İçerik
- 1. ÖZETİ
- 2. SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PRİMİ NEDİR? KİMDEN KESİLİR?
- 3. SAYIŞTAY TEMYİZ KURULU KARARI NE DİYOR?
- 4. SAYIŞTAY’IN VERDİĞİ KAMU ZARARI KARARI DOĞRU MU?
- 5. İDARELER BU KARARI NASIL UYGULAYACAKLAR?
Ali Hikmet UĞURLU
Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı
1. ÖZETİ
Sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayıp, emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanan sigortalılarda -yaşlılık aylığı kesilmeden- hizmet akdine tabi olarak (SSK 4/a kapsamında) çalışmaya devam edenler işçilerden Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesilmektedir.
Toplamda %30 oranındaki SGDP’nin ¼’ü (%7,5’u) işçiden, ¾’ü (%22,5’u) işverenden kesilir. Ayrıca işverenden %2 oranında Kısa Vadeli Sigorta Kolları Primi de kesilir. Böylece emekli bir işçi için SGK’ya toplamda %32 oranında prim yatırılmış olur.
Normal işçiler için ise %15 işçi payı ve %22,5 işveren payı olmak üzere SGK’ya toplamda %37,5 oranında prim yatırılmaktadır.
Makalenin PDF halini indirmek için tıklayınız.
Sayıştay Temyiz Kurulunun 21.06.2016 tarih 42104 no.lu kararında; ihaleye çıkılırken emekli-normal işçi ayrımının yapılmadığı, çalıştırılacak her personel için SGK’ya toplamda %37,5 oranında prim yatırılması öngörüldüğü, emekli işçiler için SGK’ya %5,5 oranında eksik prim yatırıldığı, buna göre SGK’ya % 5,5 oranında eksik yatırılan prim farklarının yükleniciden fiyat farkı kesintisi olarak tahsil edilmemiş olmasının kamu zararına sebebiyet verdiğine hükmedilmiştir.
Makalede, söz konusu Sayıştay Temyiz Kurulu kararının detaylarını ve sorunun çözümüne yönelik önerilerimizi bulabilirsiniz.
2. SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PRİMİ NEDİR? KİMDEN KESİLİR?
SGDP uygulaması ilk olarak 06/05/1986 tarihinden itibaren hayatımıza girmiştir. Buna göre 06/05/1986 tarihinden sonra yaşlılık aylığı bağlanan SSK sigortalılarının, emekli aylıklarını almakta iken 4/a kapsamında SGDP ödeyerek çalışmalarına imkan tanınmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81’nci maddesinin yürürlük tarihinden önce (01/10/2008) sigortalı olan ve bu Kanun maddesinin yürürlük tarihinden önce veya sonra yaşlılık aylığı bağlanıp da yaşlılık aylığı kesilmeden hizmet akdine tabi olarak (5510 – 4/a kapsamında) çalışmaya devam eden işçilerden Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesilmektedir.
Bunun haricinde (4/b) (Bağ-Kur) sigortalılarından emekli olduktan sonra Bağ-Kur kapsamında çalışması olanlara 08/09/1999 tarihinden itibaren uygulanan SGDP kesintisi ve SSK, Emekli Sandığı ya da banka sandıklarına göre aylık alıp (4/b) kapsamında çalışmaya başlayanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, başka bir ifadeyle kendi adına çalışan, şirket kuran, şirket ortağı olan… yani vergi mükellefi olan emeklilerin yaşlılık aylığından yapılan SGDP kesintisi önce 5510 sayılı Kanunla %15’den %10’a düşürülmüş ve son olarak 6663 sayılı Kanun ile 29.02.2016 tarihi itibariyle tamamen kaldırılmıştır.
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihaleleri kapsamındaki çalışan emekli taşeron işçiler, hizmet akdine tabi olarak 4/a kapsamında çalıştıklarından dolayı yukarıda bahsedilen %30 oranındaki SGDP prim ödemeleri bu işçilere yönelik uygulanmaktadır.
