Giriş
Tüm dünyada devam eden ve fiziksel temas, solunum vb. yollarla çok hızlı bir şekilde bulaşarak enfekte olan insan sayısını hızla arttıran Koronavirüs (Covid-19) salgınının, halk sağlığı açısından oluşturduğu riski yönetebilmek adına sosyal hareketliliği ve kişiler arası teması azaltmak, sosyal izolasyonu sağlamak hayati önem taşımaktadır.
Malum olduğu üzere tüm dünyayı etkisine alan covid-19 salgını çalışma hayatını da etkileyecek düzeye getirmiş, gerek özel sektör işverenlerini gerekse de kamu sektör işverenlerini bir takım önlemler almasını gerektirmiştir.
Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı Genelgeleri ile bazı sektörler tamamıyla geçici olarak faaliyetlerini durdurmuş, bazı sektörler yetkili makamlardan izin almak suretiyle kısmen faaliyetlerine devam etmiş, esnek ve vardiyalı çalışma sistemine geçilmiş, böylelikle salgının etkisi azaltılmaya çalışılmıştır.
Bu çerçevede kamuda çalışan sürekli işçiler ve geçici işçiler, belediye şirket işçileri açısından söz konusu salgının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu açısından iş kazası mı, meslek hastalığı mı yahut hastalık olayı mı olduğu değerlendirilecek, eğer olayın iş kazası veya meslek hastalığı olarak kabul edilmesi halinde işveren olarak iş kazası ve meslek hastalığı bildiriminin yapılması, çalışılmayan günler için geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi için çalışılmadığına dair bildirimin gerçekleştirilmesi ve bu bağlamda bildirim yapılmaması halinde muhtemel karşılaşılacak sağlık yardımlarının işverenlerden tahsil edilmesi, nihayetinde bu salgın nedeniyle vefat eden işçilerin hak sahiplerine hangi kapsamda ölüm geliri veya ölüm aylığı bağlanacağı önem kazanmaktadır.
Covid-19 salgının işyeri çalışanlarında görülmesi halinde olayın mutlak anlamda iş kazasıdır veya iş kazası değildir şeklinde bir değerlendirme doğrudan doğru değildir. Her olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerekir. En başta, işveren olarak 6331 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat ile Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen tüm hususların (maske ile çalışma, izolasyonun sağlanması, hijyene dikkat edilmesi, sosyal mesafenin sağlanması, kişisel koruyucu donanımların verilmesi, kullandırılması, denetlenmesi vb) yerine getirilmesi elzemdir.
Bunun yanında, söz konusu salgının temas ile yaygın şekilde yayılması dikkate alındığında çalışanın yakınlarının bu olaya maruz kalmaları durumunda işverenlerini bilgilendirme noktasında taahhüt vermeleri sağlanmalı ve tedavilerinin yapılması yönünde gerekirse sağlık kuruluşlarını haberdar etmek suretiyle çalışanlarını sevk ettirmeleri önem kazanmaktadır.
Bu Makalenin PDF formatına ulaşmak için tıklayınız
Genel Olarak İş Kazası Nedir?
6331 sayılı Kanuna göre iş kazası, işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay olarak tanımlanmıştır.
5510 sayılı Kanuna göre iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olarak tanımlanmıştır.
Genel Olarak Meslek Hastalığı Nedir?
6331 sayılı Kanuna göre meslek hastalığı, mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık olarak tanımlanmıştır.
5510 sayılı Kanuna göre meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleri olarak tanımlanmıştır.
Genel Olarak Hastalık Nedir?
5510 sayılı Kanuna göre hastalık hali, sigortalının iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar olarak tanımlanmıştır.
Genel Olarak İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirimi Ne Zaman Yapılır?
5510 sayılı Kanuna göre, iş kazasının işveren tarafından o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve SGK’ya da en geç kazadan sonraki 3 işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile bildirilmesi zorunludur. 3 iş günlük süre, işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Meslek hastalığının sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından bu durumun öğrenildiği günden başlayarak 3 işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile bildirilmesi zorunludur.
