Sayıştay 7. Dairesinin 09.06. 2022 tutanak tarihli kararında;
“Fen İşleri Müdürlüğünde çalışmakta iken emekli olan işçiye kullanılmayan yıllık izin ücretinin fazla ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;
4857 sayılı İş Kanunu’nun “ Sözleşmenin Sona Ermesinde İzin Ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde; iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği ifade edilmiştir.
Buna göre; emekli olan işçinin kullanılmamış yıllık izin ücretinin, ilgili kesintiler yapıldıktan sonra mevzuat çerçevesinde ödenmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede, kullanılmamış yıllık izin ücret ödemesinde yanlış hesaplama sonucunda 31.449,03 TL ödenmesi gerekirken 50.900,64 TL ödenerek 19.451,61 TL kamu zararına sebebiyet verildiği görülmüştür.” denilmiştir.
Bilindiği üzere Kamu kurumlarında 4/d kapsamında çalışan sürekli işçilerin ve 696 sayılı KHK ile taşerondan kadroya geçen ve mahalli idare şirketlerinde taşeron olarak çalışan işçilerin, hak ettikleri yıllık izinlerinin tamamını takip eden yılda kullanmaları 4857 sayılı Kanunun ve ilgili mevzuat kapsamında yasal zorunluluk haline getirilmiştir.
Daha önceki haberlerimizde, bu konuya ilişkin olarak rutin Sayıştay denetimlerinde kamu kurumlarına işçilerin yıllık izinlerin biriktirilmemesi konusunda uyarılarda bulunduğunu ifade etmiştik. (İlgili haberler: Sayıştay’dan Yine Yıllık İzin Uyarısı, 30.09.2022; Sayıştay’dan Yıllık İzin Uyarısı, 28.01.2021)
Ancak halen birçok kamu kurumunda işçilerin geçmiş yıllardan biriken yıllık izinlerinin olduğu bilinmektedir. Bu durumda emekli olan ya da iş akdi sona eren işçilere kullanmadıkları yıllık izin ücretlerinin ödenmesi gerekmektedir.
En Son Alınan Zamlı Ücret Esas Alınmalı
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı 59’ncu maddesinde “İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir.” denmiştir.
Sözleşmenin sona erdiği günde veya öncesinde kamu işçisinin maaşına zam gelmişse, ( asgari ücret artışı veya sendika zammı gibi) işçinin en son gelen zam neticesinde ortaya çıkan son günlük ücreti dikkate alınmalıdır.
Brüt Ücret mi? Net Ücret mi? Çıplak Ücret mi? Giydirilmiş Ücret mi?
Sayıştay kamu zararı kararına konu edilen husus da kullanılmayan yıllık izin ücretinin tespitinde hangi ücretin dikkate alınacağı konusunda verilmiştir.
Malum kamu kurumlarında toplu iş sözleşmelerinden gelen çeşitli çeşitli mali haklar da göz önüne alındığında günlük ücretin tespitinde zorluk çekilmektedir. Zira işçi alacaklarına yönelik hesaplamalarda Brüt Ücret, Net Ücret, Çıplak Ücret, Giydirilmiş Ücret gibi kavramlar soru işareti yaratmaktadır.
Kamu işçilerinin kullanılmayan yıllık izin ücretinin hesabında, Günlük Çıplak Ücret (Asıl Ücret) dikkate alınır. Çıplak ücret, İş Kanunu’nun 50’nci maddesinde belirtildiği üzere fazla mesai ücretleri, primler ve sosyal yardımların hesaba katılmadığı ücrettir.
Dolayısıyla fazla mesai ücretleri ve Toplu İş Sözleşmesi ile elden edilen sosyal yardımlar (çocuk yardımı, yemek yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı…. vs.) günlük çıplak ücret hesabına katılmaz.
Kamuda işçi maaşları, “brüt ücret” üzerinden ödendiği için günlük çıplak ücretin brüt tutarı ile kullanılmayan toplam yıllık izin gün sayısı çarpılır ve tutardan SGK primleri, Gelir vergisi ve Damga vergisi kesintileri düşüldükten sonra kalan net tutarı işçiye ödenir.