3. SAYIŞTAY TEMYİZ KURULU KARARI NE DİYOR?
Kamu kurumlarınca personel hizmet alımı ihalesi kapsamında çalıştırılan işçiler arasında emekli işçiler de çalışabilmektedir. Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuatta da emekli işçi çalıştırılamayacağına yönelik bir hüküm yoktur. Bu açıdan ihaleli işlerde emekli işçi çalıştırılmasının İdareler açısından bir sorun teşkil etmediğini rahatlıkla ifade edebiliriz.
Ancak 21/06/2016 tarihli Sayıştay Temyiz Kurulu kararı, emekli işçi çalıştıran İdareleri yakından ilgilendirmektedir.
Kararın tam metnini görüntülemek için buraya tıklayınız.
Kararda özetle Sosyal Güvenlik Kurumuna, normal işçiyle kıyaslandığında emekli işçi adına % 5,5 oranında eksik prim yatırıldığı ve bu prim farklarının yükleniciden tahsil edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Normal işçi ile SGDP kesilen emekli işçinin prim oranları şu şekildedir:
Prim oranları incelendiğinde emekli işçinin işveren payının, normal işçiye göre 2 puan fazla olduğu görülmektedir. Başka bir ifadeyle emekli işçi çalıştırmak, işveren açısından daha maliyetlidir.
Sayıştay kararında vurgu yapılan %5,5 oranındaki fark işçi payından kaynaklanmaktadır. Bu durumda emekli işçiye ödenen NET ücret, aynı durumdaki normal işçiye ödenen net ücretten daha fazla olmalıdır.
Bu durumu rakamsal olarak örnekleyelim. Örnek olarak asgari ücretin %25 fazlasını alan bir emekli işçi ile normal bir işçinin brüt ve net ücretleri aşağıdaki gibidir;
Örnek hesaplamada görüleceği üzere emekli işçinin net ücreti 1.603,06 TL iken, normal işçinin net ücreti 1.471,81 TL’dir.
Normal işçiden 308,82 TL SGK primi kesilirken, emekli işçiden 154,41 TL prim kesilmektedir.
Normal işçi 138,96 TL vergi öderken, emekli işçi 162,12 TL vergi ödemektedir.
İşveren tarafından ödenen SGK primlerine baktığımızda ise tablo değişmektedir. Buna göre normal işçi için işveren 463,22 TL prim öderken, emekli işçi için ise 504,39 TL ödemektedir.
Bu durumda işverenin cebinden emekli işçi için SGK’ya 41,17 TL daha fazla prim çıkmaktadır.
4. SAYIŞTAY’IN VERDİĞİ KAMU ZARARI KARARI DOĞRU MU?
Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında şu hususlar yer almaktadır;
İdarelerin ihaleye çıkarken, ihale dokümanında “şu sayıda emekli çalıştırılacaktır” şeklinde bir düzenleme yapması mümkündür. Ancak tekliflerin eşit şartlarda değerlendirilebilmesi için emekli olan işçilerin normal işçilere göre 2 puan fazla olan işveren paylarının, asgari işçilik hesabında dikkate alınması mümkün değildir. Bu konuda Kamu İhale Genel Tebliğinde şöyle bir düzenleme yapılmıştır;
“78.7. (Değişik: 20/8/2011-28031 R.G./ 28.md.; Değişik: 07/06/2014-29023 R.G./ 41. md.) İdarelerce yaptırılacak işin niteliği dikkate alınarak, çalıştırılacak personel için brüt asgari ücret veya brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası ücret belirlenebilecek; ancak “brüt asgari ücretin işverene maliyetinin (%) fazlası” şeklinde bir belirleme yapılmayacaktır. Tekliflerin eşit şartlarda değerlendirilmesi amacıyla, istekliler tarafından yaşlılık aylığı veya emekli aylığı bağlanmış olan personel çalıştırılacağı belirtilmiş olsa dahi işveren paylarının hesabında bu hususlar dikkate alınmaz”
Bu madde uyarınca İdarelerce ihaleye çıkılırken, emekli işçilerle ilgili teklif cetvelinde ayrı bir birim fiyat kalemi açması, yani normal işçi için ayrı, emekli işçi için ayrı birim fiyat öngörmesi ve bu işçiler arasında bir ayrım yapabilmesi mümkün değildir.
Kamu İhale Genel Tebliğ 78.7 maddesi uyarınca, İdarelerin ihale öncesi emekli personel çalıştıracağına ilişkin bir karar alması ve söz konusu prim farklarını asgari işçilik hesabına yansıtması da mümkün değildir.
