Türk Ticaret Kanununda ticaret şirketleriyle, özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların tacir sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Belediye şirketleri, anonim ve limited şirket şeklinde kurulmaları sebebiyle ticaret şirketidir ve bunların sermayesinin tamamı ya da bir kısmı belediyelere aittir. Dolayısıyla, belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanununa göre tacir kabul edilir.
Tacir sıfatı, belli bir ticari faaliyetin icrasını ve toplum içinde ekonomik bir güç ve önemi ifade etmektedir. Bu bakımdan anılan Kanunda tacirler için bazı yükümlülükler öngörülmüş ve bu sıfata bazı sonuçlar bağlanmıştır. Tacirler, tacir olmayanlardan farklı olarak faaliyetlerinde daha ağır bir sorumluluk taşıdığı gibi, belli hallerde lehlerine olmak üzere karşı tarafa bazı talepleri ileri sürebilirler.
Peki, belediye şirketlerinin tacir olmasının hüküm ve sonuçları nelerdir?
İflasa Tabi Olma: Tacirler, her türlü borçları için iflasa tabidir. Tacir olan belediye şirketlerinin iflasının istenebilmesi için iflasa konu olan borçların, mutlaka şirketin ticareti veya ticari işletmesiyle ilgili olması zorunlu değildir. Kaynağı ve niteliği ne olursa olsun belediye şirketleri bütün borçlarından dolayı iflas yoluyla takip edilebilir.
Ticaret Unvanı Seçme ve Kullanma: Tacirler ve dolayısıyla belediye şirketleri, bir ticaret unvanı seçmek, şirkete ilişkin işlemleri ticaret unvanıyla yapmak, şirkete dair kıymetli evrakı ve diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak ve ayrıca işletme konusunu ticaret unvanında göstermek zorundadır. Ticaret unvanı bir tacirin, şirketine ilişkin iş ve işlemlerini gerçekleştirirken kullandığı isimdir.
Türk Ticaret Kanununa göre tescil edilen ticaret unvanının, şirketin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılması gerekmektedir. Bu arada, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir. O halde, diğer tacirlerde olduğu gibi belediye şirketlerinde de ticaret unvanı tüm Türkiye’de korunur.
Şirketi Ticaret Siciline Kaydettirme: Tacir olmaları hasebiyle belediye şirketleri, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmekle yükümlüdür. Tescil ve ilan işlemi, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline yaptırılır.
Ticari Defterleri Tutma: Belediye şirketleri, gerekli ticari defterleri tutmak ve defterlerinde ticari işlemleriyle şirketin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, Türk Ticaret Kanununa göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Anılan Kanun uyarınca belediye şirketlerinde tutulması gereken ticari defterler; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteridir. Ticari defterler kural olarak fiziki ortamda tutulmakla birlikte, gerekli şartları taşıyan belediye şirketlerinde yevmiye defteri ve defteri kebirin elektronik ortamda tutulması zorunludur.
Basiretli Bir İş Adamı Gibi Hareket Etme: Türk Ticaret Kanununda her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, basiretli tacir gibi hareket, belediye şirketlerinin hem hukuki hem de ticari işlerinde göstermesi gereken dikkat, ihtimam, tedbir ve ölçülü hareketi ifade eder. Dolayısıyla belediye şirketlerinin, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerekir.
Buradan hareketle, tacir sıfatını haiz olan belediye şirketleri, tüm ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek, işlemlerini ona göre organize etmek ve şirket menfaatlerini her şeyin üzerinde tutmak zorundadır.
Ticari Örf ve Adetlere Tabi Olma: Türk Ticaret Kanununda mahkemenin, hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde, ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar vereceği öngörülmüştür. Aynı Kanuna göre ticari örf ve âdetler, tacirler açısından bağlayıcıdır. Bu kapsamda belediye şirketleri, kendi faaliyet alanıyla ilgili ticari örf ve adetleri bilmediğini ileri süremez. Ticari örf ve âdet ise, uzun zamandan beri uygulanan ve bunun sonucunda ticari hayatta uyulmasının zorunlu olduğu hususunda yaygın inancın yerleşmiş olduğu kurallardır.
Ticari İş Karinesine Tabi Olma: Ticari iş karinesi uyarınca, bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Bu karine bağlamında, belediye şirketlerinin borçları ticari niteliktedir. Ancak, söz konusu şirketlerin alacakları bu kapsamda değerlendirilmez.
Ücret ve Faiz İsteme: Şirketlerin amacı gelir sağlamak olduğundan, bunları işleten tacirin de yaptığı iş ve hizmetleri ücret karşılığı yapması doğaldır. Türk Ticaret Kanununda tacir olan veya olmayan bir kimseye ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet gören tacirin uygun bir ücret isteyebileceği öngörülmüştür. Tacirin ücret isteyebilmesi için taraflar arasındaki sözleşmede ücrete ilişkin bir şartın bulunması gerekli değildir, bu hak kanundan kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.
Ücret ve Cezaların İndirilmesini İsteyememe: Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun belli maddelerinde yazılı hallerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.
Tacirler Arasında Belirli İhbar ve İhtarların Şekle Tabi Olması: Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması şarttır. Görüldüğü üzere, söz konusu işlemlerin geçerliliği için sayılan yöntemlerden birinin kullanılması zorunludur.
Fatura Verme ve Faturaya İtiraz: Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden ve dolayısıyla belediye şirketinden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Fatura, ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulasıdır. Öte yandan, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Tacirler Arasındaki Uyuşmazlıkların Ticari Dava Olması: Her iki tarafın da tacir olduğu ve bu tacirlerin ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak kabul edilir. Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Hemen belirtelim ki, 2018 yılında yapılan düzenlemeyle, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu davalar için arabulucuya gidilmesi zorunludur.
Ticaret ve/veya Sanayi Odalarına Kaydolma: Ticaret siciline kayıtlı tacirler ve dolayısıyla belediye şirketleri ile bunların şubeleri ve fabrikaları, bulundukları yerdeki ticaret ve/veya sanayi odasına kaydolmak zorundadır. Odaya kayıt zorunluluğu bir ay içinde yerine getirilmediği takdirde kayıt işlemi odalar tarafından re’sen yapılır ve durum kendilerine tebliğ edilir.
Ticari Satış ve Mal Değişimi: Tacirler arasındaki ticari satış ve mal değişimi hakkında kural olarak Türk Ticaret Kanununun 23. maddesi uygulanır. Bu maddede belirtilmeyen durumlarda ise genel hükümler tatbik olunur.
Sonuç Olarak;
– Belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir sayılırlar. Adı geçen Kanunda tacir olmaya bazı yükümlülük ve sonuçlar bağlanmıştır.
– Buna göre tacir olan belediye şirketleri; iflasa tabidir, ticaret unvanı kullanır, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirir, gerekli ticari defterleri tutar, basiretli bir iş adamı gibi hareket eder, ticari örf ve adetlere tabi olur, kanunda öngörülen ihtar ve ihbar şekillerine uyar, ticari iş karinesine tabidir, ticari işletmesiyle ilgili görülen iş ve hizmetlerde kararlaştırılmamış olsa bile ücret isteyebilir, avanslar ve giderler için faiz talep edebilir, fatura verir, faturaya ve teyit mektubuna süresinde itiraz etmemenin neticelerine katlanır, ücret ve cezai şartın indirilmesini isteyemez, ticari satış ve mal değişiminde özel hükümlere tabidir, ticaret ve/veya sanayi odalarına kayıt olur ve tacirler arasındaki davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Bu Makalenin PDF formatına ulaşmak için tıklayınız
YASAL UYARI
Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.’ye aittir.
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.






