Çalışma hayatında fazla mesai olarak ifade edilen Fazla Çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmaları ifade etmektedir.
İşçilere 45 saati aşarak fazla çalışma yaptırılabileceği de yine İş Kanunu’nun 41. Maddesi’nde yer almaktadır. Bu maddedeki hüküm şu şekildedir: “Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır.”
Çalışma hayatında en çok dava konusu olan hususların başında, fazla mesai süresinin hesaplanması ve ispatı gelmektedir.
Yargıtay içtihatlarına göre; fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışma hesaplanırken gözden kaçırılan hususlardan biri de ara dinlenme sürelerinin nasıl değerlendirileceğidir.
Bilindiği gibi ara dinlenme süreleri, 4857 sayılı İş Kanununun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir.
- 4 saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az 15 dakika,
- 4 saatten fazla ve 7,5 saatten az çalışmalar için en az yarım saat,
- 7,5 saati aşan çalışmalar bakımından ise en az 1 saat ara dinlenmesi verilmelidir.
Ancak uygulamada 7,5 saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır.
Yine Yargıtay içtihatları; 11 saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenme süresinin en az 1 saat, 11 saatten fazla çalışmalarda ise en az 1,5 saat olarak verilmesi yönündedir. (9. Hukuk Dairesi 2014/24255 E., 2016/354 K.)
Ara dinlenme süresini bu şekilde netleştirdikten sonra, ara dinlenmelerin fazla çalışmanın hesaplanmasında nasıl değerlendirileceği hususu, yazımızın asıl konusudur.
Yargıtay içtihatlarına göre; Fazla Çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Aynı ilkeler ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları için de geçerlidir. (22. Hukuk Dairesi 2019/8522 E. , 2019/24477 K.)
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2016/24637 E., 2019/22213 Kararında şu hükme yer verilmiştir:
“Davacı haftanın 5 günü 09.00-18.30 saatleri arası, cumartesi 09.00-14.00 saatleri arasında çalıştığını belirterek fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlardır. Ayrıca davalı işverenin sunduğu günlük saatli izin formlarında işten çıkış saati olarak 18.30 saatinin belirtildiği de tespit edilmiştir. Hafta içi 1 saat ara dinlenme, cumartesi ise 0,5 saat ara dinlenme düşülerek davacının haftalık 2 saat fazla çalışma alacağının hesap edilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan hesaplama ile yasal haftalık çalışma süresinin aşılmadığı yönündeki değerlendirme ile talebin reddi isabetsiz olmuştur.”
22. Hukuk Dairesi’nin 2016/25288 E., 2019/22776 Kararında ise şöyle denilmektedir:
“Somut olayda, davacı 19.00-08.00 saatleri arasında günlük 13 saat çalışarak fazla mesai yaptığını belirterek fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 19.00-09.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi kullanarak fiilen 12,5 saat çalıştığı, 6 gün çalıştığı yaz aylarında 30 saat fazla mesai yaptığı, 5 gün çalıştığı kış aylarında ise 17,5 saat fazla mesai yaptığı değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır. Bu kabul dosya içeriğine uygun olmayıp davacı talebini de aşar mahiyettedir. 19.00-08.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi kullanarak 11,5 saat fiilen çalıştığı haftanın 6 günü çalıştığı yaz aylarında haftalık 24 saat fazla çalışma yaptığı anlaşılmaktadır. Kış aylarında ise 12,5 saat fazla çalışma yaptığının kabulü dosya içeriğine ve davacı talebine uygun düşecektir. Davacı talebi aşılarak hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.”
Sonuç olarak kökleşmiş Yargıtay içtihatları, fazla çalışma süresi belirlenirken ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerektiği yönündedir. Aynı durum, ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları için de geçerlidir. Dolayısıyla işçinin fazla çalışma süresi ile ulusal bayram ve genel tatilde yaptığı çalışma hesaplanırken, ara dinlenme süresi düşülerek hesaplama yapılmalıdır. Yukarıda yer verdiğimiz Yargıtay kararlarında, fazla mesai hesabı yapılırken ara dinlenme süreleri düşülerek sonuca gidilmesi yönünde somut örnekler yer almaktadır.
Bu yazının PDF formatına ulaşmak için tıklayınız