6331 sayılı Kanuna göre işveren, iş kazalarını kazadan sonraki 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur.
6331 sayılı Kanuna göre sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını öğrendiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur. Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç 10 gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.
Genel Olarak Bildirimin Yerine Getirilmemesinin Müeyyidesi Nedir?
5510 sayılı Kanuna göre yukarıda yer alan bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene SGK tarafından bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir. İş kazasının, yukarıda belirtilen sürede işveren tarafından bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, SGK tarafından işverenden tahsil edilir.
6331 sayılı Kanuna göre yukarıdaki müeyyidenin yanında söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 2020 yılı için 4.688,00 TL idari para cezası uygulanır. Bu ceza, işyerindeki çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre %25 ila %200 oranında artırılarak uygulanacaktır.
Genel Olarak Bildirim Dışında İşverenin ve İş Güvenliği Uzmanlarının Sorumluluğu Nedir?
5510 sayılı Kanuna göre iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, SGK tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, SGK tarafından işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, SGK tarafından sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin (iş güvenliği uzmanları vb) kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.
Genel Olarak Sigortalının Sorumluluğu Nedir?
Sigortalının aşağıdaki sayılan nedenlerden dolayı iş kazasına veya meslek hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğinin artması hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri;
– Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir bir mazereti olanlar hariç, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık nedeniyle hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu tedavi süresinin uzamasına veya iş göremezlik oranının artmasına, malûl kalmasına neden olması halinde, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak 1/4 ‘üne kadarı SGK tarafından eksiltilir.
– Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının kusur derecesi esas alınarak 1/3’üne kadarı SGK tarafından eksiltilir.
– Kasdî bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan, hastalanan veya SGK’nin yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, 1/2 ‘si tutarında ödenir.
– Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren geri alınır.
Örnek Yargı Kararları Var mı?
Koronavirüs ile ilgili olarak doğrudan bir yargı kararı mevcut olmamakla birlikte, domuz gribi virüsü ve sıtma hastalığı ile ilgili iki karar mevcuttur.
– Yargıtay H1N1 (Domuz Gribi) Virüsüne Yakalanan İşçinin Olayını İş Kazası Saydı
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 15.04.2019 tarihli (E.2018/5018, K.2019/2931) kararında;
“Somut olayda, tır şoförü olan davacı murisinin 26.11.2009 tarihinde davalı işveren tarafından Ukrayna’ya sefere gönderildiği,11.12.2009 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı, Adli Tıp Kurumu raporunda, H1N1 virüsünün kuluçka süresinin 1-4 gün arasında değiştiği, murisin 13.12.2009 tarihli hastaneye başvurusunda belirttiği şikayetlerin hastalığın başlangıç belirtileri olduğu taktirde hastalığın bulaşmasının bu tarihten 1-4 gün öncesinde gerçekleşmiş olacağının bildirildiği, buna göre davacı murisinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında bulaştığı yukarıda belirtilen rapor kapsamından anlaşılan H1N1 virüsüne bağlı olarak, daha sonra meydana gelen ölümünün iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır.” şeklinde hüküm tesis ettirmiştir.
– Yargıtay Sıtma Hastalığına Yakalanan İşçinin Olayını Meslek Hastalığı Kabul Etti
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 27.10.2009 tarihli (E.2009/11857, K.2009/13744) kararında;
“ Davacının sıtma hastalığı nedeniyle vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu ve sağlam insana göre, maluliyet oranı olmasa dahi üzüntü ve elem duyacağı ruh bütünlüğünün ihlali ve sinir bozukluğunun da cismani zarar kavramına dâhil bulunduğu davacının geçirdiği tedavi süreci de dikkate alınarak işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile belirlendikten sonra davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin bozma ilamına yerel mahkemece uyulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılama sonunda, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının sürekli iş göremezliğe yol açmayacak biçimde meslek hastalığı geçirdiği, meslek hastalığının meydana gelmesinde davalı işverenin % 70 oranında kusurlu olduğu, meslek hastalığının % 30 oranında kaçınılmaz nedenlerle meydana geldiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.” şeklinde hüküm tesis ettirmiştir.