Kamu İhale Genel Tebliğ 79.3.3 maddesinde “Kurumca hazırlanan “İşçilik Hesaplama Modülü” ne (www.ihale.gov.tr) adresinden ulaşılabilecek olup, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde tekliflerin değerlendirilmesi bağlamında sözleşme ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyeti hesabında işçilik hesaplama modülünün kullanılması zorunludur” denmektedir.
Kullanımı zorunlu KİK İşçilik modülü üzerinden hesaplama yapan İdareler, normal işçi ve engelli işçiler için ihale öncesinde asgari işçilik maliyetlerini hesaplayabilirken, emekli işçiler için böyle bir hesaplama seçeneği sunulmamaktadır.
Kamu zararı gerekçesinde, yüklenicinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapacağı prim ödemeleri, sadece işveren payı üzerinden değil, işçi ve işveren payı dahil Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırılan toplam prim oranı üzerinden kıyaslanmıştır. Buna göre normal işçi ile emekli işçiler arasında oluşan 5,5 puanlık farkın Yükleniciye haksız ödendiğine hükmedilmiştir.
Kanaatimizce bu değerlendirme hatalıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81’nci maddesine göre Yüklenicinin, kendi adına %22,5 ve emekli işçi adına %7,5 oranında SGDP payını SGK’ya yatırması gerekmektedir.
İşveren payı açısından baktığımızda, kamu zararı bir kenara, 2 puanlık Kısa Vadeli Sigorta Kolları da eklendiğinde emekli çalıştıran işveren tarafından SGK’ya % 24,5 prim ödemesi yapılmaktadır.
İşçi adına yatırılan primler ise işçinin elde ettiği BRÜT ücretinden kesilmek suretiyle SGK’ya yatırılmaktadır. Yani SGK’nın emekli işçiden daha az prim talep etmesi Yüklenicinin bir kusuru değildir. Aradaki %5,5 oranındaki fark emekli işçiye ödenmektedir. Bu durumda Yüklenicinin haksız iktisap elde etmesi söz konusu değildir.
Şu durumda kamu zararına konu olan husus, işçiler arasındaki net ücret farkları ile yani bordrolar ile alakalıdır. Yani Yüklenicinin emekli işçiye ve normal işçiye yaptığı net ödeme tutarlarına bakılmalıdır. Somut örnekte Yüklenicinin emekli işçiye yaptığı net ücret ödemesinin normal işçiden fazla olduğu ve yasal mevzuata uygun olarak hesaplandığı gözükmektedir.
NET Ücretler Üzerinden Yapılan Değerlendirmeler Hatalıdır!
Kamu İhale Genel Tebliğ 78.7 maddesine göre, çalıştırılacak personel için brüt asgari ücret veya brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası şeklinde belirleme yapılması gerekmektedir.
Asgari işçilik maliyetinin dağılımı şu şekildedir:
Yüklenici ile imzalanan sözleşme konusu işte, işçilik giderleri Brüt Asgari Ücretin % Fazlası + Nakdi Yemek Yol Giderleri (Varsa) + SGK İşveren Payı + %4 Sözleşme Giderleri üzerinden hesap edilmektedir.
Yani işverenin, işçiler adına Sosyal Güvenlik Kurumuna yatıracağı SGK primi ayrıca gelir vergisi, damga vergisi… gibi ödemeler ihaleye çıkılırken Brüt Asgari Ücret ve % Fazlasının içinde kabul edilmiştir. İşçiler arasındaki net ücretlerin farklı olması sözleşme birim fiyatlarına etki etmemektedir.
Eğer NET ücretler üzerinden değerlendirme yapılacaksa, aşağıdaki durumların da kamu zararı yönünden incelenmesi gerekir:
1) Çocuk sayısı fazla olan işçilerin AGİ tutarının fazla olması nedeniyle, yüklenicitarafından devlete “daha az yatırılan” gelir vergileri kamu zararı olabilir mi?
2) İşçiye nakdi olarak ödenen yemek ücretlerinden dolayı işçinin SGK prim matrahından istisna edilen tutarlar da kamu zararı olabilir mi?
