Yükleniyor...

İş Hukukunda Toplu Sözleşme Art Etkisi Nedir? Belediye Şirketlerinde Çalışan 696 KHK’lı İşçilerin 30 Haziran’da Sona Eren TİS’lerine Nasıl Uygulanacaktır? Belediye Şirket İşçileri Temmuz’da Zam Alacaklar mı?

Belediye şirketlerinde çalışan işçilerin 30 Haziran 2020’de sona erecek olan Toplu İş Sözleşmeleri geçerli olmaya devam edecek mi? Belediye şirket işçileri Temmuz ayında zam alacaklar mı? Belediye şirket işçilerinin Temmuz zammı ne kadar olacak?
14022-0.jpg

Bilindiği gibi 696 sayılı Kanun Hükmüne Kararname (KHK) ile kadroya geçirilen taşeron işçilerin mali ve sosyal hakları; süresi en sona erecek olan Yüksek Hakem Kurulu kararları esas alınarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 12 Nisan 2018 tarihinde ilan edilen Toplu İş Sözleşmesi ( TİS) ile belirlenmişti.

Söz konusu bu TİS’in yürürlük süresi, belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçiler açısından 30 Haziran 2020 tarihinde sona erecektir.

375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 24. Maddesi kapsamında belediye şirketlerine geçirilen işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlendiği TİS’teki hüküm şu şekildedir:

“Geçiş işlemleri tamamlanan işçilere şirketlerce uygulanmak üzere, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve 30.06.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesinin ücret, mali ve sosyal haklara ilişkin hükümleri aşağıda yer almaktadır.”

Diğer taraftan, COVİD-19 salgını ile mücadele kapsamında çıkarılan ve 17 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı Kanun ile toplu iş sözleşmelerinin yapılabilmesi 3 ay süreyle ertelenmişti.

Söz konusu 7244 sayılı Kanun’un 2. Maddesi’nin ilgili fıkrası şu şekildedir:

“ı) 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki yetki tespitlerinin verilmesi, toplu iş sözleşmelerinin yapılması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü ile grev ve lokavta ilişkin süreler bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle uzatılmıştır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan üç aylık süreyi bitiminden itibaren üç aya kadar uzatmaya yetkilidir.”

Kanun’un 17 Nisan’da yürürlüğe girdiği ve erteleme süresinin 3 ay olarak belirtildiği dikkate alındığında, Toplu İş Sözleşme süreçlerinin 17 Temmuz’dan önce başlaması mümkün değildir. Cumhurbaşkanı ikinci uzatma yetkisini kullanırsa bu tarih 17 Ekim 2020 sonrasına sarkacaktır.

Belediye şirketlerinde çalışan işçilerin Toplu İş Sözleşmelerinin 30 Haziran 2020’de sona ereceği dikkate aldığında, yeni TİS imzalanana kadar arada bir boşluk olacağı açıktır.

Peki aradaki bu boşluk nasıl doldurulacaktır?

Temmuz ayının işçiler açısından zam ayı olduğu da dikkate alında, işçilere Temmuz’da ne kadar zam uygulanacağı, bu zammın yasal dayanağının ne olacağı ile diğer mali sosyal hakların ne şekilde uygulanacağı büyük önem arz etmektedir.

Toplu İş Sözleşmesi Art Etkisi Nedir?

Bu noktada, İş Hukukuna önemli bir yeri olan Toplu İş Sözleşmesinin Art Etkisi kavramı devreye girecektir.

Bilindiği gibi işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlendiği TİS, sözleşmede yazılı süre sonunda sona erer. Varlığı sona eren bir TİS’in hâlâ yürürlükteymiş gibi hüküm ve sonuç doğurmasına ve hukukî bakımdan sanki hâlâ varmış gibi kabul edilmesine “Toplu İş Sözleşmesinin Art Etkisi” denilmektedir.

Toplu İş Sözleşmesinin Art Etkisinin hukuki dayanağı, mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 6. Maddesi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşmeler Kanunu’nun 36/2 maddesi ile bu kapsamdaki Yargıtay kararlarıdır.

2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 6. maddesinin son fıkrasına göre, sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümlerini yeni toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak varlığını devam ettirir. Aynı düzenlemeye, daha sonra yürürlüğe giren 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 36. maddesinin 2. fıkrasında da yer verilmiştir.

Bu maddedeki hüküm şu şekildedir:

“Sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder”.

Söz konusu hükümler, Yargıtay içtihatlarıyla kısaca “Toplu İş Sözleşmesinin Art Etkisi” olarak yorumlanmıştır.

