Anayasa m.50’de güvence altına alınan dinlenme hakkının bir görünümü mahiyetindeki yıllık ücretli izin ile işçinin çalıştığı süre boyunca ücret kaybına uğramaksızın dinlenmesi amaçlanmaktadır. Yıllık izin hakkına ilişkin temel yasal düzenleme 4857 sayılı İş Kanununun 53 ila 60. maddeleri arasında yer almakta olup, ilgili hükümler uyarınca; işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de dahil olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği ve yıllık izin sürelerinin iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile arttırılabileceği unutulmamalıdır.
Yıllık izin süreleri işçi yönünden dinlenme hakkı çerçevesinde oldukça önemli bir alanda kalmasının yanı sıra uygulamada birçok değerlendirmeyi beraberinde getirmektedir. Bu tartışma sahasında kalan konulardan biri işçilerin emeklilik talebi sırasında kullanılmayan yıllık izin ücretine dairdir.
Bu hususta birçok güncel Sayıştay denetim raporunda göze çarpan nokta, işçilerin birikmiş yıllık izinlerinin emeklilik anında toplu ödeme olarak karşılık bulması nedeniyle ek mali külfet oluşturmasıdır. Denetim raporlarında yıllık izinlerin mevzuata uygun biçimde kullandırılması ve tasarruf tedbirlerine uyulması gerekliliğine işaret edilmektedir.
Muhtelif denetim raporlarında kullanılmamış yıllık izinlerin yarattığı bütçe yüklerine ilişkin sıklıkla vurgusu yapılan hususlar özetle şu şekildedir;
“…Cumhurbaşkanlığının 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı ile 17.05.2024 tarihli ve 35249 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2021/14 ve 2024/7 sayılı Genelge’lerinde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir… 226.07.2024 tarihli ve 32613 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7521 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Dair Kanun’un 13’üncü maddesi ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na eklenen Ek Madde 9’da kamu kurum ve kuruluşlarının harcama ve uygulamalarının tasarruf tedbirlerine uygunluğunun idarelerince ve/veya Hazine ve Maliye Bakanlığınca izlenmesi ve denetlenmesi sonucunda, alınan tedbirlere aykırı iş ve işlemleri tespit edilenler hakkında tabi oldukları mevzuat uyarınca disiplin hükümlerinin uygulanıp, sonuçlarının da ilgili idarelerince Cumhurbaşkanlığına bildirilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde işçilerin yıllık izin haklarından feragat edemeyeceği, işverenin de düzenli olarak işçilerin yıllık izinlerini kullandırmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır… Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar doğrultusunda, 4857 sayılı Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası yaptırımı ile karşılaşılmaması ve biriken yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi halinde idare açısından da kadrolu ve hizmet alımı kapsamında istihdam edilen işçilerin 31.12.2024 tarihi itibarıyla ödenecek olan kullanılmamış yıllık izin ücretlerinin bütçeye yüklerinin 192.811.144,77 TL olduğu dikkate alınarak bu ek mali külfetin ortaya çıkmaması adına İdare tarafından söz konusu yıllık izinlerin mevzuata uygun bir şekilde kullandırılması ve ilgili tasarruf tedbirlerine uymayanlarla ilgili de disiplin cezalarının uygulanması gerekmektedir.”
İlgili raporlar için bkz. https://www.sayistay.gov.tr/reports/download/OqY7qwwgN1-adana-seyhan-belediyesi
https://www.sayistay.gov.tr/reports/download/18QJze7QWz-bingol-il-ozel-idaresi
Bahsi geçen denetim raporlarında yine tasarruf tedbirleri ekseninde; 2024/7 sayılı (17.05.2024) Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin “Personel Giderleri” başlıklı bölümüne istinaden işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı diğer yandan ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı düzenlemesine temas edildiği görülmektedir.
İlgili raporlar için bkz. https://www.sayistay.gov.tr/reports/download/k2oe26qgne-zonguldak-kilimli-belediyesi
https://www.sayistay.gov.tr/reports/download/NaQ5BAaYqB-zonguldak-karadeniz-eregli-belediyesi
Görüldüğü üzere, Sayıştay’ın kullanılmamış yıllık izin ücreti ile ilgili tutumu açıkça mevzuat doğrultusunda ve tasarruf tedbirleri odağındadır. Bu noktada gerek 4857 sayılı İş Kanunu gerek Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği dikkate alınmak suretiyle yıllık ücretli izin kullandırılması gereklidir aksi halde idari para cezası ile karşı karşıya kalınacağı belirtilmelidir. Bununla birlikte kullanılmayan ve toplu şekilde talep edilen yıllık izin ücretlerinin bütçeye yükünün denetim raporlarından anlaşılacağı üzere Sayıştay radarında olduğu barizdir. Dolayısıyla işçinin emeklilik aşamasında talep ettiği kullanılmamış yıllık izin ücretlerinin toplu ödenmesinin yarattığı mali külfetler, mevzuat ve tasarruf tedbirlerine uyulmaması şeklinde yorumlanabileceğinden bahisle disiplin cezalarına zemin hazırlamaktadır.
Öte yandan emekliliğe hak kazanan işçilerin birikmiş yıllık izin ücret ödemeleri hesabının da dikkatle yapılması gerekmektedir. Nitekim Sayıştay 2. Dairesi’nin 17.01.2023 tarihli kararında hesaplanması gereken hizmet süresinde işe başlama tarihinin nazara alınması gerekirken emeklilik tarihleri itibarıyla takvim yılına göre hesaplanması ve bu sebeple henüz hak kazanılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmesinin kamu zararı doğurduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda yıllık izin ücreti ödemelerinin hesaplanmasında kamu zararı oluşmaması adına hizmet süresinde işe başlama tarihinin esas alınması önem arz etmektedir.