<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fazla çalışma ispatı &#8211; Kamu İşçileri</title>
	<atom:link href="https://kamuiscileri.net/haberleri/fazla-calisma-ispati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kamuiscileri.net</link>
	<description>Kamu İşçileri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Feb 2026 13:53:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2025/12/Favicon.png</url>
	<title>Fazla çalışma ispatı &#8211; Kamu İşçileri</title>
	<link>https://kamuiscileri.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üçlü Vardiyada Fazla Çalışma İspatı: “Güçlü Delil”</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/uclu-vardiyada-fazla-calisma-ispati-guclu-delil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Asalet Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 13:46:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Fazla çalışma ispatı]]></category>
		<category><![CDATA[İspat]]></category>
		<category><![CDATA[Üçlü Vardiyada Fazla Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Üçlü Vardiyada Fazla Çalışma İspatı: “Güçlü Delil”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamuiscileri.net/?p=28326</guid>

					<description><![CDATA[Üçlü vardiya düzeninde çalışan bir işçinin fazla çalışması nasıl değerlendirilir? Bu tür uyuşmazlıklarda fazla çalışmanın ispatında dikkate alınan hususlar nelerdir? ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">  İşin niteliği ve iş organizasyonunun gereklilikleri nedeniyle, işçilerin zaman zaman kanunda öngörülen çalışma süresini aşan şekilde çalışmaları söz konusu olabilmektedir. 4857 sayılı İş Kanununun 41. maddesi uyarınca fazla çalışma, haftalık kırk beş saatin üzerinde yapılan çalışmalar olarak tanımlanmaktadır. Fazla çalışmaya dair uyuşmazlıkların odağında olan konu ise fazla çalışmanın hangi yollarla, nasıl ispat edileceği üzerinedir.</p>
<p style="text-align: justify;">  Yerleşik içtihatlardan yola çıkarak fazla çalışmanın ispatına ilişkin temel hususların özet halinde paylaşımı, bu yazıya konu tartışmanın özüne inebilmek adına fayda sağlayacaktır. Şöyle ki; işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliği taşıyacaktır. Diğer bir deyiş ile bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılacaktır. Şayet imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi imkan dahilinde değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönünde ihtirazı kayıt söz konusu ise bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilecektir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlanması gerekecektir. <strong>İşçi; işyeri kayıtları, işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösterir belgeleri, işyeri iç yazışmalarını ispat mahiyetinde sunabilecektir zira bu belgeler delil niteliğindedir</strong>. Kimi durumda ise fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanması mümkün olmamaktadır. Burada tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekecektir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemeyeceğinin altı çizilmelidir. (Fazla çalışmada ispat sorununun ve Yargıtay uygulamasının incelendiği yazımıza erişim için <a href="https://kamuiscileri.net/fazla-calisma-gercekten-yapildi-mi-fazla-calismada-ispat-sorunu-ve-yargitay-uygulamasi/">tıklayınız.)</a></p>
<p style="text-align: justify;">  İşçi postaları; nitelikleri dolayısıyla sürekli çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde posta sayısı 24 saatlik süre içinde en az üç işçi postası çalıştırılacak şekilde düzenlenir. (Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m.4) Bu sistem, özellikle 24 saat kesintisiz çalışan üretim tesisleri, sağlık kuruluşları ve güvenlik hizmetleri gibi alanlarda yaygın biçimde kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">  Yönetmeliğin 7. maddesi postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde gece çalışmasının 7.5 saati aşamayacağını (istisnalar hariç olmak üzere) düzenlemekle birlikte genel kuralı hatırlayacak olursak haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışma kapsamında olacaktır. Öte yandan İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği 4. madde ise açıkça günlük çalışma süresinin her ne şekilde olursa olsun 11 saati aşamayacağını düzenlemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">  Peki üçlü vardiya sisteminde çalışan bir işçinin fazla çalışması nasıl değerlendirilecektir? İspat vasıtalarında neye önem verilmektedir?</p>
