Yükleniyor...

İşçiye İş Sözleşmesi Sona Ermeden Kıdem Tazminatı Adı Altında Yapılan Ödemenin Hukuki Niteliği Nedir?

Yargıtay, işçiye iş sözleşmesi sona ermeden çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeyi hangi hukuki çerçevede değerlendirmektedir?
İşçiye İş Sözleşmesi Sona Ermeden Kıdem Tazminatı Adı Altında Yapılan Ödemenin Hukuki Niteliği Nedir

  Kıdem tazminatı; kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde, işçinin işyerinde geçen hizmet süresi esas alınarak ve kıdemiyle orantılı biçimde işveren tarafından ödenmesi gereken bir tazminat türüdür. Yargı kararlarında ise kıdem tazminatı; işverene ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde, işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından kanuni esaslar dahilinde verilen toplu para şeklinde tanımlanmaktadır. (Yarg. 9.HD. E.2024/5138 K. 2024/6724 T. 5.4.2024)

  Kıdem tazminatının ödenmesine esas teşkil eden şartlar; mülga 1475 sayılı İş Kanununun halen yürürlükte bulunan, kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddesi kapsamında belirlenmiştir.

  Bu noktada kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacak ücrete ayrı bir parantez açmak faydalı olacaktır. Kıdem tazminatına esas teşkil eden ücret, işçiye sağlanan parasal menfaatleri de kapsayan giydirilmiş brüt ücret olup, hesaplamada işçinin son giydirilmiş brüt ücreti dikkate alınır. Nitekim kararlarda da sıklıkla kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanununun 32’nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin göz önünde tutulacağı belirtilmektedir. Bununla birlikte ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacağı vurgulanmaktadır. (Yarg. 9.HD. E.2020/2597 K. 2021/5846 T. 09.03.2021) Özetle; kıdem tazminatına esas ücret, işçinin son giydirilmiş brüt ücretidir.

  Kıdem tazminatının hangi koşullarda ödeneceğine geri dönülecek olursa, 1475 sayılı Kanun m.14’de de açıkça yer verildiği üzere işçinin hizmet akdinin feshi kıdem tazminatının ödenmesinin temel unsurudur. Öyleyse işçinin, kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde iş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanması ve bu tazminatın işverence ödenmesinde herhangi bir hukuki sorun bulunmamaktadır. Buna karşılık, hizmet ilişkisi sona ermemişken “kıdem tazminatı” adı altında yapılan ödemeler, kıdem tazminatına hak kazandıran şartların gerçekleşmesi sonucunda değil, bu şartların yapay biçimde oluşturulması ile yapılmaktadır. Bu nedenle söz konusu ödemeler, hukuki nitelik itibarıyla kıdem tazminatı olarak kabul edilemez.

  Peki İşçinin İş Sözleşmesinin Devam Etmesine Karşın Kıdem Tazminatı Adı Altında İşçiye Yapılan Ödemenin Hukuki Vasfı Nedir?

  Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre çok açıktır ki hizmet ilişkisi devam ediyorken çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adıyla yapılan ödemeler avans niteliğinde değerlendirilecektir.

“…İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği hâlde çeşitli sebeplerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir.…”(Yarg. 9.HD. E. 2024/13177 K.2024/15864 T.5.12.2024) (Aynı doğrultuda bkz: Yarg. 9.HD. E. 2022/4670 K.2022/6422 T.24.05.2022; Yarg. 9.HD. E.2020/6484 K.2021/7176 T. 30.03.2021)

“…Kıdem tazminatına hak kazanmadığı halde avans adı altında ödemeyi alan ve bu şekilde yararlanan işçi de sonucuna katlanmalıdır…” (Yarg. 9.HD. E.2011/2802 K. 2013/17561 T. 10.06.2013

  Hâl böyleyken işçiye iş sözleşmesi sona ermeden kıdem tazminatı adıyla gerçekleştirilen ödemeler; kıdem tazminatı olarak değil, avans mahiyetinde kabul edilecek ve sözleşmenin feshinde kıdem tazminatı şartlarının gerçekleşmesi hâlinde, önceden ödenen bu tutarlar hak kazanıldığı dönemde kıdem tazminatından düşülecektir. Ödenen “avansın” yasal faiziyle mahsup edileceği unutulmamalıdır.

  Öte yandan Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü’nün 62030549-120[94-2020/94]-1500056 sayılı, 19.12.2022 tarihli özelgesinde avans olarak yapılan bu ödemelerin ücret ödemesi olarak kabulü ve gelir vergisine tabi tutulması gerekliliği belirtilmiştir.

  Şöyle ki;  “1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde hangi şartlar altında kıdem tazminatı ödeneceği açıkça belirtilmekte olup hizmet erbabına kıdem tazimatı ödenebilmesi için iş sözleşmesinin feshedilmesi/sona ermesi gerekmektedir. Dolayısıyla hizmet erbabının iş sözleşmesi feshedilmeden/sona ermeden çeşitli sebeplerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemelerin, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi kapsamında kıdem tazminatı olarak değerlendirilmeyeceği tabidir. Buna göre, şirketiniz tarafından iş sözleşmesi feshedilmeden/sona ermeden kıdem tazminatına mahsuben avans olarak yapılan ödemelerin ücret ödemesi olarak kabulü ve bu ödemelerin, Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.”

PDF: İndir