Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir.
Başka bir anlatımla iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir.
İhbar süresi tanınmak suretiyle yapılan fesihte sürenin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, sürenin bittiği tarihteki ücret esas alınmalıdır.
Bildirim süresi tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da ödenmeden (tam olarak ödenmeden) işverence yapılan fesih durumunda ise, bildirim süresi sonuna kadar işyerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçinin de yararlanması ve tazminatının bu artan ücret esas alınarak hesaplanması gerekir.
İşçinin fesih tarihinde raporlu olmasına rağmen iş sözleşmesinin feshedildiği bildirilmişse, fesih sonuçlarını doğurur ve feshin gerçekleştiği andaki kıdem tazminatı tavanı gözetilir.
Mevsimlik işlerde, işçinin iş sözleşmesinin mevsim sonu itibarıyla feshedilmesi halinde kıdem tazminatı tavanı anılan fesih tarihine göre belirlenmelidir.
Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin brüt ücretidir.
O halde, kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz önünde tutularak hesaplanır.
Öte yandan 1475 sayılı Kanun’un 14. Maddesiyle kıdem tazminatının tavanına sınırlama getirilmiştir.
1475 Sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde yer alan;
“Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.” hükmü gereğince Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet Memuru olan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanının bir hizmet yılı için alabileceği azami emeklilik ikramiyesi; kıdem tazminatının tavan miktarını oluşturmaktadır.
Buna göre işçinin her bir yıl için hesaplanan kıdem tazminatı tutarı daha yüksek olsa da kıdem tazminatı tavanı nedeniyle her yıl için en fazla bu tavan tutarı kadar kıdem tazminatı ödenmesi yapılabilmektedir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı da enflasyon farkının ve buna bağlı olarak Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet Memurunun bir hizmet yılı için alacağı azami emeklilik ikramiyesindeki değişimin ortaya çıkmasının ardından her yıl Ocak ve Temmuz aylarında Genelge yayınlayarak kıdem tazminatı tavan tutarını güncellemektedir.
Nitekim Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan 4 Temmuz 2022 tarihli Genelgeye göre; 01.07.2022 tarihinden itibaren işçilere ödenecek kıdem tazminatının yıllık tavan tutarı 15.371,40 TL’dir.
Peki geçmişe dönük kıdem tazminatı hesaplamalarında Kıdem Tazminatı tavanı olarak hangi tarih esas alınmalıdır?
Bu husus Yargıtay kararlarıyla açıklığa kavuşturulmuştur.
22. Hukuk Dairesi’nin 2015/10461 E., 2016/15652 sayılı Kararındaki hüküm şu şekildedir:
“4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde, “Toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Belirtilen üst sınır, “ genel tavan” olarak adlandırılabilir. En yüksek devlet memuru da Başbakanlık Müsteşarı olduğundan genel tavan, bu görevdeki kişinin emekliliği halinde Emekli Sandığınca ödenecek olan bir yıllık ikramiye oranını geçemeyecektir.
Genel tavan, iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavandır.
Süreli fesih halinde sürenin son bulduğu tarih tavanın tespitinde dikkate alınır.
İstirahat raporu içinde iş sözleşmesinin işverence feshi halinde ise, rapor bitimi tarihi feshin yapıldığı tarih sayılacağından, bu tarihteki tavan gözetilmelidir.
İşverence ihbar süresi tanınmaksızın işçinin iş sözleşmesinin feshine rağmen ihbar tazminatının ödenmemiş olması durumunda, önel süresi içinde meydana gelen tavan artışından işçinin yararlanabileceği Dairemizce kabul edilmektedir.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi 27.8.2013 tarihinde sona ermiştir. Bu tarih itibariyle mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı tavanı 3.254,44 TL’dir. Kıdem tazminatı tavanın aşılamayacağı emredici kuraldır. Davacının ücreti ise 3.352,42 TL olup, fesih tarihi itibariyle tavanı aşmaktadır. Kıdem tazminatının tavan aşılarak hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”






