Yükleniyor...

Kadroya Geçen İşçilere Tayin ve Nakil Hakkı Tanınacak mı?

Kadroya geçen taşeron işçilere tayin ve nakil hakkı tanınması yönünde girişimler sürmektedir. Peki bu girişimlerin sonuç vermesi mümkün müdür?
11984-0.jpg

Bilindiği gibi, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kadroya geçen işçilerin tayin ve nakil hakkı bulunmuyor.

Ancak bu işçiler, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olmakla beraber kamu kurumu işçisi statüsündedirler.

Dolayısıyla hem işçiler hem de sendikalar, yoğun olarak tayin ve nakil hakkı istemektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK), 2018 yılında en fazla başvuru taşeron işçilerden gelmiş, işçilerin başvuruları arasında da nakil ve tayin hakkı önemli bir yer tutmuştur. KDK’nın söz konusu değerlendirmesine bu yazımızdan ulaşabilirsiniz.

NAKİL HAKKI VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDA YENİ DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ VAR!

KDK’nın faaliyet raporunda, şu tespitlere de yer verilmektedir: Kamu personel rejimine yeni bir statü kazandıran ve (4/D) olarak anılan uygulama ile bu statüdeki personele uygulanan iş ve işlemlerde yeknesaklık sağlanmasını teminen 01/01/2018 tarihli ve 30288 sayılı Resmi Gazetede; Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar yayımlanmıştır.

Anılan kanun ve ikincil mevzuat hükümlerinde, kadroya geçiş koşullarının tespiti yanında kadroya geçtikten sonraki uygulamalara ilişkin hükümlerin de yer aldığı; ancak bazı hususların eksik olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki; Kurumumuza yapılan başvurulardan; çalışma koşulları, nakil talepleri, meslek kodu ve unvan değişikliği gibi durumların anılan mevzuat hükümlerinde öngörülmediği, bu sebeple dinamik yapıda olan ve birçok idarenin uygulayıcı konumunda olduğu bu uygulamaya ilişkin ikincil düzenlemelerin makul sürede geliştirilmesi ve detaylandırılmasına ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir.”

Böylece mevcut mevzuatta, işçilerin nakil ve tayin hakkına yer verilmediği ancak bu durumun çalışanların ihtiyaçlara cevap veremediği değerlendirilmiş; ikincil mevzuat düzenlemesiyle bu hususların açıklığa kavuşturulması istenmiştir.

Öte yandan KDK, 18745356-101.07.04-E.5673 Sayılı Kararında, tayin hakkı bulunmayan sözleşmeli personele, sağlık mazereti dikkate alınarak tayin imkanı tanınması yönünde karar tesis etmiştir. Benzer durumda olan işçiler için de KDK’ya başvuru yolu açıktır. KDK’nın benzer durumda olan ve geçerli sağlık mazeretine sahip işçiler için de aynı yönde karar verebileceğini değerlendiriyoruz.

Ayrıca son dönemde sendikaların girişimleriyle kadroya geçen taşeron işçilere tayin ve nakil hakkı tanınması yönünde girişimler sürmektedir.

Sonuç itibariyle hem KDK’nın öneri ve kararları hem de sendikaların çalışmaları çerçevesinde işçilerin nakil ve tayin hakkı konusunda mesafe alınmıştır. Sağlık başta olmak üzere geçerli mazereti olan işçilere nakil ve tayin hakkı konusu, pozitif yaklaşımla değerlendirilebilecek bir husustur.