, Ankara İbni Sina Hastanesinde sürekli tedavi ve kontrol altında olduklarını belirterek engel durumuna bağlı olarak Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne tayin olmayı talep etti.
Ancak işçinin talebi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından reddedildi. Bu gelişme üzerine hak arama mücadelesini sürdüren engelli işçi, Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurdu.
İşçinin başvurusunu inceleyen KDK, 5620 sayılı Kanun’da engelli işçilere tanınan tayin hakkına atıf yaparak şu şekilde karar verdi:
- Başvuru konusu olayda idare başvuranın tayin edilmesi durumunda engelli işçi sayısında açık olacağı gideceği yerde ise fazlalık oluşacağını belirterek başvuranın talebini reddetmektedir. 5620 sayılı Kanun’un ilgili hükmü idarelerin söz konusu kapsamda yapılan tayin başvurularını “kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak” karşılanacağını hüküm altına almıştır. Bununla birlikte Kanun hükmü tayin taleplerini karşılanmasını emredici hükümle düzenlerken, tayin taleplerinin idarenin kadro ve teşkilat yapılarının dikkate alınarak karşılanmasını gerekli görmüştür.
- İdareler uhdesindeki kamu hizmetini yürütmek amacıyla kadro ve teşkilat yapısını düzenleme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Engelliler Hakkında Kanunda, engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için idarelere gerekli değişiklikleri yapması, tedbirleri alması ve de çalışan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerine dair önlemleri alması yönünde düzenlemeler yer almaktadır. Avrupa İstihdam Stratejisine uyum sağlama kapsamında hazırlanan 2014-2023 yıllarını kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisinde, özel politika gerektiren gruplar olarak tanımlanan dezavantajlı grupların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması öncelikli hedef olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla idarenin engelli personeline yönelik politikalarını gözden geçirmesi beklenmektedir. Ayrıca 4857 sayılı Kanun’un 30 ve 101’inci hükmünün amacı engellilerin istihdamını sağlamayı amaç edinmiş olup, söz konusu hükümlerin kamu işçisi olan başvuranın tayin talebinin reddedilmesinde kanuni dayanak gösterilmesi mümkün değildir. Bu itibarla Milli Eğitim Bakanlığı ve Sinop İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün başvuranın tayin talebinin karşılanması ile birlikte oluşacak personel açığını kapatmak için yeni personel istihdamı yapabileceği gibi, başka bölgelerde çalışan memurları söz konusu bölge müdürlüğü emrine tayin edebilme yetki ve kapasitesine sahip olduğu değerlendirilmektedir.
- Yukarıda yapılan açıklamalar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın talebinin reddedilmesi işleminin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, özellikle engellilere yönelik düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda başvurunun kabulü yönünde karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 5 / 5 B. İyi Yönetişim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği ancak idarenin başvuran ile ilgili işlemlerinde haklı beklentiye uygunluk, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
KARAR
- Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın tayin talebinin makul sürede yerine getirilmesi hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tavsiyede bulunulmasına, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin, otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvuran ile Milli Eğitim Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
KDK’nın kararına ulaşmak için tıklayınız Bu yazının PDF formatına ulaşmak için tıklayınız






