14.07.2025 tarihli ve 32956 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7553 sayılı “Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile hafta tatili ücretini düzenleme altına alan 4857 sayılı İş Kanununun 46. maddesine ilave hüküm getirilmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre;
“Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletmesi belgesi verilen konaklama tesislerinde çalışan işçilerin bu fıkra kapsamında hak kazandığı hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayı ile hak kazandığı günü takip eden dört gün içinde kullandırılabilir. Bu halde işçinin hak kazandığı hafta tatilinde yaptığı çalışmaların günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışmanın hesabında dikkate alınmaz. İşçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir.“
İlave düzenlemeye göre; turizm işletmesi belgesi olan konaklama tesislerinde çalışan işçiler yönünden yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz 24 saat dinlenme hakkı bağlamında esnekleşmeye gidildiği görülmektedir. Bu değişiklikteki önemli noktaları sıralayacak olursak:
Bu düzenlemenin turizm işletmesi belgesi verilen konaklama tesislerinde çalışan işçileri kapsadığı unutulmamalıdır.
Düzenlemede açıkça görüldüğü üzere söz konusu esnek hafta tatili uygulaması bakımından işçinin yazılı talebi ve onayı aranmaktadır. Buradan hareketle; işveren tek taraflı şekilde, işçiyi hak kazandığı hafta tatili yönünden bugünü takip eden dört gün içinde kullanıma zorlayamayacaktır. İlave düzenlemeye göre; pazar günü hafta tatiline hak kazanan bir işçinin pazar günü çalışması durumunda, hak kazanmış olduğu hafta tatili günü yani pazar gününü takip eden dört gün içinde, pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günlerinden birinde kullandırılabilecektir. Özetle; mezkur işyerlerinde çalışan işçilere hafta tatilini yalnızca yedinci günde değil, sekizinci, dokuzuncu, onuncu veya on birinci günlerde kullandırabilme esnekliği getirilmiştir. Böylelikle turizm işletmesi belgesi olan konaklama tesislerinde çalışan işçilerin on güne kadar aralıksız çalışmaları olanaklı kılınmıştır.
İşçinin hafta tatili çerçevesinde hak ettiği ancak kullanımını düzenlemede öngörülen süre zarfında ötelediği günler yönünden çalışması fazla çalışma olarak kabul edilmeyecektir. O halde işçinin hafta tatili günündeki bu çalışmasının yalnızca günlük normal çalışma süresini aşan kısmı fazla çalışma olarak değerlendirilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu m.46’daki bu değişiklik, hak kazanılan hafta tatilinin anılı süre boyunca ötelendiği günler (dört gün içinde) yönünden işçinin yazılı talebi veya onayı ile hafta tatilinde yapılan bu çalışmanın fazla çalışma sayılmamasına yasal temel oluşturmaktadır.
Bahse konu düzenlemeye temas eden değerlendirmelerde Kanun’un lafzından ötürü doğabilecek tereddütlere değinildiği görülmektedir. Örneğin; hafta tatilinin hangi günü izleyen dört gün içinde kullandırılacağının açık olmadığı, hak kazanılan günün haftalık çalışma süresinin tamamlandığı gün mü yoksa fiilen çalışmaya başlanan haftanın yedinci günü mü olduğunun net olmadığı belirtilmektedir. Bu hususta gerekçede belirtilen; “hafta tatiline hak kazanan işçinin hafta tatilini yazılı talebi veya onayı ile tatile hak kazandığı günü takip eden dört gün içerisinde (10+1) kullanması mümkün hale gelmekte” olduğudur. Bununla birlikte hafta tatilinin on birinci güne kadar ertelenebilmesinin işçinin aylık fiilen kullandığı hafta tatili gün sayısında da değişim ortaya çıkaracağı üzerinde durulmaktadır. Zira normal koşullarda ayda dört gün hafta tatilinden bahsediliyorken işçinin her on günlük çalışma süresinin ardından bir gün hafta tatili kullanabileceği senaryoda her ne kadar ertelenen hafta tatili bir sonraki haftanın başında kullandırılabilirse de dinlenme düzeninde farklı bir etki ortaya çıkabilecektir.
Yazımıza konu olan değişikliğe dair, “Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifi madde gerekçesini (m.10) sunmakta fayda görüyoruz:
“4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçiler haftalık 45 saatlik çalışma süresini tamamlamaları durumunda hafta tatiline hak kazanmakla birlikte kazandıkları hafta tatilini yedi günlük zaman dilimi içerisinde kullanmak zorunda kalmaktadırlar. Maddeyle yine haftalık çalışma süresi ile hak kazanılan hafta tatili hakkı saklı tutularak turizm sektöründe ortaya çıkan ihtiyaçlar göz önüne alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm işletme belgeli konaklama tesislerinde çalışan personelin yazılı talebi ve onayı olmak kaydıyla haftalık izinlerini gerekli görülen durumlarda 10 günlük süre içerisinde kullanabilmesine imkan sağlayacak esneklikte bir düzenleme yapılarak haftalık izinlerin haftada bir gün (6+1) kullanılacağına ilişkin genel kurala söz konusu personel yönünden istisna getirilmektedir. Bu durumda, 45 saatlik çalışma süresinin tamamlandığı gün hafta tatiline hak kazanan işçinin hafta tatilini yazılı talebi veya onayı ile tatile hak kazandığı günü takip eden dört gün içerisinde (10+1) kullanması mümkün hale gelmektedir. Böylece işçi yönünden hak edilen hafta tatillerinin birleştirilerek kullanılmasına ve daha verimli bir serbest zaman yaratılmasına, özel yaşamlarına ayırdıkları zamanı daha verimli kullanmalarına imkan sağlanmakta aynı zamanda değişen sosyal yaşam ve ekonomik koşullar dikkate alınarak işçi ve işveren yönünden çalışma barışının sağlanmasına da büyük ölçüde katkı sağlanması amaçlanmaktadır. ILO raporlarında da iş-özel yaşam uyumu politikalarının, işletmelere önemli yararlar sağladığı, politikaların hem çalışanlar hem de işverenler için faydalı olduğuna dair tespitlere yer verilmektedir.“
Sunulmuş olan değişikliğe yönelik belirtilmelidir ki turizm işletmesi belgesi temin edilen konaklama tesisinde çalışan işçiler özelindeki söz konusu hafta tatili kapsamındaki esnekliğin Anayasada güvence altına alınan dinlenme hakkı ve İş Kanununun emredici hükümleri ile çatışması halinde bu düzenlemeye ilerleyen süreçte yargı mercilerinin farklı yorum ve değerlendirmeler geliştirmesi ihtimal dâhilindedir.