<p style="text-align: justify;">  Bu hususta Yargıtay&#8217;ın süregelen uygulamasının ne olduğu, nelere dikkat edildiği muhtelif kararlar etrafında sunulacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;Her ne kadar tanık beyanlarından vardiya saatlerinin sarktığı, bazen iki vardiyanın birleştirilerek çalışıldığı yönünde beyanlarda bulunulmuş ise de, bu beyanlar hesaplamaya elverişli ve somut değildir, ayrıca başkaca yan deliller ile de desteklenmemiştir</em></strong><em>. Bu nedenle ispatlanamayan fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerekirken…” </em>(Yar. 9. HD. E.2015/18745 K. 2017/7246 T. 25.04.2017)</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“İşin mahiyeti icabı ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre üçlü vardiyada fazla mesai yapıldığının <strong>yazılı delil ya da çok güçlü kanıtlarla</strong> ispatı gerekmekte olup&#8230;” </em>(Yarg. 9. HD. E. 2015/18052 K. 2018/12248 T. 31.05.2018)</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;Dairemiz uygulamasına göre günde 3 vardiya çalışılan işyerinde fazla çalışma iddiasının yazılı delil ya da başkaca nitelikli delil ile ispatı gerekir.&#8221; </em>(Yarg. 9. HD. E. 2016/19721 K. 2020/6957 T. 02.07.2020)</p>
<p style="text-align: justify;">  Yine 9. Hukuk Dairesi&#8217;nin son dönemde vermiş olduğu kararında; <u>üçlü vardiya sisteminin uygulandığı işyerlerinde kural olarak fazla çalışma yapılmasının fiilen mümkün görülmediği</u>, bu vardiya düzenin hangi gerekçeyle aşıldığının açık ve somut biçimde ortaya konulması ve ispatlanması gerektiği bu kapsamda, işçinin fazla çalışma yaptığını <strong data-start="359" data-end="415" data-is-only-node="">yazılı delillerle veya somut güçlü kanıtlarla</strong> (örneğin davalı tanık beyanları ya da iş müfettişi raporları) ispat etmesi zorunlu olduğu yalnızca davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak<strong>,</strong> üçlü vardiya düzeninde fazla çalışma yapıldığı kabulünün mümkün olmadığı üzerinde durulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">(Karar künyesi: Yarg. 9. HD. E. 2025/6216 K.2025/7422 T. 06.10.2025)</p>
<p style="text-align: justify;"> Örnek mahiyetinde ortaya konulan kararlarda görüldüğü üzere uygulamada üçlü vardiyanın varlığı halinde fazla çalışma iddiasına ilişkin ispat noktasında titiz bir yaklaşım sergilenmekte; yazılı delil ve güçlü ispat aranmakta, elverişli ve somut olmayan ve yalnızca tanık beyanları ile bu iddiada bulunulması kabul görmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2026/02/Uclu-Vardiyada-Fazla-Calisma-Ispati-Guclu-Delil-1.png" length="907100" type="image/png" />	</item>
		<item>
		<title>İşyeri Giriş-Çıkış Kayıtlarında Zaman Damgasının Rolü</title>
		<link>https://kamuiscileri.net/isyeri-giris-cikis-kayitlarinda-zaman-damgasinin-rolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Asalet Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 11:53:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[bordro]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Kayıtlar]]></category>
		<category><![CDATA[Fazla çalışma ispatı]]></category>
		<category><![CDATA[İşyeri Giriş- Çıkış Kayıtlarında Zaman Damgasının Rolü]]></category>
		<category><![CDATA[işyeri kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[puantaj kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman Damgası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kamuiscileri.net/?p=28154</guid>

					<description><![CDATA[Çalışma sürelerinin belirlenmesinde işyeri giriş-çıkış kayıtlarına delil niteliğinde atfedilen değer nedir? <br> Elektronik kayıtlarda zaman damgası nasıl bir güvence sağlamaktadır? <br>Elektronik kayıtlarda zaman damgasının olmaması durumunda bu kayıtlara çalışma sürelerinin belirlenmesi yönünden itibar edilecek midir?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">  Elektronik sistemler üzerinden tutulan giriş-çıkış kayıtları, fazla çalışma sürelerinin saptanmasında pratik ve güvenilir bir yöntem sunmaktadır. Bu kayıtların fazla çalışmanın tespiti bakımından önemli bir delil niteliği taşıdığı Yargıtay kararları ile sabittir. Nitekim fazla çalışma ispatına konu Yargıtay içtihatlarında; <em>“<strong>Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler,</strong> işyeri iç yazışmaları <strong>delil niteliğindedir</strong>.”</em> şeklindeki yerleşik hâle gelmiş belirleme de yargı uygulamasında işyeri giriş-çıkış kayıtlarına fazla çalışma ispatı yönünden atfedilen değeri açıkça göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"> 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu tanımlar başlıklı 3. maddesi uyarınca zaman damgası, bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı ifade etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"> Zaman damgasının söz konusu kayıtlar bağlamındaki önemine yönelik ilk olarak belirtilmesi gereken zaman damgasının belirli bir elektronik verinin belirli bir tarih ve saatte mevcut olduğunu ve bu andan sonra içeriğinin değiştirilmediğini teknik olarak doğrulayan bir mekanizma olduğudur. Zaman Damgası Sunucuları, verinin bütünlüğünü ve zamansal varlığını güvence altına alır. Bu yönüyle zaman damgası, yalnızca teknik bir kayıt