Yükleniyor...

Yargıtay’dan Önemli Karar: Ulusal Bayram ve Genel Tatil Çalışmalarına Karşılık İzin Kullandırılamaz!

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçilere ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandırılmayıp, bu günlerde yapılan çalışmalar için ücret ödenmesi gerektiğine hükmetti.
7304-0.jpg

BU YAZI 06.06.2018 TARİHİNDE GÜNCELLENMİŞTİR.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçilere ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandırılmayıp, bu günlerde yapılan çalışmalar için ücret ödenmesi gerektiğine hükmetti.

İstanbul’da özel bir firmada usta öğretici ve değerlendirme görevlisi olarak çalışan bir işçi işinden ayrılarak iş yerine dava açtı. İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesine açılan davada ilk aşamada işçinin kıdem tazminat ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddine karar verildi.

Kararın temyize götürülmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin kararını bozdu.

Bozma kararında, işçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesinin feshinin, istifa olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Şarta bağlı istifanın ise kural olarak geçerli olmadığının altı çizilen kararda, uygulamada en çok karşılaşılan şekliyle, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebinin istifa değil, ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde bir icap olarak değerlendirilmesi gerektiği anlatıldı.

Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmalarının karşılığı olarak ücrete hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu anımsatılan kararda, “4857 sayılı İş Kanunu’nda serbest zaman, fazla mesai çalışması için öngörülmüştür. İşçi tatil günleri çalışmışsa bunun karşılığı ücretin ödenmesi gerekir. Bu çalışma sonrası karşılığında izin kullandırılması, tatil ücretine hak kazanamayacağını göstermez. Zira tatil çalışmaları karşılığı serbest zaman veya izin verilmesi yasaya uygun değildir.” ifadelerine yer verildi.

Hükme esas bilirkişi raporunun, “davacı işçinin resmi bayram günlerinde çalıştığı ancak davalı tarafından ibraz edilen izin belgelerine göre buna karşılık izin kullandığı, bu gerekçeyle ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığı” yönünde hazırlandığı aktarılan kararda, bu değerlendirmenin hatalı olduğu kaydedildi.

Kararda, “Davalı tarafından ibraz edilen ve davacı imzasını taşıyan belgeler 2008-2009 yıllarına ait olup, davalı tarafından 2010-2013 yıllarına ait ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandığına dair belge ibraz edilmediği gibi belge ibraz edilse dahi geçersiz olacağından bu döneme ait ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir. Belirtilen günlerde davacının çalıştığı davacı tanık anlatımlarıyla doğrulandığı halde çalışmanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddi hatalıdır.” tespitinde bulunuldu.

 

İlgili Yargıtay kararına ulaşmak için tıklayınız.