“Toplu İş Sözleşmesinin Art Etkisi”, Yargıtay kararlarında daha geniş ele alınmış ve İş Hukuku’nun temel bir içtihatı haline gelmiştir.

Toplu İş Sözleşmesinin Art Etkisine ilişkin temel Yargıtay içtihatı; 9. Hukuk Dairesinin 05.12.2007 gün ve 2007/5989 Esas, 2007/37055 Karar sayılı ilamında yer almaktadır. Diğer Yargıtay kararlarında da bu sözkonusu Yargıtay kararına atıf yapılmaktadır.

9. Hukuk Dairesi’nin 2007/5989 Esas, 2007/37055 Kararı şu şekildedir;

“1982 Anayasasının 2. kısmındaki temel haklar ve ödevlerin 3. bölümünde yer alan sosyal ve ekonomik haklar ve ödevleri kapsayan 53/1 maddesinde “işçiler ve işverenler karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma saatlerini düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptir” ifadesi bulunmaktadır. Böylece Toplu İş Sözleşme hakkı en üst normca korunmuştur. İş kolu değişikliği ile sendika üyeliğinin düşeceğine ilişkin düzenleme sendikalar hukuku ile ilgili olup, sendikal örgütlenmenin iş kolu esasına göre yapılması yapılacak Toplu İş Sözleşmesinin o iş kolunda örgütlenen sendika ile yapılacağı ilkelerini tamamlayıcı özellik taşımaktadır. Toplu iş sözleşmeleri butlan, iptal ve işlem temelinin çökmesi ile hükümsüz kalır. Yasa koyucunun amacı Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük süresince getirilen hakların, sona ermesinin yaratacağı boşluğun ortadan kaldırılması düşüncesi ile toplu iş sözleşmesini sona erdikten sonrada varlığının korunmasıdır. Dolayısıyla sona eren toplu iş sözleşmesinin normatif hükümleri “art etkisi” olarak devam eder.”

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2014/26827 E., 2014/27762 sayılı Kararında şu hüküm yer almaktadır:

“Bilindiği üzere, toplu iş sözleşmeleri imzalanma süreçleri uzayabilmekte ve bu sebeple toplu iş sözleşmesi düzeninde kesinti meydana gelmemesi amacıyla toplu iş sözleşmelerinin yürürlük tarihleri imza tarihinden önceki bir tarih olarak belirlenebilmektedir. Toplu iş sözleşmelerinin art etkisi de yeni toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girinceye kadar işçilerin toplu iş sözleşmesiyle sağlanan korumadan ve haklardan yararlanmaya devam etmelerine yöneliktir.”

Yine 22. Hukuk Dairesi’nin 2013/26885 E., 2014/36050 sayılı Kararında, “Ayrıca art etki sona eren toplu iş sözleşmesinin normatif hükümlerinin yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam etmesine dayalı olup…” hükmü yer almaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2013/5491 Esas., 2013/8574 sayılı Kararında, 2007/5989 Esas, 2007/37055 sayılı Karara atıf yapılarak şöyle denilmiştir:

“Yasa koyucunun amacı Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük süresince getirilen hakların, sona ermesinin yaratacağı boşluğun ortadan kaldırılması düşüncesi ile toplu iş sözleşmesini sona erdikten sonrada varlığının korunmasıdır. Dolayısıyla sona eren toplu iş sözleşmesinin normatif hükümleri “art etkisi” olarak devam eder.(Dairemizin 05.12.2007 gün ve 2007/5989 Esas, 2007/37055 Karar sayılı ilamı).”

SONUÇ

İlgili Kanun maddeleri ve Yargıtay kararlarıyla açıklığa kavuşturulduğu üzere, süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesi’nin hükümleri, yenisi imzalanıncaya kadar hâlâ yürürlükteymiş gibi uygulanır. “Toplu İş Sözleşmesinin Art Etkisi” denilen bu uygulama ile işçinin TİS’ten gelen hak ve menfaatlerini korunması ve TİS’in sona ermesiyle ortaya çıkacak boşluğun ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

Bu nedenle, belediye şirketlerinde çalışan taşeron işçiler ve belediye işverenleri açısından, süresi 30 Haziran 2020’de sona erecek Toplu İş Sözleşmesi’nin hükümleri, yeni TİS imzalanıncaya kadar aynen uygulanacaktır. Belediye şirketlerindeki işçilere, 1 Temmuz 2020’den geçerli olmak üzere yüzde 4 zam verilmesi ve diğer mali ve sosyal haklarının da sözkonusu TİS’teki şekliyle uygulanması gerektiğini değerlendirmekteyiz.

Bu yazının PDF formatına ulaşmak için tıklayınız