değil; hukuki sonuca da etki eden bir doğrulama aracıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> Çalışma hayatında bordrolar, yıllık izin talepleri, puantaj kayıtları ve benzeri pek çok iş ve işlem dijital ortamda hazırlanmakta ve arşivlenmektedir. Ancak bir belgenin elektronik ortamda bulunması, bu belgeye başlı başına hukuki bir değer atfetmeyecektir. Dijitalleşen çalışma hayatında en sık karşılaşılan meselelerden biri, bir belgenin hangi tarihte oluşturulduğunun, sonradan değiştirilip değiştirilmediğinin ve hukuken geçerli sayılıp sayılmayacağının nasıl ispat edileceğidir. Belgenin, belirli bir tarih itibarıyla varlığının bulunduğu ve bu tarihten sonra içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmadığı güvenilir şekilde sunulmalıdır. Zaman damgası, tam da bu noktada dijital belgelerin hukuki güvenliğini temin eder.</p>
<p style="text-align: justify;"> Bu çerçevede zaman damgası, yalnızca teknik bir unsur olarak değil; dijital belgelerin yargısal süreçlerde delil olarak kabul edilmesini mümkün kılan temel bir ispat mekanizması olarak karşımıza çıkmaktadır. Dijital kayıtların işveren-işçi ilişkilerinde giderek yaygınlaşmasıyla birlikte, zaman damgası her iki taraf bakımından da hukuki güvence sağlayan önemli bir araç haline gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"> Uygulamada bordro, fazla çalışma, yıllık izin onayları vb. bakımından en sık ileri sürülen itirazlardan biri, bu belgelerin sonradan oluşturulduğu iddiasıdır. Zaman damgası, belgenin oluşturulduğu gün ve saati teknik olarak tespit edilebilir kıldığı için, bu tür iddiaların geçerliliğini büyük ölçüde ortadan kaldırır.</p>
<p style="text-align: justify;"> Fazla çalışmaya ilişkin rızanın verildiği zaman, bordro düzenlemelerinden tazminat hesaplamalarına kadar uzanan geniş bir alanda doğrudan etki doğurmaktadır. Zaman damgası ile güvence altına alınan bu dijital kayıtlar, artık yalnızca işverenin kendi bilgi sisteminde tutulan veriler olmaktan çıkar; belirli bir tarihte var olduğu ve değişmediği ispatlanmış belgeler haline gelir. Bu durum, söz konusu kayıtların yargısal süreçlerde delil olarak değerlendirilmesini önemli ölçüde güçlendirir.</p>
<p style="text-align: justify;"> Hukukumuzda elektronik kayıtların delil olarak kabulü kapsamında Yargıtay içtihatlarında dijital belgelerin içerik bütünlüğünün ve zaman doğruluğunun korunmuş olması, delil değerlendirmesinde esas kriterlerden biri olarak kabul edilmektedir. Zaman damgası taşıyan bir belge, bağımsız ve güvenilir bir otorite aracılığıyla belgenin ilgili tarihte mevcut olduğunu ortaya koyarak güçlü bir ispat vasıtası sunar.</p>
<p style="text-align: justify;">  Sonuç olarak; belgeler dijital olarak saklansa bile, zaman damgası yoksa ispat açısından boşluk oluşur. Bu durumda belgenin sonradan hazırlandığı veya değiştirildiği iddia edilebilir; zaman damgası bunu hukuken ve teknik olarak engeller.</p>
<p style="text-align: justify;">  Tüm bu açıklamaların yanı sıra önemle belirtilmelidir ki Yüksek Mahkeme güncel tarihli bir kararında elektronik kayıtlarda zaman damgasının olmaması halinde somut bir müdahalenin varlığı kanıtlanmadıkça, bu kayıtların çalışma sürelerinin belirlenmesinde esas alınmasına engel teşkil etmeyeceği yönünde içtihat geliştirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;&#8230;Her ne kadar; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk <u>Dairesince işe giriş ve çıkış saatlerini kayıt altına aldığı ileri sürülen elektronik sisteme ilişkin kayıtların zaman damgası ile mühürlenmediği ve dışarıdan müdahaleye açık olduğu kabul edilmiş ise de, yargılama sırasında düzenlenen teknik bilirkişi raporunda kayıtların zaman damgası ile mühürlenmediğine işaret edilmiş ancak kayıtlara müdahale edildiğine yönelik bir tespite yer verilmemiştir</u>&#8230; BELİRTMEK GEREKİR Kİ ELEKTRONİK KAYITLARDA ZAMAN DAMGASININ OLMAMASI, SOMUT BİR MÜDAHALENİN VARLIĞI KANITLANMADIKÇA, BU KAYITLARIN ÇALIŞMA SÜRELERİNİN BELİRLENMESİNDE ESAS ALINMASINA ENGEL TEŞKİL ETMEZ. MÜDAHALE EDİLDİĞİ KANITLANAMAYAN ELEKTRONİK KAYITLARIN AKSİ TANIK BEYANLARIYLA İSPAT EDİLEMEZ&#8230;davalı Kurum tarafından elektronik ortamda tutulan PDKS kayıtlarına müdahale edildiği yönünde somut bir delil ortaya konulmamış, müdahalenin varlığı ispat edilmemiştir. <u>Bu hâlde <strong>söz konusu kayıtlara, salt zaman damgasının bulunmaması nedeniyle müdahale edilebilme ihtimalinden yola çıkılarak, itibar edilmemiş olması yerinde değildir.&#8221;</strong></u></p>
<p style="text-align: justify;">(Kararın tam metnine ulaşabilmek için karar künyesi: Yarg. 9. HD. E.2025/4533 K.2025/5540 T.30.06.2025)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://kamuiscileri.net/wp-content/uploads/2026/02/Isyeri-Giris-Cikis-Kayitlarinda-Zaman-Damgasinin-Rolu.png" length="672038" type="image/png" />	</item>
	</channel>
</rss>