Covid-19 Salgını İş Kazası mı Meslek Hastalığı mı Hastalık mı Sayılır?
Yukarıda yer alan müeyyidelerle işverenlerin karşılaşmaması adına, salgına maruz kalan işçinin kısa vadeli sigorta kollarından sayılan sosyal sigorta olaylarından hangisine maruz kaldığının tespit edilmesi ve buna ilişkin gerekli bildirimlerin işverenler tarafından SGK’ya bildiriminin yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
İşte bu noktada koronavirüs nedeniyle sigortalının maruz kalacağı olayın kısa vadeli sigorta kollarından sayılan iş kazası, meslek hastalığı ve analık sigortası yönünden konuyu irdeleyelim.
Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için genel olarak aşağıdaki üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir.
– Kazayı geçiren kişinin sigortalı olması.
– Kaza sonucu bedence veya ruhça engelli hale gelmesi.
– Kaza ile sonuç arasında uygun bir illiyet bağının bulunması.
Bir hastalık veya engellilik halinin meslek hastalığı sayılabilmesi için de genel olarak aşağıdaki üç unsurun bir arada gerçekleşmesi gerekir.
– Sigortalı olunması.
– Yürütülen işin sonucu olarak ortaya çıkması.
– Meslek hastalığının Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi (Hastalığın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alması ve SGK Sağlık Kurulunca maruziyet/yükümlülük sürelerinin yeterli/aşılmamış olduğunun tespit edilmesi,)
İş kazasının mesleki nitelikte bulunmayan olayları da kapsamasına karşılık, meslek hastalığı tamamen yürütülen işle ilgili olayları kapsamaktadır. Ayrıca iş kazası ani bir hareket sonucu gerçekleşirken, meslek hastalığı zamanla ve tekrarlanan eylemler ile oluşmaktadır. Örneğin; sıtma ile mücadele işlerinde çalışan sigortalıların bataklıkların kurutulması işinde çalıştıkları sırada yakalandıkları “sıtma” hastalığı veya hayvanlarla ilgili işlerde çalışanların yakalandıkları “şarbon” hastalığı, vb. hastalıklar da, işin yürütüm şartları yüzünden meydana gelen, meslek hastalıklarından sayılmaktadır.
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekinde yer alan mesleki bulaşıcı hastalıklar; Ankilostomiasis, Necatoriasis, Malarya, Amobiasis, Sarı Humma, Veba Rekürrent Ateş, Dank, Frambosie Leishmanioz, Lepra, Lekeli Humma, Riketsiöz, Malarya Amobiasis, Leishmanioz Bruselloz, Frambosie Lepra, Viral Hepatit, Tüberküloz, Lekeli Ekinokok Humması, Tetanoz, Şarbon, Salmonella Enfeksiyonları, Weil Hastalığı, Kuduz, Q Humması, Bovin Tipi Tüberküloz, Ornithozlar, Psittakoz, Rekurrent Ateş, Şap Hastalığı, Çiçek, Ruam olarak belirtilmiştir.
Koronavirüs bu sayılan bulaşıcı hastalıklar arasında değildir. Yönetmelik gereği; yukarıdaki hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmamasına Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karar vermektedir.
5510 sayılı Kanun, 6331 sayılı Kanun ve yargı kararları dikkate alındığında, koronavirüs olayının iş kazası, meslek hastalığı veya hastalık olup olmadığının tespitinde olayın ne şekilde ve nerede gerçekleştiği ile uygun illiyet bağının kurulması önem arz etmektedir. Olaya direkt iş kazasıdır demek meslek hastalığıdır demek hastalık demek çok doğru yaklaşım olmayacaktır.
