Yükleniyor...

Sözleşmeli Personel Kadrosuna Geçen Sürekli İşçi, Kıdem Tazminatını Alabilir mi?

Aynı kurumda ya da farklı kurumda sözleşmeli statüye veya memuriyete geçen sürekli işçi, bu geçişte kıdem tazminatını alabilir mi? Bu durumdaki işçi, emekli olurken işçilik dönemine ilişkin kıdem tazminatı talebinde bulunabilir mi?
yas.jpg

Kamu kurumlarında 4/D statüsünde çalışan sürekli işçilerin zaman zaman memuriyet ya da 4/B sözleşmeli personel statüsüne geçtikleri görülmektedir.

Peki aynı kurumda ya da farklı kurumda sözleşmeli statüye veya memuriyete geçen sürekli işçi, bu geçişte kıdem tazminatını alabilir mi?

Bu durumdaki işçi, emekli olurken işçilik dönemine ilişkin kıdem tazminatı talebinde bulunabilir mi?

Bu geçişin iş sözleşmesinin devri olarak nitelendirilmesi mümkün müdür?

Bu hususlar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2021/11699 E, 2021/15907 Sayılı Kararında değerlendirilmiştir.

Buna göre; kıdem tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda kıdem tazminatı talep hakkı doğmamaktadır.

İşçinin, kamu kurumlarında işçilikte geçen hizmetlerinin birleştirilmesi için önceki çalışmaların, fesih şekli itibarıyla kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği 1475 sayılı Kanun’un 14/5. maddesinde açık biçimde düzenlenmiştir.

İşyerinde işçi statüsünde çalışmakta olan ve kendi isteği ile ayrılarak bir kamu kurumunda memur ya da sözleşmeli personel olarak çalışmaya başlayan işçi yönünden yapılan işlemin prosedür gereği olduğundan da söz edilemez.

İşçi daha iyi şartlarda ve ayrı bir statüde çalışma yolunu seçmiştir. Bu itibarla istifa ile sona eren dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması doğru olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır. (Yargıtay H.G.K. 15.10.2008 gün 2008/ 9-586 E, 2008/ 633 K. ; 28.11.2007 gün 2007/ 9-814 E, 2008/ 896 K.).

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2021/11699 E, 2021/15907 Sayılı Kararına konu olan somut olay şöyle gelişmiştir:

“Somut olayda davacı; davalı kurumda, 01.06.1975-28.06.1998 tarihleri arasında işçi statüsünde, 29.06.1998-28.06.2013 tarihleri arasında ise sözleşmeli personel statüsünde çalışmıştır. 2.6.1997 tarihli dilekçe ile 1983 yılından beri sanatkar işçi olarak çalıştığını, Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu elektrik bölümü mezunu olduğunu, işyerinde kalmak kaydı ile memur kadrosuna geçmek istediğini belirtmiştir. Bu dilekçeden davacının, kendi isteği ile işçi statüsünden sözleşmeli personel statüsüne geçmek istediği anlaşılmaktadır. Davalı idarenin ihtiyaç nedeniyle davacı dahil 78 işçiyi sözleşmeli personel statüsüne geçirmiş olması, statü değişikliğinin davacının iradesi ve istemi dışında gerçekleştirildiğini göstermemektedir. Statü değişikliğinin işçinin iradesine bağlı olarak gerçekleştiği, aynı işyerinde çalışmaya devam etmek ile birlikte iş kanununa tabi iş sözleşmesinin 28.06.1998 tarihinde işçinin isteği ile son bulduğu, 29.06.1998 tarihinden itibaren idari mahiyetteki iş sözleşmesi ile çalışmasının devam ettiği, bu nedenle iş sözleşmesinin devrinden söz edilemeyeceği, kendi isteğiyle iş akdi son bulan işçinin kıdem tazminatı isteme hakkı bulunmadığının kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Sonuç olarak Yargıtay, işçi statüsünde çalışmakta olan ve kendi isteğiyle bir kamu kurumunda memur ya da sözleşmeli personel olarak çalışmaya başlayan işçinin bu işleminin işçilikten istifa olarak değerlendirilmesi gerektiğine ve işçilik dönemi için kıdem tazminatı ödenmemesi gerektiğine karar ermiştir.  

Zira işçi, daha iyi şartlarda ve ayrı bir statüde çalışmayı tercih etmiştir. Bu nedenle istifa ile sona eren dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması doğru olmaz.

İşçinin aynı kurumda memuriyete ya da sözleşmeli statüye geçmesi de bu durumu değiştirmez. İşçinin iradesine bağlı olarak gerçekleşen değişiklik, aynı işyerinde çalışmaya devam etse de İş Kanununa tabi iş sözleşmesinin işçinin isteği ile son bulduğun gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Dolayısıyla kendi isteği ile İş Kanununa tabi iş sözleşmesini sona erdirip sözleşmeli statüye ya da memuriyete geçen işçiye kıdem tazminatı ödenmez. Bu işçi, emekli olurken de işçilik dönemi için kıdem tazminatı talep edemez.