Yükleniyor...

İşe Geç Gelmedeki Alışkanlığın Disiplin ve Fesih Boyutu

Makul süreyi gerek uzunluk gerek tekrarlama biçimi anlamında aşan "işe geç gelme" davranışının işyeri organizasyonunda doğuracağı olumsuz etki bilinen bir gerçekliktir. İşveren tarafından tolere edilemeyecek şekilde tekrarlanan bu gecikmeler yönünden muhtelif disiplin yaptırımları öne çıkacaktır. Bu yazıda, işe geç gelmenin işyeri disiplini üzerindeki etkilerine, uygulanabilecek yaptırımlara ve hukuki sonuçlarına yer verilmiştir.
İşe Geç Gelmedeki Alışkanlığın Disiplin ve Fesih Boyutu

  İşçinin işe geç gelmesi, süreklilik arz etmeyerek tolere edilebilecek alanda kaldığı müddetçe işyeri düzenini ve iş organizasyonunu ciddi ölçüde sarsmamaktadır. Ancak işe geç kalmanın alışkanlığa dönüşmek suretiyle süreklilik kazanması durumunda çalışma işleyişinin bozulacağı ve verimliliğin olumsuz yönde etkileneceği açıktır.

  İşçinin işe geç geldiğine yönelik tespite gidilebilmesi için, öncelikle iş sözleşmesi veya işyeri uygulamaları uyarınca günlük çalışma süresinin başlangıç ve bitiş saatlerinin açıkça belirlenmiş olması gerekir. Çalışma saatleri somut olarak saptanmadan, geç kalma olgusuna ilişkin isabetli bir değerlendirme yapılması olanaklı değildir. Örneğin, iş sözleşmesinde işçinin hafta içi beş gün, saat 08.00–18.00 arasında çalışacağı kararlaştırılmışsa, işçinin saat 08.00 itibarıyla işyerinde bulunarak iş görme edimini ifaya hazır olması beklenir. Bu saatten sonra işyerine gelen işçi, kural olarak işe geç kalmış sayılır. İşçinin işe geç gelmesinin yanında erken ayrılması da sözleşmesel yükümlülüğün ihlali niteliğindedir. Nitekim işe geç gelen işçi, çalışma süresinin başlangıcına ilişkin düzenlemeyi ihlal ederken; işten erken ayrılan işçi ise çalışma süresinin sona ermesine ilişkin kuralı yok saymaktadır. Elbette ki makul sınırlarda kalmak kaydıyla geç gelme- erken çıkmaya ilişkin zaman payları bırakılacaktır. Bu yazıya konu gecikmeler, makul zaman kıstasını aşan süreler bağlamındadır.

  Geç kalınan sürenin uzunluğu ve bu davranışın tekrar edip etmediği değerlendirmede önem taşıyan unsurlardır. Gecikmedeki sürenin uzaması ve bu durumun süreklilik kazanması hâlinde, işçinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırılığın ağırlığı da artar. İşçinin işe geç gelme davranışının süreklilik arz edecek bir boyuta ulaşması ve bu durumun iş sözleşmesinin sürdürülmesini işveren açısından çekilmez hâle getirmesi, katlanmasının beklenememesi hâlinde, yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü mümkündür. Zira işçinin iş görme borcunu zamanında ve gereği gibi ifa etmesi, iş sözleşmesinin temel unsurlarından biridir.

İşçinin İşe Geç Gelmesinin Hukuki Sonuçları ve Uygulanabilecek Yaptırımlar

  İşçinin işe zamanında gelme yükümlülüğü, iş sözleşmesinden doğan iş görme borcunun doğal bir sonucudur. İşveren, işe geç gelme davranışı karşısında somut olayın özelliklerine göre uyarı, kınama gibi disiplin yaptırımları uygulayabileceği gibi; iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde açık bir hüküm bulunması kaydıyla ücret kesintisi yoluna da gidebilir. Ancak bu tür kesintilerin keyfi bir şekilde yapılması mümkün değildir. Nitekim ücret kesme cezasına yer verilen 38. madde; işverenin toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremeyeceği düzenlemesi ile emredici hüküm niteliğindedir. İlaveten işçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintilerin bir ayda iki gündelikten fazla olmayacağını belirtmek gerekir.