Sigortalının salgından işyerinde mi yoksa işyeri dışında mı etkilendiğinin kesin olarak ortaya konulabilmesi hekimler tarafından raporla kanıtlabilir niteliktedir.
Bazı yazarlar iş kazası bazı yazarlar meslek hastalığı bazı yazarlar da hastalık hali olarak kabul görmektedir. Ancak, henüz kesin bir şekilde hangi sigorta olayı olduğu kesinleşmiş değildir.
Olayın aslında sigortalı açısından meslek hastalığı veya iş kazası olmasının çok önemi yoktur. Çünkü, iş kazası ve meslek hastalığında SGK tarafından sağlanan sosyal sigorta hakları aynıdır.
Ancak şunu ifade edebiliriz. Sigortalının salgına işyerinden etkilendiği hususunda uygun illiyet bağının kurulursa olay iş kazası sayılabilir veya olaya işverenin çalışanlarının iş sağlığı önlemlerini yeteri düzeyde almadığı kanıtlanırsa yine olay iş kazası sayılabilir. Olayın iş kazası sayılması için sigortalının covid-19 salgınından işyerinde etkilendiğinin ispatlanması gerekir. Yani, bu salgından etkilenme sigortalının işyerine gelirken veya giderken evde mi, minibüste mi, otobüste mi, trende mi veya başka bir toplu taşım aracında mı kaynaklandığı ortaya konulması gerekir.
Sigortalının covid-19 virüsüne işyeri dışında yakalandığı anlaşılmışsa uygun illiyet bağı oluşmayacağından dolayı olay iş kazası sayılmayabilir. Olay eğer meslek hastalığı sayılırsa zaten sigortalının çalıştığı ortamda söz konusu virüsün olması tek başına yeterli kabul edilebilecektir.
Covid-19 aslında bir hastalık olmakla birlikte bu hastalığın nerede ve ne şekilde bulaştığına göre iş kazası veya meslek hastalığı olduğu ortaya çıkabilecek ve iş kazası veya meslek hastalığı tanımının içinde olmadığı takdirde bu olay hastalık hali kabul edilebilecektir.
Sağlık hizmeti sunucularında iş mevzuatına tabi çalışan sağlık personeli açısından ise işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hali olarak meslek hastalığı olarak kabul görecektir.
Sağlık hizmeti sunucuları dışındaki işyerlerinde meydana gelen bu salgına yakalanmış olan işçinin olayı hastalık sigortası, diğer iş arkadaşlarının olayı ise meslek hastalığı kabul edilebilir.
Covid-19 Salgını Nedeniyle İşverenlerce Ne Zaman Bildirim Yapılmalıdır?
Yukarıda açıklanan nedenlerle geçici bir tedbir olarak SGK tarafından müeyyidelerle karşılaşmamak adına işverenlerin iş kazası ve meslek hastalığı bildirimi yapabilecekleri ileride telafi imkansız sonuçları bertaraf edebilecektir.
Bu çerçevede sigortalıya test yapılması ile işçinin test sonucu pozitif çıkmışsa pozitif çıktığı günü izleyen 3 işgünü içerisinde; test yapılmadan hastalığın tespiti halinde ise hastalığın sigortalıda ortaya çıktığının işveren tarafından öğrenilmesini takip eden 3 işgünü içerisinde bildirim yapılmalıdır.
Covid-19 Nedeniyle Esnek Çalışma Kapsamında Evde Meydana Gelen Olaylar İş Kazası/Meslek Hastalığı/Hastalık Sayılır mı?
Koronavirüs salgını nedeniyle esnek ve uzakta çalışma kapsamında, çalışanların evlerinde görevlerini ifa etmeleri sırasında iş ile ilgili geçirecekleri kazalar iş kazası olarak değerlendirilebilecektir. İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışanlarını yazılı olarak bilgilendirmelerinde yarar görülmektedir.
