İşçinin hak edip kullanmadığı yıllık izinleri yanmayıp bir sonraki yıla devretmektedir.
Ancak işçinin yıllık izninin yanmaması, işçiye yıllık iznini kullanmama hakkı vermez. Esas olan yıllık iznin dönemi içerisinde kullanılmasıdır.
İş Kanunu ve Ücretli Yıllık İzin Yönetmeliği, işçiye kullandırılması gereken yıllık izin ile kullandırılma usulünü ayrıntılı şekilde tanımlamıştır.
İş Kanununun 53. maddesinde, işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verileceği, yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dolayısıyla ücretli yıllık izin hakkının, işçi tarafından kullanılmak istenmemesi veya işveren tarafından kullandırılmaması İş Hukuku’nun emredici hükümlerine aykırıdır.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, işçinin yıllık iznini döneminde kullanması gerekir.
Yıllık iznin ne zaman kullandırılacağını belirleme yetkisi ise yönetim hakkı kapsamında işverene aittir.
Bu husus, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2011/6774 Esas ve 2013/13240 sayılı kararında, şu şekilde ifade edilmektedir;
“Yıllık ücretli izin ile hafta tatilinin süresi İş Kanununda nispi emredici olarak düzenlenmiş olup, işçinin belli bir süre çalışması durumunda hak edeceği yıllık izin ve hafta tatilinin kullanılacağı zamanı belirleme yetkisi yönetim hakkı kapsamında işverene tanınmıştır… Yıllık ücretli izin, işverenin yönetim hakkı kapsamında işçiye yılın herhangi bir zaman diliminde yada daha sonraki bir dönemde kullandırılabilir. Kullandırılmadığı takdirde sonuçta, iş sözleşmesinin feshi ile bu hak izin alacağına dönüşmektedir.”
Dolayısıyla işveren, yıllık izne çıkmamakta ısrar eden işçisini, belirleyeceği bir tarihte yıllık izne gönderebilir.
Özellikle kamu kurumları açısından, birikmiş yıllık izinlerinin kullandırılması aynı zamanda işverenin sorumluluğudur.
Yine Yargıtay kararları çerçevesinde yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenmelidir?
Kanunda, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. Sözleşmenin feshi anı, yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi, bir başka anlatımla izin ücretine hak kazanma zamanı olarak Kanunda belirtilmiştir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti işçi açısından alacağa dönüşür.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesince, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. (Yargıtay 9.HD. 24.10.2008 gün 2007/ 30158 E, 2008/ 28418 K.). O halde, izin ücreti için uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır. (9. Hukuk Dairesi, 2016/32079E., 2020/16628 K.)
İşe İade Davalarına Göre Yıllık İzin Hakkı Nasıl Şekillenir?
İşçinin işe iade davası açması durumunda; izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. İşçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olduğu ve iş ilişkisi devam ettiğinden 4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesi uyarınca izin ücreti isteyemez.
İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal 1 aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarih itibariyle doğar.
İşe iade davası sonunda işçinin işe başlatılmadığı tarihte iş sözleşmesi feshedilmiş sayıldığından izin ücreti hesabında işçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücret dikkate alınmalıdır.
İşverenin işçiyi işe başlatması durumunda, iş ilişkisi kesintisiz devam ettiğinden, kullandırılmayan izin ücretine de hak kazanılması söz konusu olmaz. Daha önce işçiye kullandırılmayan izinler karşılığı olarak ödenmiş olan izin ücretleri de işverence geri istenebilir.
4857 sayılı İş Kanununun 53. maddesinde işçinin yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemeyeceği kurala bağlandığına göre, işçinin daha önce ödenen izin ücretinin işe iade sonunda işçinin işe başlaması halinde işçinin kullanmadığı izin hakkına sayılması da doğru olmaz.