3) Özel şahıs sigortası vb. durumlarda işçilere uygulanan vergi ve SGK prim istisnaları da kamu zararı olabilir mi?
Görüleceği üzere net ücretler üzerinden bir değerlendirmeye gidildiğinde, birçokişçinin net ücretinin farklı olabileceği ve işçi adına devlete iletilen prim ve vergilerin defarklılık gösterdiği açıktır.
SGK’ya iletilecek primlerin İşveren Payı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği konusu fiyat farkı esaslarında da vurgulanmaktadır;
4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esasların 6’ncı maddesinde “İhale dokümanında personelsayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca çalıştırılan işçinin idari şartnameye göre ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyeti ile uygulama ayındaki brüt maliyeti arasındaki fark, 5 inci madde uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.
(2) İhale dokümanında sözleşme kapsamında çalıştırılacak personele brüt asgari ücretin belli bir yüzde fazlası oranında ücret ödenmesi öngörülmüş ise, uygulama ayında fiilen ödenen ücret üzerinden fiyat farkına esas olacak brüt maliyet bulunur ve fiyat farkı, bu maliyete asgari ücretteki brüt artış oranı uygulanarak hesaplanır”
Kamu İhale Genel Tebliğ 83.1 maddesinde,
“31/8/2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar kapsamında işçilik maliyetlerine ilişkin geçen brüt maliyet, ihale dokümanında yer alan düzenlemeler çerçevesinde hesaplanan asgari ücret veya idari şartnamede asgari ücretin yüzde (%) fazlası olarak belirlenen ücret (ulusal bayram ve genel tatil günleri ile fazla çalışma saatlerine ilişkin ücretler dahil) ve ilgili sosyal güvenlik mevzuatı gereği işveren tarafından karşılanması gereken primler toplamından oluşmaktadır”
Sonuç itibariyle Sayıştay Temyiz Kurulunun, emekli işçi çalıştırılması nedeniyle yüklenici tarafından yasal hükümler çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumuna 5,5 puan eksik prim yatırıldığı ve bundan dolayı yüklenicinin haksız iktisap elde ettiği yönündeki kararının hatalı olduğu kanaatindeyiz.
5. İDARELER BU KARARI NASIL UYGULAYACAKLAR?
Emekli işçi çalıştırılan İdarelerin kamu zararı riski almamak adına, söz konusu karar doğrultusunda Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esasların 6’ncı maddesine göre fiyat farkı hesaplarını kontrol etmeleri ve kararda belirtilen kesintileri uygulamaları doğru olacaktır.
Fiyat farkı ödemesinden yapılacak kesintiler, fiyat farkı hesabına esas olmak üzere hesap edilen SGK Primi İşveren Matrahı üzerinden %5,5 oranında kesinti hesaplanmak suretiyle yapılacaktır.
Kesinti Hesabı İçin Rakamsal Örnek:
Örneğin brüt asgari ücretin %25 fazlası ücret ödenen ve 22 gün x 9 TL=198 TL nakdi yemek, 22 gün x 6 TL=132 TL nakdi yol ödenen bir ihalede SGK Primi İşveren Matrahı üzerinden yapılacak %5,5 kesinti şöyle hesap edilir:
Brüt Asgari Ücret = 1.647,00 TL
% 20 Fazlası = 2.058,75 TL
Yemek Bedeli = 198 TL
Yemek İstisna Tutarı = 72,38 TL
Yol Bedeli = 132 TL
SGK Primi İşveren Matrahı = (2.058,75+198+132) – 72,38 = 2.316,37 TL
Kesinti Yapılacak Tutar = 2.316,37 * %5,5 = 127,40 TL (Bir Emekli İşçi İçin Bir Aylık Kesinti Tutarı)
Devam etmekte olan hakedişlerde, yukarıdaki örneğe göre hesaplanan kesinti tutarı, Yükleniciye yapılan fiyat farkı ödemesinden düşülecektir.
İdarenin geriye dönük olarak hesaplayacağı kesinti tutarları ise hakediş tahakkuk tutarından sonra yani Hakediş Raporu sayfası “Kesintiler ve Mahsuplar” bölümünden yapılacaktır.
Makalenin PDF halini indirmek için tıklayınız.