Değerlendirme ve Sonuç
İş kazası sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay olarak tanımlandığından, olayın etkilerinin bir süre devam ederek zaman içinde artması ve buna bağlı olarak sonucun daha sonra gerçekleşmesi mümkündür. Yani, iş kazası ani bir olay şeklinde ortaya çıkıp, buna bağlı olarak zarar derhal gerçekleşebileceği gibi etkileri daha sonra da ortaya çıkabilir. Sonradan oluşan zarar ile olay arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı bulunması koşuluyla olay iş kazası kabul edilmelidir. Meslek hastalığı, sigortalının işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı bir hastalık olup, iş kazası veya meslek hastalığı sayılmayan durumlar hastalık sayılmalıdır.
Sigortalının etkilendiği ortamın özelliğine göre koronavirüse yakalanma olayı iş kazası veya meslek hastalığı yahut hastalık olarak değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede işverenlerimizin bu yapılan açıklamalar çerçevesinde kolluk kuvvetlerine ve SGK’ya gerekli bildirimleri yapmalarını önermekteyiz.
Yargıtay domuz gribi virüsünü iş kazası olarak değerlendirirken sıtma hastalığını meslek hastalığı olarak değerlendirmiştir.
Söz konusu makalenin kaleme alındığı tarihte henüz ilgili resmi makamlardan konunun hangi sigorta olayı olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde bir yazısı yayımlanmamıştır.
Koronavirüs nedeniyle işverenlerine bağımlı olarak çalışan sigortalılar da hayatlarını kaybetmektedirler. Hayatlarını kaybeden sigortalıların hak sahiplerine ölüm sigortasından aylık bağlanma şartları varsa SGK tarafından ölüm aylığı bağlanacak yoksa bağlanmayacaktır. Eğer olay iş kazası veya meslek hastalığı sayılırsa ve bunun sonucu ölüm gerçekleşmişse herhangi bir prim gün sayısına ve sigortalılık süresine gerek kalmaksızın sigortalının hak sahiplerine ölüm gelir bağlanacaktır.
Konu henüz açıklığa kavuşmamış olup, SGK tarafından gerek Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyeleri gerekse de Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu görüşleri doğrultusunda uygulamaya yön verecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiğini değerlendiriyoruz.
Bu Makale yayınlandıktan kısa bir süre sonra, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından konuyu açıklığa kavuşturan bir Genelge yayınlanmıştır.
Peki SGK’nın Genelgesinde COVID 19 İş Kazası Sayıldı mı?
SGK’nın Genelgesi şöyle:
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Sayı: 96597630-010.06.02-E.5852699 07/05/2020
Konu: Koronavirüs (COVID-19)
GENELGE
2020/12
Bilindiği üzere; Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip Koronavirüs (COVID-19), çok hızlı bir küresel yayılım göstererek neredeyse tüm Dünya ülkelerini etkilemiş ve Dünya Sağlık Örgütünce pandemik (salgın) hastalık olarak ilan edilmiştir. Ülkemiz de söz konusu salgından olumsuz etkilenmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 15 inci maddesinde;
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir”
hükmü yer almaktadır.
Buna göre; COVID-19 virüsünün bulaşıcı bir hastalık olduğu dikkate alındığında, söz konusu salgına maruz kalan ve sağlık hizmet sunucularına müracaat eden sigortalılara hastalık kapsamında provizyon alınması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğince işlem yapılmasını rica ederim.
İsmail YILMAZ
Kurum Başkan V.
SGK’nın bu Genelgesiyle, COVID- 19 salgınına maruz kalan sigortalıların durumu, iş kazası olarak kabul edilmemiştir. COVID- 19 hastalığına maruz kalan sigortalılara hastalık kapsamında işlem yapılması gerekmektedir.
YASAL UYARI
Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.’ye aittir.
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.