  Feshin son çare olma ilkesi doğrultusunda geçerli nedenle fesih gündeme gelmeden önce işçinin önceden yazılı şekilde uyarılmış olması gerekir. Tutanaklar ve geç gelme olgusuna tanıklık eden kişilerin imzalarının bahsi geçerek işçiden yazılı savunması alınacaktır. Geçerli mazeret bulunmaması ve geç gelmeye ilişkin ısrarlı davranış durumunda iş akdinin feshinden söz edilebilecektir. Zira 4857 sayılı Kanunun madde gerekçesinde de görüldüğü üzere işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli sebebe dayanarak iş sözleşmesinin feshine ilişkin olarak “sık sık işe geç gelmenin” işçinin davranışlarından doğan sebepler arasından sayıldığı görülmektedir.

  İşe geç gelmeye ilişkin uygulanacak disiplin yaptırımları, işyerinde yürürlükte olan disiplin yönetmeliği hükümlerine göre belirlenebilir. Yukarıda belirtildiği üzere disiplin yönetmeliğinde; uyarı, kınama, ücret kesintisi gibi yaptırımlar öngörülebilir. Ancak yazılı bir disiplin yönetmeliğinin bulunmadığı işyerlerinde, işverenin bu tür yaptırımları uygularken daha sınırlı ve ölçülü hareket etmesi gerekmektedir.

  Yargıtay, işe geç gelmenin alışkanlık kazanması halinde işyeri disiplini ve işleyişinin menfi bakımdan etkilenmesi sebebiyle feshi geçerli sebebe dayandırmaktadır.

“…Mahkemece tespit edildiği üzere, dosya kapsamında yer alan işe giriş çizelgelerinden işe geç gelmeyi alışkanlık haline getirdiği sabit olan davacının bu eylemi, işyeri disiplini ve işleyişini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte bulunduğundan feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmelidir…” (Yarg. 22.HD. E.2017/44586 K.2017/28310 T.11.12.2017)

  Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2025 tarihli kararında ise tekrarlanan türde işe geç gelen işçinin birçok kez savunmasının istenmesine ve uyarılmasına karşın bu eylemine devam etmesi yönünden iş akdinin işverence feshinin haklı fesih ağırlığında olmasa da geçerli nedene dayandırıldığı görülmektedir.

davacının, mesai saatlerine riayet etmediği, görevli olduğu mağazaya geç geldiği bu konuda birden çok defa savunmasının istendiği, uyarılmasına rağmen bu eylemi tekrarladığı, yükümlülüğünü ihlal teşkil eden davranışta bulunduğunu kendi savunmasında da ikrar ettiği, davacının mesaiye geç gelmesinin iş yeri çalışma düzeninde olumsuzluklara yol açtığı, davacı işçinin davranışlarından kaynaklanan nedenlerle iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceğinden işveren feshinin haklı fesih ağırlığında olmasa da geçerli nedene dayandığı…” (Tekirdağ BAM 5. HD. E. 2025/1982 K. 2025/1328 T. 04/09.2025)

  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin aynı doğrultudaki kararında da aynı davranışın birden fazla tekrarlanması nedeniyle davacıya ihtar cezası verildiği, ihtara rağmen söz konusu davranışın yeniden ve birden çok kez sürdürüldüğü dikkate alındığında mazeretsiz şekilde işe geç başlama eylemi bakımından başvurulabilecek başka bir disiplin tedbirinin kalmadığı anlaşılmasından bahisle bu eylemin haklı fesih ağırlığına ulaşmamış olsa da, işveren açısından iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturduğu sonucuna varılmıştır.

İşe Devamlı Olarak Geç Gelinmesi Durumunda İşe Giriş-Çıkış Kayıtlarının İspatta Rolü

  İşçinin herhangi bir mazeret sunmaksızın işe geç geldiğinin ispat yükü kural olarak işverene aittir. Bu nedenle, işe geç gelme iddiasına dayalı olarak disiplin yaptırımı uygulanabilmesi veya fesih yoluna gidilebilmesi için, gecikmelerin somut ve objektif verilerle ortaya koyulması gerekmektedir. İşçinin işe sürekli olarak geç geldiğinin tespit edilmesi hâlinde, işverenin kademeli uygulama kapsamında uyarı sürecini başlatabilmesi için öncelikle bu durumu belgelemesi gerekecektir. İşe giriş ve çıkış saatlerinin düzenli ve güvenilir biçimde kayıt altına alınmasının, gecikmelerin ispatında işverene önemli bir kolaylık sağlayacağı açıktır. Bu kapsamda; imza föyleri, kartlı geçiş veya giriş-çıkış saatlerine ilişkin dijital kayıtlar, işyerinde kullanılmakta olan zaman takibi sunan uygulamalar işçinin işe geç geldiğine ilişkin ispat vasıtaları olarak dikkate alınabilecektir.