Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, taşeron işçileri yakından ilgilendiren önemli bir karar verdi.
Karara konu olan olay şöyle gelişti: Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanede temizlik ihalesini alan değişik şirketler nezdinde 1996 – 2014 yılları arasında temizlik işçisi olarak çalışan işçi, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle 03/10/2014 tarihinde feshetti. Daha sonra ise kıdem tazminatı ile ödenmeyen bir kısım ücret alacaklarını talep ederek dava açtı.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2016/4270 Esas, 2019/860 sayılı güncel Kararında; işçinin hizmet süresi konusunda şu hükme yer verdi:
“Somut olayda; davacı 1996 – 2014 tarihleri arasında davalı Bakanlığa bağlı hastanelerde temizlik ihalesini alan değişen alt işverenler işçisi olarak aralıksız çalıştığını iddia etmiş, hükme dayanak alınan raporda ise hizmet süresinin 15.04.1996 – 03.10.2014 tarihleri arasında 18 yıl 5 ay 19 gün olduğu belirlemesiyle hesaplamalara dayanak alınmıştır.
Buna karşın, davacının 15.04.1996 – 03.10.2014 tarihleri arası olarak belirlenen hizmet süresi içindeki işe giriş bildirgelerinin tamamı dosya içinde mevcut değildir. Hizmet süresinin sağlıklı şekilde belirlenebilmesi için, hizmet döküm cetvelinde görünen işyeri sicil numaralarının hangi firmalara ait olduğu ve bu firmaların Dr…. Eğitim ve Araştırma ile … Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde temizlik ihalesi alan alt işveren firmalar olup olmadıkları hususunun tespiti için bozma kararı verilmesi gerekmiştir.”
Dolayısıyla Yargıtay yerel mahkemenin kararını bozmuş, hizmet sürelerinin tespitine ilişkin detaylı araştırma yapılmasını istemiştir.
İşçinin fazla çalışma ücretine ilişkin de uyuşmazlık mevcuttur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bu açından da bozmuş ve şu hükmü vermiştir:
“Davacı çalıştığı süre boyunca bir hafta gece, bir hafta gündüz vardiyasında görevli olduğunu, fazla çalışma yaptığı halde ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalılar ise davacının fazla çalışmasının olmadığını savunmuşlardır.
Dosyada bulunan delillere göre yapılan incelemede; davalıların dava ve ıslah zamanaşımı def’inde bulunmaları nedeniyle 01.09.2009 sonrası dönem için hesaplama yapılmış olduğu, bu dönemdeki çalışmaların ise … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde geçtiği anlaşılmaktadır. Dinlenen davacı tanıklarından …; mesai saatlerinin gündüz vardiyasında 07.00 – 17.00, gece vardiyasında 16.00 – 07.00 saatleri arasında olduğunu, gece vardiyasında çalışanların gün aşırı çalıştıklarını, gece nöbet tuttuklarında nöbet çıkışı bir gün izin kullandıklarını, ertesi gün 16.00′ da tekrar nöbet tuttuklarını beyan etmiştir.
Bu tanığın beyanına göre, gece vardiyasında gün aşırı yani bir gün çalışılıp ertesi gün dinlenilerek haftada 4 gün çalışıldığı anlaşılmasına karşın, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda gündüz vardiyasındaki gibi haftanın 6 günü aynı şekilde çalışıldığı yönündeki tespite dayalı hesaplama isabetsiz bulunup, bozmayı gerektirmiştir.”






