Yıl boyunca çalışan işçi, gerek ruhsal gerekse fiziksel olarak dinlenmeye ihtiyaç duyar. Bu sebeple yıllık izin yıl boyu çalışan işçinin en doğal hakkıdır.
Bilindiği üzere, iş yerinde işe başladığı tarih itibarıyla deneme süresi de dahil edilerek en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Hatırlatmak gerekirse;
- Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olan işçilere ondört günden,
- Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olan işçilere yirmi günden,
- Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olan işçilere yirmialtı günden az yıllık izin verilemez.
Yıllık izin kullanma zamanları da İş Kanununda belirlenmiştir. Şöyle ki yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemediği gibi, işçi ve işverenin karşılıklı anlaşması üzerine bir bölümü on günden aşağı olmamak şartıyla bölümler halinde kullanılabilir.
Bir diğer önemli husus ise yıllık ücretli izin mutlaka izin olarak kullanılmalıdır. Yani işçinin en doğal hakkı olan yıllık izin paraya çevrilemez. Bu ancak iş sözleşmesinin feshi durumunda kullanılmamış yıllık izinler olduğunda uygulanabilir.
Yazımızın esas konusuna gelecek olursak yıllık izine çıkan işçinin; izin süresi içinde çağrılıp çağrılmayacağına ilişkin İş Kanununda bir hüküm yoktur. Bu yüzden konu ile ilgili Yargıtay kararlarına bakmamız gerekecektir.
Yargıtay emsal bir kararda; yıllık izindeyken işe çağırdığı işçisini gelmemesi sebebiyle işten çıkaran işvereni haksız bulmuştur. Yani yıllık izinde iken işe çağrılan işçi işten çıkarılamaz. (22. Hukuk Dairesi 2014/5765 E. 2014/6507 K. 18.03.2014)
Karara göre işverenin yıllık izne ayrılmış işçiyi iznini keserek göreve çağırma hakkı bulunmamaktadır. İşçi tarafından da bu çağrıya uyma zorunluluğu yoktur. Hal böyleyken, davacının yıllık izinde bulunduğu bir sürede düzenlenen devamsızlık tutanaklarına da hukuken geçerlilik tanınamaz.
Sonuç itibarıyla işverenin; işçisinin yasal yıllık iznini keserek göreve çağırma gibi bir hakkı yoktur. Bunun yanında; işveren tarafından yıllık izin süresi içinde işe çağrılan işçinin, işe gelmek gibi bir zorunluluğu da bulunmamaktadır.






