Belediyelerin ortağı olduğu şirketler Sayıştay’ın denetimi kapsamında yer almakta mıdır? Sayıştay denetiminin amacı, içeriği, yöntemi ve sonuçları nelerdir?
Anayasal bir kurum olan Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ve sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idarelerin, hesap ve işlemlerini denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevlidir.
Kent sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve ayrıca idari ve mali özerkliğe sahip olan belediyeler Sayıştay denetimine tabidir. Sayıştay denetimi, esasen dış denetim niteliğindedir. Dış denetim ise belediyenin fonksiyonel ve örgütsel hiyerarşisi ile ilgili bulunmayan ve onun dışında kalan kişi veya kurumlarca yapılan denetim faaliyettir.
Peki, belediyeler tarafından kurulan ya da sonradan ortak olunan şirketler de, belediyeler gibi Sayıştay denetimine tabi midir?
Öncelikle ifade edelim ki, belediye şirketleri Sayıştay denetimine tabidir. Belediye şirketleri üzerindeki Sayıştay denetimi, 2010 yılında yürürlüğe giren Sayıştay Kanunu ile gelmiştir. Bu tarihe kadar söz konusu şirketler Sayıştay tarafından denetlenmiyordu. Sayıştay’ın belediye şirketlerini fiilen denetimi ise 2014 yılı itibariyle başlamıştır.
Anılan Kanunun kabul edildiği ilk halinde, belediye şirketlerinin tamamının kural olarak Sayıştay tarafından denetlenmesi, fakat belediye payının yarıdan az olması halinde denetimin sadece ortaklık hakları yönüyle yapılması öngörülmüştür. Bununla birlikte, 2013 yılında yapılan kanun değişikliği ile Sayıştay’ın belediye şirketleri üzerindeki denetim yetkisi kısıtlanmış ve sadece belediye payının %50’den fazla olduğu şirketlerin Sayıştayca denetlenmesi kuralı getirilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, Sayıştay denetimine sınırlama getiren söz konusu hükmü 2014 yılında iptal etmiştir.
Bu gelişmeler sonrasında hali hazırda yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre, pay oranı ne olursa olsun (%1 dahi olsa) belediyelerin doğrudan ya da dolaylı olarak ortak olduğu tüm şirketler, başka bir ifade ile belediye şirketlerinin tamamı ve bu şirketlerce kurulan diğer şirketler Sayıştay denetimine tabidir.
Sayıştay Denetiminin Amacı
Belediye şirketlerinin Sayıştay tarafından denetlenmesinin amacı; belediyelerce bu şirketlere sermaye olarak veya başka yöntemlerle aktarılan kamu kaynağının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun bir şekilde kullanılıp kullanılmadığını ortaya koymaktır.
Denetimin İçeriği
Sayıştay Kanununa göre belediye şirketlerinde Sayıştay tarafından yapılabilen denetimler, “düzenlilik denetimi” ve “performans denetimi”dir. Düzenlilik denetimi ise mali denetim ve uygunluk denetiminden oluşmaktadır.
Düzenlilik denetiminin bir parçası olan mali denetim kapsamında, belediye şirketinin mali rapor ve tabloları ile bunların dayanağını oluşturan belgelerin güvenilir ve doğru olup olmadığı tespit edilir. Bunun için; şirketin muhasebe kayıtlarında hata ve hile bulunup bulunmadığı, kayıtların mevzuat hükümlerine ve gerçeğine uygun olarak tutulup tutulmadığı, bilançonun makyajlanıp makyajlanmadığı, gelir tablosu ve bilanço rakamlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, kârın olduğundan daha az gösterilip gösterilmediği araştırılır.
Uygunluk denetiminde ise belediye şirketinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerin mevzuata uygun olup olmadığı incelenir.
Diğer taraftan, belediye şirketleri nezdinde, belirlenen hedef ve göstergeler ile ilgili olarak faaliyet sonuçlarının ölçülmesi amacıyla “performans denetimi” yapılması, teorik olarak mümkün ise de, pratik olarak olanaklı değildir. Zira belediyelerden farklı olarak belediye şirketlerinin iç kontrol sistemi kurma ve stratejik plan hazırlama zorunluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla, belediye şirketlerinde performans denetimi yapılamamaktadır. Kaldı ki, belediye şirketlerine dair düzenlenen Sayıştay raporlarında da performans denetimine dair bir tespit ve öneri bulunmamaktadır.
Denetim Sonuçlarının Paylaşılması
Belediye şirketlerinin denetimi, bu şirketlerin ortağı olan belediyelerle birlikte yapılır. Denetim sonucunda düzenlenen raporlar, Sayıştay tarafından şirket ortağı belediyeye gönderilir, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur ve ayrıca herkesin erişimine açık olmak üzere Sayıştay’ın internet sayfasında (“Raporlar” sekmesinin altındaki “Kamu İdareleri Denetim Raporları- Belediyeler/Bağlı İdareler kısmında) yayımlanır.
Belediye Şirketlerinde Kamu Zararı Olur mu?
Sayıştay denince ilk akla gelen “kamu zararı” ve “bu zararın tazmini” olmaktadır. Sayıştay denetçileri tarafından düzenlenen yargılamaya esas rapor üzerine Sayıştay daireleri, ya ‘hesap ve işlemlerin mevzuata uygunluğuna’ ya da ‘kamu zararının sorumlulardan tazminine’ karar vermektedir. Ancak, Sayıştay Kanunu gereğince “yargılamaya esas rapor” yalnızca genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin (5018 sayılı Kanuna tabi merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerin) hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında tespit edilen kamu zararına ilişkin düzenlenebilmektedir.
Belediye şirketleri, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla, bu şirketlerde yapılan denetimlerde, kamu zararına yol açan bir husus tespit edilmiş olsa dahi, yargılamaya esas rapor düzenlenememekte, buna bağlı olarak da belediye şirketleri hakkında Sayıştay dairelerince bu açıdan yargılama yapılamadığından, kesin hükme bağlama ve kamu zararının tazmini kararları verilememektedir.
Sonuç olarak;
– Pay oranı ne olursa olsun, belediyeler ve bunların bağlı idareleri tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler ile bu şirketlerin hissedarı olduğu şirketler Sayıştay denetimine tabidir.
– Sayıştay denetimi kapsamında belediye şirketlerinin hesap ve işlemleri Sayıştay denetçileri tarafından denetlenir; denetim sonucunda düzenlenen rapor TBMM’ye sunulur ve aynı zamanda Sayıştay’ın internet sitesinde yayımlanır.
– Ancak, denetimler sırasında belediye şirketleri hakkında bir zarar tespit edilmiş olsa dahi bu hususta Sayıştay dairelerince yargılama yapılmaz ve kesin hükme bağlama kararı verilmez. Dolayısıyla, belediye şirketlerinde kamu zararı söz konusu olmamaktadır.
– Bununla birlikte, Sayıştay raporlarında yer verilen bulgu, tenkit ve eleştirilere dair belediye şirketlerinin yöneticileri tarafından gerekli işlem ve düzeltmelerin yapılması uygun olacaktır.
Sinan Gürhan Alsanç