İşçi ile işveren arasında anlaşmazlığa yol açan hususların başında, fazla çalışma (fazla mesai) gelmektedir. Fazla çalışma, haftalık 45 saati aşan çalışmaları ifade eder. Fazla çalışma süresinin toplamı, 1 yılda 270 saatten fazla olamaz. Genel kurul olarak; işçiye, fazla mesai karşılığında hak ettiği ücretin ödenmesi gerekir.
Ancak fazla çalışma ücretinin, iş sözleşmesiyle aylık ücrete dahil edilmesi de mümkündür.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin güncel, 26/11/2018 tarihli 2015/27292 Esas, 2018/21407 sayılı Kararında, “İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.” denilmiştir.
Dolayısıyla iş sözleşmesinde fazla mesai ücretlerinin aylık ücrete dahil edileceğine ve nedenle ilave fazla mesai ücreti ödenmeyeceğine ilişkin hüküm varsa, bu düzenleme Yargıtay tarafından geçerli kabul edilmektedir. Nitekim 9. Hukuk Dairesi, haftada 50 saat çalışan işçinin, iş sözleşmesindeki hüküm nedeniyle fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağına karar vermiştir. Yargıtay’ın kararı şu şekildedir:
“Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanıkların beyanlarından davalı işyerinde davacının sabah vardiyasında çalışıyor ise 07.00-16.00 saatleri arasında, diğer vardiyada ise 15.30-24.30 saatleri arasında çalıştığı, akşam vardiyasının iş durumuna göre haftada 2 gün bir veya bir buçuk saat uzadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının haftanın 4 gün ara dinlenmeleri düşüldüğünde günde 8 saat, çalışmanın uzadığı diğer 2 günde ise ara dinlenmeleri düşüldüğünde günde 9 saat çalışıp, toplamda haftada 50 saat çalıştığı kabul edilmelidir. Buna göre davacının iş sözleşmesinde fazla mesainin aylık ücrete dahil olduğu düzenlemesi de gözetildiğinde yerleşik Yargıtay içtihatları gereği yıllık 270 saati ve haftalık 5.2 saat aşan fazla çalışmasının bulunmadığı anlaşıldığından saptanan bu durum karşısında, davacının fazla çalışma ücret talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
FAZLA MESAİNİN İSPATI İŞÇİYE AİTTİR
Söz konusu Yargıtay kararında, fazla mesainin ispatına ilişkin de önemli vurgulara yer verilmiştir. Buna göre, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
FAZLA ÇALIŞMANIN İSPATI İÇİN HANGİ BELGELERE BAKILIR
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.






