Bilindiği gibi COVİD-19 salgını nedeniyle Kısa Çalışma Ödeneğine yoğun bir şekilde başvuru yapılmaktadır. Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın en son açıkladığı verilere göre Kısa Çalışma Ödeneğine başvuru sayısı 3 milyon 200 bin civarındadır.
Kıs Çalışma Ödeneğinin bu derece yaygın olarak günlük hayatımıza girmesi, çalışma hayatına ilişkin önemli yansımaları da beraberinde getirmektedir.
Bu konuda hem işçilerden hem de işverenlerden yoğun sorular gelmektedir. Bu sorulardan biri de Kısa Çalışma Ödeneği sürelerinin yıllık izin ve kıdem tazminatı hesabında nasıl değerlendirileceğidir.
İşçiler, Kısa Çalışma Ödeneği almalarının yıllık izne hak kazanma ve kıdem tazminatı açısından bir kayba yol açıp açmayacağını merak etmektedir.
KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ, YILLIK İZİN HESABINDA NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
İşçinin yıllık izin hesabında çalışılmış gibi kabul edilecek haller, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 55 Maddesinde sayılmıştır.
Söz konusu maddedeki hüküm şu şekildedir:
“Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller
Madde 55 –
Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır:
a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.).
b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler.
c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.).
d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla).
e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar.
f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri.
g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler.
h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler. ı) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri,
j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri.
k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi.”
Dolayısıyla j bendinde açık şekilde, Kısa Çalışma Ödeneği sürelerinin yıllık izin hesabında dikkate alınacağı yer almaktadır.
KIDEM TAZMİNATI HESABINDA, KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ SÜRELERİ NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Kıdem tazminatına hak kazanma açısından Kısa Çalışma Ödeneğinin ne şekilde değerlendirileceğine ilişkin olarak ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararı söz konusudur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 14.07.2011 Tarih ve 2010/50993 Esas- 2011/27305 Karar sayılı kararında şöyle denilmektedir: “Somut olayda davacı işçinin 22.12.2008-18.06.2009 tarihleri arasında Yasa’ya uygun biçimde 5 ay 27 gün kısa çalışma yaptığı ve kısa çalışma süresinin çalışılmış sayılan süre kapsamında kıdemine eklenmesi gerektiği tartışmasızdır. Davacının kıdemine eklenen kısa çalışma yaptığı süre Yasanın Geçici 8. maddesinde 5838 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yapılan değişiklik kapsamında kaldığından 5 ay 27 günlük fiili kısa çalışma süresinin kıdemine eklenmesine ilişkin Mahkeme kararının Yasa koyucunun iradesine ve Yasaya uygun olduğu açıktır.”
Bu karara göre Kısa Çalışma Ödeneği alınan süreler, kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmalıdır.
Diğer taraftan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.11.1983 tarihli ve Esas: 1981/9-1067, K: 1983/1169 sayılı kararında; kıdem tazminatına esas hizmet süresinin tespitinde, 4857 sayılı İş Kanununun 55. maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir. Yukarıda yer verdiğimiz şekilde; 4857 sayılı İş Kanununun 55. maddesinin (j) bendinde; “İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65. maddedeki kısa çalışma süreleri” yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış süreler arasında sayılmıştır. Bu nedenle de Yargıtay Genel Kurulu’nun söz konusu kararı çerçevesinde kısa çalışma ödeneği alınan süreler, tıpkı yıllık izinde olduğu gibi kıdem tazminatı hesabında da dikkate alınmalıdır.
Sonuç olarak işçilerin, Kısa Çalışma Ödeneği almaları nedeniyle yıllık izne hak kazanma ya da kıdem tazminatı açısından herhangi bir kayıpları söz konusu olmayacaktır. Kısa Çalışma Ödeneği süreleri hem yıllık izin hem de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacaktır.






