Çalışma hayatında sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri de işçilerin aldıkları sağlık raporlarıdır.
Peki işçinin sık sık rapor alması, işveren açısından haklı fesih sebebi midir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu konuda verdiği güncel kararlar, işçinin sık sık rapor almasının işveren açısından haklı fesih sebebi olduğunu ortaya koydu.
9. Hukuk Dairesi, 2018/4226 Esas ve 07.05.2018 tarihli kararında, 2015 yılında 19 gün raporunun bulunan işçinin işten çıkarılmasını haklı fesih kapsamında değerlendirdi. Yerel mahkemenin ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin işçi lehine kararını bozdu.
İşvereni haklı bulan 9. Hukuk Dairesi, işçinin sık sık rapor almasının çalışma düzenini aksatacağından bahisle bu durumun işverene fesih hakkı tanıdığını ileri sürdü. Sık sık rapor alma halinde, işveren aralıklı da olsa işçinin iş görme ediminden faydalanamayacağı belirtildi. İşçinin sık rapor almasının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisini işveren açısından çekilmez hale getirdiği savunuldu.
Hukuk Dairesi’nin kararına konu olan olay şöyle gelişti;
06/08/2012 tarihinde makine operatörü olarak işe başlayan işçi, 10/11/2015 tarihinde işten çıkarıldı. İşçi haksız yere işten çıkarıldığı gerekçesiyle dava açtı.
İşveren, iş akdinin geçerli nedenle sonlandırıldığını belirterek davanın reddini savundu.
Yerel Mahkeme, işçinin 3 yıllık çalışan olması, almış olduğu rapor ve ücretsiz izinler dikkate alındığında, 2015 yılında 19 gün raporunun bulunduğu, rapor ve izin sürelerinin haklı feshi doğuracak nitelikte olmadığını, şirket tarafından feshin son çare olma ilkesine de riayet edilmediğini belirterek işçiyi haklı buldu.
İşverenin itirazı üzerine dava Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, işverenin istinaf başvuru talebini esastan reddetti. Yerel Mahkeme’nin kararını onadı.
İşveren bu sefer Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı Yargıtay’a başvurdu.
İşçi lehine verilen kararı bozan 9. Hukuk Dairesi, şu ifadelere yer verdi;
“4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.
İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
İş Kanunu’nun gerekçesinde hangi hallerin işçinin yetersizliği nedeniyle geçerli fesih hakkı bahşedeceği örnek kabilinden sayılmış olup bunlardan biri de sık sık hastalanarak rapor almadır. Sık sık rapor alma halinde, işveren aralıklı da olsa işçinin iş görme ediminden faydalanamayacaktır. Sık sık hastalanan ve rapor alan işçinin, bu nedenle devamsızlığının işyerinde olumsuzluklara yol açacağı açık bir olgudur. İş Kanunu’nun gerekçesinde sık sık hastalanmanın yeterlilikten kaynaklanan neden olarak örnek kabilinden sayılması, işyerinde olumsuzluklara yol açtığının kabul edilmesindendir.
Dosya içeriğine göre; makine operatörü olarak çalışan davacıya sık rapor almaya bağlı devamsızlık nedeniyle 08.09.2015 tarihli ihtarname ile “ uyarı” verildiği, davacının bu tarihten sonraki çalışma süresince sık aralıklarla rapor almaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacının sık sık rapor alması nedeni ile çalışma düzeninin aksayacağı, iş gücü planlamasının değişeceği açıktır. Davacının sık sık rapor alması işyerinde olumsuzluklara yol açmış ve iş ilişkisi işveren açısından çekilmez hale gelmiştir. Makul süre içinde gerçekleşen işverenin feshinin davacının yeterliliğinden kaynaklanan geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL. karar- ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 8,20 TL. karar- ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 176 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın ilk derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
SONUÇ
9. Hukuk Dairesi’nin bu güncel kararı ve yazımızın ekinde yer verdiğimiz aynı yöndeki 2017/21960 Esas ve 22.03.2018 tarihli kararı, sağlık raporu söz konusu olduğunda “işçi lehine yoruma” gidilmediğini, somut olaylarla bağlı olmakla birlikte işçinin sık rapor alınması durumunda iş sözleşmesinin feshinde işverenin haklı bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle işçilerin mağdur duruma düşmemek açısından bu hususlara dikkat etmeleri gerektiğini değerlendiriyoruz.






